İçindekiler · 16 Bölüm
YDS Kelime Sorusu Nedir? Soru Sayısı ve Puan Ağırlığı
YDS kelime sorusu, bir cümle içerisindeki boşluğa anlamca uygun düşen sözcüğü beş şıktan seçmeyi gerektiren temel soru tipidir. YDS sınavının ilk soruları (yaklaşık 1-6) doğrudan kelime sorularına ayrılmıştır. Her biri 1,25 puan değerindedir; doğrudan kelime sorularından gelen puan dilimi 7,5-10 puan bandındadır.
Kelime hakimiyeti sadece bu altı sorudan ibaret değildir. Cloze test (her paragrafta 1-2 kelime sorusu), cümle tamamlama (anlam destekli seçim), çeviri (Türkçe-İngilizce iki yönlü), paragraf soruları (kelime bilgisi olmadan paragraf çözülmez) ve restatement (eş anlamlı yeniden ifade etme) sorularının tamamı kelime bilgisini test eder. Bu yönüyle akademik kelime havuzunun gücü, sınavın yaklaşık üçte ikisini belirleyen bir altyapıdır.
| Soru Tipi | Soru Sayısı | Kelime Bilgisi Etkisi |
|---|---|---|
| Doğrudan kelime | 6-8 | %100 — soru zaten kelimeyi soruyor |
| Cloze test (2 paragraf) | 10 | %30-40 — her paragrafta 1-2 sorusu doğrudan kelime |
| Cümle tamamlama | 6-8 | %70 — cümleyi anlamak ve eş anlam görmek gerek |
| Çeviri (TR-EN, EN-TR) | 8 | %80 — sözcük seçimi doğru cevabı belirler |
| Restatement | 5 | %70 — eş anlamlı seçenek bulma |
| Paragraf soruları | 15-20 | %60 — okuma anlamak için kelime şart |
YDS Kelime Sorusunun Tipik Yapısı
Doğrudan kelime soruları, tek bir cümle içinde bir boşluk barındıran ve beş şıktan birini seçmenizi isteyen yapıdadır. Soru kalıbı dört kategoriden birine düşer: sıfat, fiil, isim, zarf veya phrasal verb. Cümleler genelde tek başına anlamlıdır; paragraf bağlamına ihtiyaç duymaz. Bu, soru çözüm hızını artıran bir özelliktir; kelimeyi biliyorsanız 20 saniyede çözülür, bilmiyorsanız bile eleme ile %50+ şansla doğru cevaba ulaşılabilir.
Sınav stratejisi açısından kelime soruları, ilk soruları oluşturduğu için moral kaynağı niteliğindedir. İlk altı soruyu hızlı ve doğru çözen aday, geri kalan 74 soruya (gramer, cloze, paragraf, çeviri) güvenle yaklaşır. Tersine, ilk sorularda takıldığında zaman ve özgüven kaybeder; bu durum sınavın bütününe yansır.
YDS İpucu: Akademik kelime hâkimiyetiniz iyi olduğunda, gramer bilgisi ortalamanın altında olsa bile 65-70 puan kolaylıkla alınır. Sınav rezervinin büyük kısmı akademik İngilizce kelime ezberine ayrılmalıdır; gramer ise kalıp ve örüntü tekrarı ile pekiştirilir.
Genel Çalışma Stratejisi — Kök, Önek, Sonek ve Bağlamdan Anlam Çıkarma
YDS kelime hazırlığı tek seferde değil, kademeli ilerler. Aşağıdaki üç katmanlı yol haritası gerçekçi ve sürdürülebilir bir tempo sunar:
- 1. Aşama — Çekirdek Havuz (200-300 kelime): Sıkça karşılaşılan akademik kelimeler. Bu seviye doğru pekiştirildiğinde sınav puanının yaklaşık %40'ı kazanılır.
- 2. Aşama — Genişleme (toplam 800-1000 kelime): Tematik gruplar (çevre, bilim, ekonomi, hukuk) eklenir. 60-65 puan bandı bu seviyede gerçekçi hâle gelir.
- 3. Aşama — Derinleşme (toplam 1000-1500 kelime): Yakın anlamlı çiftler, collocation ve phrasal verb havuzu. 75+ puan için gerekli rekabet seviyesi.
Salt çevirisel ezber (İngilizcesi-Türkçesi) hem unutulmaya açık hem de soru çözmede yetersizdir. Aşağıdaki çok katmanlı yaklaşım, kelimenin uzun süreli belleğe yerleşmesini ve sınavda hızlı çağrılmasını sağlar.
1. Etimolojik (Kök) Analiz
İngilizce akademik kelimelerin önemli bir kısmı Latince ve Yunanca köklerden gelir. Bir kökü öğrenmek, onunla bağlantılı 5-15 kelimeyi aynı anda kavramayı sağlar:
- "port" (taşımak) — transport, import, export, deport, support, portable, report
- "ject" (atmak) — reject, eject, project, inject, subject, object
- "vert" (çevirmek) — convert, divert, invert, revert, advert, subvert
- "spect" (görmek) — inspect, respect, suspect, prospect, retrospect, perspective
- "duce / duct" (önder olmak, yönlendirmek) — produce, reduce, induce, conduct, deduct, introduce
2. Önekler (Prefix) — Anlamın Yön ve Niteliğini Belirler
| Önek | Anlam | Örnekler |
|---|---|---|
| un- / in- / im- / il- / ir- | olumsuzluk | unable, incomplete, impossible, illegal, irregular |
| dis- | tersine çevirme, ayırma | disagree, disprove, disregard, dispel, dispense, dismiss |
| re- | tekrar, geri | rewrite, reconsider, reinforce, retrieve, restore |
| over- | aşırı, üzerinde | overestimate, overlook, overcome, overshadow |
| under- | altında, yetersiz | underestimate, undermine, underline, undertake |
| pre- | önce | predict, prevent, precede, presume, preserve |
| post- | sonra | postpone, postwar, posthumous |
| sub- | altında, daha az | submit, submerge, substitute, subordinate |
| trans- | karşıya, öbür tarafa | transfer, transform, translate, transmit |
Dikkat: "De-" öneki çoğunlukla olumsuzlaştırır ama her zaman değil. Olumsuz/azaltıcı: deter, decline, decrease, dispel, devastate. Olumlu/nötr: determine (belirlemek), display (göstermek), develop (geliştirmek), describe (tanımlamak), defend (savunmak). Önek görür görmez "olumsuz" damgası vurmayın.
3. Sonekler (Suffix) — Sözcük Türünü Belirler
- -tion / -sion / -ment / -ance / -ence / -ity / -ness: İSİM yapar (development, expansion, importance, ability, kindness)
- -able / -ible / -al / -ous / -ive / -ful / -less: SIFAT yapar (capable, sensible, natural, dangerous, creative, careful, hopeless)
- -ly: ZARF yapar (gradually, randomly, deliberately) — istisna: friendly, lovely, lonely SIFATtır
- -ize / -ify / -ate / -en: FİİL yapar (organize, simplify, demonstrate, strengthen)
4. Bağlamdan Anlam Çıkarma (Contextual Inference)
Soruda kelimeyi bilmeseniz bile, çevresindeki ipuçlarını kullanarak anlam çıkarmak mümkündür. Şu sinyallere bakın:
- Tekrar/yeniden ifade: "X — that is, Y" yapısında Y, X'in tanımıdır.
- Zıtlık bağlacı: "X, however / but / unlike Y" yapısında X ve Y zıttır.
- Örnek/spesifikasyon: "X, such as A, B, C" — A, B, C örnekleri X'in ne olduğunu gösterir.
- Sebep-sonuç: "X led to Y / X caused Y" — Y, X'in olası sonuçlarına dair ipucu verir.
- Niteleyici sıfat/zarf: "remarkably X / extremely X" — vurgu derecesi, X'in ölçülebilir bir nitelik olduğunu gösterir.
YDS İpucu: Akademik kelime ezberinde tek başına anlam ezberlemek yerine kelimenin yaygın bağlam cümlesini de not edin. "Drastic measures" (köklü önlemler), "tremendous progress" (muazzam ilerleme), "vehement denial" (şiddetli inkâr) gibi tipik kullanım kalıpları, hem sözcüğü hatırlatır hem de soruda hızlı eşleştirme sağlar.
Yakın Anlam Tuzakları — En Çok Karıştırılan Sözcük Çiftleri
YDS sınavının en zorlu yönlerinden biri, anlamca çok yakın görünen ama bağlamda farklı işleyen sözcükler arasındaki ince ayrımdır. Sınav, bu inceliği bilen adayı ölçer; salt sözlük çevirisi ezberi yetmez. Aşağıda en sık karıştırılan kelime grupları yer alır.
"Az / Hafif" Anlam Grubu — Subtle, Slight, Delicate, Faint, Marginal
| Sözcük | Tam Anlam | Tipik Bağlam |
|---|---|---|
| subtle | İncelikli, sezilmez, fark edilmesi zor | subtle difference, subtle hint, subtle change |
| slight | Az, küçük, hafif (miktar) | slight increase, slight pain, slight chance |
| delicate | Hassas, kırılgan, nazik | delicate balance, delicate situation, delicate flavor |
| faint | Soluk, zayıf, belli belirsiz (algı) | faint smell, faint memory, faint hope |
| marginal | Ikincil, sınırda, az | marginal improvement, marginal cost, marginal role |
"Ortaya Çıkarmak / Açığa Vurmak" Grubu — Reveal, Disclose, Expose, Unveil
- reveal: Genelde duygusal ya da bilgisel bir şeyi ortaya çıkarmak. "The study revealed that..."
- disclose: Resmî/hukuki bağlamda gizli bilgiyi açıklamak. "She disclosed her financial records."
- expose: Tehlikeye, eleştiriye veya görüşe açmak. Olumsuz tona yakın. "exposed to harmful chemicals"
- unveil: Yeni bir ürün/proje/anıt tanıtmak (törensel açılış). "The company unveiled its new product."
"Etkilemek" Grubu — Affect, Influence, Impact, Impair, Hamper
| Sözcük | Anlam | Yön |
|---|---|---|
| affect | Etkilemek (genel) | Nötr |
| influence | Etkilemek (yönlendirici) | Nötr |
| impact | Güçlü etki yaratmak | Genelde olumlu/önemli |
| impair | Zayıflatmak, bozmak | Olumsuz |
| hamper | Engellemek, sınırlamak | Olumsuz |
"Azaltmak / Düşürmek" Grubu — Reduce, Diminish, Decline, Decrease, Curtail, Mitigate
- reduce: Azaltmak (genel, miktar/derece). "reduce costs, reduce risk"
- diminish: Azalmak (kademeli, doğal). "His enthusiasm gradually diminished."
- decline: Düşmek (sayı/değer/sağlık). Ayrıca "reddetmek" anlamı. "Sales declined sharply."
- decrease: Azalmak/azaltmak (ölçülebilir). "decreased by 20%"
- curtail: Kısıtlamak, sınırlamak (genelde resmî/hukuki). "curtail freedoms, curtail child labor"
- mitigate: Hafifletmek, etkisini azaltmak (sorun/zarar). "mitigate climate change, mitigate damage"
"Önemli / Kritik" Grubu — Crucial, Pivotal, Vital, Significant, Substantial
- crucial: Hayati öneme sahip (sonucu belirleyen). "a crucial decision, crucial moment"
- pivotal: Merkezi/dönüm noktası niteliğinde. "a pivotal role, pivotal contribution"
- vital: Yaşamsal, vazgeçilmez. "vital organs, vital information"
- significant: Kayda değer, önemli (istatistiksel/ölçülebilir). "significant difference, significantly higher"
- substantial: Esaslı, hatırı sayılır miktarda. "substantial evidence, substantial increase"
Dikkat: Yakın anlamlı şıklar arasında seçim yaparken "Türkçe çevirisi aynı görünüyor" tuzağına düşmeyin. Soruyu çözerken cümlenin özne tipini (kişi mi, kurum mu, soyut kavram mı?), nesnesini (somut mu, soyut mu?) ve tonunu (resmî, gündelik, olumlu, olumsuz) gözden geçirin. Her sözcüğün collocation tercihi vardır.
Sıfat (Adjective) Sorularında Olumlu/Olumsuz Eleme ve Akademik Sıfatlar
YDS kelime sorularının önemli bir kısmı sıfat seçimini ölçer. Sıfat soruları, hızlı eleme açısından en verimli kategoridir; çünkü sıfatların olumlu/olumsuz/nötr tonu çoğu zaman doğru cevabı bir bakışta belirler.
Sınavda En Sık Çıkan Akademik Sıfatlar
| Olumlu (artı tonlu) | Olumsuz (eksi tonlu) | Nötr / İki yönlü |
|---|---|---|
| compelling (ikna edici) | trivial (önemsiz) | tentative (geçici) |
| conclusive (kesin) | vague (belirsiz) | ambiguous (iki anlamlı) |
| drastic (köklü, sert) | redundant (gereksiz) | marginal (sınırda, ikincil) |
| fertile (verimli) | arid (kurak) | dense (yoğun) |
| pivotal (kritik) | adverse (olumsuz) | superficial (yüzeysel) |
| resilient (dayanıklı) | erroneous (hatalı) | slender (zayıf, az) |
| prudent (sağduyulu) | hostile (düşmanca) | obscure (belirsiz, az bilinen) |
| prevalent (yaygın) | fragile (kırılgan) | subtle (incelikli) |
| profound (derin) | scant (kıt, az) | moderate (orta düzeyde) |
| indispensable (vazgeçilmez) | obsolete (modası geçmiş) | unprecedented (eşi görülmemiş) |
Sıfat Çözümünde Adım Adım Strateji
- Cümlenin tonunu sapta: Olumlu bir gelişmeden mi söz ediliyor (success, progress, breakthrough), yoksa olumsuz bir durumdan mı (failure, crisis, decline)?
- Şıkların tonunu işaretle: Her şıkkın yanına +, -, ya da nötr işareti koy (zihinsel olarak).
- Tona uymayan şıkları ele: Cümle olumlu ise olumsuz şıkları, cümle olumsuz ise olumlu şıkları çıkar.
- Kalan 2-3 şıkta collocation kontrol et: Hangisi cümlenin nesnesiyle (canlı/cansız/soyut) uyumlu? "Drastic measures" doğru, "drastic person" yanlış.
- Çeviriyi kontrol et: Türkçe karşılığı cümle bağlamına oturuyor mu? Anlamca tam denk düşmüyorsa eleme.
Yanıltıcı Sıfat Tuzakları
- Notorious vs famous: İkisi de "ünlü" ama notorious kötü ünüyle bilinen, famous iyi ünüyle bilinen demektir. "Notoriously corrupt" doğru, "famously corrupt" doğal değil.
- Sensitive vs sensible: Sensitive = duyarlı/hassas; sensible = mantıklı, sağduyulu. "She is sensible" — mantıklı; "She is sensitive" — duygusal olarak hassas.
- Economic vs economical: Economic = ekonomiye ilişkin (economic crisis); economical = tasarruflu, idareli (an economical car).
- Historic vs historical: Historic = tarihi öneme sahip (a historic event); historical = tarihe ait (historical research).
- Childlike vs childish: Childlike = çocuksu (olumlu, masum); childish = çocukça (olumsuz, yetişkin için olgunsuz).
YDS İpucu: Sıfat sorularında 4 olumlu + 1 olumsuz veya 4 olumsuz + 1 olumlu şık görürseniz, cümle bağlamı azınlıktaki tona oturuyorsa doğru cevap o tek şıktır. ÖSYM bu tuzağı sıkça kurar.
Fiil (Verb) Sorularında Akademik Eylemler ve Collocation
Fiil soruları, kelime sorularının yaklaşık üçte birini oluşturur. Akademik İngilizcede fiiller, çoğu zaman belirli isimlerle birlikte (collocation) kullanılır. Fiil-isim eşleşmelerini ezberlemek, sözcüğün anlamını çıkarmaktan daha verimlidir.
Sınavda Sık Çıkan Akademik Fiiller
| Fiil | Anlam | Tipik Collocation |
|---|---|---|
| distinguish | Ayırt etmek | distinguish A from B / between A and B |
| enhance | Geliştirmek, artırmak | enhance quality, performance, efficiency |
| impair | Zayıflatmak, bozmak | impair vision, judgment, ability |
| abolish | Yürürlükten kaldırmak | abolish law, slavery, system, subsidy |
| curtail | Kısıtlamak | curtail freedom, spending, rights |
| undermine | Baltalamak, zayıflatmak | undermine confidence, authority, effort |
| facilitate | Kolaylaştırmak | facilitate process, learning, communication |
| implement | Uygulamak, hayata geçirmek | implement policy, plan, strategy, reform |
| justify | Haklı çıkarmak | justify decision, action, expense |
| verify | Doğrulamak | verify information, identity, claim |
| concede | Kabullenmek (isteksizce) | concede defeat, point, mistake |
| accelerate | Hızlandırmak | accelerate growth, process, decline |
| eliminate | Yok etmek, ortadan kaldırmak | eliminate risk, threat, error, waste |
| trigger | Tetiklemek | trigger response, reaction, alarm, war |
| diminish | Azaltmak, küçülmek | diminish chance, value, importance |
Make / Do / Take + Noun Kalıpları
Bu üç temel fiil İngilizcede sabit isim eşleşmeleri ister. Yanlış eşleşme (make a research) sınavda doğrudan elenir.
| make + noun | do + noun | take + noun |
|---|---|---|
| make a decision | do research | take measures |
| make progress | do an experiment | take advantage |
| make an effort | do business | take action |
| make a contribution | do harm | take responsibility |
| make a discovery | do damage | take into account |
| make an attempt | do good | take precautions |
Verb + Preposition Kalıpları
Bazı fiiller belirli prepositionlarla birlikte gelir. Bu kalıpları ezberlemek, hem kelime sorularında hem cloze testte kritik avantaj sağlar:
- account for: bir oranı oluşturmak, açıklamak ("Women account for 60% of the workforce")
- cope with: baş etmek ("cope with stress, cope with pressure")
- refrain from: kaçınmak ("refrain from smoking")
- contribute to: katkıda bulunmak ("contribute to the economy")
- result in: ile sonuçlanmak ("result in failure")
- result from: nedeniyle olmak ("Many illnesses result from poor diet")
- rely on / depend on: güvenmek, dayanmak
- attribute to: atfetmek ("attribute success to hard work")
- distinguish from: ayırt etmek ("distinguish truth from lies")
- protect against / from: korumak
- consist of: oluşmak ("The team consists of five members")
- comply with: uymak ("comply with regulations")
YDS İpucu: Fiilin doğru prepositionunu bilmek, bazen 4 şıkkı tek hamlede eler. "She refrained ___ smoking" cümlesinde sadece from doğrudur; to, of, with, on şıkları kelimenin anlamını bilseniz de yanlış kalır. Akademik fiillerin preposition tablosunu gözden kaçırmayın.
İsim ve Zarf Sorularında Akademik Sözcükler
İsim (noun) ve zarf (adverb) soruları kelime sorularının yaklaşık üçte birini oluşturur. İsimler genellikle nominalizasyon (fiilin isimleştirilmesi) yoluyla cümleye girerken, zarflar fiil veya sıfatın derecesini belirler.
Akademik İsimler — En Sık Çıkan 30 Sözcük
| İsim | Anlam | Tipik Bağlam |
|---|---|---|
| depletion | Tükenme, azalma | resource depletion, ozone depletion |
| discrepancy | Tutarsızlık, fark | discrepancy between reports |
| objective | Amaç, hedef | main objective, primary objective |
| consequence | Sonuç | severe consequence, unintended consequence |
| expansion | Genişleme | urban expansion, rapid expansion |
| incentive | Teşvik | financial incentive, tax incentive |
| obstacle | Engel | overcome obstacles |
| magnitude | Büyüklük, derece | magnitude of the earthquake/problem |
| scarcity | Kıtlık | water scarcity, food scarcity |
| surge | Ani artış, dalga | surge in demand, surge in cases |
| decline | Düşüş | economic decline, gradual decline |
| breakthrough | Atılım, çığır | scientific breakthrough, medical breakthrough |
| hindrance | Engel | a hindrance to progress |
| prevalence | Yaygınlık | prevalence of disease |
| aftermath | Sonrası, sonuç dönem | in the aftermath of the war |
Akademik Zarflar — En Sık Çıkan 25 Sözcük
Zarflar genelde fiilin derecesini, biçimini ya da tutumunu belirtir. Akademik metinlerde sıkça karşılaşılan zarflar:
- tremendously / immensely / enormously: muazzam derecede (artı)
- significantly / considerably / substantially: kayda değer ölçüde (nötr/artı)
- strikingly / remarkably / notably: dikkat çekici biçimde
- vehemently / fiercely: şiddetle, hararetle
- gradually / steadily / progressively: kademeli olarak
- abruptly / suddenly: aniden
- tentatively: geçici olarak, çekingen biçimde
- presumably / supposedly: muhtemelen, sözde
- incidentally / by the way: bu arada, tesadüfen
- simultaneously / concurrently: eş zamanlı olarak
- mutually: karşılıklı olarak
- vaguely: belli belirsiz
- scarcely / barely / hardly: neredeyse hiç
- lucidly / clearly: açık biçimde
- ambiguously: iki anlamlı biçimde
- reluctantly: isteksizce
- deliberately / intentionally: kasıtlı olarak
- inadvertently: istemeden, dikkatsizce
- readily: kolaylıkla
- arbitrarily: keyfi olarak
- notoriously: kötü ünüyle
- conclusively: kesin biçimde
- predominantly / primarily / mainly: ağırlıklı olarak
- inevitably: kaçınılmaz biçimde
- persistently: ısrarla, sürekli olarak
Zarf Sorularında Yön İpuçları
Cümlede zarfı doğru seçmek için fiilin / sıfatın doğal eş zarfını bilmek gerekir:
- "deny" fiili + vehemently / firmly / categorically
- "increase / decrease" fiili + significantly / dramatically / steadily
- "different" sıfatı + radically / fundamentally / strikingly
- "important" sıfatı + extremely / critically / vitally
- "explain" fiili + lucidly / clearly / thoroughly
- "oppose" fiili + strongly / fiercely / staunchly
Dikkat: Zarf sorusunda şıklarda regardless görürseniz dikkatli olun — bu kelime zarf gibi görünse de aslında "regardless of" preposition kalıbının parçasıdır. Yalın kullanımı sınırlıdır. Cümlede "of" geliyor mu kontrol edin.
Phrasal Verb Soruları — En Sık Çıkanlar ve Anlam Grupları
Phrasal verb, "fiil + edat (preposition) / zarf (adverb)" yapısıdır ve bütün olarak yeni bir anlam kazanır. Akademik İngilizcenin omurgalarından biridir; YDS sınavında her oturumda 1-2 doğrudan phrasal verb sorusu, cloze testlerde de 2-3 ek soru gelir.
Phrasal Verb Çözüm Stratejisi
- Cümleyi okuyun, eylemin ne yapması gerektiğini belirleyin. "İptal etmek mi, başlatmak mı, devralmak mı?"
- Şıkların temel anlamlarını hatırlayın. Özellikle olumlu/olumsuz tonlarına bakın.
- Edat değişimini izleyin. Aynı fiilin farklı edatlarla farklı anlamları vardır: look up = sözlükte aramak, look up to = saygı duymak, look down on = küçümsemek, look into = incelemek, look after = ilgilenmek.
- Şıkların tonlarını cümle bağlamıyla eşleştirin.
En Sık Sorulan 30 Phrasal Verb
| Phrasal Verb | Anlam | Eş Anlam (Akademik) |
|---|---|---|
| call off | İptal etmek | cancel, abandon |
| put off | Ertelemek | postpone, delay |
| take over | Devralmak, ele geçirmek | assume control of |
| bring about | Sebep olmak, getirmek | cause, generate |
| break out | Patlak vermek (savaş, hastalık) | erupt, emerge |
| break down | Bozulmak, çökmek | collapse, fail |
| come up with | Bulmak, üretmek (fikir, çözüm) | devise, generate |
| come across | Tesadüfen rastlamak | encounter, find |
| get away with | Yanına kar kalmak | escape punishment for |
| put up with | Katlanmak, tahammül etmek | tolerate, endure |
| look into | İncelemek, araştırmak | investigate, examine |
| look up to | Saygı duymak, hayranlık | admire, respect |
| look down on | Küçümsemek | despise, disdain |
| make up for | Telafi etmek | compensate for |
| hand in | Teslim etmek (ödev, rapor) | submit |
| go through | İncelemek; yaşamak (zor durum) | examine; experience |
| go under | İflas etmek, batmak | go bankrupt, fail |
| turn down | Reddetmek | reject, decline |
| turn out | Sonuçlanmak, ortaya çıkmak | prove to be, result in |
| set off / set out | Yola çıkmak; başlamak | depart, embark |
| carry out | Yürütmek (araştırma, plan) | conduct, perform |
| account for | Açıklamak; oluşturmak (oran) | explain; constitute |
| cut down on | Azaltmak (tüketim) | reduce |
| give up | Bırakmak, vazgeçmek | abandon, quit |
| give in | Pes etmek, boyun eğmek | surrender, yield |
| point out | Belirtmek, dikkat çekmek | indicate, highlight |
| rule out | Devre dışı bırakmak, elemek | exclude, eliminate |
| get along with | İyi geçinmek | have a good relationship |
| take after | Benzemek (aile) | resemble (a relative) |
| run into | Tesadüfen karşılaşmak | encounter, meet by chance |
Tematik Phrasal Verb Grupları
- Başlatmak/Devam ettirmek: set out, set off, carry on, keep on, go on
- Bitirmek/Vazgeçmek: call off, give up, drop out, back out, pull out
- İlişki/Sosyal: get along, get on with, fall out, make up, look after
- Anlama/Çözme: figure out, work out, sort out, find out, point out
- Engelleme/Önleme: hold back, hold up, put off, rule out
- Artırma/Azaltma: build up, pile up, cut down on, run out
YDS İpucu: Phrasal verb soruları çoğunlukla resmi olmayan dil ile akademik dil arasındaki köprüdür. Bir cümlede phrasal verb şıkları geliyorsa, look into yerine investigate, call off yerine cancel tek kelimeli akademik karşılığını da hatırlayın; restatement (yeniden ifade) sorularında bu eşleştirme cevap verir.
Tematik Kelime Grupları — Çevre, Bilim, Tıp, Ekonomi, Hukuk
Akademik kelime havuzu, temalara göre kümelenmiş gruplar halinde ezberlendiğinde hem hatırlanması kolaylaşır hem de paragraf metninin konusunu görür görmez ilgili kelimeler hızla zihinde aktive olur. Aşağıda YDS / YÖKDİL paragraflarında en sık karşılaşılan tematik gruplar yer almaktadır.
1. Çevre ve Sürdürülebilirlik
- İsimler: ecosystem, biodiversity, pollution, deforestation, emissions, sustainability, conservation, habitat, species, ozone, depletion, contamination, drought, flood
- Fiiller: preserve, conserve, deplete, contaminate, restore, mitigate, exacerbate, threaten, endanger
- Sıfatlar: renewable, sustainable, endangered, hazardous, fertile, arid, contaminated, eco-friendly
2. Bilim ve Araştırma
- İsimler: hypothesis, experiment, methodology, evidence, finding, breakthrough, discovery, observation, data, analysis, theory, paradigm
- Fiiller: conduct, observe, hypothesize, validate, refute, replicate, demonstrate, attribute, hypothesize, postulate
- Sıfatlar: empirical, theoretical, conclusive, tentative, ambiguous, compelling, robust, statistically significant
3. Tıp ve Sağlık
- İsimler: disease, virus, vaccine, immunity, symptom, diagnosis, treatment, therapy, epidemic, pandemic, outbreak, mortality, longevity, prevention
- Fiiller: diagnose, treat, prescribe, alleviate, cure, prevent, immunize, infect, recover, transmit
- Sıfatlar: chronic, acute, contagious, infectious, terminal, benign, malignant, hereditary
4. Ekonomi ve İş
- İsimler: recession, inflation, deflation, GDP, demand, supply, market, capital, asset, liability, revenue, expenditure, subsidy, tariff
- Fiiller: invest, allocate, expand, diversify, accumulate, depreciate, fluctuate, stabilize, monetize, abolish
- Sıfatlar: volatile, stable, lucrative, profitable, sustainable, surplus, scarce, ample
5. Hukuk ve Politika
- İsimler: legislation, regulation, statute, jurisdiction, verdict, plaintiff, defendant, evidence, allegation, indictment, sanction, treaty
- Fiiller: enact, enforce, abolish, ratify, prosecute, acquit, convict, allege, deny, justify
- Sıfatlar: legitimate, unlawful, lawful, mandatory, voluntary, binding, conclusive
6. Eğitim ve Öğrenme
- İsimler: curriculum, syllabus, pedagogy, literacy, scholarship, faculty, dissertation, thesis, retention, achievement
- Fiiller: instill, foster, cultivate, nurture, retain, comprehend, articulate, demonstrate
- Sıfatlar: proficient, competent, intuitive, holistic, multidisciplinary, comprehensive
7. Teknoloji ve İnovasyon
- İsimler: innovation, automation, algorithm, artificial intelligence, network, cybersecurity, encryption, infrastructure
- Fiiller: innovate, automate, integrate, digitize, deploy, implement, optimize, simulate
- Sıfatlar: cutting-edge, state-of-the-art, obsolete, sophisticated, scalable, viable
8. Toplum ve Kültür
- İsimler: demographics, urbanization, migration, integration, diversity, prejudice, stereotype, identity, heritage
- Fiiller: integrate, marginalize, assimilate, polarize, stereotype, alienate
- Sıfatlar: cohesive, polarized, marginalized, indigenous, multicultural
YDS İpucu: Bir paragrafın ilk cümlesini okur okumaz tema bazlı kelime grubunu hatırlamaya çalışın. Örneğin "global warming" geçen bir paragraf, çevre temasındaki tüm kelimeleri zihinde aktive eder; soru çözümü hızlanır. YÖKDİL'de tematik dağılım daha belirgindir (sosyal bilim, fen, sağlık birimleri ayrı oturumlarda gelir).
Kelime Ezberleme Yöntemleri — Anki, Leitner ve Aralıklı Tekrar
Bilişsel araştırmalar, kelime ezberinin aralıklı tekrar (spaced repetition) ile çok daha kalıcı olduğunu göstermektedir. Salt liste ezberi, Ebbinghaus unutma eğrisine göre 24 saat içinde %70'i kayıp eder. Aşağıdaki yöntemler bu kaybı azaltır.
1. Anki — Dijital Aralıklı Tekrar Sistemi
Anki, ücretsiz ve açık kaynaklı bir kart yazılımıdır. Kelime kartlarını SM-2 algoritmasına göre tekrar ettirir; doğru bilirseniz tekrar süresini uzatır, yanlış bilirseniz kısaltır.
- Her kart: İngilizce kelime + örnek cümle ön yüzde, Türkçe çeviri + eş anlamlı + collocation arka yüzde.
- Günde 20 yeni kart + 100-150 tekrar kart hedefleyin.
- Kartı bilirseniz "iyi" / "kolay" basın; tekrar 3-15 gün sonraya ertelenir.
- Bilemezseniz "yeniden" basın; 10 dakika sonra tekrar gelir.
2. Leitner Kutu Sistemi (Fiziksel)
Anki'nin fiziksel atası. 5 kutu kullanılır; kart bilindikçe ileri kutuya, bilinmediğinde başa döner.
| Kutu | Tekrar Aralığı | Aksiyon (Bilinirse / Bilinmezse) |
|---|---|---|
| 1 | Her gün | 2. kutuya / 1'de kal |
| 2 | 3 günde bir | 3. kutuya / 1'e döner |
| 3 | Haftada bir | 4. kutuya / 1'e döner |
| 4 | İki haftada bir | 5. kutuya / 1'e döner |
| 5 | Ayda bir | Mezun et / 1'e döner |
3. Bağlam Cümleleri ile Ezber
Bir kelimeyi tek başına ezberlemek yerine, onu içinde geçtiği 2-3 farklı cümle ile ezberleyin. Beyin, kelimeyi cümlenin görsel-anlamsal sahnesiyle birlikte saklar:
- "The drug had adverse effects on the patient." (Olumsuz etkiler)
- "Despite adverse weather, the team continued the expedition." (Elverişsiz hava)
- "Adverse economic conditions led to widespread unemployment." (Olumsuz koşullar)
4. Etimolojik Hikayelerle Ezber
Bazı zor kelimeleri köken hikayesiyle birlikte hatırlamak çok daha kalıcıdır:
- candidate: Latince candidus (beyaz). Antik Roma'da seçim adayları beyaz toga giyerdi.
- tantalize: Yunan mitolojisinde Tantalos, sonsuza kadar açlık ve susuzluk çekmesi için cezalandırıldı; uzanıp yiyemezdi. Bugün "ulaşılmaz biçimde cezbetmek" anlamında.
- quarantine: İtalyanca "kırk gün". Ortaçağ'da hastalık taşıdığından şüphelenilen gemiler 40 gün limana giremezdi.
- sanguine: Latince sanguis (kan). Antik tıpta kanı bol kişiler iyimser/neşeli sayılırdı.
5. Yazma ile Pekiştirme
Yeni öğrenilen 10 kelimeyi içeren kısa bir paragraf yazmak, pasif tanıma → aktif kullanım geçişini sağlar. Sınavda paragraflarda gördüğünüz kelimeyi otomatik tanırsınız.
Dikkat: Aralıklı tekrar yapmadan günde 100 yeni kelime ezberlemek verimsizdir; ertesi gün 70'ini, üç gün sonra 50'sini, hafta sonra sadece 10-20'sini hatırlarsınız. Sürdürülebilir tempo: günde 20-30 yeni kelime + 100 tekrar kart. Bu rutinle 3 ay sonunda 2. aşama (800-1000 kelime), 6 ay sonunda 3. aşama (1000-1500 kelime) seviyesine güvenle ulaşılır.
Çözümlü Örnek 1 — Sıfat Sorusu (Drastic vs Trivial)
Soru: The government has taken --- measures to prevent the spread of the virus throughout the country.
Şıklar: A) negligible B) drastic C) vague D) redundant E) trivial
Çözüm Adımları
- Cümlenin tonu: "Virüsün yayılmasını önlemek için tedbir almak" — yüksek riskli, ciddi bir durumda alınan önlemler. Tedbirin etkili / güçlü / sert olması beklenir. Cümle olumsuz bir durumdan söz ediyor ama önlem olumlu/etkili tonda olmalı.
- Şıkların tonu:
- A) negligible — ihmal edilebilir (eksi)
- B) drastic — köklü, sert (artı, etkililik)
- C) vague — belirsiz (eksi)
- D) redundant — gereksiz (eksi)
- E) trivial — önemsiz (eksi)
- Eleme: Olumsuz tonlu A, C, D, E şıkları "tedbir" anlamına oturmaz — etkili tedbir gerekir.
- Doğru cevap: B) drastic — köklü, sert tedbirler.
Aynı Soru Farklı Bağlamda Olsaydı?
"The changes were so --- that no one even noticed" cümlesinde, doğru cevap negligible (ihmal edilebilir) veya subtle (sezilmez) olurdu. Şıklar aynı olsa da bağlam tonu cevabı belirler. "Despite the --- evidence, the suspect was acquitted" cümlesinde ise vague (belirsiz) doğru olurdu — kanıt belirsiz olunca beraat mantıklı.
"Drastic" Yakın Anlamlı Akademik Karşılıkları
- radical: kökten, esaslı (radical reform, radical change)
- severe: sert, ciddi (severe punishment, severe weather)
- extreme: aşırı, uç (extreme measures, extreme caution)
- stringent: sıkı, katı (stringent regulations, stringent rules)
- sweeping: kapsamlı, kapsayıcı (sweeping changes, sweeping reforms)
Strateji Notu: "Drastic measures / drastic changes / drastic action" sınavın klasik kalıbıdır. Ciddi, kararlı, köklü eylemleri ifade eder. Bu collocation'ı not edin. Drastic sıfatı bir sıfat olarak da, bir zarf olarak da (drastically) sıkça sınava girer; "drastically reduce / drastically increase" eş diziliş kalıbı kelimeyi çekirdek bağlamında hatırlatır.
Çözümlü Örnek 2 — Fiil Sorusu (Curtail vs Promote)
Soru: New laws have been enacted to --- child labor in the garment industry.
Şıklar: A) curtail B) promote C) sustain D) neglect E) trigger
Çözüm Adımları
- Cümlenin tonu: "Çocuk işçiliği" — kötü/istenmeyen bir durum. Yasalar genelde kötü durumları azaltmak / engellemek / yasaklamak için çıkarılır.
- Şıkların anlamı ve tonu:
- A) curtail — kısıtlamak, azaltmak (eksi yönde aksiyon)
- B) promote — teşvik etmek, desteklemek (artı yönde aksiyon — kötü durumu desteklemek mantıksız)
- C) sustain — sürdürmek (mevcut durumu koruma)
- D) neglect — ihmal etmek (pasif, yasalar ihmal için çıkmaz)
- E) trigger — tetiklemek, başlatmak (yine kötü durumu başlatmak mantıksız)
- Eleme: "Yasa çıkarmak çocuk işçiliğini ne yapar?" → Promote (teşvik) ve trigger (tetikleme) anlamca uymaz, ele. Sustain ve neglect zayıf, ele.
- Doğru cevap: A) curtail — yasalar çocuk işçiliğini kısıtlamak için çıkarılır.
"Curtail" Kelimesinin Yaygın Kullanımları
- curtail freedom of speech — ifade özgürlüğünü kısıtlamak
- curtail spending — harcamayı azaltmak
- curtail working hours — çalışma saatlerini kısaltmak
- curtail rights — hakları kısıtlamak
- curtail emissions — emisyonları azaltmak
- curtail consumption — tüketimi azaltmak
Eş anlamlı: limit, restrict, reduce, cut down on, restrain, constrain. Akademik metinlerde curtail genelde resmi/hukuki bağlamlarda tercih edilir; günlük dilde reduce veya cut down on daha yaygındır.
Yasama-Yürütme Öznelerinin Tipik Fiilleri
| Yön | Tipik Fiiller |
|---|---|
| Yasa çıkarma / başlatma | enact, pass, introduce, ratify, sign |
| Uygulama / yaptırım | enforce, implement, apply, impose |
| Sınırlama / azaltma | curtail, restrict, regulate, limit |
| Yürürlükten kaldırma | abolish, repeal, revoke, annul |
Dikkat: Fiil sorularında cümlenin nesnesi (child labor, freedom, spending) ve öznesi (government, court, parliament) doğru fiili belirler. Yasama-yürütme öznelerinin yapabileceği eylemler sınırlıdır: enact, enforce, abolish, ratify, curtail, regulate.
Çözümlü Örnek 3 — Phrasal Verb Sorusu (Come Up With)
Soru: Scientific researchers are working hard to --- a cure for the new strain of the virus.
Şıklar: A) come up with B) get away with C) look down on D) make up for E) settle down
Çözüm Adımları
- Eylemi tanımla: "Bilim insanları bir tedavi nasıl elde eder?" — buluş yaparlar, geliştirirler, üretirler.
- Phrasal verb anlamları:
- A) come up with — bulmak, üretmek (fikir, çözüm, plan)
- B) get away with — yanına kar kalmak (suç, yanlış)
- C) look down on — küçümsemek
- D) make up for — telafi etmek
- E) settle down — yerleşmek (yer/iş)
- Eleme: Bilim insanı tedavi üretir; B/C/D/E hiçbiri "üretmek/bulmak" anlamına oturmaz.
- Doğru cevap: A) come up with
"Come Up With" Tipik Kullanımları
- come up with an idea — fikir bulmak
- come up with a solution — çözüm üretmek
- come up with a plan — plan geliştirmek
- come up with an answer — cevap bulmak
- come up with the money — parayı bulmak/temin etmek
Akademik karşılığı: devise, generate, produce, formulate, conceive.
Yanıltıcı Phrasal Verb Çiftleri — "come up" varyantları
- come up: ortaya çıkmak ("A problem came up.")
- come up to: yaklaşmak ("She came up to me and said hello.")
- come up with: bulmak, üretmek ("come up with a solution")
- come across: tesadüfen rastlamak ("I came across an old letter.")
- come down with: hastalanmak ("He came down with the flu.")
- come around: ayılmak; fikir değiştirmek ("She finally came around to our view.")
Strateji Notu: Phrasal verb sorusunda, fiilin temel anlamından (come = gelmek) bütün phrasal verb anlamını çıkarmaya çalışmayın. Her birinin ezberlenmiş ayrı bir anlamı vardır. Edat değişimi (with / to / across / down) yepyeni bir kelimeymiş gibi düşünmeyi gerektirir.
Çözümlü Örnek 4 — İsim Sorusu (Discrepancy)
Soru: There is a significant --- between the two reports regarding the number of casualties.
Şıklar: A) discrepancy B) adherence C) compliance D) incentive E) magnitude
Çözüm Adımları
- Cümle yapısını çöz: "İki rapor arasında önemli bir ___" — "between" kelimesi iki şey arasında bir fark / çelişki / uyuşmazlık olabileceğini ima ediyor.
- Şıkların anlamları:
- A) discrepancy — tutarsızlık, fark, çelişki (uyuşmazlık)
- B) adherence — bağlılık, uyma
- C) compliance — uyum, uyma
- D) incentive — teşvik
- E) magnitude — büyüklük, derece
- Eleme: Adherence ve compliance uyma anlamı verir, "iki rapor arasında uyma" zayıf. Incentive ve magnitude bağlama uymaz.
- Doğru cevap: A) discrepancy — tutarsızlık, çelişki.
"Discrepancy" Kalıpları
- discrepancy between A and B — A ile B arasında uyuşmazlık
- significant discrepancy — önemli fark
- statistical discrepancy — istatistiksel sapma
- account for the discrepancy — uyuşmazlığı açıklamak
Eş anlamlı: inconsistency, disparity, mismatch, gap, difference.
Adherence vs Compliance Ayrımı
- adherence to: ilke / inanç / değer ile bağlılık. "adherence to traditional values"
- compliance with: kural / yönerge / yasa ile uyma. "compliance with regulations"
"İlişki / Fark" Anlam Grubu — Sınavda Sıkça Şıklarda Görülen İsimler
- discrepancy: tutarsızlık, çelişki (özellikle ölçülebilir verilerde fark)
- disparity: eşitsizlik, fark (genelde sosyal/ekonomik bağlamda)
- inconsistency: tutarsızlık (mantık veya davranışta)
- contrast: zıtlık, karşıtlık
- similarity: benzerlik
- correlation: bağıntı, ilişki (istatistiksel)
- analogy: benzeşim (kavramsal benzerlik)
Dikkat: "Between" preposition'ı sınavda iki kavram arasındaki bir ilişkiyi ima eder. Şıklarda "discrepancy / disparity / similarity / connection / correlation" gibi ilişkisel kelimeler varsa, doğru cevap genellikle bu gruptandır. Cümlede "between A and B" yapısı görür görmez ilişkisel isim havuzunu zihinde aktive edin.
Çözümlü Örnek 5 — Zarf Sorusu (Vehemently)
Soru: The suspect --- denied all the allegations made against him during the trial.
Şıklar: A) vehemently B) gradually C) randomly D) incidentally E) tentatively
Çözüm Adımları
- Sahneyi düşün: Bir şüpheli mahkemede iddiaları reddediyor. Gerçek yaşamda şüpheli iddiaları nasıl reddeder? — Şiddetle, sertçe, kararlılıkla.
- Şıkların anlamları:
- A) vehemently — şiddetle, hararetle
- B) gradually — kademeli olarak (mahkemede inkâr kademeli olmaz)
- C) randomly — rastgele (zayıf)
- D) incidentally — tesadüfen, bu arada (zayıf)
- E) tentatively — tedirgin/geçici biçimde (zıt anlam — şüpheli iddiayı kabul ediyor gibi olur)
- Collocation kontrolü: "deny" fiilinin doğal eş zarfları: vehemently, fiercely, firmly, categorically, flatly. Bunlardan sadece A şıkta var.
- Doğru cevap: A) vehemently
"Vehemently" Kalıpları
- vehemently deny — şiddetle reddetmek
- vehemently oppose — şiddetle karşı çıkmak
- vehemently disagree — şiddetle katılmamak
- vehemently protest — şiddetle protesto etmek
Eş anlamlı: fiercely, strongly, firmly, passionately, categorically.
Zarf-Fiil Eş Diziliş (Adverb-Verb Collocation) Kuralı
| Fiil | Doğal Zarflar |
|---|---|
| deny | vehemently, firmly, categorically |
| apologize | sincerely, profusely |
| recommend | strongly, highly |
| criticize | harshly, severely, openly |
| support | wholeheartedly, financially, politically |
| change | gradually, dramatically, radically |
Yakın Anlamlı "Şiddet/Yoğunluk" Zarfları — Akademik Hiyerarşi
- vehemently / fiercely: En yüksek şiddet — duygusal/sözel saldırgan ton.
- strongly / firmly: Yüksek şiddet — kararlılık vurgusu.
- categorically / flatly: Mutlak — istisnasız reddediş.
- passionately / wholeheartedly: Tutku/coşku tonu — destek bağlamı.
- staunchly: Sadakatle, sadık biçimde — destek tarafında.
YDS İpucu: Zarf sorularında fiilin "doğal partneri" olan zarflar listesi sınava hazırlık sürecinde mutlaka çıkarılmalıdır. Soruda fiili görür görmez, hangi zarfların ona eşlik ettiğini biliyorsanız, doğru cevabı 5 saniyede bulursunuz.
Pratik Tekrar Programı ve Yanlış Analizi
Kelime hazırlığını sınava kadar süreklilik halinde tutmak, doğrudan kelime sorularında kazanılan 8-10 puanın yanı sıra cloze, çeviri, paragraf ve restatement sorularında da 15-25 puan ek katkı sağlar. Aşağıda son 90 günü hedefleyen bir program önerisi bulunmaktadır.
3 Aylık Çalışma Planı
| Dönem | Hedef | Günlük Çalışma |
|---|---|---|
| 1. Ay (Temel) | 600 yeni kelime + temel akademik fiiller | 20 yeni kelime, 50 tekrar, 5 cümle yazma |
| 2. Ay (Orta) | 600 yeni kelime + sıfat/zarf grupları + ilk 30 phrasal verb | 20 yeni kelime, 100 tekrar, 10 kelime sorusu |
| 3. Ay (İleri) | 500 ileri kelime + tematik gruplar + tüm phrasal verb havuzu | 15 yeni kelime, 150 tekrar, 15 kelime sorusu, 1 cloze test |
Günlük Rutin Önerisi
- Sabah (15-20 dk): Anki ile yeni 15-20 kelime, ön yüz İngilizce + örnek cümle.
- Öğleden sonra (30-40 dk): 100 tekrar kart + 10 kelime sorusu çözümü.
- Akşam (15-20 dk): Yanlış sorulardan çıkardığınız kelimeleri "kelime kasası"na ekle, eş anlamlılarıyla zenginleştir.
- Hafta sonu (60-90 dk): 1 mini deneme (ilk 20 soru) + tüm yanlış analizleri.
YDS İpucu: Sınava bir hafta kala yeni kelime ezberlemeyi bırakın; sadece tekrar yapın. Yeni kelime, sınırlı sürede pekişmeyeceği için sınavda kafa karıştırır. Son hafta tamamen tekrar + deneme sınavı + yanlış analizi olmalıdır.
Yanlış Analizi ve Kelime Kasası — Hatadan Öğrenme Sistemi
Yanlış sorular, en hızlı öğrenme kaynağıdır. Doğru cevabı görüp geçmek yerine, hatanın nedenini kategorize etmek aynı tuzağa bir daha düşmemenizi sağlar.
Yanlış Analizi Disiplini — 3 Kategori
- Kelimeyi hiç bilmiyordum: Anki kartına ekle, üç farklı bağlamda cümle yaz, eş anlamlılarıyla bağla.
- Anlamı biliyordum ama cümleye uyduramadım: Bu, collocation eksikliğidir. Cümlenin doğal partner kelimelerini (drastic measures, vehement denial gibi) defterine yaz.
- Yakın anlamlı şıklar arasında karıştırdım: Hangi sözcüklerin karıştırıldığını not et (subtle vs slight, affect vs influence). Ayrım tablosunu oluştur, haftada bir tekrar et.
Kelime Kasası — Kişisel Hata Defteri
Hata yaptığınız kelimelerden oluşan bir liste tutun. Aşağıdaki formatta olabilir:
### Tarih: 2026-04-28
1. curtail — kısıtlamak; eş: limit, reduce; collocation: curtail freedom, curtail spending
Cümle: New laws have been enacted to curtail child labor.
2. discrepancy — tutarsızlık; eş: inconsistency, disparity; collocation: discrepancy between
Cümle: There is a significant discrepancy between the two reports.
3. vehemently — şiddetle; eş: fiercely, firmly; collocation: vehemently deny / oppose
Cümle: The suspect vehemently denied all the allegations.
Genel Strateji Özeti
- Kelime ezberi aralıklı tekrar ile yapılır; günde 20 yeni kelime + 100 tekrar idealdir.
- Her kelimeyi kök/önek/sonek + bağlam cümlesi + collocation + eş anlamlı dörtlüsüyle ezberle.
- Sıfat sorularında olumlu/olumsuz/nötr ayrımı ile 3 şıkkı hızla ele.
- Fiil sorularında collocation (make/do/take + noun) ve verb + preposition kalıplarını ezberle.
- Phrasal verb sorularında her kalıbın ayrı bir kelime olduğu mantığıyla yaklaş; akademik tek-kelimeli karşılığını da bil.
- Yakın anlamlı şıklarda (subtle/slight/delicate, reveal/expose/disclose, crucial/pivotal/vital) farkı bağlam belirler.
- Tematik gruplara göre çalış (çevre, bilim, tıp, ekonomi, hukuk, eğitim, teknoloji, toplum).
- Asla boş bırakma — eleme sonrası %50 üstünde şansla mantıklı tahmin yap.
Strateji Notu: Hatadan öğrenmek, yeni kelime ezberlemekten daha hızlı puan kazandırır. Bir denemede 8 yanlışı analiz edip kelime kasasına eklemek, 80 yeni kelime ezberlemekten daha çok puana dönüşür çünkü sınav formatı içinde öğrenilmiştir.
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- YDS'de doğrudan kelime sorusu 6-8 adettir; cloze, çeviri, paragraf ile birlikte sınavın yaklaşık üçte ikisi kelime hâkimiyetiyle çözülür.
- Akademik kelimeler kök (port, ject, vert, spect) + önek (un-, dis-, re-, over-, under-) + sonek (-tion, -able, -ly) yapısıyla öğrenildiğinde hatırlanma oranı yüksektir.
- "De-" öneki çoğunlukla olumsuzlaştırır ama her zaman değil: deter/decline OLUMSUZ; determine/develop OLUMLU. Önekten sonuç çıkarırken dikkat.
- Yakın anlamlı sözcükler (subtle ≠ slight ≠ delicate ≠ marginal; reveal ≠ disclose ≠ expose ≠ unveil) bağlama göre ayrılır; salt çevirisel ezber yetmez.
- "Etkilemek" grubu: affect/influence (nötr), impact (genelde olumlu), impair/hamper (olumsuz). Tonu sap, doğru cevabı bul.
- "Önemli" grubu: crucial (sonuç belirleyen), pivotal (dönüm noktası), vital (yaşamsal), significant (ölçülebilir), substantial (esaslı miktarda).
- Sıfat sorularında olumlu/olumsuz/nötr ayrımıyla 3 şıkkı hızla eleyin; cümle tonu çoğunlukla doğru cevabı bir bakışta verir.
- Make/do/take + noun kalıpları sabittir: make a decision, do research, take measures — yanlış eşleşmesi sınavda doğrudan elenir.
- Verb + preposition kalıpları: account for, cope with, refrain from, contribute to, result in, attribute to, comply with — ezberlemek gerekli.
- Phrasal verb soruları edat değişiminde yepyeni anlam kazanır: look up (sözlükte aramak) ≠ look up to (saygı duymak) ≠ look down on (küçümsemek) ≠ look into (incelemek).
- Tematik kelime grupları (çevre, bilim, tıp, ekonomi, hukuk, eğitim, teknoloji, toplum) paragraf temasını gördüğünüzde otomatik aktive olur.
- Kademeli yol haritası: 200-300 çekirdek (sınavın %40'ı) → 800-1000 genişleme (60-65 puan) → 1000-1500 derinleşme (75+ puan). Anki / Leitner ile günde 20 yeni + 100 tekrar bu rotayı sürdürülebilir kılar.
- Bir kelimeyi tek başına değil, 2-3 farklı bağlam cümlesi + eş anlamlısı + collocation ile ezberlemek uzun süreli belleğe yerleştirir.
- Etimolojik hikayelerle ezber (candidate Latince beyaz, quarantine 40 gün, tantalize Tantalos miti) zor kelimeleri kalıcı kılar.
- Zarf-fiil eş dizilişleri (deny + vehemently/firmly, increase + significantly/dramatically, change + radically/gradually) sınava özgü kalıplardır.
- Yanlış analizi üç kategoride yapılır: kelime bilgi eksiği / collocation eksikliği / yakın anlam karışıklığı — her biri farklı çalışma yöntemi gerektirir.
- Sınava 1 hafta kala yeni kelime ezberlemeyi bırakın; sadece tekrar + deneme + yanlış analizi yapın. Yeni kelime sınırlı sürede pekişmez.
- Notorious (kötü ünlü) ≠ famous (iyi ünlü); economic (ekonomiye ilişkin) ≠ economical (tasarruflu); historic (tarihi öneme) ≠ historical (tarihe ait) — bu çiftleri ezberle.
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
YDS Kelime — Strateji, Yakın Anlam Tuzakları ve Tematik Kelime Grupları konusu YDS sınavında çıkar mı?
Evet, YDS Kelime — Strateji, Yakın Anlam Tuzakları ve Tematik Kelime Grupları konusu YDS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
YDS Kelime — Strateji, Yakın Anlam Tuzakları ve Tematik Kelime Grupları konusunda test çözebilir miyim?
Evet, YDS Kelime — Strateji, Yakın Anlam Tuzakları ve Tematik Kelime Grupları konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 16.000+ soru ve 474 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.