İçindekiler · 15 Bölüm
YDS'de Pronoun Sorularının Yeri ve Soru Mantığı
Pronoun (zamir), bir cümlede tekrar eden bir ismin yerine geçerek yazımı kısa tutan ve referans takibini sağlayan kelimedir. YDS sınavında pronoun konusu doğrudan 1-2 sentence completion sorusunda ve iki cloze test pasajının her birinde 1 maddede ölçülür; bunlara reading bölümünde referans takibi (which / this / their gibi zamirlerin neyi kastettiği) için sorulan dolaylı sorular eklendiğinde, pronoun bilgisi sınavın 4-6 sorusunu doğrudan etkiler.
Aday, pronoun maddelerinde doğru cevabı bulurken üç soru sırayla sormalıdır:
- Boşlukta hangi tip zamir gerekiyor? — özne, nesne, sahiplik (sıfat), sahiplik (zamir), refleksif veya işaret zamiri.
- Boşluğun referansı tekil mi çoğul mu? — atıf yapılan ismin sayısı zamirin formunu belirler.
- Boşluğun çevresinde özel bir tetikleyici var mı? — preposition (of, with, by, to), own, of one of, each other, another + para/zaman gibi sinyaller doğrudan cevabı verir.
| Sınav Bölümü | Tipik Pronoun Soru Şekli |
|---|---|
| Sentence Completion | Boşluk + nesne / sahiplik / refleksif zamir; preposition'ın arkasındaki form testi. |
| Cloze Test | Çoğunlukla another / the other / others / the others beşlisinden biri; that of / those of karşılaştırma kalıbı. |
| Reading | "this / that / which / their / it" zamirinin paragrafta neyi kastettiği — referans takibi sorusu. |
| Restatement / Translation | Türkçe "kendi kendine, birbirini, biri, diğeri, geride kalan" ifadelerinin İngilizcedeki doğru zamir karşılığı. |
YDS İpucu: Pronoun sorularında çevirisini bilmek tek başına yeterli değildir. ÖSYM, doğru çeviriye sahip iki şıkkı yan yana koyar; aralarındaki fark arkasından isim alıp almama ya da tekil-çoğul dağılımı olur. Bu yüzden her zamiri ezberlerken yanına "isim alır mı / tekil mi çoğul mu" notunu mutlaka ekleyin.
Pronoun Kategorilerinin Genel Haritası
| Kategori | Örnek | İşlev |
|---|---|---|
| Subject pronoun | I, you, he, she, it, we, they | Cümlede özne konumunda; fiilden önce gelir. |
| Object pronoun | me, you, him, her, it, us, them | Cümlede nesne ya da preposition'dan sonra. |
| Possessive adjective | my, your, his, her, its, our, their | İsimden önce gelir (my book); zorunlu olarak isim alır. |
| Possessive pronoun | mine, yours, his, hers, ours, theirs | İsim almaz (This book is mine). |
| Reflexive pronoun | myself, yourself, himself, herself, itself, ourselves, yourselves, themselves | Özne ve nesne aynı kişi olduğunda; vurgu için. |
| Reciprocal pronoun | each other, one another | İki ya da daha fazla tarafın karşılıklı eylemi. |
| Demonstrative pronoun | this, that, these, those | İşaret — yakın / uzak, tekil / çoğul. |
| Indefinite pronoun | someone, anyone, everyone, no one, something, anywhere, nothing | Belirli olmayan kişi / nesne / yer. |
| Other / Another | other, another, the other, others, the others | "Diğer / başka" anlamı; tekil ve çoğul dağılımı kritik. |
| Impersonal pronoun | one, ones, the one, the ones | Bir önceki ismin yerine; tekrar etmemek için. |
Bu rehberde her kategoriyi tek tek ele alacağız; her başlığın sonunda örnek cümleler ve YDS özelinde tuzaklar bulunur. Son bölümde 2 sınav formatında çözümlü örnek üzerinden tekrar yapacağız.
Subject ve Object Pronouns — Form Sırası ve Preposition Sonrası
YDS sınavındaki en temel pronoun ayrımı subject (özne) ve object (nesne) zamirleri arasındadır. Aynı kişi için iki farklı form vardır: cümlede konum belirleyicidir.
| Subject | Object | Türkçe Karşılık |
|---|---|---|
| I | me | ben / beni, bana |
| you | you | sen, siz / seni, sana, sizi |
| he | him | o (erkek) / onu, ona |
| she | her | o (kadın) / onu, ona |
| it | it | o (cansız / hayvan) / onu, ona |
| we | us | biz / bizi, bize |
| they | them | onlar / onları, onlara |
Subject Pronoun: Yalnızca Özne Konumunda
Subject zamirler asla nesne ya da preposition sonrası kullanılmaz. I saw she at the cafe. hatalı, doğrusu I saw her at the cafe.'dir. Akademik bir metinde "The committee invited my colleague and I to the conference." gibi yapılar gözünüze çarpabilir; bu özensiz yazımdır, doğru biçim "my colleague and me"dir çünkü invited fiilinin nesnesindeyiz.
Object Pronoun: Fiilin ve Preposition'ın Arkasında
Object zamirler iki yerde belirir: (1) fiilin nesnesi olarak (The professor mentored her for two years.), (2) preposition'dan sonra (The findings were attributed to them.). YDS'de doğrudan sorulan en sık bilgi preposition + object pronoun kuralıdır; aday için kritik refleks şudur:
Refleks: Boşluktan önce at, on, in, of, from, by, with, over, through, among, between, along, into, for, to, about gibi bir preposition varsa — yaklaşık %80 ihtimalle nesne zamiri (me, him, her, us, them) gerekir. Subject (he, she, they) ya da reflexive (himself) yalnızca özel tetikleyici varsa devreye girer.
Çeviri Değişikliği: Preposition Türkçeye Yansır
Aynı object zamir, önündeki preposition'a göre Türkçeye farklı çevrilir:
- I bought a laptop from him. — "ondan bir dizüstü bilgisayar aldım." ("onu" değil, "ondan")
- The committee approved the project despite him. — "ona rağmen projeyi onayladılar."
- The decision rests with them. — "karar onlardadır."
- The professor was angry at her. — "profesör ona kızgındı."
Aday tek tek "ona / ondan / onunla" karşılıklarını ezberlemeden, preposition'ın nesneyi nasıl etkilediğini anlarsa cloze test çevirileri çok daha hızlı ilerler.
Cansız Varlık → It → They Geçişi
Tek bir cansız varlık tekildir ve it ile karşılanır; ancak çoğul olduğunda they / them / their kullanılır. ÖSYM, soruda dogs, buildings, policies gibi çoğul cansız ya da hayvan referanslarını verip şıklarda it ile yanıltıcı seçenek sunar:
- The wolves protect their cubs from intruders. — kurtlar çoğul, "their" zorunlu.
- The new policies will affect citizens; they are designed to reduce inequality. — "they" the policies'e atıfta bulunur.
Dikkat: Bazı bağlamlarda canlı / değerli kabul edilen kavramlar için he / she kullanılır: ülkeler ("England loves her queen."), gemiler / uçaklar ("The Titanic was carrying her passengers."), sevgili evcil hayvanlar ("My dog Bella — she's six years old."). YDS'de bu istisnayı görmek mümkün; it beklerken he / she şıkkı varsa şaşırma.
It'in Tüm Cümleyi Kapsama Kullanımı
It bazen tek bir ismi değil, tüm bir önceki cümle ya da kavramı kapsar:
- People living in rural areas struggle in urban environments. — I can understand it. burada it, "kırsal kesim insanlarının kentte zorlanması" durumunun tamamına atıfta bulunur.
- My students scored above 80 on the exam. It made me happy. burada it, "öğrencilerin 80'in üzerinde puan alması" eylemine atıfta bulunur — öğrencilere ya da puana değil.
Possessive Adjective vs Possessive Pronoun — Sahiplik'in İki Yüzü
İngilizcede sahiplik iki ayrı kategori ile gösterilir; karışıklık yaratmasının nedeni Türkçede ikisinin de "benim, senin, onun" şeklinde çevrilmesidir. YDS'nin asıl ölçtüğü ayrım arkasından isim gelip gelmemesidir.
| Subject | Possessive Adjective (isim ZORUNLU) |
Possessive Pronoun (isim YASAK) |
|---|---|---|
| I | my book | This book is mine. |
| you | your book | This book is yours. |
| he | his book | This book is his. |
| she | her book | This book is hers. |
| it | its tail | — (kullanılmaz) |
| we | our book | This book is ours. |
| they | their book | This book is theirs. |
Possessive Adjective Asla İsimsiz Kalmaz
Sıfat görevindeki sahiplik formu (my, your, his, her, its, our, their), Türkçedeki "benim, senin, onun" karşılığını verir ama mutlaka arkasından bir isim ister. My is expensive. kabul edilemez bir cümledir; doğru kullanım My car is expensive.'dir. ÖSYM, boşluktan sonra hemen bir isim varsa bu kategoriyi test ediyor demektir.
Possessive Pronoun Asla İsimle Kullanılmaz
Zamir görevindeki sahiplik formu (mine, yours, his, hers, ours, theirs), bir isim almaz çünkü kendisi bir ismin yerine geçer:
- That laptop on the desk is mine. — "benimkidir"
- Your essay was good, but hers was outstanding. — "onunki"
- The proposal isn't theirs; it belongs to the rival firm. — "onlarınki"
İts vs It's — En Sık Yapılan Yazım Hatası
its sahiplik sıfatıdır ("onun"); it's ise it is ya da it has'in kısaltmasıdır. YDS doğrudan bu yazım farkını ölçmez; ancak reading sorularında bu iki yapıyı doğru ayıramayan aday cümleyi yanlış çevirir.
His — Hem Adjective Hem Pronoun
Tek istisna his'dir; hem sahiplik sıfatı hem sahiplik zamiri olarak aynı biçimde kullanılır. "his book" (sıfat görevinde) ve "The book is his." (zamir görevinde) ikisi de doğrudur. YDS bu çift kullanımı tuzak olarak kullanır: his şıkkı doğru görünebilir, ama bağlamda him ya da himself doğru olabilir.
Of + Possessive Pronoun — A Friend of Mine Kalıbı
İngilizce belirsiz bir grupta seçim yapılırken "arkadaşlarımdan biri" demek için a / one / some / two / many + isim + of + possessive pronoun kalıbı kullanılır:
- A friend of mine recently moved to Tokyo. — arkadaşlarımdan biri
- Two colleagues of his contributed to the paper. — onun iki meslektaşı
- Several students of ours won the scholarship. — bizim birkaç öğrencimiz
Burada of'tan sonra possessive pronoun (mine, yours, his, hers, ours, theirs) gelir; possessive adjective (my, your, his, her, our, their) gelmez. "A friend of my" hatalıdır.
YDS İpucu: Cümlede boşluktan hemen sonra bir isim varsa possessive adjective şıkkını ara (my, his, their). Boşluktan sonra fiil veya nokta varsa possessive pronoun (mine, his, theirs) doğru olur. Of + possessive ile karşılaşırsan zamir formunu (mine, hers, ours) seç.
Reflexive Pronouns — Refleksif Zamirler ve Vurgu Kalıpları
Reflexive pronouns (refleksif / dönüşlü zamirler), öznenin gerçekleştirdiği eylemin yine kendisini etkilediği durumlarda kullanılır. Türkçedeki "kendim, kendin, kendisi, kendimiz, kendiniz, kendileri" karşılığıdır.
| Subject | Reflexive Form | Türkçe |
|---|---|---|
| I | myself | kendim, kendimi |
| you (tekil) | yourself | kendin, kendini |
| you (çoğul) | yourselves | kendiniz, kendinizi |
| he | himself | kendisi, kendisini |
| she | herself | kendisi, kendisini |
| it | itself | kendisi, kendisini |
| we | ourselves | kendimiz, kendimizi |
| they | themselves | kendileri, kendilerini |
Kullanım 1: Özne ve Nesne Aynı Kişi
Bir cümlede özne ve nesne aynı kişiyse, nesne pozisyonunda object pronoun yerine reflexive pronoun kullanılır:
- The candidate prepared herself for the interview. — aday kendisini hazırladı (özne = aday, nesne = aday).
- I can't bring myself to lie about the results. — kendimi sonuçlar hakkında yalan söylemeye ikna edemiyorum.
- The students taught themselves the formula before the lecture. — öğrenciler dersten önce formülü kendi kendilerine öğrendiler.
The candidate prepared her for the interview. derseniz "aday başka bir kadını hazırladı" anlamı çıkar; refleksif formdaki herself öznenin kendisini etkilediğini netleştirir.
Kullanım 2: Vurgu (Emphatic Use)
Reflexive zamir, bir ismin ya da öznenin yanına eklenerek vurgu oluşturur. Türkçedeki "bizzat, kendisi, hiç kimse değil bu kişi" anlamı verir:
- The president himself attended the ceremony. — başkanın bizzat kendisi katıldı.
- The data itself contradicts the hypothesis. — veriler bizzat hipotezi çürütüyor.
- I didn't hire anyone — I painted the house myself. — evi bizzat kendim boyadım.
Vurgu konumu cümle sonu da olabilir, özne hemen ardı da. İkisi anlamı değiştirmez.
Kullanım 3: By + Oneself / On One's Own — "Yalnız Başına, Yardımsız"
YDS'nin sıkça ölçtüğü kalıp by + reflexive ya da on + possessive adjective + own'dur. İkisi aynı anlama gelir: "yalnız başına, kendi başına, hiç kimsenin yardımı olmadan".
| By + Reflexive | On + Adjective + Own | Anlam |
|---|---|---|
| by myself | on my own | yalnız başıma, kendi başıma |
| by yourself | on your own | yalnız başına, kendi başına |
| by himself | on his own | yalnız başına, kendi başına |
| by herself | on her own | yalnız başına, kendi başına |
| by ourselves | on our own | yalnız başımıza, kendi başımıza |
| by themselves | on their own | yalnız başlarına, kendi başlarına |
Bu iki kalıp birbirine eşittir; aralarındaki tek fark on one's own'da possessive adjective (my, your, his) kullanılması, by oneself'te reflexive (myself, yourself, himself) kullanılmasıdır.
- She finished the dissertation by herself. = She finished the dissertation on her own. — tezi yalnız başına bitirdi.
- The kids walked home by themselves. = The kids walked home on their own. — çocuklar eve kendi başlarına yürüdüler.
Tuzak: Şıklarda on his own ile on himself yan yana verilebilir. On himself hatalıdır — on'dan sonra possessive adjective (his, her, my) gelir, reflexive form (himself, herself) gelmez. Aynı şekilde by his own da hatalıdır; doğru biçim by himself'tir.
Preposition + Reflexive Yapısı
Bazı fiil + preposition kalıpları reflexive zamir alır. Bu kalıplarda "kendine, kendisi için" anlamı vardır:
- Take care of yourself. — kendine iyi bak.
- The child looked at himself in the mirror. — çocuk aynada kendisine baktı.
- She kept the secret to herself. — sırrı kendisine sakladı.
- The professor talks to himself while solving problems. — profesör problem çözerken kendi kendine konuşuyor.
Of + Reflexive Pronoun Yasağı
Bazı durumlarda of + reflexive yerine of + possessive pronoun (mine, his, hers) tercih edilir. Bu kural cloze testte sıkça karşımıza çıkar; bir sonraki bölümde "of + isim + nesne zamiri" kuralıyla birlikte ele alınacak.
Reciprocal Pronouns — Each Other ve One Another
Reciprocal pronouns (karşılıklılık zamirleri), bir grubun üyelerinin birbiriyle karşılıklı eylem gerçekleştirdiği durumlarda kullanılır. İki form vardır: each other ve one another.
Each Other vs One Another — Klasik Ayrım ve Modern Kullanım
Tarihsel kural ikisini ayırır: each other iki kişi/şey arasında, one another üç ya da daha fazla arasında kullanılır. Modern İngilizcede bu ayrım büyük ölçüde silinmiştir; YDS'de iki form da çoğunlukla aynı anlama gelir, fakat ÖSYM'nin geleneksel kullanımı uyguladığı sorularla da karşılaşılabilir.
| Form | Klasik Kullanım | Modern Kullanım |
|---|---|---|
| each other | İki kişi/şey arasında | İki ya da daha fazla — sınırsız |
| one another | Üç ya da daha fazla arasında | İki ya da daha fazla — sınırsız |
Kullanım Örnekleri
- The two scientists support each other. — iki bilim insanı birbirini destekliyor (klasik tercih).
- The team members rely on one another during fieldwork. — takım üyeleri arazi çalışmasında birbirine güveniyor (klasik tercih).
- They love each other. = They love one another. — birbirlerini seviyorlar (modern eşitlik).
Each Other Themselves'le Karıştırılmaz
YDS'nin sıkça ölçtüğü ayrım each other ile themselves arasındadır. Themselves "kendi kendilerine, her biri kendisi" anlamı verirken each other "karşılıklı, biri diğerini" anlamı verir.
| Cümle | Anlam |
|---|---|
| The students talked to themselves. | Her öğrenci kendi kendine konuştu. |
| The students talked to each other. | Öğrenciler birbiriyle konuştu. |
Possessive Form: Each Other's / One Another's
Karşılıklı sahiplik bildirmek için kalıbın sonuna 's eklenir; arkasından mutlaka isim gelir:
- The two universities respect each other's research traditions. — iki üniversite birbirinin araştırma geleneklerine saygı duyar.
- They borrowed one another's notes before the exam. — sınavdan önce birbirinin notlarını ödünç aldılar.
- The members of the team admire each other's dedication. — takım üyeleri birbirinin özverisini takdir eder.
YDS İpucu: "Birbirinin gözlerini, fikirlerini, evlerini" gibi sahiplikli ifade görüyorsan each other's + isim ya da one another's + isim kalıbını ara. Direkt each other + isim kullanımı yanlıştır; sahiplik için 's zorunludur.
Demonstrative Pronouns — This, That, These, Those ve That Of Kalıbı
Demonstrative pronouns (işaret zamirleri), bir kişiyi, nesneyi ya da düşünceyi yakınlık-uzaklık ve tekil-çoğul boyutuyla işaret eder.
| Yakın | Uzak | |
|---|---|---|
| Tekil | this (bu) | that (şu / o) |
| Çoğul | these (bunlar) | those (şunlar / onlar) |
Sayı Uyumu — Tekil ile Çoğul Karışmaz
YDS'nin doğrudan ölçtüğü en mekanik kural budur: this ve that tekil isim alır; these ve those çoğul isim alır. ÖSYM, soruda çoğul bir isim verip şıklarda this car ya da that proposals tipi yanlış formları çeldirici olarak yerleştirir.
- This book is interesting. / These books are interesting.
- That proposal was rejected. / Those proposals were rejected.
Sıfat (Determiner) ve Zamir Görevleri
This / that / these / those iki rol oynayabilir:
- Sıfat (determiner) görevinde, isimden önce gelir: This car is fast. ("Bu araba hızlıdır.")
- Zamir görevinde, isim almaz, ismi taşır: I prefer this. ("Bunu tercih ediyorum.")
That of / Those of — Karşılaştırmalı Akademik Kalıp
YDS cloze testlerinin en sık ölçtüğü demonstrative kullanımı that of / those of kalıbıdır. Bu kalıp bir önceki tekil ya da çoğul ismin tekrarını önler ve karşılaştırma cümlelerinde kullanılır.
- The economy of Germany is stronger than that of France. — Almanya'nın ekonomisi Fransa'nınkinden güçlüdür. ("that of" = "the economy of"'un yerine geçer; karşılaştırılan tekil isim economy.)
- The findings of the new study contradict those of previous research. — yeni çalışmanın bulguları, önceki araştırmanın bulgularıyla çelişir. ("those of" = "the findings of"'un yerine geçer; karşılaştırılan çoğul isim findings.)
- His responsibilities are heavier than those of his colleagues. — onun sorumlulukları meslektaşlarınınkinden ağırdır.
| Önceki İsim | Karşılaştırma Kalıbı | Doğru Form |
|---|---|---|
| Tekil (the population, the cost, the population, the design) | than ... / similar to ... / different from ... | that of |
| Çoğul (the rates, the costs, the findings, the policies) | than ... / similar to ... / different from ... | those of |
YDS İpucu: Cümlede than, similar to, different from, compared to gibi karşılaştırma sinyali varsa ve boşluktan sonra of görüyorsan, doğru cevap that of (önceki isim tekilse) ya da those of (önceki isim çoğulsa)'dir. "this of" ya da "these of" formları yoktur — yalnızca that of / those of kullanılır.
That ve Those Geçmişe / Genelliğe Atıf
Yakınlık dışındaki kullanımda that ve those geçmişi ya da genel kavramı işaret eder. This ve these ise daha çok bugünkü ya da yakındaki konuyu anlatır:
- The professor's work in those years shaped his entire career. — o yıllardaki çalışması (geçmiş).
- This is the moment we've been waiting for. — beklediğimiz an (şimdi).
- Those who fail to plan plan to fail. — planlayamayanlar başarısız olmayı planlar (genelleme; "those" = insanlar / kişiler).
Indefinite Pronouns — Some / Any / No / Every Türevleri ve Tense Uyumu
Indefinite pronouns (belgisiz zamirler), belirli olmayan kişi, nesne ya da yerleri ifade eder. Tablonun mantığı dört önek (some, any, no, every) ve dört son ek (body, one, thing, where) kombinasyonudur.
| +body / +one (kişi) | +thing (nesne) | +where (yer) | |
|---|---|---|---|
| some- | somebody / someone | something | somewhere |
| any- | anybody / anyone | anything | anywhere |
| no- | nobody / no one | nothing | nowhere |
| every- | everybody / everyone | everything | everywhere |
Some- Olumlu, Any- Olumsuz / Soru, No- Olumsuzlaştırıcı
Önekler kullanılış yerine göre farklılaşır:
- some- grupları olumlu cümlelerde "birisi, bir şey, bir yer" anlamı verir: There is somebody at the door.
- any- grupları:
- Olumlu cümlelerde "herhangi biri / herhangi bir şey / herhangi bir yer": I will accept anyone who applies.
- Olumsuz cümlelerde "hiç kimse / hiçbir şey / hiçbir yer": I don't want to go anywhere.
- Soru cümlelerinde "birisi / bir şey / bir yer var mı": Is anybody here?
- no- grupları cümleyi olumsuz yapar; arkasında olumlu fiil çekimi gelir: Nobody knows the answer.
- every- grupları "herkes / her şey / her yer" anlamı verir; tense uyumu açısından tekil fiil alır: Everybody is happy.
Çift Olumsuzluk Yasağı
İngilizce, Türkçenin aksine çift olumsuzluk kabul etmez. "Nobody doesn't know" kullanımı yanlıştır. Bu yüzden no- ile başlayan bir özne / nesne kullanıldığında fiil olumlu çekimlenir. Aynı kuralın bir sonucu olarak no- ile any- aynı cümlede çakışır:
- ✗ Nobody wants nothing. (yanlış)
- ✓ Nobody wants anything. (doğru — "hiç kimse hiçbir şey istemiyor")
- ✗ I don't see nobody. (yanlış)
- ✓ I don't see anybody. (doğru — "hiç kimseyi görmüyorum")
Tuzak: ÖSYM, çift olumsuzluk hatasını çeldirici olarak verir. Eğer cümle zaten no, not, never, hardly, rarely içeriyorsa, ikinci olumsuz birim nothing / nobody / nowhere değil, anything / anybody / anywhere olmalıdır.
Indefinite + Tekil Fiil — Anlam Çoğul, Çekim Tekil
Everybody, everyone, somebody, someone, anybody, nobody gibi indefinite zamirler "herkes, biri, kimse" gibi anlamca çoğul gibi gelse de, fiil çekimi tekildir:
- Everybody is ready. ("are" değil, "is")
- Somebody has taken my notebook. ("have" değil, "has")
- No one was in the lab last night. ("were" değil, "was")
Indefinite + Çoğul Zamir — Modern Kullanım
Aday için en şaşırtıcı kural şudur: everybody, somebody tekil fiil aldığı halde, takip eden zamirde "they / their / them" çoğul formu kabul görür. Bu, cinsiyet ayrımı yapmamak için kullanılan modern İngilizce yapısıdır:
- Everybody has their own opinion. — herkesin kendi fikri vardır.
- Somebody left their umbrella in the lobby. — biri lobide şemsiyesini bırakmış.
- If anyone calls, tell them I'm busy. — herhangi biri ararsa, ona meşgul olduğumu söyle.
YDS bu kullanımı doğrudan ölçtüğü için adayın everyone is + their uyumunu görmesi gerekir. "Everybody has his or her own ..." formu hâlâ kabul edilir, ama günümüz akademik yazımında their tercih edilir.
Else — "Başka" Anlamı
Indefinite zamirlerin sonuna eklenen else "başka" anlamı verir: somebody else (başka biri), nothing else (başka hiçbir şey), anywhere else (başka herhangi bir yer).
- Anyone else can apply for the position. — başka herhangi biri pozisyona başvurabilir.
- I don't need anything else. — başka hiçbir şeye ihtiyacım yok.
- Try somewhere else — this restaurant is closed. — başka bir yer dene; bu restoran kapalı.
Other / Another / The Other / Others / The Others — Beşli Sistem
YDS'nin pronoun başlığında en çok soru kazandıran ya da kaybettiren tablo budur. Aynı çeviriye sahip beş form arasında doğru olanı seçmek için iki kriter sırayla uygulanır:
- Tekil mi çoğul mu? — atıf yapılan ismin sayısı.
- Belirli mi belirsiz mi? — the varsa belirli (sınırlı bir grup içinde son kalan), yoksa belirsiz (sayı belirsiz).
Beşli Tablo
| Form | Anlam | Sıfat / Zamir | Tekil / Çoğul |
|---|---|---|---|
| another | başka biri / bir diğeri (belirsiz) | İkisi de | Tekil (kural istisnası: para/zaman/mesafe → çoğul) |
| other | diğer (belirsiz, çoğul) | Sadece sıfat | Çoğul (isim alır) |
| others | diğerleri (belirsiz) | Sadece zamir | Çoğul (isim almaz) |
| the other | geride kalan (belirli, sonuncu) | İkisi de | Tekil veya Çoğul |
| the others | geride kalanlar (belirli, sonuncular) | Sadece zamir | Çoğul (isim almaz) |
Another — Belirsiz Tekil "Bir Diğeri"
Belirli olmayan bir grupta tekil bir diğeri için another kullanılır. Hem sıfat (isim alır) hem zamir (isim almaz) görevi vardır:
- Would you like another cup of tea? — başka bir bardak çay ister misin? (sıfat görevinde, isim alır)
- One topic is global warming; another is biodiversity loss. — bir konu küresel ısınma; bir diğeri biyoçeşitlilik kaybıdır. (zamir görevinde, isim almaz)
- Another reason for the decline is the lack of investment. — düşüşün başka bir sebebi yatırım eksikliğidir.
Another — Para, Zaman ve Mesafe Önünde Çoğul ve "Daha"
Klasik kuralın istisnası: eğer another'dan sonraki isim para, zaman ya da mesafe ifadesi ise çevirisi "daha" olur ve sayı çoğullaşır:
- The construction will take another six months. — inşaat altı ay daha sürecek. (six months çoğul, ama "another" hâlâ doğru)
- She has another twenty Turkish liras. — onun 20 lira dahası var.
- The hike requires another three kilometers. — yürüyüş için 3 kilometre daha gerekiyor.
Bu istisna YDS'nin sıkça ölçtüğü bir noktadır; "other six months" gibi bir çeldirici şıkkı eler.
Other — Belirsiz Çoğul, Yalnızca Sıfat
Other sadece sıfat görevinde kullanılır; arkasından her zaman çoğul isim alır. Tek başına zamir olamaz; o işlev others'a aittir.
- Other students will join us next semester. — başka öğrenciler bize gelecek dönem katılacak.
- The committee considered other options before deciding. — komite karar vermeden önce başka seçenekleri değerlendirdi.
- ✗ Other haven't arrived yet. (yanlış — zamir görevinde olamaz)
- ✓ Others haven't arrived yet. (doğru — zamir formu)
Others — Belirsiz Çoğul, Yalnızca Zamir
Others sadece zamir görevinde kullanılır; arkasından asla isim almaz:
- Some scientists support the theory; others reject it. — bazı bilim insanları teoriyi destekliyor; diğerleri reddediyor.
- I have read these papers; do you have others? — bu makaleleri okudum; başkaları var mı?
The Other — Belirli Tekil ya da Çoğul: "Geride Kalan"
The other belirli bir grupta sayısı bilinen ve geride kalan (sonuncu) kişi/şey için kullanılır. Hem sıfat (tekil ya da çoğul isim alır) hem zamir (tekil yerine geçer) olabilir:
- I have two pens; one is blue and the other is black. — iki kalemim var; biri mavi, geride kalanı (diğeri) siyah. (zamir, tekil)
- The other car in the lot is the manager's. — park yerindeki geride kalan araba müdürünündür. (sıfat, tekil)
- The other students will arrive tomorrow. — geride kalan (diğer belirli grup) öğrenciler yarın gelecek. (sıfat, çoğul — sayısı bilinen bir grupta belirli kalanları kasteder)
The Others — Belirli Çoğul, Yalnızca Zamir
The others sadece zamir görevindedir; isim almaz; sayısı bilinen bir grupta geride kalanları çoğul olarak kasteder:
- Of the five candidates, two were accepted; the others were rejected. — beş adaydan ikisi kabul edildi; geride kalanlar reddedildi.
- One book is on the desk; the others are on the shelf. — bir kitap masada; geride kalanlar rafta.
Sayısı Bilinen Grupta "Diğerleri" Yasağı
İngiliz akademik geleneğinde sayısı bilinen bir grupta geride kalanlara others demek hatadır; doğru biçim the others'tır.
| Cümle | Doğru / Yanlış |
|---|---|
| I have three pens. One is blue, others are red and black. | Yanlış (sayısı belli — "others" değil) |
| I have three pens. One is blue, the others are red and black. | Doğru (geride kalanlar) |
| Some students work hard; others waste time. | Doğru (sayı belirsiz — "others") |
Önek + Other / Others Kalıpları
any other, no other, every other, some other, many other, several other kalıpları niceleyici (quantifier) ile birleşir; Türkçeye "herhangi başka, başka hiçbir, her ikinci, birkaç başka, birçok başka" gibi çevrilir:
- Has any other candidate applied? — başka herhangi bir aday başvurdu mu?
- There is no other way out. — başka hiçbir çıkış yolu yok.
- The bus stops every other station. — otobüs her ikinci durakta durur.
- Many other studies confirm the result. — başka birçok çalışma sonucu doğruluyor.
Anybody Else / Someone Else — Else ile Birleşim
Indefinite zamirlerin sonuna else eklendiğinde "başka" anlamı verilir. Else, another'a alternatiftir.
- Anybody else has been hired for our company. — başka herhangi biri şirketimize işe alındı.
- Nothing else matters now. — şimdi başka hiçbir şey önemli değil.
- Is there anywhere else we could go? — gidebileceğimiz başka bir yer var mı?
One After the Other / One After Another — Sırayla
İki kalıp aynı anlama gelir: "sırasıyla, teker teker":
- The patients were brought in one after another. — hastalar teker teker getirildi.
- The runners crossed the finish line one after the other. — koşucular sırayla bitiş çizgisini geçti.
Karar Şeması: Boşluktan önce/sonra (1) tekil bir konu varsa another ya da the other; (2) çoğul bir grup varsa others ya da the others; (3) sayısı bilinen ve geride kalanlardan bahsediliyorsa the other / the others; (4) belirsiz "diğer" anlamı varsa another / others; (5) cümlede "daha" anlamı + para/zaman/mesafe varsa another.
One ve Ones — Önceki İsmin Yerine Geçen Impersonal Pronoun
One ve ones, bir önceki cümlede geçen ismi tekrar etmemek için kullanılan zamirlerdir. Türkçedeki "olan, olanı, biri" karşılığını verirler.
One — Tekil Önceki İsmin Yerine
One, bir önceki tekil ismin tekrarını önler. Genellikle sıfatla beraber kullanılır:
- I prefer the blue shirt to the red one. — kırmızı olanı yerine mavi gömleği tercih ederim. ("one" = shirt)
- This proposal is more detailed than the one we submitted last year. — bu öneri geçen yıl sunduğumuzdan daha detaylı. ("one" = proposal)
- If you don't have a textbook, ask for one at the library. — bir kitabın yoksa kütüphaneden bir tane iste.
Ones — Çoğul Önceki İsmin Yerine
Ones, bir önceki çoğul ismin tekrarını önler:
- I like the dance courses in Istanbul more than the ones in New York. — İstanbul'daki dans kurslarını New York'taki olanlardan daha çok seviyorum. ("ones" = courses)
- Of all the books on the shelf, the ones on the top are mine. — raftaki tüm kitaplardan en üsttekiler benimdir.
- The new buildings are larger than the ones built in the 1980s. — yeni binalar 1980'lerde inşa edilenlerden daha büyük.
The One / The Ones — Belirli Bir Gruba Atıf
The one belirli bir gruptaki tekil bir kişi/şeyi gösterir; the ones ise aynı belirli gruptaki çoğul kişi/şeyleri:
- The one in my class wants to be a doctor. — sınıfımdaki o kişi (öğrenci) doktor olmak istiyor.
- The ones who arrived early got the best seats. — erken gelenler en iyi yerleri kaptı.
One vs The One Ayrımı
One belirsiz "biri" demektir; sınırsız bir gruptan belirsiz bir kişi/şey kasteder. The one belirli bir grup içinde "o belirli kişi/şey" demektir, ama yine kim olduğunu söylemeyiz; bağlam belirler.
| One — Belirsiz | The One — Belirli Grup |
|---|---|
| One wants to visit us tonight. (Biri bizi ziyarete gelmek istiyor — kim olduğunu bilmiyoruz, dünyadaki herhangi biri.) | The one in my class wants to be a doctor. (Sınıfımdakilerden biri doktor olmak istiyor — sınıf belirli bir grup, kişi belirsiz.) |
One of + Plural Noun — Tekil Fiil
One of kalıbı, bir grup içindeki tekil bir kişi/şeyi seçer. Çoğul isim alır ama tekil fiille eşlenir; sahiplik durumunda his / her / one's ile devam eder:
- One of my students is from Kütahya. — öğrencilerimden biri Kütahyalıdır.
- One of the candidates has withdrawn her application. — adaylardan biri başvurusunu geri çekti.
- One of the buildings collapsed during the earthquake. — depremde binalardan biri yıkıldı.
Tuzak: One of'tan sonra çoğul isim gelir ama fiil tekildir. Aday "one of my students are" şeklinde uyumsuz çekim yapma riski taşır. Doğru: "one of my students is". Aynı şekilde sahiplik geri dönüşü tekildir: "one of his colleagues has shared her findings" — "their" çoğul referansı yanlış olur (one of -> tekil).
Of + One of His + Plural Noun — Akademik Kalıp
YDS cloze testlerinin sıkça ölçtüğü ileri yapı: of + one of + sahiplik sıfatı + çoğul isim. Buradaki referans tekildir; çünkü "biri" anlamı vardır:
- The professor mentioned the work of one of his students. — profesör öğrencilerinden birinin çalışmasından bahsetti.
- The article cites the findings of one of her colleagues. — makale, meslektaşlarından birinin bulgularından alıntı yapıyor.
Bu yapı ilk bakışta "of + nesne zamiri" kuralı gibi görünür; ancak of'tan sonra one of + possessive adjective + isim kalıbı geldiği için possessive adjective doğru tercihtir.
Preposition Sonrası Zamir Seçimi — Of'a Özel Kural
YDS'nin pronoun başlığında en mekanik soru tipi preposition + zamir seçimidir. Aday için tek bir refleks yeterlidir, ama ÖSYM bu refleksin %20'lik istisnasını ölçer.
Genel Kural: %80'de Object Pronoun
Preposition'dan (at, on, in, of, from, by, with, for, to, about, through, between, among, despite, regarding) sonra object pronoun (me, you, him, her, it, us, them) gelir. Cümlelerin yaklaşık %80'i bu kuralı uygular:
- The conclusions are based on them.
- The committee voted against him.
- I bought the book from her.
- She presented the data to us.
İstisna 1: Of + Possessive Pronoun (Of'tan Sonra)
"of" preposition'ından sonra possessive pronoun (mine, yours, his, hers, ours, theirs) gelirse anlam "benim ... benimkiler arasından biri" olur. Bu yapı "a friend of mine" kalıbının ters çevrilmiş hâlidir:
| Cümle | Anlam |
|---|---|
| Some of them arrived early. | Onların birkaçı erken geldi. (object pronoun) |
| Some friends of theirs arrived early. | Onların birkaç arkadaşı erken geldi. (possessive pronoun — "of theirs" = onların) |
| A colleague of his wrote the paper. | Onun bir meslektaşı makaleyi yazdı. |
İstisna 2: Of + Reflexive Pronoun (Vurgu)
Bazı durumlarda "of" + reflexive pronoun (myself, himself, themselves) yapısı vurgu için kullanılır. Buradaki anlam "kendisi tarafından yapılmış, kendisinden":
- The decision was made independently of himself. — karar onun bağımsız iradesi dışında verildi (nadir kullanım).
- She thought less of herself after the failure. — başarısızlıktan sonra kendisi hakkında daha az iyi düşündü. (kalıp ifade)
İstisna 3: Reflexive Yerine Preposition + Object Yapısı
Bazı kalıp ifadelerde, mantıken refleksif gerekmesine rağmen, "with him / for her" gibi nesne zamiri tercih edilir. Bu kalıpsal yazıştır; kuralla değil ezberle çözülür:
- He carries his passport with him. ("with himself" değil) — pasaportunu yanında taşır.
- She always has a book with her. — yanında her zaman bir kitap olur.
- The professor closed the door behind him. — profesör kapıyı arkasından kapattı.
Bu yapılarda "himself / herself / themselves" yanlıştır; kalıp preposition + object pronoun'u zorunlu kılar.
Tek Pratik Çözüm Şeması
| Cümle Yapısı | Doğru Form |
|---|---|
| Preposition + zamir (özne ile aynı kişi DEĞİL) | Object pronoun (me, him, them) |
| Preposition + zamir (özne ile aynı kişi) | Reflexive (myself, himself, themselves) |
| İsim + of + zamir (sahiplik anlamı) | Possessive pronoun (mine, his, theirs) |
| By + zamir (yalnız başına) | Reflexive (by himself) |
| On + zamir + own (yalnız başına) | Possessive adjective (on his own) |
YDS İpucu: Şıklarda yan yana him / himself / his / mine görüyorsan, üç soruyu sırayla sor: (1) Boşluktan önce preposition var mı? (2) Özne ile boşluk aynı kişi mi? (3) Boşluğun arkasında isim var mı? Yanıtları sırayla işaretleyince doğru cevap kendiliğinden ortaya çıkar.
It Sahte Özne ve There Is/Are — "Var / Vardır" Anlamı
İngilizce, Türkçeden farklı olarak özne hiçbir gerçek ismi taşımasa bile cümleyi öznesiz bırakmaz. Bu yüzden "yağmur yağıyor", "saat 3" gibi ifadelerde it sahte (dummy) özne olarak kullanılır. Aynı şekilde "vardır / yoktur" kalıbı için there is / there are kullanılır.
Dummy It — Hava, Saat, Mesafe, Genel Yargı
It, gerçek bir referansı olmayan ama dilbilgisel olarak özne gereken durumlarda yer alır:
- It is raining. — yağmur yağıyor.
- It is six o'clock. — saat altı.
- It is two kilometers from here. — buradan iki kilometre.
- It seems unlikely that the deal will close. — anlaşmanın kapanma olasılığı düşük görünüyor.
- It takes courage to admit a mistake. — hatayı kabul etmek cesaret gerektirir.
It Is + Adjective + To V1 — Genel Yargı Kalıbı
Akademik metinlerde "it is + sıfat + to + V1" kalıbı sıkça görülür; konu cümleyi genelleştirir:
- It is important to recognize that the data is preliminary. — verilerin ön nitelikli olduğunu kabul etmek önemlidir.
- It is difficult to predict economic recessions. — ekonomik durgunlukları tahmin etmek zordur.
- It is essential to follow the protocol. — protokole uymak şarttır.
There Is / There Are — "Var / Vardır" Kullanımı
"... var / vardır" anlamı için there is (tekil) ve there are (çoğul) kullanılır. Buradaki there yer zarfı değildir; kalıbın bir parçasıdır.
- There is a problem with the data. — verilerle ilgili bir sorun var.
- There are many factors influencing the outcome. — sonucu etkileyen birçok faktör var.
- There has been a recent decline in birth rates. — son zamanlarda doğum oranlarında düşüş yaşandı (var oldu).
- There have been several attempts to solve the problem. — sorunu çözmek için birkaç girişim yapıldı.
It Is vs There Is — Sıkça Karıştırılan Ayrım
YDS'de cloze testlerinde aday it is ile there is arasında seçim yapmak zorunda kalır. Karar şeması:
| Anlam | Kullanım |
|---|---|
| "... var / vardır" (varlığı bildiriyoruz) | there is / there are |
| "... önemli, zor, garip, açıktır" (genel yargı) | it is |
| Hava durumu, saat, mesafe | it is |
| Sayılı veya sayısız bir şeyin varlığı | there is / there are |
YDS İpucu: Cümlede "many of, several of, various of, multiple of" gibi miktar ifadelerinin başında "vardır" anlamı varsa there are kullanılır. "It is many of" hatalıdır. Cümle "... vardır / mevcuttur" anlamını veriyorsa, dummy it değil, there kalıbı doğrudur.
It Cleft Yapısı — Vurgulu Cümle
It is / It was + vurgulanan kısım + that kalıbı, cümlede belirli bir öğeyi öne çıkarır:
- It was her dedication that impressed the committee. — komiteyi etkileyen şey onun özverisi idi.
- It is only through experimentation that we discover new principles. — yeni ilkeleri keşfettiğimiz tek yol denemedir.
Bu yapı YDS reading sorularında ve restatement sorularında sıkça görülür; vurgu cümleyi normal SVO'dan farklı yapar.
Yaygın Tuzaklar ve Yapılması Gerekenler
YDS pronoun sorularında ÖSYM'nin sıkça koyduğu çeldiriciler ve aday hatalarının altın kuralları:
Tuzak 1: Each Other ile Themselves Karıştırma
- ✗ The two scientists supported themselves. (her biri kendisini destekledi — anlam yanlış)
- ✓ The two scientists supported each other. (birbirini destekledi)
Tuzak 2: No One Doesn't — Çift Olumsuzluk
- ✗ No one doesn't know the answer. (yanlış — çift olumsuzluk)
- ✓ No one knows the answer. (doğru — "no one" zaten olumsuzluk taşır)
Tuzak 3: One of My Students Are — Sayı Uyumu
- ✗ One of my students are from Kütahya.
- ✓ One of my students is from Kütahya. ("one" tekil, fiil tekil)
Tuzak 4: A Friend of My — Of Sonrası Adjective
- ✗ A friend of my recently moved.
- ✓ A friend of mine recently moved. ("of" sonrası possessive pronoun — mine)
Tuzak 5: Other Students Yerine Others Students
- ✗ Others students will arrive tomorrow.
- ✓ Other students will arrive tomorrow. ("other" sıfat, isim alır; "others" zamir, isim almaz)
Tuzak 6: This Books / These Book — Sayı Uyumu
- ✗ This books are interesting.
- ✓ These books are interesting.
- ✗ These book is mine.
- ✓ This book is mine.
Tuzak 7: It vs There — Vardır Anlamı
- ✗ It is many factors influencing the outcome.
- ✓ There are many factors influencing the outcome.
Tuzak 8: This of / These of — Yanlış Karşılaştırma Kalıbı
- ✗ The economy of Germany is stronger than this of France.
- ✓ The economy of Germany is stronger than that of France. (this of / these of yapısı yoktur — yalnızca that of / those of)
Tuzak 9: On Himself Yerine On His Own
- ✗ The student finished the project on himself.
- ✓ The student finished the project on his own. (on + adjective + own)
- ✓ The student finished the project by himself. (by + reflexive)
Tuzak 10: Each Other Sahiplik için 's Yokluğu
- ✗ The two universities respect each other traditions.
- ✓ The two universities respect each other's traditions. (sahiplik için 's zorunlu)
Tuzak 11: Another + Çoğul İsim (Genel Hata)
- ✗ Another students will join us. (genel kural — another tekil ister)
- ✓ Other students will join us.
- ✓ The construction will take another six months. (istisna — para/zaman/mesafe önünde another çoğul ile birlikte "daha" anlamı verir)
Tuzak 12: Indefinite + Plural Verb
- ✗ Everybody are happy.
- ✓ Everybody is happy. (everybody tekil fiil ister)
- ✓ Everybody has their own opinion. (modern kullanım — fiil tekil, takip eden zamir çoğul olabilir)
Genel Kural: Pronoun sorularında çeviriden çok biçim ve uyum sorgulanır. "Bunun çevirisi 'biri' miydi 'diğeri' miydi" sorusu yerine "arkasından isim alıyor mu, tekil mi çoğul mu, preposition'dan sonra mı" sorusunu sor — yanıtlar mekanik gelir.
Çözüm Stratejisi — Üç Adımlı Sistematik Yaklaşım
YDS pronoun sorularında doğru cevaba ulaşmanın en güvenilir yolu üç adımlı bir kontrol listesidir. Şıklara bakmadan önce ya da hemen baktıktan sonra şu üç soruyu sırayla sor:
Adım 1: Boşluğun Referansını Bul
Boşluk hangi ismin yerine geçiyor? Bu isim cümlenin neresinde duruyor?
- Önceki cümlede mi geçti?
- Aynı cümle içinde özne mi, nesne mi?
- Cansız mı (it / its / they / their) yoksa canlı mı (he / she / his / her / they / their)?
- Tekil mi çoğul mu?
Adım 2: Boşluğun Pozisyonunu Belirle
Cümlede boşluk hangi konumda?
- Özne konumunda (fiilden önce) → subject pronoun (he, she, they)
- Nesne konumunda (fiilden sonra) → object pronoun (him, her, them) ya da reflexive (özne ile aynıysa)
- Preposition'dan sonra → object pronoun (him, her, them) %80 ya da reflexive %20
- İsimden önce (boşluktan sonra isim var) → possessive adjective (his, her, their) ya da this/that/these/those
- İsimsiz (boşluktan sonra fiil veya nokta) → possessive pronoun (mine, his, theirs) ya da demonstrative pronoun
Adım 3: Tetikleyiciyi Tara
Cümlede özel bir tetikleyici var mı?
- by + zamir → reflexive (by himself, by themselves)
- on + adj + own → possessive adjective (on his own)
- each / one another → reciprocal pronoun
- than / similar to / different from + of → that of / those of
- of + zamir (sahiplik anlamı) → possessive pronoun (mine, his, theirs)
- another + para/zaman/mesafe → another + çoğul isim, anlam "daha"
- no + zamir + olumsuz fiil → çift olumsuzluk yasağı, fiil olumlu çekimlenir
- everybody / somebody → tekil fiil ama takip eden zamir their olabilir
Pratik Refleks: "Bu zamir hangi isim yerine geçiyor + hangi konumda + hangi tetikleyici var?" — bu üç soruyu yanıtlamadan şıklara bakma. Üçüne yanıt verince doğru şık kendiliğinden ortaya çıkar.
Şık Eleme Şeması
| Şıkta Görüyorsan | Doğru Bağlam |
|---|---|
| him / her / them | Preposition sonrası, fiil nesnesi |
| his / her / their | İsim önünde sahiplik |
| mine / his / hers / theirs | İsimsiz sahiplik (fiil sonrası, of sonrası) |
| himself / themselves | Özne = nesne / by + zamir / vurgu |
| each other / one another | İki ya da daha fazla taraf, karşılıklı |
| that of / those of | Karşılaştırma + of |
| another | Belirsiz tekil (ya da para/zaman/mesafe önünde "daha") |
| others / the others | Çoğul, isim yok ("others" belirsiz, "the others" geride kalanlar) |
| one / ones | Önceki ismin tekrarını önler |
Çözümlü Sentence Completion Örnekleri
Aşağıdaki örnekler YDS'nin standart sentence completion ve cloze test formatına uygun olarak hazırlanmıştır. Her birinde üç adımı uygulayarak doğru cevaba nasıl ulaşılacağını göreceksiniz.
Örnek 1 — Preposition Sonrası Object Pronoun
Jerry and Jimmy asked me to join their gang, but I didn't like Jimmy; because of ----, I declined.
A) he
B) himself
C) his
D) him
E) hers
Çözüm: "because of" bir preposition kalıbıdır; sonrasında object pronoun gelir. Referans "Jimmy" — erkek, tekil; he'nin object zamir karşılığı him. "Onun yüzünden" anlamı doğrudur. Cevap: D) him.
Örnek 2 — Reflexive Yerine Object
As I watched the football match, I wished I could ---- in the stadium.
A) be myself
B) be himself
C) ourselves be
D) be them
E) be I
Çözüm: "I wished I could be ..." yapısında özne ve potansiyel nesne aynı kişi (I). Aynı kişiyi vurgulamak için reflexive kullanılır. "Stadyumda kendim olmayı diledim" anlamı için myself doğrudur. Cevap: A) be myself.
Örnek 3 — On Their Own / By Themselves
The young children standing by the bus stop are too young to go to the shop ----.
A) themselves
B) by them
C) on their own
D) on themselves
E) by their own
Çözüm: "Yalnız başlarına markete gidecek kadar büyük değiller" anlamı için by themselves ya da on their own kalıbı gerekir. "on themselves" ve "by their own" yanlış formdur (D ve E elenir). "by them" yalnızlık anlamı vermez (B elenir). "themselves" tek başına "yalnız başına" anlamı vermez; by ya da kalıp ifade gerekir (A elenir). Cevap: C) on their own.
Örnek 4 — That of Karşılaştırma
The architectural style of the new museum is similar to ---- the historic building next to it.
A) this of
B) these of
C) that of
D) those of
E) one of
Çözüm: Karşılaştırılan isim "the architectural style" — tekil. "similar to" karşılaştırma sinyali. Boşluktan sonra "of" preposition'ı geliyor. Karşılaştırma kalıbı tekil isim için "that of". "this of" ve "these of" yapıları yoktur. "one of" yanlış kalıp. Cevap: C) that of.
Örnek 5 — One of His + Plural Noun
The professor cited the findings of ---- colleagues whose research had recently been published.
A) one his
B) one of his
C) ones of him
D) one his own
E) himself's
Çözüm: "meslektaşlarından birinin bulguları" anlamı; çoğul gruptan tekil bir kişi seçimi için "one of his + plural noun" kalıbı kullanılır. "one his" eksik (B doğru, A yanlış). "ones of him" yanlış kalıp. "one his own" anlamsız. "himself's" diye bir form yok. Cevap: B) one of his.
Çözümlü Sentence Completion Örnekleri (Devam: 6-10)
İlk beş örnekte preposition + object, reflexive, by + reflexive, that of, one of his + plural noun kalıpları işlendi. Sonraki beş örnek reciprocal, another, the others, there are/those of varyantlarını sergiler.
Örnek 6 — Each Other vs Themselves
The two competing companies finally agreed to share data with ---- in order to advance the joint project.
A) themselves
B) each other
C) ourselves
D) one's own
E) others
Çözüm: İki şirket veri paylaşıyor — karşılıklı eylem. "themselves" "her şirket kendisiyle veri paylaştı" anlamı verir (mantıksız). "each other" "birbiriyle" anlamı verir, doğru. "ourselves" yanlış kişi. "one's own" yanlış kalıp. "others" "diğerleri" anlamı verir, eksik. Cevap: B) each other.
Örnek 7 — Another + Time Period
The construction of the new bridge will take ---- two years before it can be opened to traffic.
A) other
B) the other
C) others
D) another
E) the others
Çözüm: "two years" zaman ifadesi; "... iki yıl daha sürecek" anlamı. Para/zaman/mesafe önünde "another" kullanılır ve çoğul isim alır. "other two years" yanlış (sıfat tek başına "two years" almıyor anlamca). "others" zamir, isim almaz. Cevap: D) another.
Örnek 8 — The Others (Geride Kalanlar)
Of the five buses to Izmir, this one is the most comfortable; ---- have older seats and no air conditioning.
A) other
B) others
C) the other
D) the others
E) another
Çözüm: "Beş otobüsten" — sayı belli (5), grup kapalı. Bu otobüs en konforlu, geride kalanlar daha kötü. Belirli grupta geride kalanlar için "the others" kullanılır. "others" belirsiz olur, sayı belli olduğu için yanlış. "the other" tekil olur, geride kalan tek otobüs varsa kullanılır. Burada 4 otobüs geride kalmış, çoğul. Cevap: D) the others.
Örnek 9 — There Are vs It Is
As you may know, ---- many varieties of Japanese, but recently there has been a tendency for people to adopt Standard Japanese.
A) it is
B) its are
C) those of
D) there are
E) one of
Çözüm: "Japoncanın çok sayıda türü vardır" anlamı — varlık ifade ediyor. "vardır" için "there are" (çoğul: many varieties). "it is" hava/yargı için kullanılır. "its are" yapısı yok. "those of" karşılaştırma için. "one of" eksik kalıp. Cümlenin devamında "there has been" zaten benzer kalıp kullanılmış — paralellik de doğrular. Cevap: D) there are.
Örnek 10 — Demonstrative Sayı Uyumu
The dance courses in Istanbul are far more advanced than ---- in New York.
A) that
B) those
C) this
D) it's
E) others of
Çözüm: Karşılaştırılan isim "dance courses" — çoğul. "more advanced than" karşılaştırma sinyali. Boşluktan sonra "of" YOK, sadece "in New York". Bu durumda "those" demonstrative pronoun olarak çoğul ismin yerine geçer; "those in New York" = "New York'taki olanlar". "that" tekil olur, yanlış. "this" tekil olur, yanlış. "it's" yapı uyumsuz. "others of" yanlış kalıp. Cevap: B) those.
Son YDS İpucu: Pronoun sorularında doğru cevabı bulmanın anahtarı, "çevirisi ne demek" sorusu yerine "boşluğun konumu, referansı ve tetikleyicisi ne" sorusunu sormaktır. Üç adımı sırayla uyguladığında, panik anında bile doğru şık kendiliğinden ortaya çıkar — bu mekanik refleks YDS'de en güvenilir yöntemdir.
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- Pronoun sorularında üç adım sırayla uygulanır: (1) boşluğun referansı, (2) konumu (özne/nesne/preposition sonrası/isim önü), (3) cümledeki özel tetikleyici (by, on own, of, that of, another + zaman). Çevirisini bilmek tek başına yeterli değildir.
- Subject pronouns (I, he, she, they) yalnızca özne konumunda kullanılır; nesne ya da preposition sonrasında object pronoun (me, him, her, them) zorunludur. Preposition + object pronoun yaklaşık %80 ihtimalle doğru cevaptır.
- Possessive adjective (my, his, their) arkasından mutlaka isim ister (my book); possessive pronoun (mine, his, theirs) asla isim almaz (this is mine). Boşluktan sonra isim varsa adjective, yoksa pronoun seçilir.
- A friend of mine, a colleague of his gibi kalıplarda "of" sonrası possessive pronoun (mine, hers, theirs) gelir; possessive adjective (my, her, their) yanlıştır. His hem adjective hem pronoun olarak aynı biçim kullanır.
- Reflexive pronouns (myself, himself, themselves) iki yerde kullanılır: (1) özne ve nesne aynı kişi olduğunda, (2) vurgu için. by + reflexive (by himself) ile on + adjective + own (on his own) eş anlamlıdır; her ikisi de "yalnız başına" anlamı verir.
- On himself, by his own gibi karışık formlar yanlıştır. Doğru biçim: by myself / by themselves (reflexive) ya da on my own / on their own (adjective + own). Bu iki kalıp birbirinin yerine kullanılabilir.
- Each other ve one another karşılıklılık zamirleridir. Klasik kural ikiyi (each other) ile üç+ (one another) ayırır; modern kullanımda fark silinmiştir. Sahiplik için 's eklenir: each other's notes, one another's ideas.
- Each other themselves ile karıştırılmamalıdır. "The students talked to themselves" = her öğrenci kendi kendine konuştu; "The students talked to each other" = öğrenciler birbirleriyle konuştu.
- This / that tekil isim alır; these / those çoğul isim alır. Karşılaştırma cümlelerinde önceki tekil isim için "that of", çoğul isim için "those of" kullanılır. "This of / these of" yapıları yoktur.
- Indefinite pronouns (everybody, somebody, nobody, anybody) anlamca çoğul gibi gelse de fiil çekimi tekildir (everybody is). Modern İngilizcede takip eden zamirde their / them kullanılabilir (everybody has their own opinion).
- No, nothing, nobody, never gibi olumsuzluk taşıyıcıları aynı cümlede ikinci olumsuz birim almaz; çift olumsuzluk yasağı vardır. "Nobody knows nothing" yanlış; "Nobody knows anything" doğru.
- Some- olumlu cümlelerde, any- olumsuz/soru/olumlu (herhangi) cümlelerde, no- olumlu çekimle birlikte olumsuzlaştırıcı, every- tekil fiille tekil çekimde kullanılır. "Don't go anywhere" doğru, "Don't go nowhere" yanlış.
- Other / another / the other / others / the others beşlisi iki kriterle ayrılır: tekil-çoğul ve belirli-belirsiz. Another tekil belirsiz; other çoğul belirsiz sıfat; others çoğul belirsiz zamir; the other belirli geride kalan (tekil ya da çoğul); the others belirli çoğul zamir.
- Another'ın istisnası: para, zaman ya da mesafe önünde çevirisi "daha" olur ve çoğul isim alır (another six months, another twenty liras, another three kilometers). Bu kalıp YDS'de sıkça ölçülür.
- Sayısı bilinen bir grupta geride kalanlar için "others" değil, "the others" zorunludur. "I have three pens; one is blue, the others are red and black" doğru; "others are red and black" yanlıştır çünkü grup belirli.
- One ve ones önceki ismin yerine geçer; one tekil, ones çoğul. One of + plural noun + tekil fiil yapısı (one of my students is) en sık karıştırılan sayı uyumudur — fiil tekildir.
- It dummy özne olarak hava, saat, mesafe ve genel yargılarda kullanılır (it is raining, it is two o'clock, it is essential to). "Vardır / mevcuttur" anlamı için "there is / there are" zorunludur; "it is many of" yanlıştır.
- Şıklarda yan yana him / himself / his / mine görüldüğünde üç soru sırayla sorulmalıdır: (1) preposition var mı, (2) özne ile boşluk aynı kişi mi, (3) boşluğun arkasında isim var mı. Yanıtlar mekanik olarak doğru şıkkı verir.
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
YDS Grammar — Pronouns (Zamirler) konusu YDS sınavında çıkar mı?
Evet, YDS Grammar — Pronouns (Zamirler) konusu YDS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
YDS Grammar — Pronouns (Zamirler) konusunda test çözebilir miyim?
Evet, YDS Grammar — Pronouns (Zamirler) konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 16.000+ soru ve 474 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.