İçindekiler (9 bölüm)
1Sözcükte Anlam Türleri
Bir sözcük önce tek bir anlamla dilde yer alır; zamanla yeni bağlamlar ve kullanımlar kazanarak birden fazla anlam taşımaya başlar. Bu sürecin sonucunda ortaya çıkan anlam türleri şunlardır:
| Anlam Türü | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Temel (Gerçek) Anlam | Sözcüğü duyunca akla gelen ilk anlam | Gözleri iyi görmüyor. (görme organı) |
| Yan Anlam | Temel anlama benzerlik ilgisiyle bağlı ikinci anlam | Masanın gözünde kalem var. (çukur → göze benzer) |
| Mecaz Anlam | Temel anlam tamamen terk edilerek kazanılan yepyeni anlam | Bu tavırları yüzünden göze batıyor. (dikkat çekiyor) |
| Terim Anlam | Bir bilim, sanat ya da spor dalına özgü kullanım | Oyuncu topu taca attı. (futbol terimi) |
KPSS İpucu: Yan anlam ile mecaz anlam arasındaki fark şudur: yan anlamda sözcük temel anlamıyla bağını korur (benzerlik ilgisi vardır); mecaz anlamda bu bağ tamamen kopmuştur, sözcük sıfırdan yeni bir anlam kazanmıştır. Sınavda "Bu anlam hangi türdür?" biçiminde sorulur.
2Anlam İlişkilerine Göre Sözcük Türleri
Sözcükler birbirleriyle anlam ilişkisi bakımından farklı kategorilere girer:
Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
Yazılışları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir. Aynı cümlede birlikte kullanılamazlar; birlikte kullanılırsa gereksiz sözcük kaynaklı anlatım bozukluğu oluşur.
- gök = sema, ıslak = yaş, ihtiyar = yaşlı, mutlu = bahtiyar
- Adam mutlu ve bahtiyar biriydi. → bozuk; biri gereksiz
Yakın Anlamlı Sözcükler
Anlamları birbirinin tıpatıp aynısı değil, birbiriyle yakın olan sözcüklerdir. Birbirinin yerine her zaman kullanılamazlar; nüansları önemlidir.
- iri / büyük: "büyük" normali aşmak; "iri" söz konusu nesneye göre biraz fazla olmak
- yalan / yanlış: yalan bile bile uydurulmuştur; yanlış farkında olmadan yapılmıştır
- geniş / bol: "geniş" mekân için; "bol" giysi için kullanılır
Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerdir. Bir sözcüğün birden fazla anlamı olmasından farklıdır; bu sözcükler kökten ayrıdır.
- yaz: mevsim / yazmak eylemi
- çay: içecek / küçük akarsu
- yüz: yüzmek eylemi / sayı (100) / yüz organı — 3 ayrı anlam, 3 ayrı köken
- at: hayvan / atmak eylemi
- ben: zamir / vücuttaki leke
- saz: çalgı / bitki
Dikkat: Düzeltme işareti taşıyan sözcükler sesteş sayılmaz. kar (yağış) ile kâr (kazanç) yazılışları farklıdır — sesteş değil. Aynı şekilde hala (babanın kız kardeşi) ile hâlâ (henüz) sesteş değildir. Sınavda bu ayrıma dikkat edin.
Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler
Anlamları birbirinin tam karşısında olan sözcüklerdir. Olumsuzluk zıtlık yaratmaz.
Dikkat: "Gelmek"in zıttı "gelmemek" değil, "gitmek"tir. Olumsuz biçim zıt anlam değildir. Sınavda "zıt anlamlısı nedir?" sorusunda cümle içinde değerlendirin: "dolmuştan inmek"in zıttı "binmek"; "merdivenlerden inmek"in zıttı "çıkmak"tır. Cümle bağlamı belirleyicidir.
3Anlam Değişmeleri (Anlam Olayları)
Sözcükler zaman içinde köklü anlam değişikliklerine uğrayabilir. Bu değişmelerin dört türü sınavda önemlidir:
| Değişme Türü | Açıklama | Örnekler |
|---|---|---|
| Anlam Daralması | Eskiden geniş kapsamlı olan sözcük bugün dar bir anlam taşır | Oğul (eskiden: kız + erkek çocuk → bugün: yalnızca erkek çocuk); Yemiş (eskiden: tüm meyveler → bugün: yalnızca incir); dabar (eskiden: her türlü mal → bugün: küçükbaş hayvan sürüsü) |
| Anlam Genişlemesi | Eskiden dar kapsamlı olan sözcük bugün geniş anlam taşır | Yıldız (eskiden: yalnızca gök cismi → bugün: ünlü kişi de); araba (eskiden: yalnızca atlı taşıt → bugün: her türlü kara taşıtı) |
| Anlam Kötüleşmesi | Eskiden olumlu anlam taşıyan sözcük bugün olumsuz anlam taşır | Abdal (eskiden: ermiş kişi → bugün: aptal) |
| Anlam İyileşmesi | Eskiden olumsuz anlam taşıyan sözcük bugün olumlu anlam taşır | Marşal (eskiden: at bakıcısı → bugün: en yüksek askeri rütbe); Yavuz (eski Türkçe kötü/fena anlamındaki "yabız"dan → bugün: cesur, yiğit) |
KPSS İpucu: Anlam olayları soruları genellikle "hangi sözcükte anlam daralması / genişlemesi vardır?" biçiminde gelir. Oğul, yemiş, yıldız ve araba örnekleri en sık sınananlardır; bunları ezberleyin.
4Deyim Aktarması
Deyim aktarması, bir sözcüğün gerçek anlamının dışında, başka bir varlık ya da duyguyla benzerlik ya da ilgi kurularak kullanılmasıdır. Sınavda en çok çıkan türleri şunlardır:
İnsandan Doğaya Aktarma (Kişileştirme)
İnsana ait bir özellik doğadaki bir varlığa yüklenir. Tüm kişileştirmeler bu kapsamdadır.
- Ağaçlar fısıldıyordu. → fısıldamak insana ait → ağaca aktarılmış
- Rüzgar en işli namelerle şarkısını söylüyor. → şarkı söylemek insana ait
Doğadan İnsana Aktarma
Doğadaki bir varlığa ait özellik insana yüklenir.
- Amcam olayı duyunca kükredi. → kükremek aslana aittir; insana uygulanmış
- Gençliğinde dalgalanıp yaşlandıkça duruldu. → dalgalanmak, durulmak denize ait
İnsandan Eşyaya Aktarma
İnsana ait bir özellik cansız bir nesneye yüklenir.
- Kör makas kumaşı kesmedi. → kör insana aittir; makasa aktarılmış (kesmeyen anlamında)
- Dilli kapı zili sürekli çalıyor. → dilli insana ait; zile aktarılmış
Duyudan Duyuya Aktarma (Duyu Aktarması)
Bir duyu organıyla algılanan kavram, başka bir duyu organıyla ifade edilir.
- İçeriden acı bir çığlık geldi. → çığlık işitme; acı tatma → tatmadan işitmeye aktarma
- Sıcak bir gülümseme. → gülümseme görme; sıcak dokunma → dokunmadan görmeye aktarma
- Keskin koku geliyor. → koku koklama; keskin dokunma
- Acı bir fren sesi duyuldu. → acı tatma; fren sesi işitme → tatmadan işitmeye aktarma
KPSS İpucu: "Deyim aktarması" denince deyim (kulak vermek, pot kırmak vb.) aklınıza gelmesin. Deyim aktarması bir anlam bilimi terimidir; sözcüklerin taşındığı anlatım biçimidir. İnsandan doğaya aktarma her zaman kişileştirmedir. Sınavda "kör makas / dilli zil" gibi örnekler insandan eşyaya aktarmadır — bunun için "kişileştirme" demek yanlıştır, kişileştirme yalnızca doğa/nesnelere insani duygu yüklenmesidir.
5Ad Aktarması (Mecazi Mürsel)
Benzetme amacı gütmeksizin bir sözcüğün yerine, aralarında mantıksal ilgi bulunan başka bir sözcük kullanılmasıdır. Beş ana ilgi türü vardır:
İç–Dış İlgisi
İçi söylenecek yerde dışı ya da dışı söylenecek yerde içi söylenir.
- Tabağını bitir. → tabak dışta; aslında içindeki yemek kastediliyor
- Sobayı yaktım. → soba dışta; içindeki odun / kömür kastediliyor
- Ayakkabılarını çıkar, öyle gir. → ayak yerine ayakkabı söylenmiş
Sanatçı–Eser İlgisi
Eser söylenecek yerde sanatçı ya da sanatçı söylenecek yerde eser adı kullanılır.
- Dün akşam Peyami Safa okudum. → Peyami Safa sanatçı; aslında eseri kastediliyor
Yer–Orada Yaşayanlar İlgisi
Yerin adı söylenerek orada yaşayanlar kastedilir.
- Ankara şampiyonluğu sokaklarda kutluyor. → Ankara halkı kastediliyor
- Kremlin olaya tepkili. → sarayda yaşayan devlet yöneticileri kastediliyor
Parça–Bütün İlgisi
Bir şeyin parçası söylenerek bütünü ya da tam tersi kastedilir.
- Bir çift kanat havalandı. → kanat parça; aslında kuş (bütün) kastediliyor
- Galatasaray'a bir sol ayak lazım. → sol ayak parça; sol ayağı iyi kullanan futbolcu (bütün) kastediliyor
Neden–Sonuç İlgisi
Neden söylenecek yerde sonuç ya da sonuç söylenecek yerde neden kullanılır.
- Gökten ölüm yağıyor. → bomba neden, ölüm sonuç; sonucu söyleyerek nedeni kastetmiş
6Dolaylama, Güzel Adlandırma, Kinaye ve Tariz
Bu anlam sanatları sınavda karıştırıldığı için dikkatli öğrenilmelidir.
Dolaylama
Tek sözcükle söylenebilecek bir kavramı birden fazla sözcükle anlatmaktır.
- Tüfek → delikli demir; yazar → kalemşor; sinema → beyaz perde; televizyon → aptal kutusu
- Kaleci → file bekçisi; İstanbul → yedi tepeli şehir; Haliç → altın boynuz
Güzel Adlandırma
Kötü, üzücü ya da çirkin bulunan bir kavramı daha hoş bir biçimde söylemektir. Dolaylamadan farkı: burada kötü bir kavram yumuşatılmaktadır.
- Kör → görme engelli; ölmek → Hakk'ın rahmetine kavuşmak; verem → ince hastalık
Kinaye
Bir sözcüğün ya da cümlenin hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılmasıdır; ancak kastın mecaz anlam olduğu bellidir.
- Onun kapısı herkese açıktır. → kapı gerçek anlamda açık olabilir; asıl kasıt misafirseverlik
- Onun kafası kalındır. → kafa kalın olabilir; asıl kasıt anlayış güçlüğü
- Son günlerde burnu büyümüş, kimseyi beğenmiyor. → burun büyüyebilir; asıl kasıt kibirlilik
Dikkat: Kinaye ile tariz (kinayeli söyleyiş/ironi) farklıdır.
Kinaye: Sözcük hem gerçek hem mecaz anlamda okunabilir; iki anlam bir arada var. Onun kapısı herkese açıktır — kapı gerçekten açık olabilir, aynı zamanda misafirperver demek.
Tariz: Söylenen ile kastedilen birbirinin tam ZITTIdır; iğneleme vardır. O kadar zeki ki bu basit soruyu bile çözemedi. → aslında zeki değil, beceriksiz; O kadar çok çalıştı ki dersten kaldı → aslında çalışmadı. Sınavda tariz genellikle "O kadar ... ki..." kalıbıyla gelir.
Benzetme (Teşbih)
Temel dört öge: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme edatı, benzetme yönü. İkisi bulunursa benzetme oluşur; dördü de bulunursa tam benzetme (teşbih-i mufassal) olur.
- Aslan gibi güçlü çocuk. → çocuk (benzeyen), aslan (kendisine benzetilen), gibi (edat), güçlü (yön) → tam benzetme
- Gül yüzü. → iki öge (benzeyen + kendisine benzetilen) → kısa benzetme (teşbih-i beliğ)
7Somutlaştırma, Soyutlaştırma, Genel–Özel Anlam, Nicel–Nitel
Sınavda bu kavramlar doğrudan ya da cümle içindeki kullanım biçimiyle sorulur.
Somutlaştırma
Soyut bir kavramın somutmuş gibi kullanılmasıdır (beş duyuyla algılanabilir hale getirilir).
- Aşk kapıyı çalınca anlamışım. → aşk soyut; kapı çalmak somut eylem → soyut kavram somutlaştırılmış
- Korku bir kara tren gibi geliyor. → korku soyut; tren somut
Soyutlaştırma
Somut bir kavramın soyutmuş gibi kullanılmasıdır.
- Aramızdaki bağ koptu. → bağ somut (ip); burada ilişki (soyut) anlamında
- Babasının gölgesinde yaşadı. → gölge somut; burada koruyuculuk (soyut) anlamında
- Gülüşündeki soğukluk beni üzdü. → soğukluk somut; burada duygusuzluk (soyut) anlamında
Genel Anlam — Özel Anlam
- Genel anlam: Tüm örnekleri kapsayan kullanım. Kalem önemli bir iletişim aracıdır. (bütün kalemler)
- Özel anlam: Belirli bir örneği kasteden kullanım. Bu kalem akmış. (yalnızca o kalem)
Nicel — Nitel
- Nicel: Ölçülebilen, sayılabilen, cetvele vurulan kavramlar. Derin bir kuyu (derinliği ölçülür)
- Nitel: Ölçülemeyen, duygusal ya da öznel kavramlar. Derin düşünceler (ölçülemez)
KPSS İpucu: Nicel–nitel farkını hatırlamak için "nicel"in içindeki "C"yi cetvel olarak düşünün: cetvelle ölçülebiliyorsa nicel, ölçülemiyorsa nitel.
8Boşluk Doldurma: Anlam Uyumu
KPSS lisans ve ön lisans sınavlarında sıkça karşılaşılan bir soru türü, bir metne anlam bakımından uygun sözcüğü seçmektir. Bu tür sorularda doğru yaklaşım şöyledir:
Çözüm Stratejisi
- Önce metni boşlukları doldurmadan okuyun; genel anlamı kavrayın.
- Boşluktan sonra gelen sözcük ve yapılara bakın; boşluğun anlam yükünü tahmin edin.
- Birden fazla boşluk varsa son boşluktan başlayın; son boşluk önceki boşluğu etkiler.
- Seçenekleri boşluklara birer birer yerleştirin ve anlam bütünlüğünü sınayın.
Anlam Uyumuna Dikkat Edilecek Noktalar
- Eğilim insanlara aittir; "beynin eğilimi" değil, "kişinin eğilimi" doğru.
- Neden olmak olumsuz; sağlamak olumlu sonuç için kullanılır.
- Olası / ihtimal belirsiz gelecek için; kesin gerçekleşmiş ya da garantilenmiş için kullanılır.
- Sözcüklerin anlam ağırlığı cümlenin bağlamıyla uyuşmalıdır: pozitif bağlam → olumlu sözcük, negatif bağlam → olumsuz sözcük.
Örnek (2024 KPSS Lisans)
Alışkanlık hâline gelmiş bir iş yapılmaya başlandığında beyin karar verme sürecine [boşluk] çok çalışmayı bırakır; dikkatini başka işlere [boşluk].
İkinci boşluk için "odaklanır" veya "yoğunlaşır" değil; "kaydırır" uygun — çünkü dikkat o işten uzaklaşmaktadır, ona yönelmemektedir. İkinci boşluktan gidilince birinci boşluk da netleşir: "ara vererek" ya da "işi bırakarak" anlamında bir yapı gelmeli.
KPSS İpucu: Boşluk doldurmada genellikle metindeki bir anahtar sözcük ile seçenekteki bir sözcük eşleştirilebilir. "Beslenen" → "malzeme alan"; "kristalleştirici" → "dönüm noktası" gibi eşleşmeleri bulun.
9Deyimler, Atasözleri ve İkilemeler
Bu söz grupları kalıplaşmıştır ve birbirinden ayrı özelliklere sahiptir.
| Özellik | Deyim | Atasözü |
|---|---|---|
| Amaç | Anlatıma renk katmak | Öğüt vermek |
| Yapı | Genellikle isim + fiil ya da iki isim + fiil | Genellikle tam bir cümle |
| Anlam | Genellikle mecaz (bazen gerçek) | Genellikle mecaz (bazen gerçek) |
| Değiştirilebilirlik | Hiç değiştirilemez | Hiç değiştirilemez (eş anlamlısı bile kullanılamaz) |
İkilemeler
Anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek için kullanılan, iki sözcükten oluşan kalıplardır. Aralarına noktalama işareti konulmaz; ayrı yazılır.
- Aynı sözcük tekrarı: iri iri, yeşil yeşil
- Eş anlamlı sözcükler: güçlü kuvvetli, bıkmış usanmış
- Zıt anlamlı sözcükler: aşağı yukarı, ileri geri
- Birinin anlamsız olması: yarım yamalak (yarım = anlamlı, yamalak = anlamsız)
- Birinin başına "m" sesi eklenerek: kalem malem, defter mefter
- İkisinin de anlamsız olması: eften püften, ıvır zıvır
Yansıma Sözcükler
Doğadaki sesleri taklit ederek oluşturulan sözcüklerdir. Tabiattan kulağa gelen ses taklit edilir.
- Doğru örnekler: şırıltı, havlamak, ciklemek, ıslık, tükürmek
- Yanlış zannedilenler: ötmek (öt öt diye ses gelmiyor), pırıl pırıl (ses gelmiyor), ışıl ışıl (ses gelmiyor)
KPSS İpucu: Yansıma sorularında sıkça yanıltıcı örnek olarak "pırıl pırıl" ve "ışıl ışıl" verilir. Bunlar ses çıkarmaz, yansıma değildir. "Islık" ise yansımadır (ıs sesinden gelir).
Anahtar Bilgiler
- Temel anlam: sözcük söylenince akla gelen ilk, doğal anlam.
- Yan anlam: temel anlama benzerlik ilgisiyle bağlı ikinci anlam (bağ kopmamış).
- Mecaz anlam: temel anlam tamamen terk edilmiş, sözcük yepyeni bir anlam kazanmış.
- Terim anlam: yalnızca bir bilim, sanat veya spor dalına özgü kullanım.
- Eş sesli sözcükler aynı yazılır farklı anlam taşır; çok anlamlı sözcükten farklıdır. Düzeltme işareti taşıyanlar (kâr ≠ kar) sesteş sayılmaz.
- Yakın anlamlı sözcükler birbirinin yerine her zaman kullanılamaz; nüans farkı vardır.
- Anlam daralması: oğul, yemiş, dabar → anlam zamanla daralmış.
- Anlam genişlemesi: yıldız, araba → anlam zamanla genişlemiş.
- Deyim aktarmasında insandan doğaya aktarma = kişileştirme (teşhis).
- Duyudan duyuya aktarma: farklı duyu organlarıyla yapılan anlatım (sıcak gülümseme).
- Ad aktarmasında benzetme amacı yoktur; aradaki ilgi (iç-dış, parça-bütün, neden-sonuç vb.) belirleyicidir.
- Dolaylama: bir sözcük yerine birden fazla sözcük kullanmak (tüfek → delikli demir).
- Güzel adlandırma: kötü kavramı güzel biçimde söylemek (kör → görme engelli).
- Kinaye: sözcüğün hem gerçek hem mecaz anlamı var; kasıt mecaz anlamdır. Tariz (ironi): söylenen ile kastedilenin tam zıddıdır ("O kadar zeki ki soruyu bile çözemedi").
- Nicel kavramlar ölçülebilir; nitel kavramlar ölçülemez.
Sıkça Sorulan Sorular
Sözcükte Anlam konusu KPSS sınavında çıkar mı?
Evet, Sözcükte Anlam konusu KPSS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Sözcükte Anlam konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Sözcükte Anlam konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 13.700+ soru ve 299 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.