İçindekiler (16 bölüm)
1Cümleler Arası Anlam İlişkilerine Giriş
Bir cümle tek başına var olabileceği gibi başka bir cümleyle anlam bağı kurabilir. Bu bağın türünü belirlemek KPSS Türkçe sorularının temelini oluşturur.
Anlam ilişkisini anlamak için şu yolu izleyin:
- Cümlede kullanılan bağlaç, edat ya da fiil biçimini saptayın.
- Bu yapının hangi anlam ilişkisine işaret ettiğini bulun.
- Anlamın gerçekleşip gerçekleşmediğini (gerçek mi olası mı) değerlendirin.
KPSS İpucu: Sınavda en çok sorulacak ilişkiler: neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç. Bu üçünün birbirinden ayrımını iyi kavrayın. Neden-sonuç gerçekleşmiştir; amaç-sonuç henüz gerçekleşmemiş olabilir; koşul-sonuç ise belirli bir şarta bağlıdır.
2Neden–Sonuç İlişkisi
Birinci eylem (neden) gerçekleştiği için ikinci eylem (sonuç) ortaya çıkmıştır. Sonuç, neden olmadan gerçekleşmez; neden gerçekleşmiş, sonuç da gerçekleşmiştir.
Kullanılan Yapılar
- Bağlaçlar: çünkü, bundan dolayı, bu yüzden, bu nedenle, onun için
- Ekler: -den/-dan (sebep bildiren), -dığı için, -ınca/-ince, -diğinde
Örnekler
- Elektrikler kesilince ödevim yarım kaldı. (kesme → yarım kalma)
- Yorgun olduğundan erkenden uyudu. (yorgunluk → uyuma)
- Kar yağdığı için yollar kapandı. (kar yağması → yolların kapanması)
- Gürültüden kimse birbirini duyamıyordu. (gürültü → duyamama)
Dikkat: Neden-sonuç ile amaç-sonuç karıştırılır. Neden-sonuç: eylem zaten gerçekleşmiş, sonuç ortaya çıkmış. Amaç-sonuç: eylem henüz gerçekleşmemiş olabilir; yalnızca hedef vardır. "İçin" edatı her ikisinde de kullanılabilir; yüklemin çekimine bakın.
3Amaç–Sonuç İlişkisi
Eylemin bir hedef doğrultusunda yapılmasıdır. Sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği belirsizdir; yalnızca niyet ya da hedef vardır.
Kullanılan Yapılar
- Edatlar / bağlaçlar: için (amaç anlamında), amacıyla, diye, üzere
- Fiil biçimi: -mak için, -mak amacıyla, -a/-e diye
Örnekler
- Kilo verebilmek için her gün yürüyor. (amaç: kilo vermek; eylem: yürümek)
- Kitap okumak amacıyla kütüphaneye gitti.
- Erken gelmek üzere izin aldı.
- İyi bir işe girebilmek diye yıllarca çalıştı.
KPSS İpucu: "İçin" edatı hem neden-sonuç hem amaç-sonuç bildirebilir. Ayrım için yükleme bakın: yüklem geçmişte gerçekleşmiş bir sonuç mu (neden-sonuç) yoksa henüz gerçekleşmemiş bir hedef mi (amaç-sonuç)?
4Koşul (Şart)–Sonuç İlişkisi
İkinci eylemin gerçekleşmesi birinci eylemin gerçekleşmesine bağlıdır. Koşul gerçekleşmezse sonuç da gerçekleşmez.
Kullanılan Yapılar
- Ekler: -se/-sa (koşul kipi), -diğinde, -dığı takdirde
- Edatlar / bağlaçlar: üzere (koşul anlamında), yeter ki, bir şartla ki, -meden / -meksizin
Örnekler
- Ödevini bitirirsen dışarı çıkabilirsin.
- Müzik dinlerim, yeter ki sesini fazla açma.
- Beni aramazsan ben de seni aramam.
- Akşam geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (şart: geri verme)
Dikkat: "İstediğin kadar ağla, fikrim değişmeyecek." cümlesinde koşul yoktur. Bu "ne yaparsan yap" anlamında karşıtlık bildiren bir yapıdır. Sınavda bu ayrım koşul sorusu olarak karşınıza çıkabilir.
5Karşıtlık (Zıtlık) ve Kısıtlama İlişkisi
İki cümle birbiriyle çelişen ya da birbirini kısıtlayan anlam taşıyorsa karşıtlık ilişkisi vardır.
Kullanılan Yapılar
- Bağlaçlar: ama, fakat, ancak, lakin, oysa, oysa ki, ne var ki, buna karşın, hâlbuki
- Yapılar: -e/-a rağmen, -se de/-sa da, -diği hâlde
Örnekler
- Çok çalıştı ama sınava giremedi. (çalışma → girmeme; zıt beklenti)
- Hastaydı; buna karşın toplantıya katıldı.
- Yıllardır beraber çalışmamıza rağmen onu hiç tanıyamadım.
- Zengin olmasına rağmen mutlu görünmüyordu.
| Yapı | Anlam |
|---|---|
| ama / fakat | Genel karşıtlık; sağı ve solu zıt anlamlıdır |
| rağmen / -e karşın | Beklenmedik sonuç; ilk koşula rağmen ikinci gerçekleşmiştir |
| oysa / hâlbuki | Beklenenden farklı bir gerçekliği ortaya koyar |
| -se de / -sa da | Kabul-karşıtlık: ilk durum doğru olsa da sonuç değişmez |
6Açıklama ve Örneklendirme İlişkisi
İkinci cümle birinci cümledeki düşünceyi somutlaştırır, kanıtlar ya da ayrıntılandırır.
Açıklama
Birinci cümledeki soyut ya da genel ifade ikinci cümlede somutlaştırılır veya nedenleri verilir.
- Yapılar: yani, demek ki, şöyle ki, çünkü (açıklama anlamında), şu anlamda, daha açık bir deyişle
- Bu yaz çok sıcak geçti; yani hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktı.
Örneklendirme
Birinci cümlede dile getirilen genel bilgi, ikinci cümlede somut bir örnek ya da kanıtla desteklenir.
- Yapılar: örneğin, mesela, nitekim, sözgelimi
- Pek çok bilim insanı tesadüfen önemli keşifler yapmıştır; nitekim Fleming penisilin küfünü bu yolla bulmuştur.
KPSS İpucu: "Nitekim" sözcüğü her zaman örneklendirme ya da kanıtlama ilişkisi kurar. Önünde genel bir yargı, arkasında bu yargıyı destekleyen somut bir durum bulunur.
7Benzetme, Karşılaştırma ve Derecelendirme İlişkisi
İki nesne ya da durum benzerlik ya da farklılık açısından değerlendirilir.
Benzetme (Kıyas)
- Yapılar: gibi, kadar, benzer biçimde, tıpkı…gibi, sanki
- Bu çocuk tıpkı babası gibi konuşuyor.
- O roman sanki bir günlük gibi yazılmış.
Karşılaştırma
İki şeyin ortak ya da farklı yönleri öne çıkarılır.
- Yapılar: -den daha, -e kıyasla, -e oranla, daha…, en…
- Kış aylarında Erzurum, İstanbul'dan çok daha soğuktur.
Derecelendirme
Niteliğin ya da niceliğin azdan çoğa ya da çoktan aza sıralanmasıdır.
- Yapılar: bile, hatta, üstelik, en az…bile, ancak
- Küçük bir şikayetten hatta bir söze bile çok alındı.
- Bir kâse çorbaya hatta bir lokma ekmeğe bile muhtaç oldu. (önce az, sonra daha az: derecelendirme)
Dikkat: "Hatta" sözcüğünden önce daha hafif, sonra daha ağır bir durum gelir. "Bir çorbaya, hatta bir ekmek kırıntısına muhtaç" → doğru sıralama. Sıralama ters yapılırsa anlatım bozukluğu oluşur.
8Zaman, Yer ve Kesim (Sınırlama) İlişkisi
Bu ilişki türleri sınavda bağımsız sorular yerine diğer anlam ilişkilerini tanımlamayı destekler.
Zaman İlişkisi
İki eylem arasında öncelik-sonralık ya da eş zamanlılık bağı kurulur.
| Yapı | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| -ince / -ünce | Hemen ardından | Eve girince uyudu. |
| -dikten sonra | Ardından, sonrasında | Yedikten sonra dinlendi. |
| -dığında / -ırken | Aynı zamanda / o sırada | Çalışırken müzik dinledi. |
| -meden önce | Öncesinde | Uyumadan önce kitap okudu. |
Kesim (Sınırlama)
Eylemin ya da durumun belirli bir alan, konu ya da kişiyle sınırlandırılmasıdır.
- Yapılar: yalnızca, sadece, ancak, salt, tek
- Bu odaya yalnızca yetkili kişiler girebilir.
- O güne dek sadece kitap okumuştu; insanlarla pek az vakit geçirmişti.
9Varsayım, Olasılık ve Kesinlik İlişkisi
Cümlede ifade edilen yargının gerçekliğe yakınlık derecesi anlam bakımından büyük önem taşır.
Kesinlik
Yargı tartışmasız bir gerçek olarak sunulur.
- Yapılar: -dır/-dir (güçlü çıkarım), kesinlikle, şüphesiz, kuşkusuz, elbette, her hâlde
- Dünya güneşin etrafında döner.
- Bu kitabı mutlaka okumalısın.
Olasılık
Yargı gerçekleşmiş değildir; gerçekleşmesi ihtimal dahilindedir.
- Yapılar: -ebilir/-abilir, belki, muhtemelen, sanırım, -miş olabilir, galiba, herhâlde
- Yarın yağmur yağabilir.
- Galiba sınıfı geçemeyecek.
Varsayım
Gerçekte var olmayan bir durum gerçekmiş gibi kabul edilerek düşünülür.
- Yapılar: diyelim ki, farz et ki, tutalım ki, sanki, varsayalım ki
- Diyelim ki bu teklifi kabul ettik, bundan sonra ne yapacağız?
KPSS İpucu: Sınavda "aşağıdaki cümlelerden hangisi kesinlik bildirmektedir?" gibi sorular çıkar. "Herhâlde" kelimesi aslında olasılık bildirir; kesinlik değildir. Kesinlik için "şüphesiz, kuşkusuz, elbette, kesinlikle" arayın.
10Öznel ve Nesnel Yargılar
Cümlede dile getirilen yargının kişiden kişiye değişip değişmediği sınavın en çok sorgulanan anlam konularından biridir.
Nesnel (Objektif) Yargı
Herkes tarafından aynı biçimde doğrulanabilir; deneyle, ölçümle ya da gözlemle kanıtlanabilir. Kişisel yorum içermez.
- Türkiye, Orta Doğu ile Avrupa arasında köprü konumundadır.
- Türkiye'nin yüzölçümü 783.562 km²'dir.
- Su 100 derecede kaynar.
Öznel (Sübjektif) Yargı
Kişiden kişiye değişebilir; beğeni, duygu, izlenim ya da yoruma dayanır.
- Bu film bu yılın en güzel yapımıdır. (beğeni kişiden kişiye farklıdır)
- Onun şiirleri diğerlerinden çok daha derin bir his yaratıyor.
- Kahve insanın içini ısıtan bir içecektir.
Dikkat: "Bence, sanırım, hissediyorum, görünüyor ki" gibi ifadeler her zaman özneldir. Sayısal değerler ve tarihsel gerçekler her zaman nesneldir. Aradaki farkı belirlemek için "Bu doğruluk herkes için geçerli mi?" diye sorun.
| Nesnel Yargıya İşaret Eden Yapılar | Öznel Yargıya İşaret Eden Yapılar |
|---|---|
| Sayısal / tarihsel veriler | bence, bana göre, sanırım |
| Bilimsel yasalar | güzel, çirkin, iyi, kötü gibi sıfatlar (bağlama göre) |
| Coğrafi / biyolojik gerçekler | en iyi, en güzel, en zor (üstünlük dereceli sıfatlar) |
| Tarihsel olaylar ve kişiler | görünüyor ki, hissediyorum, izlenim veren sözler |
11Sıralama, Ekleme ve Pekiştirme İlişkisi
Bu anlam ilişkileri cümlelerin birbirine eklenme biçimini ve anlam yükünü belirler.
Sıralama İlişkisi
İki ya da daha fazla eylem art arda gerçekleşir ya da iki durum eşit düzeyde sıralanır.
- Yapılar: ve, hem…hem, -ip/-ıp/-up/-üp, önce…sonra, ardından
- Kitabını aldı ve çantasına koydu.
- Hem çalışkan hem de zeki bir öğrenciydi.
- Kapıyı açıp içeri girdi.
Ekleme İlişkisi
İkinci cümle birinciye yeni bir bilgi ya da özellik katar; birbirini destekler.
- Yapılar: üstelik, bunun yanı sıra, ayrıca, bunun dışında, dahası, hem de
- Bu roman çok satıyor; üstelik eleştirmenlerden tam not aldı.
- Proje zamanında teslim edildi; bunun yanı sıra bütçenin altında kaldı.
Pekiştirme İlişkisi
İkinci cümle birincideki yargıyı güçlendirir ya da daha somut biçimde destekler.
- Yapılar: hatta, bile, zaten, nitekim, gerçekten de
- Çok yorgundu; hatta ayakta duracak hâli kalmamıştı.
- Kendisine güveni yoktu; zaten daha önce de vazgeçmişti.
KPSS İpucu: "Hem…hem" yapısı sıralama ilişkisi kurar; iki özelliğin eş değerde verildiğini gösterir. "Hem çalışkan hem zeki" cümlesinde iki nitelik birbirini destekler, biri diğerine zıt değildir. "Ama" kullanılsaydı karşıtlık ilişkisi olurdu.
12Geçiş, Sonuç Bildirme ve Özetleme İlişkisi
Paragrafta ya da uzun cümlelerde bir düşünceden diğerine geçişi sağlayan bağlantı sözcükleri anlam ilişkisini belirler.
Geçiş İlişkisi
Konu değiştirilirken ya da farklı bir boyuta geçilirken kullanılır.
- Yapılar: öte yandan, bununla birlikte, bir başka açıdan, ayrıca, özellikle
- Çevre sorunları ekonomiyi olumsuz etkiliyor; öte yandan sosyal yaşamı da şekillendiriyor.
Sonuç Bildirme İlişkisi
Önceki cümle ya da cümlelerin çıkardığı sonucu dile getirir.
- Yapılar: sonuç olarak, demek ki, dolayısıyla, bu durumda, öyleyse, o hâlde
- Tüm deliller onu işaret ediyor; demek ki o suçludur.
- Harcamalar bütçeyi aştı; dolayısıyla proje askıya alındı.
Özetleme İlişkisi
Önceki bilgilerin kısa ve öz biçimde yeniden ifade edilmesidir.
- Yapılar: kısacası, özetle, sonuç itibarıyla, bir bütün olarak değerlendirildiğinde
- Uzun analizler yapıldı, farklı görüşler dinlendi; kısacası bu proje sürdürülebilir değildir.
KPSS İpucu: "Dolayısıyla" her zaman bir sonuç cümlesi getirir. "Demek ki" hem sonuç hem çıkarım bildirebilir. Bu iki sözcük birbiriyle çok karıştırılır; ikisi de doğru bağlamda kullanıldığında sonuç ilişkisi kurar.
13Anlatım Biçimleri: Üslup, Tanım, Doğrudan/Dolaylı Anlatım
Bu başlık altındaki ayrımlar KPSS'de sıkça sorulan "cümlenin ne anlattığı" sorularının temelidir.
Üslup (Biçem) ile İçerik (Konu) Farkı
Bir cümle yazarın ne anlattığını (konu/içerik) ya da nasıl anlattığını (üslup/biçem) belirtebilir.
- İçerik cümlesi: Yazar hangi konuyu, hangi karakteri, hangi temayı işlediğini anlatır.
Yazarın bu romanında köyden kente göçü ele aldığı görülmektedir. - Üslup cümlesi: Yazarın dili nasıl kullandığı, cümle yapısı, anlatım hızı anlatılır.
Olayları kısa cümlelerle, sade bir dille aktarır.
Dikkat: "Akıcı, yalın, kısa cümleler, yoğun imgeler, lirik bir dil" → Üslup. "Anadolu insanı, göç, yoksulluk" → Konu/içerik. Sınavda bu iki kavramın birbirine karıştırıldığı seçenekler yapılır.
Tanım Cümlesi
Bir kavramın ne olduğunu açıklayan cümlelerdir. "Nedir?" sorusuna cevap verir; genellikle "-dır/-dir" veya "-demektir" ile biter.
- Şiir, duyguların estetik bir dille ifade edilmesidir. (tanım)
- Demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesi demektir. (tanım)
Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Başkasının sözünü aktarmanın iki yolu vardır:
| Anlatım Türü | Özellik | Örnek |
|---|---|---|
| Doğrudan anlatım | Söz tırnak içinde aynen aktarılır | Öğretmen: "Yarın sınav var." dedi. |
| Dolaylı anlatım | Söz aktaranın cümlesine uyarlanır; tırnak yok, yüklem "söyledi/belirtti" gibi | Babam akşam erken geleceğini söyledi. |
KPSS İpucu: Dolaylı anlatımda zamir değişimi olur: doğrudanda "ben" olan özne, dolaylıda "o" olur. Tırnak işareti varsa doğrudan; "-dığını/-eceğini söyledi" yapısı varsa dolaylı anlatımdır.
14Cümlede Anlam Nüansları: Örtülü Anlam, Kinaye, Sitem, Ön Yargı, Kanıksama
KPSS'de bu konular tek tek sorulur. Her kavramı net ayırt etmek gerekir.
Örtülü Anlam
Cümlede açıkça yazılmayan ama sezdirilip çıkarılan anlamdır. "De/da, bile, sadece, yalnız" gibi sözcükler örtülü anlam yaratır.
- Ahmet de bizimle gelecek. → Örtülü anlam: Ahmet dışında başkaları da geliyor.
- Müdür bile kabul etti. → Örtülü anlam: Sıradan biri kolayca kabul eder; müdürün kabul etmesi şaşırtıcı.
Kinaye (İroni)
Söylenenin tam tersini kastederek alay etme sanatıdır. Görünürde olumlu, aslında olumsuz anlam taşır.
- Evin o kadar "temiz" ki her yerden toz fışkırıyor! → "temiz" sözcüğü tersini kastediyor.
Sitem
Birine yaptığı veya yapmadığı bir şeyden dolayı duyulan kırgınlığın nazikçe dile getirilmesidir. Öfke değil, kırgınlık hâkimdir.
- İnsan, bunca yıllık arkadaşını bir kez olsun aramaz mı?
Ön Yargı (Peşin Hüküm)
Yeterli kanıt olmadan, olay gerçekleşmeden yapılan olumsuz kesin yargıdır.
- Göreceksiniz, bu kitap da diğerleri gibi satmayacak. (kitap henüz çıkmamış)
Kanıksama
Bir durumun çok tekrarlanması sonucu tepkisiz kalma, alışma hâlidir.
- Onun bu yalanlarına artık kimse şaşırmıyor.
Yakınma ile Hayıflanma Farkı
| Kavram | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Yakınma | Başkalarından ya da çevreden duyulan rahatsızlık | Nerede o eski saygılı gençler... |
| Hayıflanma | Kişinin kendi kaçırdığı fırsatlar için üzülmesi | Keşke o evi hiç almasaydık. |
Dikkat: Sitem ile yakınma karıştırılır. Sitem belirli bir kişiye yönelik nazik kırgınlıktır; yakınma ise genel bir şikâyet ya da başkalarının davranışından duyulan rahatsızlıktır. "Keşke" ise her zaman hayıflanma ya da pişmanlık bildirir.
15Cümle Vurgusu ve Aşamalı Durum
Türkçede aynı kelimelerle kurulmuş bir cümle, sözcük sırası değiştirilerek farklı ögeleri ön plana çıkarabilir.
Cümle Vurgusu
Kurallı (yüklemi sonda) fiil cümlelerinde vurgu, yüklemden hemen önceki ögeye düşer.
| Cümle | Vurgulanan Öge |
|---|---|
| Kardeşim yarın Ankara'ya gidecek. | Yer (Ankara'ya) |
| Kardeşim Ankara'ya yarın gidecek. | Zaman (yarın) |
| Yarın Ankara'ya kardeşim gidecek. | Özne (kardeşim) |
Aşamalı Durum (Derece Derece Değişim)
Bir sürecin zaman içinde kademeli olarak değişmesini ifade eder. "Gittikçe, günden güne, her geçen gün, yavaş yavaş, adım adım" gibi ifadeler kullanılır.
- Hastamız günden güne iyileşiyor. (kademeli olumlu değişim)
- Hava giderek soğuyor. (kademeli olumsuz değişim)
KPSS İpucu: Aşamalı durum ile süreklilik karıştırılır. "Her sabah spor yapar" → alışkanlık/süreklilik. "Günden güne daha iyi koşuyor" → aşamalı değişim. Aşamalı durumda mutlaka bir ilerleme/gerileme ekseni olmalıdır.
16KPSS'de Cümlede Anlam Soru Tipleri
Sınavda cümlede anlam soruları genellikle şu biçimlerde gelir:
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?"
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisi koşul anlamı taşımaz?"
- "Aşağıdaki cümlelerden hangisi nesnel bir yargı içerir?"
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesinlik bildiren bir ifade vardır?"
- "Altı çizili sözcük aynı anlamda kullanılmış — hangi seçenekte bu anlam yoktur?"
KPSS İpucu: Çok anlamlı sözcük soruları sınavda sıklıkla çıkar. Bir sözcüğün altı çizilmiş ve farklı cümlelerde kullanılmıştır. Temel anlam mı, mecaz anlam mı, yan anlam mı taşıdığını belirleyin. Anlam tamamen değişmişse mecaz; benzerlik ilgisiyle bağlıysa yan anlam olduğunu hatırlayın.
Sıkça Karıştırılan Anlam İlişkileri
| İlişki 1 | İlişki 2 | Ayrım Noktası |
|---|---|---|
| Neden–sonuç | Amaç–sonuç | Neden gerçekleşmiştir; amaç henüz gerçekleşmemiş olabilir |
| Koşul–sonuç | Neden–sonuç | Koşulda "eğer" mantığı vardır; neden-sonuçta ilk eylem zaten olmuştur |
| Karşıtlık | Kesim (sınırlama) | Karşıtlıkta zıt anlam; kısıtlamada "sadece, yalnızca" sınır çizilir |
| Öznel yargı | Nesnel yargı | Öznel kişiden kişiye değişir; nesnel evrensel olarak kanıtlanabilir |
Anahtar Bilgiler
- Neden-sonuç ilişkisinde birinci eylem gerçekleşmiştir ve ikinciye yol açmıştır.
- Amaç-sonuç ilişkisinde sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği belirsizdir; yalnızca hedef vardır.
- "İçin" edatı hem neden hem amaç bildirebilir; yükleme bakarak ayırt edin.
- Koşul-sonuç ilişkisinde ikinci eylem birincisine bağlıdır; koşul gerçekleşmezse sonuç da gerçekleşmez.
- "Ama / fakat" karşıtlık bildirir; sağı ile solu zıt anlamlı olmalıdır.
- "Oysa / hâlbuki" beklenenden farklı bir gerçekliği ortaya koyar.
- "Rağmen / -e karşın" beklenmedik bir sonuç bildirir.
- Açıklama ilişkisinde "yani, demek ki, şöyle ki" gibi yapılar kullanılır.
- Örneklendirme ilişkisinde "örneğin, mesela, nitekim" gibi yapılar kullanılır.
- "Hatta" bağlacından önce daha hafif, sonra daha ağır bir durum gelmelidir.
- Nesnel yargı herkesçe doğrulanabilir; öznel yargı kişiden kişiye değişir.
- "Bence, sanırım, görünüyor ki" öznel yargı belirtir.
- Kesinlik için "şüphesiz, kuşkusuz, elbette, kesinlikle" arayın; "herhâlde" olasılık bildirir.
- Varsayım ilişkisinde "diyelim ki, farz et ki, tutalım ki" yapıları kullanılır.
- Derecelendirme sıralamada azdan çoğa ya da çoktan aza gidiş vardır.
- Üslup (biçem) yazarın nasıl anlattığını; içerik ise ne anlattığını gösterir.
- Tanım cümlesi "nedir?" sorusuna cevap verir; "-dır/-dir" veya "-demektir" ile biter.
- Dolaylı anlatımda başkasının sözü aktaranın cümlesine uyarlanır; tırnak kullanılmaz.
- Örtülü anlam: cümlede yazılmayan ama "de/da, bile, sadece" gibi yapılarla sezdirilen anlamdır.
- Kinaye: söylenenin tam tersini kastederek alay etme; görünürde olumlu, özde olumsuz.
- Sitem: belirli bir kişiye yönelik nazik kırgınlık; öfke değil, kırgınlık hâkimdir.
- Ön yargı: yeterli kanıt olmadan yapılan olumsuz kesin hükümdür.
- Kanıksama: durumun çok tekrarlanması sonucu tepkisiz kalma, alışma hâlidir.
- Yakınma başkalarından şikâyet; hayıflanma ise kişinin kendi kaçırdıkları için üzülmesidir.
- Kurallı cümlede vurgu yüklemden hemen önceki ögeye düşer.
- Aşamalı durum "günden güne, gittikçe" gibi kademeli değişimi ifade eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Cümlede Anlam konusu KPSS sınavında çıkar mı?
Evet, Cümlede Anlam konusu KPSS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Cümlede Anlam konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Cümlede Anlam konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 13.700+ soru ve 299 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.