İçindekiler · 20 Bölüm
DGS Sözel Bölümünde Sözcükte Anlamın Yeri
DGS Türkçe testinin yaklaşık 40 sorusunun 5-6'sı doğrudan sözcük anlamı üzerinden çözülür. Bunun yanında cümle yorumu, paragrafta anlam ve sözel akıl yürütme sorularının büyük bölümü de sözcüğün cümle içinde hangi anlamla yer aldığını ayırt etmeyi gerektirir. Bu nedenle sözcükte anlam, sözel testin omurgasını oluşturur. Bir başka deyişle, sözcüğün cümle içindeki anlamını çözebilen aday, hem doğrudan kavram sorularında hem de paragraf yorumlama sorularında belirgin bir avantaj kazanır.
Sınavda karşılaşılan tipik kalıplar şunlardır:
- Altı çizili sözcüğün cümleye kattığı anlam nedir?
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde verilen sözcük gerçek/mecaz/yan/terim anlamıyla kullanılmıştır?
- Verilen deyim/atasözü hangi durumu en iyi anlatır?
- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde benzetme/ad aktarması/kinaye sanatı vardır?
- Birbirinin eş/yakın/karşıt anlamlısı olan sözcükler hangi seçenekte verilmiştir?
- Verilen cümle çiftindeki altı çizili sözcükler arasında nasıl bir anlam ilişkisi vardır?
- Aşağıdaki sözcüklerden hangisi diğerlerinin genel kavramıdır?
DGS İpucu: DGS'de sözcük anlamı soruları çoğu zaman tek bir cümleyle değil, iki ya da üç cümlelik kısa metinlerle gelir. Bu tür sorularda sözcüğün anlamı bağlamdan çıkarılır; sözlük tanımıyla yetinmek hatalı seçeneğe götürür. Önce metnin genel havasını kavrayın, sonra altı çizili sözcüğe gidin.
Konunun Yapısal Önemi
Sözcükte anlam yalnızca tek başına değil, dilbilgisi konularıyla da iç içedir. Sözcük türleri (sıfat, zarf, edat), cümle yapısı ve anlatım bozuklukları konularında da sözcüğün anlam değeri belirleyicidir. Örneğin nicel ve nitel sıfat ayrımı sözcükte anlamın bir alt başlığıdır; aynı bilgi sözcük türleri sorularında da işe yarar. Bu nedenle bu konu, ilerleyen bölümlerin temelidir.
Bu konuda başarılı olmak için iki disiplin gerekir: kavram bilgisi (anlam türlerini, ilişkileri, söz sanatlarını ayırt edebilme) ve bağlam okuma (sözcüğü cümlenin akışı içinde değerlendirme). Aşağıdaki bölümler bu iki yetiyi adım adım inşa edecek biçimde sıralanmıştır. Önce sözcüğün tek başına anlam türleri ele alınacak, ardından sözcükler arası ilişkiler, sonra söz sanatları ve son olarak çözüm stratejileri sunulacaktır.
Gerçek (Temel) Anlam
Gerçek anlam, bir sözcüğün herkes tarafından bilinen, sözlükte ilk sırada verilen ve akla ilk gelen anlamıdır. Buna temel anlam da denir. Sözcük gerçek anlamıyla kullanıldığında somut, ölçülebilir ya da doğrudan algılanabilir bir varlığı, eylemi ya da niteliği karşılar.
Gerçek Anlamın Belirlenmesi
Bir sözcüğün cümlede gerçek anlamıyla kullanılıp kullanılmadığını anlamak için şu soruyu sorun: Bu sözcüğün karşıladığı varlık, eylem ya da nitelik fiziksel olarak gerçekleşiyor mu? Cevap "evet" ise sözcük gerçek anlamıyla kullanılmış demektir.
- Çocuk elmayı yedi. — "yemek" eylemi besin alma anlamında, gerçek anlamda kullanılmış.
- Kapıyı sıkıca tuttu. — "tutmak" fiziksel kavrama anlamında, gerçek anlamlıdır.
- Başım çok ağrıyor. — "baş" insan vücudunun bir organı olarak, gerçek anlamlıdır.
- Bahçedeki çiçekler açtı. — "açmak" tomurcuğun yapraklanması anlamında, gerçek anlamlıdır.
Yaygın Yanılgı: Sıfat ve Renkler
Bir sıfatın somut bir varlığı niteliyor olması da gerçek anlam göstergesidir. Mavi gökyüzü, uzun çubuk, kalın kitap ifadelerinde sıfatlar fiziksel özellikleri karşılar; gerçek anlamlıdır. Ancak karanlık gelecek, ince adam (zarif) gibi kullanımlar mecaza geçer. Aynı sıfat aynı sözcükle bir cümlede gerçek, başka bir cümlede mecaz olabilir; ayrım için bağlama bakılır.
Gerçek Anlamı Test Etmenin Pratik Yolu
Bir sözcüğün gerçek anlamlı olup olmadığını kontrol etmek için iki kısa test uygulayın:
- Sözlük testi: Sözcüğün bilinen ilk anlamı cümleye uygun mu? Uygun ise gerçek anlam.
- Görüntü testi: Sözcüğün karşıladığı varlığı zihninizde fiziksel olarak canlandırabiliyor musunuz? Canlandırabiliyorsanız gerçek anlam.
Örnek: Çocuk sokakta koştu. "Koşmak" eyleminin sözlük anlamı bedensel hareket; çocuğun fiziksel hareketini canlandırabiliyoruz. Gerçek anlam. Saatler hızla koştu. "Saatler" canlı değildir, fiziksel olarak koşmaz; mecaz anlamdır.
Dikkat: Sözcüğün gerçek anlamlı olduğunu belirlerken cümlenin tamamına bakın. Eli açık biriydi. cümlesinde "el" gerçek anlamda görünse de "eli açık" kalıbı cömertlik anlamına gelen bir deyimdir; ifade kinaye/mecaz değerine sahiptir.
Mecaz Anlam
Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen koparak benzerlik ya da ilgi kurma yoluyla kazandığı yeni anlamdır. Mecaz anlam, dilin en üretken alanlarından biridir; günlük Türkçenin önemli bir bölümü mecaza dayanır.
Mecazın Üç Temel Şartı
- Sözcük gerçek anlamıyla cümleye uygun düşmemelidir.
- Yeni anlam, gerçek anlamla bir benzerlik ya da ilgi kurularak doğmuştur.
- Sözcük, fiziksel olarak değil, soyut/duygusal bir alanda iş görür.
| Cümle | Mecaz Anlam |
|---|---|
| Sözleri kalbimi kırdı. | "kırmak" → derinden üzmek |
| Bu film beni çok tuttu. | "tutmak" → beğenmek, sevmek |
| İçimi yaktı bu haber. | "yakmak" → derinden etkilemek |
| Bu iş onu yıprattı. | "yıpratmak" → ruhsal yorgunluğa uğratmak |
| Sözleri beni deldi geçti. | "delmek" → derinden incitmek |
Mecaz Anlam ile Yan Anlam Ayrımı
İki kavram da gerçek anlamdan başka anlam taşır; ancak yan anlam gerçek anlamla bağını korur, mecaz anlam bağını koparır. Masanın gözü ifadesinde "göz" çekmece anlamındadır ve göz organına biçimsel olarak benzemesi nedeniyle yan anlam taşır. Kalbimi kırdı ifadesindeki "kırmak" ise fiziksel kırma eylemiyle ortak hiçbir özellik taşımaz; tamamen mecazdır.
Mecaz Anlam ile Deyim Arasındaki Bağ
Deyimler büyük ölçüde mecaza dayanır. Kafa patlatmak deyiminde kafa fiziksel olarak patlamaz; bu yapı mecaza dayalı bir deyimdir. Bir cümlede mecaz tespit ederken sözcüğün tek başına mı yoksa kalıplaşmış bir öbek içinde mi olduğuna dikkat edin. Tek sözcükteki mecaz "yan/mecaz anlam" başlığı altında; öbek hâlinde olansa "deyim" başlığı altında değerlendirilir.
Mecaz Anlamın Kazandırdıkları
Mecaz anlam, dile üç önemli katkı sağlar: anlatımı zenginleştirir, soyut kavramları somut görüntülerle aktarır ve dilin estetik gücünü artırır. Edebî metinlerde mecazlar, gündelik dile göre çok daha sık kullanılır. Yüreği dağlamak, içi parçalanmak, yüzü gülmek gibi mecazi ifadeler duyguların yoğunluğunu okuyucuya doğrudan iletir. DGS sınavında özellikle paragraf sorularında bu tür ifadeleri tanımak metnin örtük mesajını çözmek için zorunludur.
DGS İpucu: "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde X sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?" sorusunda her seçeneği tek tek "burada gerçek mi mecaz mı" diye işaretleyin. Genellikle dört seçenek somut/fiziksel anlam, biri ise duygusal/soyut alandadır; mecaz olan budur.
Yan Anlam
Yan anlam, sözcüğün gerçek anlamına benzerlik ilgisiyle bağlı olarak kazandığı ikinci anlamdır. Yan anlamda sözcük, asıl anlamından tamamen kopmaz; biçimsel ya da işlevsel bir benzerlik aracılığıyla yeni bir varlığa, nesneye ya da kavrama ad olur.
Yan Anlam Örnekleri
- Göz: görme organı (gerçek) → masa gözü, iğne gözü, göz pınarı (yan anlam, biçimsel benzerlik)
- Burun: koklama organı (gerçek) → ayakkabının burnu, geminin burnu, dağın burnu (yan anlam, çıkıntılı uç)
- Ayak: vücut organı (gerçek) → masanın ayağı, dağın eteği değil ama "dağ ayağı", caminin ayağı (taşıyan kısım)
- Kol: insan organı (gerçek) → koltuk kolu, denizin kolu, ırmağın kolu (yan anlam, dallanma ilgisi)
- Diş: ağız organı (gerçek) → tarağın dişi, çark dişi, sarımsağın dişi (yan anlam, biçimsel benzerlik)
- Boğaz: insan organı (gerçek) → şişenin boğazı, deniz boğazı (yan anlam, dar geçit)
Yan Anlamı Mecazdan Ayıran Nokta
Yan anlamda sözcük somut bir varlığa karşılık gelmeye devam eder; sadece nereye uygulandığı değişir. Şişenin boğazı hâlâ somut, görülebilir bir parçadır. Mecaz anlamda ise sözcük genellikle soyut bir kavramı karşılar: İçim yandı, kalbim kırıldı.
| Sözcük | Gerçek | Yan | Mecaz |
|---|---|---|---|
| Göz | Görme organı | Çekmece (masa gözü) | Göze girmek (sevdirmek) |
| Açık | Kapı açık | Açık renk, açık hava | Açık yürekli (samimi) |
Dikkat: Yan anlamlı sözcük cümlede genellikle bir tamlama (iğnenin gözü, masanın ayağı) içinde geçer. Bu tamlama yapısı, sözcüğün hangi nesneye uygulandığını açıkça gösterir ve yan anlamın belirlenmesini kolaylaştırır.
Yan Anlamın Doğuşu
Yan anlam genellikle bir nesnenin biçimsel ya da işlevsel benzerliğinden doğar. İğne gözü deyişinde göz organı ile iğnedeki delik arasında "küçük açıklık" benzerliği vardır. Geminin burnu deyişinde insan burnu ile geminin ön ucundaki çıkıntı arasında "öne çıkmış uç" benzerliği bulunur. Bu benzerlikler dilde kalıcı hâle gelmiş ve sözcüklerin yan anlam alanını oluşturmuştur.
Yan Anlamın Sınavda Sorgulanması
DGS soruları "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde X sözcüğü yan anlamda kullanılmıştır?" biçiminde gelebilir. Bu durumda dört seçeneğin gerçek ya da mecaz, biri ise yan anlam içerir. Yan anlamı bulmak için sözcüğün başka bir nesneye benzerlik üzerinden ad olduğu kullanımları arayın: masanın gözü, tarağın dişi, ayakkabı burnu, iğnenin gözü, şişe boğazı, dağ eteği.
Terim Anlam
Terim anlam, bir sözcüğün belirli bir bilim, sanat, spor ya da meslek alanında kazandığı özel anlamdır. Terim anlamlı sözcükler, ait oldukları alanda nesnel bir kavramı karşılar ve günlük dildeki anlamlarından farklılaşabilir.
Alanlara Göre Terim Örnekleri
- Tıp: tansiyon, nabız, doku, hücre, damar, ameliyat, antibiyotik
- Matematik: denklem, kümeler, asal sayı, fonksiyon, türev, integral, açı, üçgen
- Müzik: nota, akort, oktav, bemol, sol anahtarı, kontrpuan
- Edebiyat: kafiye, redif, mecaz, teşbih, istiare, hece ölçüsü
- Spor: taç, korner, faul, ofsayt, set, smaç, zemberek
- Dilbilgisi: özne, yüklem, sıfat, zamir, edat, yapım eki
Terim Anlam Olduğunu Ne Belirler?
Cümle içinde sözcüğün hangi alana özgü olarak iş gördüğüne bakılır. Hastanın nabzı düştü. cümlesinde "nabız" tıp terimidir; Halkın nabzını tuttuk. cümlesinde ise mecaz anlamlıdır. Aynı sözcüğün hem terim hem mecaz anlamlı olabileceği unutulmamalıdır.
| Cümle | Anlam Türü |
|---|---|
| Top taca çıktı. | Terim (futbol) |
| Sınıfın tacı bu çocuk. | Mecaz (en değerlisi) |
| Kraliçe başına tacı taktı. | Gerçek (mücevherli başlık) |
DGS İpucu: Geçmiş yıl sorularında en sık karşılaşılan terim alanları matematik, tıp ve dilbilgisidir. Denklem, hücre, fonksiyon, türev, özne, yüklem gibi sözcüklerin hem günlük hem terim anlamı sınanır. Cümle içinde alanı belirten ipucu varsa (sınıf, hastane, futbol, müzik) terim anlam akla gelmelidir.
Karma Anlam Soruları
Bazı sorular tek bir cümlede birden çok anlam türünün bir arada kullanıldığını sınar. Hastanın nabzı düştüğünde doktorun yüreği ağzına geldi. Bu cümlede "nabız" tıp terimidir; "yüreği ağzına gelmek" ise mecazi bir deyimdir. Aynı cümlede iki farklı anlam türü iç içe verilmiştir. Bu tür sorularda her ifadeyi ayrı ayrı değerlendirmeniz gerekir.
Terim anlamlı sözcüklerin önemli bir özelliği de günlük dilde de kullanılabilmeleridir. Açı sözcüğü matematik terimi olarak iki ışının ortak başlangıç noktasında oluşturduğu açıklığı tanımlar; ancak günlük dilde "olaylara değişik açıdan bakmak" ifadesinde mecaz anlam taşır. Sınavda hangi anlamın kastedildiğini cümle bağlamı belirler.
Somut ve Soyut Anlam
Sözcükler, karşıladıkları varlıkların algılanabilir olup olmamasına göre somut ya da soyut sınıfına girer.
Somut Anlam
Beş duyu organımızdan en az biriyle (görme, işitme, dokunma, koklama, tatma) algılanabilen varlıkları karşılayan sözcükler somut anlamlıdır.
- Ağaç, masa, kalem, su, çiçek, koku, ses, sıcak, soğuk, taş, kitap
Soyut Anlam
Beş duyu ile algılanamayan, yalnızca zihinde var olan kavramları karşılayan sözcükler soyut anlamlıdır.
- Sevgi, mutluluk, özgürlük, korku, umut, güzellik, akıl, vicdan, demokrasi, adalet
Soyutlama (Soyutlaştırma) ve Somutlama (Somutlaştırma)
Bir sözcük, cümle içinde anlamına göre somuttan soyuta ya da soyuttan somuta geçebilir.
| Cümle | Açıklama |
|---|---|
| Ağır bir taş | Somut (ağırlık fiziksel) |
| Ağır bir karar | Somutlama (ağırlık → zorluk; soyut kavram somut sıfatla anlatılmış) |
| Karanlık bir oda | Somut (ışıksız mekân) |
| Karanlık bir gelecek | Somutlama (umutsuzluk → karanlık) |
Dikkat: Somut ve soyut ayrımı, sözcüğün kök hâline değil, cümle içindeki kullanımına göre yapılır. Acı sözcüğü "acı biber"de tat (somut) bildirirken, "acı haber"de duygu (soyut) bildirir.
Somutlama Sanatının Anlamı
Somutlama, soyut bir kavramı somut özelliklerle anlatmaktır. Şair ve yazarlar bu yola anlatımı daha güçlü, daha çarpıcı yapmak için başvurur. Tatlı söz deyişi sözün maddi bir tadı olamayacağını bildiğimiz hâlde, "hoş, gönül okşayan" anlamını "tatlı" sıfatıyla somutlaştırır. Kara haber, sıcak ilişki, soğuk bir bakış gibi ifadeler hep somutlamaya örnektir.
DGS'de Somut-Soyut Soru Tipleri
- "Aşağıdaki sözcüklerden hangisi soyut/somut anlamlıdır?" — Tek sözcük tabanlı.
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlama vardır?" — Cümle tabanlı, soyut kavramın somut sıfatla anlatımını arar.
- "X cümlesinde altı çizili sözcük somut mu soyut mu?" — Bağlam bazlı ayrım sorusu.
Soyutun Somuta Dönüşümü
Türkçenin önemli bir dil özelliği, soyut kavramları somut sıfat ve fiillerle anlatabilmesidir. Üzüntü soyut bir kavramdır; ancak derin üzüntü denildiğinde "derin" sıfatı somut bir özelliği soyut kavrama yüklemiş olur. Aynı biçimde tatlı söz, kara haber, sıcak ilişki gibi tamlamalarda somut sıfatlar soyut kavramları nitelendirir. Bu yapı dile sezgisel ve duyusal bir derinlik kazandırır.
Nicel ve Nitel Anlam
Sıfatlar ve bazı belirteçler, varlığın özelliğini iki temel açıdan bildirebilir: nicelik (sayı, miktar) ya da nitelik (özellik, durum).
Nicel Anlam
Ölçülebilen, sayılabilen, miktar bildiren sözcükler nicel anlamlıdır. Kaç? Ne kadar? sorularına cevap verir.
- Üç elma, beş kitap, çok para, az şeker, birkaç gün, iki saat
- Bahçede on ağaç var. (sayı bildirir)
- Az yemek yedi. (miktar bildirir)
Nitel Anlam
Varlığın nasıl olduğunu, hangi özellikleri taşıdığını bildiren sözcükler nitel anlamlıdır. Nasıl? sorusuna cevap verir.
- Güzel kız, akıllı çocuk, kırmızı çiçek, yeşil yaprak, sıcak çay
- Bahçede güzel ağaçlar var. (özellik bildirir)
- Tatlı bir bebek. (özellik bildirir)
Soruda Karıştırılan Nokta
"Yorgun" sıfatı çoğu zaman nitel sayılır çünkü kişinin durumunu (nasıl olduğunu) anlatır. Ancak "ağır" sıfatı tartılabilir bir varlık için kullanıldığında nicel (kilogram bilgisi içerir), soyut bir kavram için kullanıldığında nitel olur.
| Sıfat | Nicel Kullanım | Nitel Kullanım |
|---|---|---|
| Ağır | Ağır bir çuval (tartılabilir) | Ağır bir adam (saygın, ölçülü) |
| Uzun | İki metre uzun çubuk | Uzun yıllar (süre, soyut) |
DGS İpucu: Nicel-nitel ayrımı için "kaç/ne kadar" mı yoksa "nasıl" mı sorusunu sorduğunu test edin. Sayı, miktar belirten sözcükler nicel; özellik, durum belirtenler niteldir.
Bir Sıfatın İki Farklı Yüzü
Bazı sıfatlar bağlama göre nicel ya da nitel anlam kazanır. Bu durum sınavda en çok tuzak yaratan noktadır.
- Geniş bir oda — odanın metrekaresine işaret eder, niceldir.
- Geniş bir gönüllü — kişinin hoşgörü düzeyini anlatır, niteldir.
- Yüksek bir bina — fiziksel boyut, niceldir.
- Yüksek bir karakter — manevi değer, niteldir.
- Kısa bir yol — uzunluk, niceldir.
- Kısa bir özet — soyut yargı, niteldir; ama bazen niceldir (kelime sayısı).
Sınavda altı çizili sözcüğün hangi tip varlığı nitelediğine bakarak doğru ayrımı yapabilirsiniz: ölçülebiliyorsa nicel, kişinin/şeyin özelliğini bildiriyorsa niteldir.
Eş Anlamlı, Yakın Anlamlı, Karşıt Anlamlı, Eş Sesli Sözcükler
Sözcükler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurulur. DGS sözcük sorularında bu ilişkilerin doğru ayırt edilmesi sıkça istenir.
Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
Yazılışları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir. Birbirinin yerine kullanılabilir; aynı cümlede yan yana getirilirse anlatım bozukluğu doğar.
- kıymet — değer
- fakir — yoksul
- millet — ulus
- bahtiyar — mutlu
- yaşlı — ihtiyar
- ıslak — yaş
- cevap — yanıt
Yoksul ve fakir bir adamdı. → Bu cümle bozuktur; "yoksul" ve "fakir" eş anlamlı, biri gereksizdir.
Yakın Anlamlı Sözcükler
Anlamları birbirine çok benzeyen ancak ince farklarla ayrılan sözcüklerdir. Birbirinin yerine her zaman kullanılamaz.
- korkmak — ürkmek: ikisi de tehlike karşısında geri çekilmedir; ürkmek daha ani, içgüdüseldir; korkmak daha uzun süreli olabilir.
- hüzünlü — kederli: her ikisi de üzüntüyü anlatır; "hüzünlü" daha hafif bir melankoli, "kederli" daha derin bir acıyı çağrıştırır.
- iri — büyük: "büyük" normali aşmaya, "iri" söz konusu nesneye göre fazlalığa karşılık gelir.
- yalan — yanlış: yalan bilerek söylenir; yanlış bilmeden yapılır.
Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler
Anlamları birbirinin tam tersi olan sözcüklerdir. Cesur–korkak, cömert–cimri, açık–kapalı, sıcak–soğuk, gece–gündüz gibi.
Dikkat: Bir sözcüğün olumsuz biçimi karşıt anlamlısı değildir. Gelmek fiilinin zıttı gelmemek değil, gitmektir. Olumsuzluk yalnızca eylemin gerçekleşmediğini bildirir; karşıt anlam ise eylemin tersini ifade eder.
Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Yazılış ve okunuşları aynı, anlamları ve kökenleri tamamen farklı olan sözcüklerdir.
- yüz: sayı (100) / yüzmek eylemi / surat
- yaz: mevsim / yazmak eylemi
- çay: içecek / küçük akarsu
- at: hayvan / atmak eylemi
- kara: siyah renk / toprak parçası
- saz: çalgı / sulak alan bitkisi
- ben: birinci tekil zamir / vücuttaki leke
Dikkat: Düzeltme işareti taşıyan sözcükler eş sesli sayılmaz: kar (yağış) ile kâr (kazanç), hala (babanın kız kardeşi) ile hâlâ (henüz). Bu çiftlerin yazılışları farklıdır.
Genel Anlamlı ve Özel Anlamlı Sözcükler
Sözcükler kapsam bakımından genel ya da özel olabilir. Genel anlamlı sözcükler birden çok özel kavramı içine alırken, özel anlamlı sözcükler tek ve belirli bir varlığı karşılar.
Genel-Özel İlişkisi
| Genel | Özel |
|---|---|
| Varlık | Canlı, hayvan, insan, kedi |
| Yiyecek | Meyve, sebze; elma, armut |
| Çiçek | Gül, papatya, lale |
| Ağaç | Çam, meşe, kavak |
| Edebiyat türü | Roman, hikâye, şiir |
Sınavda Çıkan Soru Kalıbı
Tipik soru: Aşağıdakilerden hangisi diğerlerini kapsar? Doğru cevap, en üst kavramdır. Ya da: Aşağıdakilerden hangisi "X" sözcüğünün özel kavramıdır? Bu soruda alt kategori sorulur.
- Soru: "meyve" sözcüğünün özel kavramı? → elma (sebze yanlış; o "yiyecek" üst kavramının kardeş alt kavramıdır)
- Soru: hayvan / kedi / köpek / kuş / balık sözcüklerinden hangisi diğerlerini kapsar? → hayvan
DGS İpucu: Kardeş kavramları (sebze ve meyve gibi) özel-genel ilişkisi sananlar tuzağa düşer. İki kavram aynı üst kavrama bağlıysa kardeştir; biri diğerinin alt kümesi değildir.
Kapsam Hiyerarşisi
Bir kavramın kapsamı altında genel-özel ilişkisi katmanlı yapılabilir. Örneğin: varlık → canlı → hayvan → memeli → kedigil → kedi → tekir. Her katman, bir önceki katmanın alt kümesidir. Sınavda iki sözcüğün aynı katmanda mı (kardeş) yoksa farklı katmanlarda mı olduğunu sorgulayın.
- Üst (genel) → Alt (özel): meyve → elma; ağaç → meşe; çiçek → gül
- Kardeş kavramlar: elma — armut (her ikisi meyve); meşe — kavak (her ikisi ağaç); gül — papatya (her ikisi çiçek)
- Çapraz ilişki: sebze — meyve (kardeş, üst kavram "yiyecek"); kara — deniz (kardeş, üst kavram "coğrafi alan")
Bütün-parça ilişkisi de genel-özel ile karıştırılır. Bütün-parça ilişkisinde parça bütünün alt kümesi değil, içindeki bir bölümdür: ağaç-yaprak (parça), insan-el (parça). Genel-özel ilişkisi ise alt küme/üst küme bağıyla işler.
Sınav Tipleri
Genel-özel sorularında sınav iki yönde sorulabilir:
- "Aşağıdakilerden hangisi diğerlerini kapsar?" — Üst kavram aranır. Tüm şıklar aynı kategorideyse, hepsini içeren tek şık doğrudur.
- "Aşağıdakilerden hangisi 'X' sözcüğünün özel/alt kavramıdır?" — Alt kavram aranır. Verilen genel kavramın bir türü doğru cevaptır.
Bu tür sorularda kavramların hiyerarşik düzeyini hızlıca belirlemek için zihinsel bir ağaç çizmek faydalıdır. Üstte en geniş kapsamlı kavram, altlarda ise alt türler yer alır.
Söz Sanatları: Benzetme (Teşbih)
Benzetme (teşbih), bir varlığı ya da kavramı bir başka varlığa, ortak bir özellik üzerinden benzetme sanatıdır. DGS söz sanatları sorularında en çok karşılaşılan kavramdır.
Benzetmenin Dört Ögesi
- Benzeyen: Asıl anlatılmak istenen, zayıf olan unsur.
- Kendisine benzetilen: Benzetme yapılan, güçlü olan unsur.
- Benzetme yönü: İki varlık arasındaki ortak özellik.
- Benzetme edatı: "Gibi, kadar, sanki, andırır, benzer".
Örnek: Çocuk aslan gibi cesurdu.
- Benzeyen: çocuk
- Kendisine benzetilen: aslan
- Benzetme yönü: cesur
- Benzetme edatı: gibi
Benzetme Türleri
| Tür | İçerik | Örnek |
|---|---|---|
| Tam benzetme | Dört öge de var | Çocuk aslan gibi cesurdu. |
| Pekiştirilmiş benzetme | Yön yok, diğer üçü var | Çocuk aslan gibiydi. |
| Güzel benzetme | Edat yok, diğer üçü var | Aslan cesaretli çocuk. |
| Yalın (kısaltılmış) benzetme | Yalnız benzeyen ve benzetilen | Aslan çocuk geliyor. |
DGS İpucu: Cümlede "gibi, kadar, sanki, benzer" sözcükleri varsa ve iki varlık arasında karşılaştırma yapılıyorsa benzetme aranmalıdır. Her "gibi" benzetme oluşturmaz; bazıları bağlaç (örnek: onun gibi düşünenler) görevindedir.
Benzetmenin Mantığı
Benzetme sanatının amacı, bilinmeyeni bilinene, soyutu somuta yaklaştırmaktır. Çocuğun cesur olduğunu düz bir cümleyle söylemek yerine "aslan gibi cesur" demek anlatımı güçlendirir. Aslan zaten herkesin tanıdığı, cesaretiyle ünlü bir hayvandır; bu güçlü çağrışım çocuğa aktarılır. Benzeyen (çocuk) zayıf, kendisine benzetilen (aslan) güçlü unsurdur.
Benzetme Mi, Karşılaştırma Mı?
Sıradan karşılaştırma her zaman benzetme oluşturmaz. Ahmet Mehmet'ten daha hızlıdır. cümlesinde karşılaştırma vardır ama benzetme yoktur; çünkü bir varlık bir başkasıyla aynı kategoride kıyaslanmıştır. Benzetmede ise iki ayrı varlık (insan ve aslan, gözler ve deniz gibi) ortak bir özellik üzerinden anlatılır.
- Gözleri deniz kadar mavidir. → Benzetme (göz ile deniz farklı varlıklar, ortak özellik: mavilik)
- Gözleri kardeşinin gözlerinden daha mavidir. → Karşılaştırma (aynı kategori içi)
Söz Sanatları: Eğretileme (İstiare), Ad Aktarması, Kişileştirme
Eğretileme (İstiare)
İstiare, benzetmenin iki temel ögesinden (benzeyen ya da kendisine benzetilen) yalnız birinin söylendiği, diğerinin gizlendiği sanattır. Açık ve kapalı olmak üzere iki türü vardır.
- Açık istiare: Yalnız kendisine benzetilen söylenir; benzeyen gizlidir. Aslan kükredi. (Kendisine benzetilen: aslan; benzeyen: cesur insan, gizli)
- Kapalı istiare: Yalnız benzeyen söylenir; kendisine benzetilen gizlidir, ona ait bir özellikle ima edilir. Bulutlar ağladı. (Benzeyen: bulutlar; gizli kendisine benzetilen: insan, ağlama özelliğiyle ima edilmiş)
Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel, Düz Değişmece)
Ad aktarması, benzetme amacı güdülmeden, parça-bütün, yer-yerin yöneticisi/halkı, eser-sanatçı, neden-sonuç gibi ilgilerle bir sözcüğün başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır.
- Ankara bu kararı onayladı. → "Ankara" yerine hükümet kastediliyor (yer adı → yöneticileri)
- Stadyum coştu. → "Stadyum" yerine içindeki seyirciler kastediliyor (kap → içindekiler)
- Yahya Kemal'i çok severim. → şair yerine eserleri kastedilir (sanatçı → eserleri)
- Sınıf ayağa kalktı. → "Sınıf" yerine içindeki öğrenciler kastediliyor
Kişileştirme (Teşhis)
İnsan dışındaki varlıklara insana özgü davranış, duygu ya da düşünce yüklenmesidir.
- Ağaçlar bana el sallıyordu.
- Deniz bugün küstü.
- Yıldızlar bize göz kırptı.
Dikkat: Ad aktarması ile benzetme karıştırılır. Benzetmede iki varlık arasında ortak özellik üzerinden karşılaştırma vardır; ad aktarmasında ise benzerlik aranmaz, yalnız bir ilgi (parça, kap, yer, eser, neden) söz konusudur. Ankara karar verdi ifadesinde Ankara hükümete benzetilmemiş, yer adı yönetimi karşılamak üzere kullanılmıştır.
Üç Sanatın Ayırt Edilmesi
İstiare, ad aktarması ve kişileştirme birbirine benzer yapıda görünebilir. Aralarındaki kritik fark şudur:
- İstiare: Bir varlık, kendisine benzeyen başka bir varlığa ait özellikle anılır. Benzetme arka plandadır. Aslan kükredi (cesur insan kastediliyor).
- Ad aktarması: Benzerlik değil, bir ilgi (parça-bütün, yer-yönetim, sanatçı-eser) üzerinden ad değiştirilir. Ankara konuştu (hükümet kastediliyor).
- Kişileştirme: İnsan dışı varlığa insanın eylem, duygu ya da düşüncesi yüklenir. Bulutlar ağladı (yağmur kastediliyor; bulutlar gerçekte ağlayamaz).
Sınavda bu üç kavram birlikte sınanırsa, önce "benzerlik mi, ilgi mi, insan özelliği mi?" sorusunu sorun. Cevabı bulduktan sonra doğru kavrama ulaşırsınız.
Söz Sanatları: Kinaye, Abartma, Tariz, Tezat
Kinaye
Kinaye, bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamla okunabildiği, ancak asıl kastedilenin mecaz anlam olduğu sanattır. Söz hem doğrudan hem dolaylı olarak okunabilir; yorumun yönü mecaza dönüktür.
- Eli açık biridir. → Gerçek: avucu açıkmış gibi. Mecaz (asıl): cömert.
- Çoluk çocuğa karıştı. → Gerçek: çocuklarla aynı ortamda. Mecaz (asıl): evlendi, aile kurdu.
- Ayağı yere basmıyor. → Gerçek: havada. Mecaz (asıl): çok mutlu.
Abartma (Mübalağa)
Bir durumun ya da varlığın özelliğini olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermektir.
- Acıdan bayılacaktım.
- Onu görünce yer yerinden oynadı.
- Sevinçten havalara uçtum.
- Bin yıl yaşar gibi konuşuyor.
Tariz (İğneleme, Dokundurma)
Söylenenin tam tersini kastederek alay etme, eleştirme sanatıdır. Görünürdeki sözle gerçek niyet birbirine zıttır.
- Aferin, ne kadar çalışkan adamsın! (gerçekte tembel olduğunu söylüyor)
- Vay efendim vay, ne kadar erken gelmişsiniz! (gece yarısı gelene)
Tezat (Karşıtlık)
Anlamca birbirine karşıt iki kavramı bir arada kullanma sanatıdır.
- Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında.
- Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda? (sevinç gibi görünen ağlama)
- Hem suçlu hem güçlü.
DGS İpucu: Kinaye sorularında bir ifadeyi hem doğrudan hem dolaylı okumayı deneyin. İki anlam birden çıkıyor ve cümle akışı dolaylı (mecaz) anlama yöneliyorsa kinaye vardır.
Sanatların Ayırt Edici Özellikleri
| Sanat | Anahtar Soru | Tipik Örnek |
|---|---|---|
| Kinaye | Hem gerçek hem mecaz okunabiliyor mu? | Eli açık biri |
| Abartma | Anlatım gerçekliği aşıyor mu? | Sevinçten havalara uçtum |
| Tariz | Söylenenin tersi mi kastediliyor? | Aferin, ne çalışkanmışsın! |
| Tezat | İki karşıt kavram bir arada mı? | Hem suçlu hem güçlü |
Sınavda Sık Çıkan Tuzak Yapılar
Söz sanatları sorularında karşımıza çıkan en çetin tuzak, abartma ile mecazın karıştırılmasıdır. Her abartma mecaz içerir; ancak her mecaz abartma değildir. Sevinçten havalara uçtum hem abartma hem de mecazi bir ifadedir; sınavda ise hangi sanatın baskın olduğuna bakılır. Tariz sanatı ise alay yoluyla iletilen ters mesajdır; samimi övgü gibi görünen bir cümlede gerçek niyet eleştiridir. Tezatta ise karşıt iki kavram art arda kullanılır; biri gerçek, biri mecaz olabilir.
Dolaylama
Dolaylama, tek sözcükle anlatılabilecek bir kavramı, niteliklerini, özelliklerini ya da çağrışımlarını sıralayan birden çok sözcükle anlatma yoludur. Ad aktarmasından farklıdır: dolaylamada özel bir ilgi (parça-bütün, neden-sonuç) aranmaz; betimleyici bir adlandırma yapılır.
Sık Karşılaşılan Dolaylamalar
| Dolaylama | Karşılığı |
|---|---|
| Yavru vatan | Kıbrıs |
| Beyaz perde | Sinema |
| Yedinci sanat | Sinema |
| Ay yıldızlı bayrak | Türk bayrağı |
| File bekçisi | Kaleci |
| Meşin yuvarlak | Futbol topu |
| Sessiz dost | Kitap |
| Yeşil sahalar | Futbol sahası |
| Bacasız sanayi | Turizm |
| Derya kuzusu | Balık |
Dikkat: Dolaylama ile ad aktarması arasındaki en belirgin fark şudur: ad aktarmasında bir sözcük başka bir sözcüğün yerine geçer (Ankara → hükümet); dolaylamada ise bir kavram, betimleyici bir tamlama ile anlatılır (Kıbrıs → yavru vatan).
Dolaylamanın Kullanım Amacı
Dolaylama, anlatımı süslemek, yinelemeyi önlemek ya da anlatıma duygusal bir renk katmak için kullanılır. Sinema demek yerine beyaz perde dendiğinde anlatımın görsel ve sanatsal yönü öne çıkar. Kaleci yerine file bekçisi dendiğinde futbol terminolojisinin renkli yanı öne çıkar.
Sınavda Dolaylama
"Aşağıdakilerden hangisinde dolaylama vardır?" tarzı sorularda her şıkkı tek tek inceleyin. Dolaylamada bir varlığın özelliklerinden yola çıkılarak betimleyici bir ad oluşturulur. Soru, bu betimleyici tamlamanın hangi varlığa karşılık geldiğini de sorabilir: "Yedinci sanat" sözüyle kastedilen nedir? Cevap: sinema.
Yaygın Dolaylama Kalıpları
- Bir nesnenin görsel özelliği üzerinden ad olur: beyaz perde, meşin yuvarlak, yeşil sahalar.
- Bir varlığın işlevsel özelliği üzerinden ad olur: file bekçisi, gözleri görmeyen, dilsiz dost (kitap).
- Bir kavramın simgesel değeri üzerinden ad olur: yavru vatan, ay yıldızlı bayrak, ana vatan.
- Bir alanın çağrışım gücü üzerinden ad olur: bacasız sanayi, kara elmas (kömür), demir kuş (uçak).
Sınavda Dolaylamanın Önemi
DGS sözel testinde dolaylama doğrudan az sayıda soruyla karşımıza çıkar; ancak paragraf sorularında metnin anlamını çözmek için sık başvurulan bir araçtır. Yazarın "yavru vatan" derken Kıbrıs'ı kastettiğini, "yedinci sanat" derken sinemayı kastettiğini bilmek metnin yorumunu hızlandırır.
Deyim
Deyim, en az iki sözcükten oluşan, ögelerinin biri ya da hepsi gerçek anlamından sıyrılarak yeni ve genellikle mecazi bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbeğidir. Deyimler bir milletin dil zenginliğini yansıtır.
Deyimin Özellikleri
- En az iki sözcüklüdür.
- Kalıplaşmıştır; sözcüklerin yerleri değiştirilemez, eş anlamlılarıyla değiştirilemez.
- Genellikle mecaz anlam taşır; gerçek anlamından çıkmıştır.
- Bir öğüt vermez; bir durumu, davranışı ya da duyguyu anlatır.
- Çoğunlukla bir cümlecik biçiminde değil, mastar (dilek/dilim eki) ya da çekimli yapıda olur.
Sık Karşılaşılan Deyimler
| Deyim | Anlamı |
|---|---|
| Ağzı açık kalmak | Çok şaşırmak |
| Gözden düşmek | Önceki saygınlığını yitirmek |
| Kulak kabartmak | Belli etmeden dinlemek |
| Yüreği ağzına gelmek | Çok korkmak, telaşlanmak |
| Eli açık olmak | Cömert olmak |
| Burnu büyümek | Kibirlenmek |
| İçi kan ağlamak | Çok üzülmek, kederlenmek |
| Kafayı yemek | Aşırı düşünceden bunalmak |
| Pabucu dama atılmak | Geçerliliğini yitirmek |
| Etekleri zil çalmak | Çok sevinmek |
DGS İpucu: "Aşağıdaki deyimlerden hangisinin anlamı yanlış verilmiştir?" tarzı sorularda, deyimin mecazi anlamına odaklanın. Sözcüklerin gerçek anlamı sizi yanıltabilir; deyim kalıbı bir bütün olarak ezberlenmelidir.
Deyimle İlgili Yaygın Hatalar
- Sözcük değiştirmek: "Pabucu dama atılmak" deyimini "ayakkabısı çatıya atılmak" diye değiştirmek deyimi bozar; kalıp aynen korunmalıdır.
- Anlamı sözcüklerden çıkarmak: "Çenesi düşük" ifadesi gerçekte düşmüş bir çene değildir; "çok konuşan kişi" anlamına gelir.
- Atasözüyle karıştırmak: "Damlaya damlaya göl olur" bir atasözüdür (genel doğru, tam cümle), "denize damla atmak" bir deyimdir (durum bildirir).
Deyim Kullanımının Anlatıma Katkısı
Deyimler dilin etki gücünü artıran kalıplardır. Çok şaşırdım demek yerine ağzım açık kaldı demek anlatıma görsellik ve canlılık kazandırır. DGS sözel sorularında deyimleri tanıyabilmek hem doğrudan deyim sorularında hem de paragraf yorumlama sorularında işe yarar; metnin satır arasındaki anlamı kavramak için deyim bilgisi gerekir.
Atasözü
Atasözü, atalarımızın uzun gözlem ve deneyim sonucu ulaştıkları yargıların özlü, kalıplaşmış cümleler hâlinde dile getirilmesidir. Atasözleri bir milletin ortak aklının ve kültürel mirasının yansımasıdır.
Atasözünün Özellikleri
- Genellikle bir tam cümle hâlindedir.
- Anonim (söyleyeni belli olmayan) ve kalıplaşmıştır; sözcükler değiştirilemez.
- Genel bir yargı, öğüt, ders, doğa kuralı bildirir.
- Yüklem genellikle geniş zaman ya da emir kipindedir.
- Gerçek ya da mecaz anlam taşıyabilir.
Atasözü ve Deyim Farkı
| Özellik | Atasözü | Deyim |
|---|---|---|
| Yapı | Tam cümle | Söz öbeği / cümlecik |
| Amaç | Öğüt vermek, genel doğru | Durum, duygu, davranış anlatmak |
| Yüklem | Geniş zaman / emir | Mastar / değişken zaman |
Sık Karşılaşılan Atasözleri
- Damlaya damlaya göl olur. → Küçük birikimler zamanla büyük sonuç doğurur.
- Sakla samanı, gelir zamanı. → Bugün gereksiz görünen, ileride değerli olabilir.
- Ayağını yorganına göre uzat. → İmkânlarına göre yaşa.
- Sabreden derviş muradına ermiş. → Sabırlı olan amacına ulaşır.
- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. → Başkasının malı insana büyük gelir.
- Acele işe şeytan karışır. → Çok hızlı yapılan işte hata olur.
- Dost kara günde belli olur. → Gerçek dost zor zamanda anlaşılır.
Dikkat: Atasözünde sözcükler genellikle mecazidir; gerçek anlamlarına bakarak yanlış yorum yapmayın. Damlaya damlaya göl olur atasözü suyla değil, küçük birikimlerin gücüyle ilgilidir.
Atasözü-Durum Eşleştirmesi
DGS sözel sorularında atasözünün hangi durumu en iyi anlatacağını bulmak istenir. Bu tür sorularda önce atasözünün altındaki temel mesajı bulun, sonra şıkları o mesajla eşleştirin.
- "Bir musibet bin nasihatten yegdir." → Yaşanan kötü olay, çok söz dinlemekten daha öğretici olur.
- "İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır." → Eleştiriden önce kendine bak.
- "Bal tutan parmağını yalar." → Bir işin ortasında olan, ondan pay alır.
- "Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır." → Güzel söz en katı kalbi bile yumuşatır.
- "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar." → Doğruyu söyleyen tepki çekebilir.
Atasözleri dilin sağladığı bilgelik birikimidir; bunları sadece ezberlemek yerine, anlamlarını gerçek hayat olaylarıyla eşleştirerek pekiştirin.
İkileme ve Yansıma Sözcükler
İkileme
İkileme, anlatımı pekiştirmek için aynı, yakın anlamlı, karşıt anlamlı ya da uyumlu seslerden oluşan iki sözcüğün yan yana getirilmesidir. Türkçenin en yaygın anlatım yollarındandır.
İkileme Türleri
| Tür | Örnek |
|---|---|
| Aynı sözcük tekrarı | yavaş yavaş, az az, bir bir, koşa koşa, hıçkıra hıçkıra |
| Yakın anlamlı sözcükler | eş dost, doğru dürüst, ses seda, yorgun argın |
| Karşıt anlamlı sözcükler | aşağı yukarı, iyi kötü, ileri geri, az çok |
| Biri anlamlı biri anlamsız | eğri büğrü, ufak tefek, eski püskü, çoluk çocuk |
| İkisi de anlamsız | abuk sabuk, ıvır zıvır, allak bullak |
| Yansıma sözcüklerden | şırıl şırıl, harıl harıl, fısıl fısıl |
İkilemenin Anlam Etkileri
- Pekiştirme: "yavaş yavaş" → çok yavaş; "güzel güzel" → uzun uzun ve iyi biçimde
- Süreklilik: "akşam akşam" → uzun bir akşam vakti boyunca
- Belirsizlik: "bir bir" → tek tek; "az çok" → bir miktar
- Abartma: "katmer katmer", "yığın yığın"
Yansıma Sözcükler
Yansıma sözcükler, doğadaki ses, hareket ya da görüntülerin Türkçenin ses imkânlarıyla taklit edilmesinden doğan sözcüklerdir.
- Ses yansımaları: şırıl, gümbür, çatır, fısıl, gıcırtı, hışırtı, vıraklamak
- Görüntü yansımaları: pırıl pırıl, ışıl ışıl, paramparça, parmak parmak
DGS İpucu: İkileme her zaman iki sözcükten oluşur ve arasına virgül konmaz: yavaş yavaş, eş dost. Tek sözcük olan "hızlıca" ya da "yavaşça" ikileme değildir; bunlar -ca/-ce eki almış zarflardır.
Sınavda İkileme Soruları
İkileme sorularında genellikle şu yapılar test edilir: ikilemenin türü, ikilemenin cümleye kattığı anlam, ikilemenin sözcük türü görevi (sıfat mı, zarf mı, ad mı). İkilemeler cümlede çoğunlukla zarf ya da sıfat görevindedir.
- Yavaş yavaş yürüdü. — zarf (yürüdü fiilini niteliyor)
- Eski püskü bir paltosu vardı. — sıfat (palto adını niteliyor)
- Ayrı ayrı düşüncelere sahibiz. — sıfat
- Aşağı yukarı bir saat geçti. — zarf
Pekiştirme
Pekiştirme, bir sıfatın anlamını kuvvetlendirmek için sözcüğün başına özel bir önek getirilmesi yoluyla yapılır. Yapısal olarak çok özgül bir Türkçe kuralıdır.
Pekiştirme Kuralı
Sıfatın ilk hecesinin sonuna "m, p, r, s" seslerinden uygun olan eklenir; bu yeni hece sözcüğün başına getirilir.
- mavi → masmavi (m + a + s)
- kırmızı → kıpkırmızı (k + ı + p)
- yeşil → yemyeşil (y + e + m)
- siyah → simsiyah (s + i + m)
- beyaz → bembeyaz (b + e + m)
- doğru → dosdoğru (d + o + s)
- sarı → sapsarı (s + a + p)
- çabuk → çarçabuk (ç + a + r)
- açık → apaçık (a + p + a)
Pekiştirmeden Ayrılması Gereken Yapılar
| Sözcük | Yapı Türü |
|---|---|
| masmavi | Pekiştirme (mas-) |
| mavimsi | Küçültme (-msi → "biraz mavi") |
| maviydi | Çekim (geçmiş zaman ek-fiil) |
| mavili | İlgi-aitlik (-li yapım eki) |
Dikkat: Pekiştirilmiş sıfat tek sözcüktür; bitişik yazılır. masmavi doğru, mas mavi yanlıştır. Pekiştirme yalnız sıfatlara uygulanır; isim ve fiillere bu yolla pekiştirme yapılmaz.
Pekiştirme ile İkilemenin Karıştırıldığı Yerler
"Yavaş yavaş" tek sözcüğün tekrarına dayalı bir ikilemedir; "yapyavaş" ise pekiştirilmiş bir sıfattır. Sınavda her iki kavram da test edilir; aralarındaki fark yapı bakımından önemlidir:
- İkileme: İki ayrı sözcüğün yan yana yazılması (ayrı yazılır): yavaş yavaş, eski püskü, ses seda.
- Pekiştirme: Tek sözcüğün başına önek getirilmesi (bitişik yazılır): masmavi, kıpkırmızı, yemyeşil.
- "-rek/-erek" zarf-fiil: "Koşa koşa", "söyleye söyleye" gibi yapılar ikilemedir; pekiştirme değildir.
Pekiştirmenin Anlam Değeri
Pekiştirilmiş sıfat anlamı kuvvetlendirir. Mavi sözcüğü bir mavi tonu betimlerken, masmavi hem mavi tonun yoğunluğunu hem de göz alıcılığını anlatır. Sınavda "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde pekiştirilmiş sıfat kullanılmıştır?" tarzı soruda, sözcüğün başında "m, p, r, s" sesleriyle biten ek hece varsa pekiştirme aramalısınız.
Pekiştirme ile Pekiştirmeli İkileme
Pekiştirmenin başka bir biçimi, sözcüğün tekrar yoluyla anlamının kuvvetlendirilmesidir. Yavaş yavaş ifadesi bir tür pekiştirmeli ikilemedir; ancak burada anlam pekiştirmesi sözcüğün yapısından değil, tekrarından gelir. Buna karşılık masmavi tek sözcüktür ve önek alarak pekişmiştir. Kavram olarak ikisinin de işlevi anlamı güçlendirmektir; ancak yapısal olarak farklıdırlar. DGS sorularında "Aşağıdakilerden hangisi pekiştirilmiş sıfattır?" sorusunda doğru cevap önek alan sözcüktür (masmavi, kıpkırmızı), tekrar yapısı (yavaş yavaş) değildir.
Sözcükler Arası Anlam İlişkileri
Sözcükler ya da kavramlar arasında anlam yönünden çeşitli ilişkiler kurulur. DGS sorularında "hangi seçenekte X ilişkisi vardır?" tarzında sorulur.
Ön Plana Çıkan İlişkiler
- Eş anlamlılık: kıymet — değer; fakir — yoksul
- Yakın anlamlılık: hüzünlü — kederli; korkmak — ürkmek
- Karşıtlık (zıtlık): cesur — korkak; cömert — cimri
- Eş seslilik: yüz (organ) — yüz (sayı)
- Genel-özel: meyve — elma; ağaç — meşe
- Bütün-parça: ağaç — yaprak; ev — pencere; insan — el
- Neden-sonuç: yağmur — ıslaklık; çalışma — başarı
- Araç-amaç: kalem — yazı; bıçak — kesim
- Karşılaştırma: A "B'den daha çok / az / büyük..."
Cümleler Arası Anlam İlişkileri
| İlişki | Belirteç | Örnek |
|---|---|---|
| Neden-sonuç | çünkü, için, -dığı için | Çok çalıştığı için sınavı kazandı. |
| Amaç-sonuç | -mak için, diye | Ders dinlemek için öne oturdu. |
| Koşul | -rsa, -dığı takdirde | Çalışırsan kazanırsın. |
| Karşılaştırma | daha, en, kadar | Bu kitap diğerinden daha güzel. |
| Karşıtlık | ama, fakat, ne var ki | Çok çalıştı ama başaramadı. |
DGS İpucu: Sözcük ilişkisi sorularında verilen örnek üzerinden ilişkiyi tanımlayın, sonra şıklara aynı ilişkiyi uygulayın. Örneğin "kalem-yazı" ilişkisi araç-amaçtır; aynı ilişkiyi taşıyan şık doğru cevaptır.
İlişki Tipi Belirleme Adımları
- Verilen iki sözcük arasındaki bağı tanımlayın. (Hangi tip ilişki?)
- Bu bağı kısa bir cümleyle ifade edin: "X, Y'nin parçasıdır" / "X, Y'nin nedenidir" / "X, Y için kullanılan araçtır" gibi.
- Şıkları tek tek bu ilişki cümlesine uydurmaya çalışın.
- Birden çok şık ilişkiye uyuyorsa daha güçlü bağ kuran şıkkı seçin.
Sık Karşılaşılan Tuzaklar
- Karşıtlık ile yakın anlamlılık karıştırılır: cesur — korkak karşıt; cesur — yiğit yakın anlamlı. Şıklarda her ikisi de varsa soru kökü yönlendiricidir.
- Genel-özel ile bütün-parça karıştırılır: ağaç — meşe genel-özel; ağaç — yaprak bütün-parça. Yaprak meşe değildir.
- Neden-sonuç ile araç-amaç karıştırılır: çalışma — başarı neden-sonuç; kalem — yazı araç-amaç. Çalışma başarıyı doğurur ama kalem yazıyı sağlar.
Çözümlü DGS Tarzı Örnekler
Aşağıda DGS sözcükte anlam sorularına benzer örnekler ve çözümleri verilmiştir. Bu örnekleri kendiniz çözmeye çalışın, sonra çözümle karşılaştırın.
Örnek 1 (Mecaz Anlam)
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Kapıyı sıkıca kapadı.
- B) Sözleri kalbimi yaktı.
- C) Suyu bardağa doldurdu.
- D) Bahçeye birkaç çiçek dikti.
- E) Kitabı masaya bıraktı.
Çözüm: B seçeneğindeki "yakmak" fiziksel bir yanma değil, derinden etkilenme/üzme anlamındadır. Mecaz anlam taşır. Diğer seçeneklerde fiiller gerçek anlamlarındadır.
Örnek 2 (Söz Sanatı)
"Pencereden bakan ağaçlar bana el sallıyordu." cümlesinde aşağıdakilerden hangisi vardır?
- A) Benzetme
- B) Kişileştirme
- C) Ad aktarması
- D) Kinaye
- E) Tariz
Çözüm: Ağaçların "el sallaması" insan davranışıdır. İnsan dışı varlığa insan özelliği yüklendiği için kişileştirme (teşhis) sanatı vardır. Doğru cevap B.
Örnek 3 (Deyim ve Atasözü Ayrımı)
Aşağıdakilerden hangisi atasözüdür, deyim değildir?
- A) Pabucu dama atılmak
- B) Damlaya damlaya göl olur
- C) Yüreği ağzına gelmek
- D) Eli açık olmak
- E) Burnu havada olmak
Çözüm: B seçeneği tam bir cümle hâlinde olduğundan ve genel bir doğruyu öğüt olarak verdiğinden atasözüdür. Diğerleri durum/davranış anlatan deyimlerdir. Doğru cevap B.
Örnek 4 (Anlam İlişkisi)
"Kalem — yazı" ilişkisine en uygun örnek aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ağaç — orman
- B) Bıçak — kesim
- C) Kedi — köpek
- D) Yaprak — dal
- E) Sıcak — soğuk
Çözüm: Kalem yazıyı sağlayan araçtır; "araç-amaç" ilişkisidir. Aynı ilişki B'de vardır: bıçak kesim aracı. Doğru cevap B.
Örnek 5 (İkileme)
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme yoktur?
- A) Yavaş yavaş yürüyordu.
- B) Eş dost geldi bayramda.
- C) Hızlıca odadan çıktı.
- D) Güle güle gidin çocuklar.
- E) Aşağı yukarı bir saat geçti.
Çözüm: "Hızlıca" tek sözcüktür ve -ca eki almıştır; ikileme değildir. Diğer seçeneklerde sözcük tekrarına dayalı ikilemeler vardır. Doğru cevap C.
Örnek 6 (Pekiştirme)
"Masmavi gökyüzü altında oturduk." cümlesindeki "masmavi" sözcüğünün yapısı nedir?
- A) Birleşik sıfat
- B) Pekiştirilmiş sıfat
- C) Küçültmeli sıfat
- D) Türemiş ad
- E) İsim tamlaması
Çözüm: "Mavi" sıfatının ilk hecesi "ma-" olup sonuna "s" eklenmiş, "mas-" öneki sözcüğün başına getirilmiştir: mas + mavi = masmavi. Bu, pekiştirilmiş sıfattır. Doğru cevap B.
Örnek 7 (Genel-Özel)
Aşağıdakilerden hangisi diğerlerinin genel kavramıdır?
- A) Gül
- B) Lale
- C) Çiçek
- D) Papatya
- E) Karanfil
Çözüm: Gül, lale, papatya, karanfil — hepsi çiçek türleridir. "Çiçek" ise bunları kapsayan üst (genel) kavramdır. Doğru cevap C.
DGS Sözcük Anlamı Sorularında Strateji
DGS sözcük anlamı sorularını çözerken aşağıdaki stratejik adımlar zaman kazandırır ve hata payını azaltır.
Genel Strateji
- Önce soruyu, sonra metni okuyun. Sözcük anlamı sorularında soru kökü, hangi anlam türünün ya da ilişkinin arandığını belirler. Soruyu okumadan metne dalmak süre israfıdır.
- Altı çizili sözcüğü cümleden çıkararak değerlendirin. Sözcüğün yerine başka eş anlamlı bir sözcük koymayı deneyin; cümle anlam bakımından bozulmuyorsa eş anlam, bozuluyorsa farklı anlam söz konusudur.
- Şıkları eleyerek ilerleyin. Açıkça yanlış olan şıkları işaretleyip dışarıda bırakın; geriye kalan iki seçenek arasında karar verin.
- Tuzak şıklara dikkat edin. "Yakın anlamlı"yı "eş anlamlı" diye sormak, "ad aktarması"nı "benzetme" diye sormak yaygın tuzaklardır.
- Söz sanatı sorularında ipucu kelimelere bakın. "Gibi, kadar, sanki" benzetme; "Ankara, stadyum, sınıf" gibi yer/kap adları ad aktarması; insan dışı varlığa duygu yüklenmesi kişileştirmedir.
Zaman Yönetimi
DGS Türkçe testi 60 dakika 40 sorudur. Her soruya ortalama 1 dakika 30 saniye düşer. Sözcük anlamı soruları 5-6 sorudur ve genellikle kısa metinli, hızlı çözülebilir tiptedir. Bu sorulara 1 dakikadan az ayırmaya çalışın; tasarrufu paragraf sorularında kullanın.
Sık Yapılan Hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Yan anlamı mecaz sanmak | Yan anlamda gerçek anlamla bağ vardır; mecazda kopuktur. |
| Eş anlamlıyı yakın anlamlıyla karıştırmak | Eş anlamlı: anlamı tıpatıp aynı (kıymet-değer); yakın anlamlı: ince fark var (korkmak-ürkmek). |
| Olumsuz biçimi karşıt sanmak | "Gelmek-gelmemek" karşıt değil olumsuz; karşıtı "gitmek". |
| Kardeş kavramı genel-özel sanmak | Sebze ve meyve birbirinin alt kümesi değil; ortak üst kavram "yiyecek". |
| Düzeltme işaretli sözcükleri sesteş sanmak | "Kar — kâr" yazılışı farklıdır, sesteş değildir. |
DGS İpucu: Cevap olarak en uçtaki ya da en koyu mecazlı seçeneği işaretlemeden önce, soru kökünün gerçekten "mecaz mı" yoksa "yan anlam mı" sorduğunu mutlaka kontrol edin. Soru kökünü hızlıca tarayan adaylar bu farkı atlar.
Sözcükte anlam, sözel testin temelidir; bir sonraki adım olan cümle yorumu bu temelin üzerine inşa edilir. Sözcüğün cümledeki anlamını ayırt edebilen aday, paragraf sorularında da metnin örtük mesajını rahatça yakalar.
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- Gerçek anlam, sözcüğün ilk ve temel anlamıdır; somut, fiziksel ve sözlükte ilk sırada verilen kullanımdır.
- Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen kopup benzerlik ya da ilgi yoluyla kazandığı yeni anlamdır.
- Yan anlam, gerçek anlamla bağını koruyarak benzerlik ilgisi ile yeni bir varlığa ad olur (masanın gözü, iğnenin gözü).
- Terim anlam, bir bilim, sanat ya da meslek alanına özgü kullanımdır; aynı sözcüğün hem terim hem mecaz anlamı olabilir.
- Somut anlam beş duyuyla algılanan varlıkları, soyut anlam ise yalnız zihinde var olan kavramları karşılar.
- Nicel anlam sayı/miktar bildirir, nitel anlam ise varlığın özelliğini bildirir; "kaç/ne kadar" - "nasıl" sorularıyla ayrılır.
- Eş anlamlı sözcükler aynı, yakın anlamlı sözcükler benzer ama farklı nüanslı, karşıt anlamlı sözcükler birbirinin tersidir.
- Eş sesli (sesteş) sözcüklerde yazılış aynı, anlam farklıdır; düzeltme işareti taşıyanlar (kar-kâr) sesteş sayılmaz.
- Genel-özel ilişki, üst kavramın alt kavramları kapsamasıdır; sebze ve meyve birbirinin alt kümesi değil, kardeş kavramlardır.
- Benzetme, iki varlığı ortak özellik üzerinden karşılaştırır; benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve edatı olmak üzere dört ögesi vardır.
- İstiare benzetmenin iki temel ögesinden birinin gizlendiği sanattır; açık ve kapalı olmak üzere iki türü vardır.
- Ad aktarması (mecaz-ı mürsel) benzerlik değil, ilgi yoluyla bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır (Ankara → hükümet).
- Kinaye, hem gerçek hem mecaz okunabilen, asıl kastın mecazda olduğu sanattır (eli açık → cömert).
- Deyim, kalıplaşmış, en az iki sözcüklü, çoğunlukla mecaz anlamlı söz öbeğidir; durum/davranış/duygu anlatır.
- Atasözü, atalarımızın deneyim sonucu ulaştığı, kalıplaşmış genel doğru ya da öğüt cümlesidir.
- İkileme, iki sözcüğün yan yana getirilerek anlatımı pekiştirmesidir; aralarına virgül konmaz, bitişik yazılmaz.
- Pekiştirme, bir sıfatın başına "m, p, r, s" sesleriyle önek getirilerek yapılır (mavi → masmavi); bitişik yazılır.
- Dolaylama, tek sözcükle anlatılabilecek bir kavramı betimleyici tamlamayla anlatma yoludur (Kıbrıs → yavru vatan).
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
Sözcükte Anlam konusu DGS sınavında çıkar mı?
Evet, Sözcükte Anlam konusu DGS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Sözcükte Anlam konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Sözcükte Anlam konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 16.000+ soru ve 474 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.