İçindekiler · 17 Bölüm
DGS Sözel Bölümünde Cümle Yorumunun Yeri
Sözcükte anlam konusunda kazanılan kavram bilgisi, cümle yorumunda yeni bir basamağa taşınır. Artık tek bir sözcüğün anlamı değil, sözcüklerin bir araya gelerek oluşturduğu yargının ne anlattığı, hangi anlam ilişkisini kurduğu ve hangi anlatım özelliğini taşıdığı sorgulanır. DGS Türkçe testinin yaklaşık 40 sorusunun 5-6'sı doğrudan cümle yorumu üzerinden çözülür; bunun ötesinde paragrafta anlam sorularının ön çözüm basamağı da yine cümleyi doğru yorumlayabilmektir.
DGS'de cümle yorumu sorularının dört temel kalıbı vardır:
- Kesin yargı (cümleden kesin olarak çıkarılabilen yargı): Verilen bir cümlede yer almayan ifadeler eleyerek sadece cümleden hareketle söylenebilecek hükmü bulma.
- Anlamca özdeş, yakın ve çelişen cümleler: İki ya da daha çok cümle arasında anlam denkliği veya karşıtlık ilişkisini saptama.
- Cümlelerin anlatım özellikleri: Numaralı cümlelerin saptama, çıkarım, neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, öneri, karşılaştırma gibi özelliklerini ayırt etme.
- Cümle oluşturma: Karışık biçimde verilen sözleri anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralama; baştan/sondan kaçıncı geleceğini belirleme.
DGS İpucu: Cümle yorumu sorularında kişisel bilgi, sezgi ya da "olabilir" yargılarına yer yoktur. Yalnızca cümlede yazılı olandan hareket edilir. Bu disiplin kazanıldığında bu başlığın net çıkarma oranı çok yüksektir.
Konu Akışı
Aşağıdaki bölümlerde önce cümlenin biçim ve anlam yapısı (olumlu-olumsuz, soru, doğrudan-dolaylı anlatım) ele alınacak, ardından cümlelerin barındırdığı anlam ilişkileri (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma) işlenecektir. Sonrasında cümlenin içerdiği duygu, düşünce ve kavramlar (tanım, varsayım, tasarı, saptama, çıkarım, eleştiri, ön yargı, küçümseme-azımsama, içerik-üslup, yakınma-sitem, pişmanlık-hayıflanma, yatsıma-kanıksama, olasılık-tahmin, izlenim, aşamalı durum, yeğleme, abartma) sırayla ele alınacaktır. Son üç bölüm DGS'ye özgü soru tiplerine ayrılmıştır: kesin yargı, anlamca özdeş/çelişen cümleler ve cümle oluşturma. Her başlıkta tetik kelime tablosu, çözümlü örnek ve "Dikkat" kutuları yer alır.
Anlamına Göre Cümleler: Olumlu, Olumsuz ve Soru
DGS'de bir cümlenin anlamca olumlu mu olumsuz mu olduğunu belirleyebilmek için biçim yorumu ile anlam yorumu ayrı ayrı yapılır. Biçim yorumu, cümlenin yüklemine ya da sözcüklerine eklenmiş olumsuzluk eki ya da olumsuzluk bildiren sözcüğün varlığına bakar; anlam yorumu ise cümlenin sezdirdiği yargının gerçekleşip gerçekleşmediğini sorgular.
Olumlu - Olumsuz Cümle Tanımı
Bir cümlede bahsi geçen yargı gerçekleşmiş, gerçekleşecek ya da gerçekleşme ihtimali var ise cümle anlamca olumludur. Yargı gerçekleşmemiş, gerçekleşmeyecek ya da gerçekleşme ihtimali yok ise anlamca olumsuzdur. Bu tespit yapılırken cümlenin okuyucu üzerinde bıraktığı duygu (olayın iyi ya da kötü olması) önemli değildir; yalnızca eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır.
- Virajı alamayan ağaca çarpınca yaralanmıştı. — Yaralanma gerçekleşmiş, anlamca olumlu.
- Büyük yangınlara rağmen hiçbir can kaybı yaşanmadı. — Can kaybı yaşanmamış, anlamca olumsuz. (Olayın iyi ya da kötü olması cümlenin olumlu/olumsuzluğunu belirlemez.)
- Son dönemde yazdığı hiçbir öyküsü beğenilmemişti. — Beğenme gerçekleşmemiş, anlamca olumsuz.
Biçimce Olumlu/Olumsuz
Biçim yorumunda cümlenin yüklemine ya da sözcüklerine bakılır. Türkçedeki -ma, -me, -maz, -mez, -sız, -siz olumsuzluk ekleri; yok, değil olumsuzluk sözcükleri yüklemde ya da yargıyı taşıyan sözcükte yer alıyorsa cümle biçimce olumsuzdur. Bu işaretçilerden hiçbiri yoksa cümle biçimce olumludur.
| Cümle | Biçimce | Anlamca |
|---|---|---|
| Bu yaşananlardan sonra gel de o adama güven! | Olumlu | Olumsuz (güvenmemek gerektiğini sezdiriyor) |
| Son zamanlarda bizi ne aradı ne de bir haber yolladı. | Olumlu | Olumsuz (aramama, yollamama) |
| Öğrenciler dersle ilgili taleplerini söylemedi değil. | Olumsuz | Olumlu (söylediler) |
| Evladımın yalan söylediğini anlamaz mıyım hiç! | Olumsuz | Olumlu (anlarım) |
Soru Cümleleri: Gerçek Soru ve Sözde Soru
DGS'de soru cümleleri iki başlıkta incelenir.
- Gerçek soru cümlesi: Karşıdan bir yanıt bekleyen cümledir. Soru ekinin (mı, mi, mu, mü) ya da soru sözcüğünün (kim, ne, hangi, nasıl, niçin, kaç) gerçek sorgu işlevinde olduğu cümlelerdir. Bu raporu sen mi hazırladın?
- Sözde soru cümlesi: Biçimce soru görünümünde olan ama yanıt beklemeyen, bilgisi konuşana ait olan cümledir. Çoğu zaman cevabı söyleyen kişi tarafından bilinmektedir. Aramızda 35 liranın lafı mı olur? ("Olmaz" demek istiyor.) Birdenbire yolun ortasına atlayıp bağırmasın mı? (Olayı zaten kendi tanık olmuştur.)
Dikkat: Sözde soru cümlesi biçimce soru olduğu için yüklemde olumsuzluk eki yoksa biçimce olumlu görünür. Ancak cümlenin sezdirdiği anlam çoğu zaman olumsuzdur. Aramızda 35 liranın lafı mı olur? biçimce olumlu, anlamca olumsuzdur.
Anlamına Göre Diğer Cümle Türleri
| Tür | Tanım | Örnek |
|---|---|---|
| Emir | Yüklemde emir kipi (-, -sın, -sin); buyurma anlamı taşır. | Hemen şu raporu masama getir. |
| İstek-dilek | "Keşke", "-sa/-se" ya da istek kipiyle; dilek bildirir. | Keşke o gün gitseydin. |
| Ünlem | Sevinç, üzüntü, korku, şaşkınlık vb. duyguyu güçlü biçimde aktarır; sonu çoğunlukla "!" ile biter. | Ah, o günleri bir daha yaşayabilsem! |
| Koşul | Bir yargının gerçekleşmesini başka bir yargıya bağlar. | Çok paran olursa adam yerine konursun. |
Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
DGS'de doğrudan-dolaylı anlatım ayrımı, paragraf sorularında tanık gösterme tekniğinin tanınması için önemlidir. Bu nedenle başlık doğrudan soru olarak sorulmasa bile cümlenin anlatım yapısını çözümlemede kullanılır.
Doğrudan Anlatımlı Cümle
Birinci ağızdan duyulan ya da bu ağızdan duyulan sözün hiçbir değişiklik yapılmadan başka bir tarafa aktarıldığı cümleler doğrudan anlatımlıdır. Aktarımda tırnak işareti, iki nokta üst üste ve "demek/demiş/söylemiş" gibi yardımcı yüklemler bulunabilir.
- Öğretmen: "Yarın ödevleri mutlaka getirin." demiş.
- Ömer Hayyam: "Kargalar sürüyle, kartal yalnız uçar." demiştir.
Dolaylı Anlatımlı Cümle
Birinci ağızdan duyulan sözün biçim ve dilbilgisi bakımından değiştirilerek aktarıldığı cümlelerdir. Aktaran kişi cümleye ek ya da sözcük katarak araya girer. Söylemiş, ifade etmiş, belirtmiş, bildirmiş gibi yüklemlerle birlikte sıkça görülür.
- Öğretmen, yarın ödevlerin mutlaka getirilmesini söylemiş.
- Necip Fazıl, şiirin akıl ve yüreğin birleşiminden ortaya çıktığını söylemiştir. (Asıl ifadenin yapısı değiştirildi.)
- Yönetmen, film karakterlerinin gerçek hayattan alındığını ifade etti.
DGS İpucu: Tırnak işareti ve iki nokta üst üste birlikte kullanılıyorsa cümle doğrudan anlatımlıdır. "-dığını, -ttiğini, -masının" gibi ek-fiil yapıları görünüyorsa dolaylı anlatım söz konusudur.
Anlam İlişkilerine Göre Cümleler: Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç
DGS'de en çok karşılaşılan cümle yorumu sorularından biri, iki olgu arasında kurulan neden-sonuç ya da amaç-sonuç ilişkisini ayırt etmektir. Bu iki ilişki birbirine benzer göründüğü için karıştırılabilir; ayırma kuralı çok nettir.
Neden-Sonuç Cümlesi
Bir yargının (sonuç) hangi gerekçeyle (neden) ortaya çıktığını gösteren cümlelerdir. Neden = gerekçe = sebep ve sonuç = yargı şeklinde özdeşleştirilebilir. DGS'de bu ilişki çoğunlukla şu kalıplarla sorulur: "Hangisinde yargı gerekçesi ile birlikte verilmiştir?", "Hangisi kendisinden bir önceki/sonraki cümlenin gerekçesi durumundadır?", "Hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?"
| Tetik İfade | Anlam Bağı |
|---|---|
| çünkü, zira | Sonuç + neden |
| -dığı için, -dığından, -dan dolayı | Neden + sonuç |
| -(y)la, -ile (sebep anlamlı) | Neden + sonuç |
| nedeniyle, sebebiyle, yüzünden | Neden + sonuç |
| öyle ki, bu yüzden, dolayısıyla | Neden + sonuç |
- Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı. — Neden: malzeme yetersizliği; sonuç: inşaatın yarım kalması.
- Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı. — Neden: susuzluk; sonuç: çatlama.
- Maddi imkânsızlık yüzünden okuyamamıştı. — Neden: maddi imkânsızlık; sonuç: okuyamama.
- İçeri kaçıştık çünkü yağmur başladı. — Sonuç: içeri kaçışmak; neden: yağmurun başlaması. (Burada neden-sonuç sırası tersinedir.)
Amaç-Sonuç Cümlesi
Yargının hangi amaçla, hangi gayeyle gerçekleştirildiğini bildiren cümlelerdir. Bu cümlelerde bahsi geçen iki olgudan biri her zaman belirsiz kalır: amacın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmez. Neden-sonuç cümlelerinde ise iki olgudan da haberdarız.
| Tetik İfade | Anlam Bağı |
|---|---|
| -mek için, -mek amacıyla, -mek gayesiyle | Amaç + sonuç |
| -mek üzere | Amaç + sonuç |
| -sın diye, -sin diye | Amaç + sonuç |
| maksadıyla, gayesiyle | Amaç + sonuç |
- Öfkesini yenmek için dışarı çıktı. — Dışarı çıkması bilinir; öfkesini yenip yenmediği bilinmez.
- Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu. — Karakola başvurma kesin; anlatıp anlatmadığı belirsiz.
- Dil öğrensin diye yurt dışına gönderildi. — Yurt dışına gitti; dil öğrenip öğrenmediği bilinmez.
- Sınavı kazanma gayesiyle elinden geleni yapıyor. — Çalıştığı bilinir; kazanıp kazanmayacağı muallaktadır.
DGS İpucu: Anlam bağlantısını sağlayan sözcüğün yerine "amacıyla" sözcüğünü yerleştirebiliyorsanız cümle amaç-sonuç cümlesidir. "Maddi imkânsızlık amacıyla okuyamadı" demek anlam bakımından mümkün değildir; bu cümle neden-sonuçtur. "Ailesini görmek amacıyla memleketine gitti" ise mümkündür; bu da amaç-sonuç cümlesidir.
Dikkat: "Sahanın çamur olduğu için maç ertelendi" cümlesinde sahanın çamur olması da maçın ertelenmesi de gerçekleşmiş olgulardır; bu, neden-sonuç cümlesidir. "Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor" cümlesinde "korku" zaten var olan bir duygudur; bu da neden-sonuç cümlesidir. Amaç-sonuç cümlelerinde mutlaka bir gerçekleşmemiş niyet bulunur.
Koşul, Karşılaştırma ve Diğer Anlam İlişkileri
Koşul (Şart) Cümlesi
Bir yargının gerçekleşmesini başka bir yargının gerçekleşmesine bağlayan cümlelerdir. Şart yerine getirilirse asıl yargı gerçekleşir; getirilmezse gerçekleşmez. "Eğer", "-se/-sa", "-dikçe", "-dıkça", "yeter ki", "-ince/-ınca", "şartıyla", "koşuluyla" gibi tetik ifadeler bu ilişkiyi kurar.
| Cümle | Koşul / Yargı |
|---|---|
| Maça gelirim ama sen de oynayacaksın. | Yargı: maça gelmek; koşul: oynamak. |
| Çok paran olursa adam yerine konursun. | Koşul: çok paran olması; yargı: adam yerine konmak. |
| Seni sevdiğimi ispatlayacağım, yeter ki bana güven. | Koşul: güven; yargı: sevgiyi ispat. |
| Vakti gelince her şey olur. | Koşul: vaktin gelmesi; yargı: her şeyin olması. |
Karşılaştırma Cümlesi
İki ya da daha çok unsurun aynı yönden ele alınarak benzerlik, denklik ya da farklılık üzerinden değerlendirildiği cümlelerdir. Yaygın yanılgı, karşılaştırmanın yalnızca farklılık olarak düşünülmesidir. Karşılaştırmada üç olasılık vardır: üstünlük, denklik ve karşıtlık.
- Annesini herkesten çok seviyor. (Üstünlük; annenin sevgisi diğerlerinden öne çıkar.)
- Arkadaşlarını da ailesi kadar önemsiyor. (Denklik; iki sevgi eşitlenmiştir.)
- Öykülerini de şiirleri kadar başarılı buluyorum. (Denklik; başarı bakımından eşit.)
- Meydana gelen en şaşırtıcı olay buydu. (Üstünlük; tek bir unsur diğerlerinden ayrılır.)
DGS İpucu: "En" sözcüğü kullanıldığında cümlede kesinlikle karşılaştırma vardır; çünkü bir özelliğin üstün noktada olduğu söylenmek için diğerleriyle kıyaslanmak gerekir. Buna karşılık "daha" sözcüğü her zaman karşılaştırma anlamı vermez: "havalar daha tam soğumadı" cümlesinde "daha" zaman/henüz anlamı taşır.
Karşıtlık ve Karşılaştırma Bildiren Diğer Bağlaçlar
| Bağlaç / İfade | Anlam |
|---|---|
| ama, fakat, ancak, lakin | Karşıtlık; iki yargı arasında bir engel ya da çelişki |
| oysa, hâlbuki | Karşıtlık; beklenenle gerçekleşen farklı |
| -e karşın, -e rağmen | Karşıtlık + ödün; bir engele rağmen yargı gerçekleşir |
| -e göre, -e oranla, -e nazaran | Karşılaştırma + üstünlük |
| kadar | Karşılaştırma + denklik |
Öneri (Tavsiye) Cümlesi
Bir durumu daha iyi noktaya taşımak için karşıdakine sunulan görüşlerdir. Genellikle "-meli/-malı, gerek, gerekir, lazım, iyi olur, faydalı olur" gibi yapılarla bildirilir.
- Terliyken soğuk su içmekten uzak durmalısın.
- Sabır bir erdemdir, sakın ondan vazgeçmeyin. (Öneri ile gerekçe bir arada.)
Dikkat: "Hangisinde öneri gerekçesi ile birlikte verilmiştir?" sorusu DGS'de görülen bir kalıptır. Burada öneriye eşlik eden bir çünkü bağlacı ya da gerekçeyi açan bir ifade aranır.
Tanım, Varsayım, Tasarı, Saptama ve Çıkarım
Tanım Cümlesi
"Nedir?" sorusuna cevap veren cümlelerdir. Tanımın bilimsel ya da nesnel olması gerekmez; öznel anlatımlı tanımlar da DGS'de tanım sayılır. Önemli olan, "nedir" sorusuna kısa bir karşılık üretebilmesidir.
- İnsan, düşünen bir sazdır. (İnsan nedir? Düşünen bir saz.)
- Aşk, yaşamın kaynağıdır.
- Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan vasıtadır.
Varsayım Cümlesi
Yaşanmamış bir durumu yaşanmış gibi kabul etme cümleleridir. "Diyelim ki, varsayalım ki, tut ki, düşün ki, farz et ki" gibi sözcüklerle başlar.
- Diyelim ki iyi bir puan aldın, hangi üniversiteyi yazarsın?
- Onunla aynı evde yaşadığını düşün, kafayı yersin.
Tasarı Cümlesi
Gelecekle ilgili planların aktarıldığı cümlelerdir. Niyet ve plan bildirir; gerçekleşip gerçekleşmediği henüz belli değildir.
- Önümüzdeki hafta tüm binanın yalıtımını bitirmeyi hedefliyoruz.
- Bu tür etkinlikleri ileride çeşitlendirmeyi düşünüyoruz.
Saptama (Tespit) Cümlesi
Var olanı gözlemleyip yorum katmadan aktaran cümlelerdir. Saptama sözcüğünün içindeki "spt" sesleri, "tespit" sözcüğünün "spt"siyle özdeşleştirilebilir; iki sözcük anlam bakımından aynı kapıya çıkar. Bilimsel veriler kadar gündelik gözlemler de saptamadır.
- Son yıllarda sosyal medya kullanıcılarının sayısı arttı.
- Yaşanan ekonomik kriz birçok toplumu etkiledi.
- Çaydanlık hâlâ sıcak.
Çıkarım Cümlesi
Saptanan bir durumdan yola çıkarak yeni bir kanıya, yeni bir yoruma ulaşan cümlelerdir. Tespit edilenden hareketle akıl yürütülür.
- Çaydanlık hâlâ sıcak; demek ki fazla uzaklaşmış olamazlar. ("Sıcaklık" saptaması, "uzakta olmama" çıkarımına dönüştü.)
- Yapıtları üzerine yazılmış inceleme yazılarının sayısı, yazarın nitelikli bir okur kitlesine sahip olduğunu gösterir.
DGS İpucu: Saptama yorum katmaz, çıkarım yorum kurar. "Eserin dili üzerine iki araştırma yapılmıştır" saptamadır. "Bu sayı, yazarın dil farkındalığının bilimsel ilgi gördüğünü göstermektedir" çıkarımdır.
| Cümle | Tür |
|---|---|
| Yayınevlerinin sayısında son yıllarda bir artış gözlendi. | Saptama |
| Bu artış, çeviri kitap sayısındaki yükselişi de beraberinde getirdi. | Saptanan duruma bağlanan sonuç |
| Demek ki okurun çeviri eserlere ilgisi artmıştır. | Çıkarım |
Öznel - Nesnel Anlatım: Kanıtlanabilirliğe Göre Cümleler
DGS'de "Numaralı cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?" kalıbıyla sorulan sorularda cümleler öznel ve nesnel diye gruplandırılır. Özne kişi demektir; özne kelime kökü "öz"den gelir. Kişisel görüş içeren cümleler öznel, kişiden bağımsız doğrulanabilen cümleler ise nesneldir.
Öznel Anlatımlı Cümle
Konuşanın kendi yorumunu, beğenisini, duygusunu yansıtır. Kişiden kişiye değişir, kanıtlanamaz.
- Geçen hafta düzenlenen gezi çok eğlenceliydi.
- 1972'de Türkiye'nin en güzel baharını yaşadık.
- Bu romanın anlatımı oldukça akıcı ve içtendir.
Nesnel Anlatımlı Cümle
Kişisel görüşü içermez, herkes için aynı şekilde doğrulanır. Sayısal veri, somut bilgi, yapısal özellik gibi içeriklerle kurulur.
- Şair, dizelerinde "sokaklar için gülümseyen" ifadesini kullanmıştır.
- 2020'de 24 bin 16 kişi işletmesini kapatmıştır.
- Roman, üç bölüm ve on iki ana kahraman üzerinden ilerlemektedir.
Dikkat: Tek bir sözcük cümlenin kanıtlanabilirliğini değiştirebilir. "1972'de Türkiye'nin en güzel baharını yaşadık" öznel; "1972'de Türkiye'nin en sıcak baharını yaşadık" nesneldir (sıcaklık ölçümlerle doğrulanır). Soru kökünde "kanıtlanabilirlik" geçiyorsa cümleyi nitel/nicel veri açısından tarayın.
Cümlede Anlatılan Duygu ve Tutumlar
DGS'de cümlenin barındırdığı duyguyu ya da konuşanın tutumunu belirleme soruları sıkça çıkar. Bu başlıkta, kelime anlamı bakımından birbirine karıştırılan kavramlar net biçimde ayrılır.
Yakınma ve Sitem
| Yakınma | Sitem |
|---|---|
| Şikâyet konusu başka bir mecrada dile getirilir. | Şikâyet doğrudan rahatsızlığa yol açan kişiye yöneltilir. |
| Konudan konuya atlayan yazıları okumak bizi yoruyor. | Bana karşı kibar olmayı hiç beceremiyorsun. |
| Bu yaşına gelmesine rağmen kendisine uygun işi seçemedi. | Sen beni değil, o sevdiğin arkadaşını ara. |
Pişmanlık ve Hayıflanma
| Pişmanlık | Hayıflanma |
|---|---|
| Kişinin kendi kontrolündeki bir eylem (yapılan ya da yapılmayan) için duyduğu üzüntüdür. | Kişinin kontrolünde olmayan bir durum için duyduğu üzüntü, hayıflanmadır. |
| Onunla ağır konuştuğum için çok üzgünüm. | Keşke yaz tatili biraz daha uzun olsaydı da yurt dışına çıkabilseydim. |
| Onun kıymetini ölümünden önce bilmeliydim. | Keşke hafta sonu yağmur yağmasaydı da güzel bir yürüyüş yapardık. |
Dikkat: Pişmanlık-hayıflanma ayrımı "yapma/yapmama" üzerine değil, "kontrolün kimde olduğu" üzerine kuruludur. Yapmadığı bir şeyden de pişmanlık duyulabilir; ancak bu eylem kişinin elindeyse pişmanlıktır.
Yatsıma ve Kanıksama
| Yatsıma | Kanıksama |
|---|---|
| İçinde bulunduğu durumu inkâr etmektir. | İçinde bulunduğu durumdan artık etkilenmez hâle gelmektir. |
| Buna uyumak denmez, sadece gözlerimi dinlendiriyorum. | Yapılan zamlardan artık etkilenmiyor, umursamıyor. |
| Tabii ki ağlamadım, gözüme toz kaçtı. | Her fırsatta bizi kötüledi, hepimiz alıştık. |
Küçümseme ve Azımsama
Her iki kavram da yetersiz bulma anlamı taşır; ancak yetersizlik farklı eksende yorumlanır. Küçümseme nitelik bakımından, azımsama nicelik (miktar) bakımından yetersiz bulmadır.
- Küçücük aklıyla bize oyun oynadığını sanıyor. — Akıl bir nitelik, küçümseme.
- Bu yetenekle işi alması mümkün görünmüyor. — Yetenek niteliktir, küçümseme.
- Bu kadar adam iki dilim ekmekle asla doyamaz. — İki dilim miktar bildirir, azımsama.
- Sadece bir sayfadan oluşan ödev mi olur? — Nicelik (sayfa sayısı), azımsama.
İçerik ve Üslup
İçerik bir eserin ne anlattığı, üslup ise nasıl anlattığıdır. İçerik konu ya da muhteva, üslup tarz ya da biçemdir.
- Eser, bir toplumun bunalımlarını ele alıyor. — Konu açıklanmış, içerik cümlesi.
- Yazar, kahramanlarını sıradan insanlardan seçmiş. — Konu, içerik.
- Şiirinde yabancı sözcükleri kullanmamayı yeğlemiş. — Sözcük tercihi, üslup.
- Denemelerindeki anlatımsal yoğunluk okuyucuyu düşünmeye itiyor. — Anlatım biçimi, üslup.
Eleştiri ve Ön Yargı
Eleştiri bir durumun iyi ya da kötü yönlerini belirleyip ortaya koymaktır; olumlu ya da olumsuz yönde olabilir. Ön yargı ise hiçbir deneyim yaşanmadan peşin hükümde bulunmaktır; yine olumlu ya da olumsuz yönde olabilir.
- Kahramanları betimlerken tekrara düşmesi okuyucuyu yoruyor. — Olumsuz yönde eleştiri.
- Eseri için seçtiği konu oldukça ilgi çekiciydi. — Olumlu yönde eleştiri.
- Henüz kitabı görmedim ama ilgi çekmeyeceğine eminim. — Olumsuz ön yargı.
Olasılık ve Tahmin
Olasılık bir durumun olabilirlik durumunu ikilem üzerinden ifade eder ("olabilir de olmayabilir de"). Tahmin ise konuşmacının bir dayanağa yaslanarak yaptığı kestirimdir.
- Boyun fıtığı ilerlerse hastanın kolunda bir incelme görülebilir. (Olasılık.)
- Geç kaldık, sanırım o gitmiştir. (Tahmin; "geç kaldık" dayanağı vardır.)
- Belki de bize bilincine varamadığımız bir saygı duyuyorlardı. (Olasılık.)
DGS İpucu: Olasılık ve tahmini birbirinden ayırma zorunluluğu DGS'de bir tuzak değildir; soru kökü yalnızca "kesin olmayan ifadeyi" sorar. Beş seçenek arasından "olabilir, olamaz, mümkündür, sanırım, galiba, belki, herhâlde, tahminen" gibi kesinliği bulanıklaştıran sözcükleri arayın.
Aşamalı Durum, İzlenim, Yeğleme ve Abartma
Aşamalı Durum Bildiren Cümle
Bir nicelik, nitelik ya da olgunun zaman içinde sürekli artması veya sürekli azalması durumudur. "Gittikçe, günden güne, gün geçtikçe, günbegün, gitgide, yavaş yavaş" gibi söz öbekleri tetik kelimelerdir.
- İşten çıkarılanların sayısı günden güne artıyor.
- Hava gittikçe soğuyor.
- Çocuğun ilgisi gün geçtikçe azalıyor.
İzlenim Cümlesi
Beş duyuya hitap eden, görme-işitme-koklama-tatma-dokunma yoluyla bir görüntü, ses ya da koku oluşturan cümlelerdir. Okurda zihinsel bir tablo bırakır.
- Çukurova bir düş içinde gibi dumanlıdır. (Görme.)
- Eski ahşap kafesli pencereleri olan büyük bir evdi. (Görme.)
- Mutfaktan taze ekmek kokusu yayılıyordu. (Koklama.)
Yeğleme Cümlesi
Bir şeyi başka bir şeye, belirli bir özellik bakımından üstün bularak tercih etme cümleleridir. "Yerine, yeğlemek, tercih etmek" gibi sözcükler işaretçidir.
- Kof bir metin yerine, özlü sözün gücünü arkasına alarak yazıyordu.
- Yapay aydınlatma yerine doğal ışığı yeğliyor.
Abartma (Mübalağa)
Bir durumun ya da varlığın olduğundan çok büyük ya da çok küçük gösterilmesidir. Cümlede gerçeklik sınırını aşan bir nitelik göze çarpar.
- Acıdan bayılacaktım.
- Sevinçten havalara uçtum.
- O kadar üşüdük ki dudaklarımız mosmor oldu.
Dikkat: Her abartma mecaz içerir; ancak her mecaz abartma değildir. Cümle yorumu sorularında soru kökü "abartma" diyorsa olağan ölçünün aşıldığı bir nitelendirmeyi arayın; "mecaz" diyorsa sözcüğün gerçek anlamından koptuğu bir kullanımı arayın.
Kesin Yargı: Cümleden Kesin Olarak Çıkarılabilen Yargı
Kesin yargı soruları DGS'nin en sık çıkan cümle yorumu kalıbıdır. Soru kökü tipik olarak şöyledir: "Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?" Verilen cümle çoğu zaman uzun bir bilgi cümlesidir; seçenekler ise birbirine çok benzeyen, kısmi olarak uyumlu görünen yargılardır. Soru çözümünün anahtarı, cümlede yer almayan ifadeleri eleyerek geriye sadece cümleyle örtüşen seçeneği bırakmaktır.
Çözüm Yöntemi
- Cümleyi dikkatli okuyun. İçinde geçen olgular, tarihler, sayılar, isimler, sıfatlar ve karşılaştırmalar nelerdir? Her bir bilgi parçasını zihninizde işaretleyin.
- Seçenekleri tek tek tarayın. Her seçenekteki bilgilerin cümlede karşılığı var mı? Olmayanı hemen eleyin.
- Cümlede olmayan bir özellik ekleyenleri eleyin. "İlk", "tek", "en eski", "en başarılı", "kısa sürede", "yaygınlaşmıştır" gibi ifadeler cümlede yoksa bu seçenek yanlıştır.
- Genelleme yapanları eleyin. Cümle bir olaydan bahsediyorsa, "tüm benzer olaylar" hakkında çıkarım yapan seçenek yanlıştır.
- Kendi bilginizi karıştırmayın. Cümlede yazmıyorsa, gerçek hayatta doğru bile olsa, doğru cevap olamaz.
Çözümlü Örnek 1
"Belize Sahili'nin 100 km açığında bulunan ve Buzul Çağı'nın sonunda su seviyesinin altında kalmış olan Büyük Mavi Delik, 300 metre genişliği ve 125 metre derinliğiyle dünyanın en büyük çökme çukurudur." Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı hangisidir?
- A) Buzul Çağı, birbirinden farklı çok sayıda çökme çukurunun oluştuğu bir dönemdir. — Cümlede yalnızca tek bir çukurdan söz ediliyor; "birbirinden farklı çok sayıda" bilgisi yok. Eleyin.
- B) Derinliği 100 metreyi aşan çökme çukurları dünyada az rastlanan yüzey şekilleridir. — "Az rastlanır" bilgisi cümlede yok. Eleyin.
- C) Belize Sahili açıklarındaki çukur, kapladığı alan bakımından diğer çökme çukurlarından ayrılır. — "Dünyanın en büyük" ifadesi başka çukurlardan ayrıldığını söyler. Doğru.
- D) Çökme çukurları tarihî dönemlerde deniz seviyesinin altında kalmış bölgelerde oluşur. — Cümle bu çukur için söylüyor; tüm çukurlara genelleme yapan bilgi yok. Eleyin.
- E) Büyük Mavi Delik, yeryüzünün yakın dönemde keşfedilmiş en eski çökme çukurudur. — "En eski" ve "yakın dönemde keşfedilmiş" bilgileri cümlede yok. Eleyin.
Çözümlü Örnek 2
"Tıp doktorları, diş hekimleri ve eczacıların katıldığı 'Hayatın Kadrajı' adlı fotoğraf yarışması ilk kez 5 Ekim 2011'de İstanbul'da düzenlenmiştir."
- A) Yarışma sonradan başka mesleklere de açılmıştır. — Bilgi yok, eleyin.
- B) Yarışma 2011'den önce de düzenlenmiştir. — "İlk kez 2011" bilgisi açıkça çelişiyor, eleyin.
- C) Yarışmaya İstanbul dışından sağlık çalışanları da katılmıştır. — Bilgi yok, eleyin.
- D) Yarışma sağlık personeli tarafından finanse edilmiştir. — Finansman bilgisi yok, eleyin.
- E) Yarışmaya sadece sağlık alanındaki belli meslek sahipleri katılmıştır. — Cümle "tıp doktorları, diş hekimleri ve eczacılar" diye sınırlamış; doğru.
DGS İpucu: "İlk kez 2011'de düzenlendi" diyen bir cümleden "2011'den önce de düzenlendi" çıkarılamaz. Cümlede zaman, sayı ve "ilk/tek/en" sözcüklerini her zaman ayrıca işaretleyin; bunlar çeldiricinin en sevdiği oyun alanıdır.
Dikkat: Geçmiş sınav sorularında "Türk birliklerinin Avrupa'ya gönderilmesi konusu yeniden ele alınmıştır" diyen cümleden "Daha önce de gündeme gelmiştir" çıkarımı doğrudur (yeniden = en az ikinci kez); ancak "Türk birlikleri en az bir kez gönderilmiştir" çıkarımı doğru değildir (gündeme gelme ile gönderilme aynı şey değildir). Sözcüğün ne anlattığını sözlük anlamı düzeyinde yakından okuyun.
Anlamca Yakın, Özdeş ve Çelişen Cümleler
Yakın Anlamlı Cümleler
Yapısı farklı olsa da aynı yargıyı, aynı düşünceyi ya da aynı iletiyi taşıyan cümleler birbirine yakın anlamlıdır. DGS'de soru kökü genellikle "Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle yakın anlamlıdır?" ya da "Hangisinin anlamı, verilen cümleninkiyle özdeştir?" şeklindedir.
| Verilen Cümle | Yakın Anlamlı |
|---|---|
| Başarı, çalışmadan gelmez. | Çalışmadan başarıya ulaşılmaz. |
| Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. | Tahammül zor olsa da sonuçları güzeldir. |
| Yalnızlık insanı yıpratır. | Tek başına kalmak insanı bitirir. |
| Ne ekersen onu biçersin. | Yaptıklarımızın karşılığını eninde sonunda alırız. |
Karşıt Anlamlı Cümleler
İki cümlenin yargısı birbirinin tam tersini söylüyorsa karşıt anlamlıdır. Olumlu cümlenin olumsuzu (ya da tersi) yapılarak elde edilir.
- "Kitap okumak zihni geliştirir." — Karşıtı: "Kitap okumak zihni geliştirmez."
- "Azim başarının anahtarıdır." — Karşıtı: "Azimle yapılan iş başarısızlığa götürür."
- "Hareket bereket getirir." — Karşıtı: "Hareketsizlik bolluk getirir."
Anlamca Özdeş Cümleler ve Cümle Birleştirme
DGS'de görülen ileri düzey bir kalıp şudur: İki cümle verilir ve "Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?" diye sorulur. Doğru cevap, iki cümleyi eksiksiz ve fazlasız kapsar; sözcükler eş ya da yakın anlamlılarla değiştirilebilir, ancak iki cümlede geçmeyen bir bilgi seçenekte yer alamaz, geçen bir bilgi de atlanamaz.
Çözümlü örnek:
- Cümle 1: "Davis, eğitimi bireyleri kapasitelerine göre farklı statülere yerleştiren bir sistem olarak değerlendirir."
- Cümle 2: "Toplumsal tabakalaşmayı temel alarak en yeteneklilerin en önemli mesleklerle ödüllendirilmesi gerektiğine inananlar bu görüşe destek vermiştir."
Doğru birleştirme: "Toplumsal tabakalaşma temelinde en yetenekli insanların en önemli meslekleri elde etmesi gerektiğini düşünen kişiler; Davis'in eğitimin bireyleri kapasitelerine göre farklı statülere yerleştiren bir sistem olduğu düşüncesini desteklemiştir."
Dikkat: "Davis eğitim gereklidir, meslek seçiminde de belirleyicidir der" gibi seçenekler tuzaktır. Cümlelerde geçmeyen "meslek seçiminde belirleyici olma" ifadesi eklenmiş, var olan "destekleyenler kim" bilgisi atlanmıştır. Eksik ya da fazla bilginin yer aldığı her seçenek elenir.
Anlamca Çelişen Cümleler
Verilen iki cümle aynı konuda zıt yargılar bildiriyorsa anlamca çelişir. Çelişki, bir cümlenin söylediğini diğerinin reddetmesiyle ortaya çıkar.
- "Para mutluluğun anahtarıdır." — "Mutluluk paraya bağlı bir duygu değildir." (Çelişki.)
- "Sanat eseri yalnızca uzmana yöneliktir." — "Sanat eseri herkesin anlayabileceği bir dile sahip olmalıdır." (Çelişki.)
Cümlelerin Anlam ve Anlatım Özellikleri Soruları
DGS'de numaralı cümleler verilip her birinin hangi anlam özelliği taşıdığı sorulur. Bu soruda tek tek cümle - tek tek seçenek taraması yapılır. Bir seçenek bir cümleye yanlış nitelik atfediyorsa cevap budur.
Tipik Soru Kalıpları
- "Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?"
- "1. cümlede öne sürülen düşüncenin gerekçesi numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?"
- "Numaralanmış cümlelerin hangisinde hem koşula bağlılık hem öneri söz konusudur?"
- "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir çıkarım yapılmıştır?"
Çözümlü Örnek: Saptama-Çıkarım-Karşı Çıkış
Aşağıdaki numaralı cümleleri inceleyin:
- Son yıllarda yayınevlerinin sayısında belirgin bir artış gözlendi.
- Bu, çeviri kitap sayısındaki artışı da beraberinde getirdi.
- Yurt dışında çıkan hemen her kitap, hiç gecikmeden bizde de yayımlanmaya başladı.
- Hatta bir kitabı çabuk satışa sunabilmek için iki çevirmene bölüştüren yayınevleri de var.
- Bu, benimsemediğim bir yöntem; çünkü her çevirmenin dili ve biçimi farklıdır.
| Cümle | Anlam Özelliği |
|---|---|
| 1 | Saptama (gözlem aktarımı) |
| 2 | 1. cümlede belirtilen durumun sonucu |
| 3 | Saptama (yine gözlem) |
| 4 | Farklı bir tutumdan söz etme |
| 5 | Karşı çıkış + gerekçe (neden-sonuç) |
Soru kökü "3. cümlede başkalarından üstün olma durumu belirtilmiştir" dese, bu yanlıştır. Üçüncü cümlede sadece kitabın hızlı yayımlandığı söyleniyor, üstünlük iddiası yok. Doğru cevap, cümlenin söylemediği bir özelliği ona yükleyen seçenektir.
Anlam Yorumu Soruları (Anlatılmak İstenen)
DGS'de bazen kısa bir özlü söz verilir ve "Bu cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?" diye sorulur. Burada cümlenin yüzey anlamına değil, cümle aracılığıyla iletilmek istenen örtük yargıya bakılır.
- "Yazmak, fânîliğin saldırısına karşı bazı yetenekli insanların gösterdiği bir reflekstir."
Anlatılmak istenen: Kalıcı eserler, yazarın unutulmamasını sağlar. ("Refleks ne kadar güçlüyse refleks sahibi o kadar uzun yaşar" mantığı, kalıcılık fikrini taşır.) - "Suyu kimin keşfettiğini bilmiyorum ama keşfedenin bir balık olmadığından eminim."
Anlatılmak istenen: İçinde yaşanılan ortamın özellikleri, içeride bulunanlar tarafından fark edilmez. - "Hatıralar, ihtiyar beyinlerin bastonudur."
Anlatılmak istenen: Yaşlı insanlar geçmişteki güzel günleri hatırlayarak yaşama tutunurlar.
DGS İpucu: Anlam yorumu sorularında soru tek bir cümleyi sorsa bile parçanın tamamını okumak gerekir. Çoğu zaman parça içinde bir bağlam ipucu vardır ve bu ipucu seçenek tercihini değiştirir.
Cümlede Vurgu
Cümlede vurgu, bir öğenin diğerlerinden önemli olduğunu belirtmek için ses ya da konum yoluyla öne çıkarılmasıdır. Türkçede vurgu kuralı çok nettir: Yüklemden hemen önceki öğe vurgulu öğedir. Bu kural, kurallı (devrik olmayan) cümleler için geçerlidir.
Vurgulu Öğeyi Belirleme
- Cümlenin yüklemini bulun.
- Yüklemden hemen önceki öğeyi tespit edin.
- Bu öğenin türü (özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci) hangisiyse, vurgulanan o öğedir.
| Cümle | Vurgulu Öğe |
|---|---|
| Yarın okula ben gideceğim. | Özne (ben) |
| Dün akşam kardeşim bu filmi izledi. | Belirtili nesne (bu filmi) |
| Bu soruyu sen çözdün. | Özne (sen) |
| Sen bu soruyu çözdün. | Yüklem (çözdün) — pekiştirme/ısrar vurgusu |
| Ahmet dün akşam okula gitti. | Dolaylı tümleç (okula) |
Vurguyu Değiştirme
Vurgulanmak istenen öğe yüklemin hemen önüne taşınır. "Ahmet dün akşam okula gitti" cümlesinde özneyi (Ahmet) vurgulamak istiyorsanız: "Dün akşam okula Ahmet gitti"; nesneyi vurgulamak istiyorsanız bir nesne yoksa cümlenin yapısı korunur, ancak başka bir öğe (örneğin zarf) vurgulanabilir.
DGS İpucu: Vurgulu öğe sorularında önce yüklemi bulun, ardından yüklemden hemen önceki öğenin türüne karar verin. Devrik cümlelerde (yüklem başta veya ortada) vurgu kuralı uygulanmaz; bu durumda cümle "kurallı" değil "devrik"tir.
Yapısına Göre Cümleler ve Eksiltili Cümleler
Yapısına göre cümleler tek yüklem barındırma, birden çok yüklem barındırma ya da yüklem dışında öğesi düşürülmüş olma durumuna göre dört başlığa ayrılır.
Basit Cümle
Tek bir yargı, tek bir yüklem (ana cümle) ve içinde başka bir yüklem (yan cümle) bulunmayan cümledir.
- Çocuk parkta oynadı.
- Yaz aylarında deniz çok güzeldir.
Birleşik Cümle
İçinde bir ana yüklem ve en az bir yan yüklem (yardımcı yargı) bulunan cümlelerdir. Yan cümle, ana cümlenin bir öğesi olur.
- Sınava çalıştığını biliyorum. ("Çalıştığını" yan cümle, "biliyorum" ana yüklem.)
- Eve gidip dinleneceğim. ("Eve gidip" yan cümle.)
Sıralı Cümle
Aynı yargı bütünlüğü içinde virgülle ya da bağlaçla bağlanmış birden çok yüklemden oluşur.
- Hava güzeldi ama dışarı çıkmadık.
- Okul bitti, eve geldim.
- Gelen gitti, kalan umudu oyaladı.
Bağlı Cümle
Sıralı cümlelerin "ve, ama, fakat, ancak, lakin, yoksa, çünkü" gibi bağlaçlarla birleştirildiği yapılardır.
- Hava güzeldi ama dışarı çıkmadık.
- Çok çalışıyor çünkü sınava hazırlanıyor.
Eksiltili Cümle
Yüklemi düşürülmüş, anlamı bağlamdan tamamlanan cümlelerdir. Çoğunlukla diyaloglarda ve özlü anlatımlarda görülür. Yüklemin yerinde üç nokta ya da virgül bulunur.
- Sen nereye? Okula. (Yüklem: "gidiyorsun" düşürülmüş.)
- Gel. (Eksiltili sayılmaz; sadece tek öğeden oluşan bir emir cümlesidir. Eksiltili olabilmesi için yüklemin tamamen düşmesi gerekir.)
- Hatıralar... Eski günler... (Yüklem yok, anlam bağlamdan tamamlanır.)
Dikkat: "Eksiltili cümle" ile "kısaltılmış cümle" karıştırılmamalıdır. Eksiltili cümlede yüklem mutlaka düşürülmüştür. "Gel." cümlesi yüklemli olduğundan eksiltili değildir; yalnızca öğe sayısı bakımından kısa bir emir cümlesidir.
Cümle Tamamlama
DGS'de "----" işaretiyle bir bölümü boş bırakılmış cümle verilir ve "Cümleyi en uygun tamamlayan ifade hangisidir?" diye sorulur. Doğru cevap, cümledeki anlam ilişkisini, bağlacı ya da tetik kelimeyi mantıklı biçimde sürdüren seçenektir.
Çözüm Yöntemi
- Tetik kelimeyi bulun. Cümlede "çünkü", "ama", "için", "ise", "-dığı için", "ne kadar... o kadar", "her ne kadar... -se de", "yağmur yağdığından dolayı" gibi bağlaç ya da yapı varsa, bu yapı hangi anlam ilişkisini kurar? Boşluğa o ilişkiyi tamamlayan bir ifade gelmelidir.
- Cümlenin başı ve sonu arasındaki ilişki ne? Neden-sonuç mu, koşul mu, karşıtlık mı, amaç-sonuç mu?
- Seçeneklerin çoğu cümlenin yapısıyla uyumsuzdur. Üç-dört seçeneği yapıya bakarak elemek mümkündür.
Örnekler
| Cümle Yapısı | Beklenen Tamamlama |
|---|---|
| "Çok çalıştığı için ----." | Sonuç bildiren bir ifade (sınavı kazandı, başarılı oldu). |
| "Hava çok soğuk olduğu için ----." | Sonuç bildiren bir ifade (eve erken döndük). |
| "Her ne kadar çok çalışsa da ----." | Karşıtlık bildiren ifade (istediği sonuca ulaşamadı). |
| "Yağmur yağdığından dolayı ----." | Sonuç bildiren ifade (maç ertelendi). |
| "Sadece çalışırsan ----." | Koşula bağlı sonuç (başarabilirsin). |
| "---- için her gün çalışıyorum." | Amaç bildiren ifade (sınavı kazanmak, hayalimi gerçekleştirmek). |
DGS İpucu: Cümle tamamlama sorularında boşluğun konumu (cümle başında, ortasında, sonunda) önemlidir. Boşluk cümlenin başındaysa "neden/koşul/amaç" yapısı, sonundaysa "sonuç" yapısı aranır. Boşluğun çevresindeki bağlacı önce işaretleyin, sonra seçeneklere bakın.
Cümle Oluşturma: Karışık Sözleri Kurallı Bir Cümleye Dönüştürme
DGS'de cümle yorumu başlığı altında her oturumda 1-3 soru cümle oluşturma sorusudur. Soru kökü tipik olarak şöyledir: "Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan/sondan kaçıncı olur?" Soru kökünün anahtar kelimesi "kurallı"dır; çünkü kurallı cümlede yüklem mutlaka sondadır.
Çözüm Yöntemi (Beş Adım)
- Yüklemi bulun ve sona koyun. Söz gruplarından hangisi kelimenin sonunda yüklem olabilecek bir yapıdaysa (çekimli fiil, ek-fiil, isim cümlesinin sonu) onu seçin.
- Yüklemden hemen önce gelecek sözü belirleyin. Yüklemle anlam bakımından en sıkı bağ kuran söz grubunu yan yana getirin.
- Geriye kalan sözleri anlam bağına göre yan yana dizin. Hangi söz hangisinden önce geliyor olmalı? Söz öbekleri arasında neden-sonuç, sıfat-isim, özne-tümleç ilişkilerine dikkat edin.
- Cümleyi başından sonuna okuyup mantıklı olduğundan emin olun. Cümle akışında bir kopukluk hissediyorsanız iki söz öbeğinin yerini değiştirin.
- Soruda istenen sıraya göre cevabı işaretleyin. "Baştan üçüncü", "sondan ikinci" gibi numaralandırmaya dikkat edin.
Çözümlü Örnek 1
Söz öbekleri:
- yüzünden terk edildi
- yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen
- bir salgın hastalık
- talihsiz Kent Machu Picchu
Çözüm:
- Yüklem: "yüzünden terk edildi" (1)
- Yüklemden hemen önce: "bir salgın hastalık" (3) — "Bir salgın hastalık yüzünden terk edildi" anlamlı.
- Geriye kalan: "yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen" (2) ve "talihsiz Kent Machu Picchu" (4). Sıfat tamlaması olarak "yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen talihsiz Kent Machu Picchu" sıralaması mantıklıdır.
- Sıralama: 2 - 4 - 3 - 1
Cümle: "Yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen talihsiz Kent Machu Picchu, bir salgın hastalık yüzünden terk edildi."
Çözümlü Örnek 2
Söz öbekleri:
- varlık gösterip genişleme politikası gereği
- Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları
- Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir
- arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere
- günümüz Doğu Anadolu bölgesinde
Çözüm:
- Yüklem: "Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir" (3).
- Yüklemden hemen önce: "varlık gösterip genişleme politikası gereği" (1). Sefer düzenlemesinin sebebi genişleme politikasıdır.
- "Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları" (2) ile "arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere" (4) art arda gelmelidir; tarih ifadesi ortada bölünmez.
- Sonra "günümüz Doğu Anadolu bölgesinde" (5) gelir.
- Sıralama: 2 - 4 - 5 - 1 - 3
Cümle: "Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere günümüz Doğu Anadolu bölgesinde varlık gösterip genişleme politikası gereği Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir."
Çözümlü Örnek 3 (Tuzaklı)
Söz öbekleri:
- yeni Çağın başlarında düşüncenin metafizik olandan
- tüm zamanlar ve toplumlar için
- bilimsel olana doğru gerçekleştirdiği değişiklikler
- geçerli olan mutlak kavramını
- askıya aldı
- ve onun yerine göreli kavramını koydu
Burada iki tane yüklem adayı vardır: "askıya aldı" (5) ve "ve onun yerine göreli kavramını koydu" (6). Ne yapacağız? Bağlaçla başlayan söz grubu cümlede ortada olamaz; en sona ya da iki cümlenin arasına gelir. "Ve onun yerine göreli kavramını koydu" ifadesi "ve" ile başladığı için en sona alınmalıdır. "Askıya aldı" ondan hemen önceki yüklemdir.
- Sona: "ve onun yerine göreli kavramını koydu" (6)
- Bir önce: "askıya aldı" (5)
- "Askıya aldı"nın hemen öncesi: "geçerli olan mutlak kavramını" (4)
- "Geçerli olan mutlak kavramını"nın öncesi: "tüm zamanlar ve toplumlar için" (2)
- Başta: "yeni Çağın başlarında düşüncenin metafizik olandan" (1) ve "bilimsel olana doğru gerçekleştirdiği değişiklikler" (3) sırasıyla.
- Sıralama: 1 - 3 - 2 - 4 - 5 - 6
DGS İpucu: İki yüklem adayı varsa biri bağlaçla (ve, ama, ancak, fakat, çünkü) başlamalıdır; bu, sona alınır. Tarih, sıfat tamlaması ve özne grubu çoğunlukla başta yer alır. Yan yana gelmesi gereken ipuçları (sıfat ile isim, tarih ile zarf öbeği) ardışık sıralanır.
Dikkat: Söz öbeklerinin yanına numara not etmek bazı adayların kafasını karıştırabilir. Onun yerine söz öbeklerini doğrudan yan yana yazıp cümlenin akışını test edin. Sıralama tamamlandıktan sonra hangi öbeğin baştan ya da sondan kaçıncı olduğunu sayın.
DGS Cümle Yorumu Çözüm Stratejisi: Çekirdek Kurallar
DGS'de cümle yorumu başlığını sağlam çıkarmak için aşağıdaki çekirdek kurallar her soruda uygulanır. Bu kurallar, transcript boyunca işlenen tüm yöntemlerin özetidir.
Kural 1: Yalnızca Yazılı Olandan Hareket Edin
Genel kültür, sezgi ya da yaşam deneyimi cevap vermez. Cümlede ne yazıyorsa yalnız o esastır. "İlk kez 2011'de düzenlendi" diyen cümleden "daha önce de düzenlenmiştir" çıkarımı yapılamaz; sözlük anlamı kuralı ihlal eder.
Kural 2: Eleme ile İlerleyin
Kesin yargı, yakın anlam, çelişki, anlatım özellikleri sorularının hepsinde doğru cevaba ulaşmanın en etkili yolu yanlış seçenekleri sırayla elemektir. Her seçenekteki bilgilerin cümleyle uyumunu tek tek test edin; uymayanı eleyin.
Kural 3: Tetik Kelimeleri Kullanın
"Çünkü, için, ile, -dığı için" → neden-sonuç. "Mek için, mek üzere, mek amacıyla" → amaç-sonuç. "-se/-sa, eğer, yeter ki" → koşul. "Daha çok... daha az, en, kadar, göre" → karşılaştırma. "Ama, fakat, oysa, halbuki" → karşıtlık. "Demek ki, demek oluyor ki, anlaşılan" → çıkarım. "Belki, sanırım, galiba, herhâlde, tahminen" → olasılık-tahmin.
Kural 4: Sözcüklerin Sözlük Anlamını İyi Bilin
Yatsıma (inkâr), kanıksama (alışma, etkilenmez olma), saptama (tespit), çıkarım (yeni kanı), hayıflanma (kontrol dışı üzüntü), pişmanlık (kontrol içi üzüntü), küçümseme (nitelikçe yetersiz bulma), azımsama (nicelikçe yetersiz bulma), sitem (doğrudan muhataba şikâyet), yakınma (üçüncü kişiye dert anlatma) — bu sözcüklerin sözlük anlamını ayırt edemeyen aday, anlatım özellikleri sorularında zorlanır.
Kural 5: Numaralı Cümle Sorularını Sırayla Çözün
"Numaralı cümlelerle ilgili hangisi yanlıştır?" tipi sorularda her cümle ile her seçeneği eşleştirip tek tek doğrulayın. Doğru cevap, cümlede yer almayan bir özelliği o cümleye atfeden seçenektir.
Kural 6: Cümle Oluşturma Sorusunda Yüklemden Geriye Doğru Çalışın
Yüklemi sona alın, yüklemden bir önceki sözü bulun, geriye kalanları anlam bağıyla dizin. Bağlaçla başlayan söz mutlaka en sona ya da bağlaç yerine alınır. Tarih, sıfat tamlaması, özne grubu çoğunlukla başta yer alır.
Kural 7: Soru Kökünü En Az İki Kez Okuyun
"Hangisi söylenebilir?", "Hangisi söylenemez?", "Hangisi yanlıştır?", "Hangisi anlamca farklıdır?", "Hangisi en yakındır?" — soru kökü ne istiyorsa onu cevaplayın. Doğru bilgiyi seçip sorunun olumsuzunu ya da farklısını ararken yanlış işaretlemek en sık yapılan hatadır.
DGS İpucu: Cümle yorumu başlığında zaman tasarrufu için ilk okuyuşta cümlenin omurgasını çıkarın: özne, eylem, zaman/yer/nesne ana bilgileri. Ayrıntılar (sıfatlar, ara cümleler) seçeneklerle eşleştirilirken zaten yeniden okunacaktır.
DGS'de Cümle Yorumunda Sıkça Yapılan Hatalar
| Hata | Neden Yanlıştır? |
|---|---|
| Genel kültürle cevap vermek | Cümlede yazmıyorsa, doğru bile olsa, "kesin yargı" çıkmaz. |
| "Olabilir" / "muhtemelen" sözcüklerine güvenmek | Cümle yorumunda olasılık değil kesinlik aranır. |
| Saptama ile çıkarımı karıştırmak | Saptama yorum katmaz; çıkarım katar. "Çaydanlık sıcak" saptamadır, "uzakta olamazlar" çıkarımdır. |
| Pişmanlığı yapma/yapmamayla ayırt etmek | Ayırt etici, kontrolün kimde olduğudur. Yapılmayan bir şey için de pişmanlık duyulabilir. |
| İçerik ile üslubu karıştırmak | Konu mu (içerik) anlatılış biçimi mi (üslup) sorulduğuna dikkat edin. |
| Cümle oluşturmada yüklemi yanlış belirlemek | Bağlaçla başlayan söz öbeği yüklem değildir; çekimli fiil ya da ek-fiilli ad cümlesi sonu yüklemdir. |
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- Anlamca olumlu/olumsuz ayrımı, eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar; olayın iyi ya da kötü olması ölçü değildir.
- Biçimce olumsuzluk için "-ma/-me, -maz/-mez, -sız/-siz, yok, değil" işaretçileri yüklemde aranır; biçim ile anlam zıt yönde olabilir.
- Sözde soru cümleleri yanıt beklemez; biçimce soru olsa da anlamca olumsuz yargıyı sezdirir.
- Doğrudan anlatımda söz değiştirilmeden aktarılır; dolaylı anlatımda ek ya da yapı değişikliğiyle sözün biçimi bozulur.
- Neden-sonuç cümlelerinde iki olgu da gerçekleşmiştir; amaç-sonuç cümlelerinde amacın gerçekleşip gerçekleşmediği belirsizdir.
- "Amacıyla" sözcüğü amaç-sonuç testidir; bu sözcük cümleye yerleştirilebiliyorsa amaç-sonuç ilişkisi vardır.
- Koşul cümlelerinde bir yargının gerçekleşmesi başka bir yargıya bağlanır; "eğer", "-se/-sa", "yeter ki", "-dikçe" tetik ifadelerdir.
- Karşılaştırma yalnız farklılık değil; üstünlük, denklik, benzerlik ve karşıtlık bildiren cümleleri de kapsar.
- "En" sözcüğü kesinlikle karşılaştırma içerir; "daha" sözcüğü her zaman karşılaştırma değil, "henüz" anlamı da taşıyabilir.
- Tanım cümleleri "nedir" sorusuna cevap verir; nesnel olmaları gerekmez, öznel anlatımlı tanımlar da DGS'de tanım sayılır.
- Saptama tespit edilen durumun aktarılmasıdır; çıkarım bu tespitten yola çıkarak yeni bir kanıya ulaşmaktır.
- Yatsıma içinde bulunduğu durumu inkâr etmek, kanıksama o durumdan etkilenmez hâle gelmektir.
- Pişmanlık kişinin kontrolündeki bir eylem için, hayıflanma kontrol dışı bir durum için duyulan üzüntüdür.
- Küçümseme nitelik bakımından, azımsama nicelik (miktar) bakımından yetersiz bulmadır.
- İçerik bir eserin "ne anlattığı"; üslup ise "nasıl anlattığı"dır.
- Yakınma şikâyetin başka mecrada dile getirilmesi; sitem doğrudan muhataba söylenmesidir.
- Olasılık ikilemli ifade ("olabilir/olmayabilir"); tahmin bir dayanağa yaslanan kestirimdir; DGS'de ikisi de "kesin olmayan" çatısında değerlendirilir.
- Aşamalı durum bildiren cümleler "günden güne, gittikçe, gün geçtikçe" gibi yapılarla zamanla artma/azalma anlatır.
- Kesin yargı sorularında, cümlede geçmeyen bilgi içeren her seçenek elenir; doğru cevap cümlenin söylediğinden fazlasını söylemez.
- Anlamca özdeş cümle birleştirme sorusunda doğru seçenek iki cümleyi eksiksiz ve fazlasız kapsar; yeni bilgi eklemez, var olanı atlamaz.
- Cümlede vurgu, yüklemden hemen önceki öğededir; vurgulanmak istenen öğe yüklemin yanına taşınır.
- Eksiltili cümlede yüklem mutlaka düşürülmüştür; tek öğeli emir cümleleri ("Gel.") eksiltili sayılmaz.
- Cümle tamamlama sorularında bağlaç ya da yapı önce çözülür; boşluk neden, sonuç, koşul ya da amaç bildiren ifadeyle doldurulur.
- Cümle oluşturma sorularında yüklem sona alınır, yüklemden bir önceki söz belirlenir, geriye kalanlar anlam bağıyla dizilir.
- Cümle oluşturma sorusunda iki yüklem adayı varsa bağlaçla ("ve", "ama") başlayan söz mutlaka en sona alınır.
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
Cümle Yorumu konusu DGS sınavında çıkar mı?
Evet, Cümle Yorumu konusu DGS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Cümle Yorumu konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Cümle Yorumu konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 16.000+ soru ve 474 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.