İçeriğe geç
Ana içeriğe atla
DGSSözel

DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum

DGS Türkçe'de 5-7 ve ALES Sözel'de 3-5 soruyla iki sınavda da paragraf öncesi en kritik sözel basamak: kesin yargı, anlamca özdeş ve çelişen cümleler, anlamına göre cümle türleri (olumlu/olumsuz/soru/emir/dilek/şart), anlam ilişkileri (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma, eş anlam, zıtlık), saptama-çıkarım, vurgulu öğe, cümle tamamlama (boşluk doldurma), cümle oluşturma ve cümle yorumlama tek bir kapsamlı çalışmayla işlenir. ALES'te cümle yorumunun arkasından gelen paragraf çıkarım sorularına geçişi kolaylaştırması bakımından bu başlık ALES Sözel'in en az iki net dolaylı kaldıracıdır.

DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum konu anlatımı: 18 bölüm, 50 dakikalık okuma süresi. DGS sınavına hazırlanan öğrenciler için detaylı konu özeti. SoruÇözme platformunda 18.900+ soru ve 704 konuyla ücretsiz hazırlık yapabilirsiniz.

Veri: SoruÇözme
İçindekiler · 18 Bölüm

DGS / ALES Sözel Bölümünde Cümle Yorumunun Yeri

Sözcükte anlam konusunda kazanılan kavram bilgisi, cümle yorumunda yeni bir basamağa taşınır. Artık tek bir sözcüğün anlamı değil, sözcüklerin bir araya gelerek oluşturduğu yargının ne anlattığı, hangi anlam ilişkisini kurduğu ve hangi anlatım özelliğini taşıdığı sorgulanır. DGS Türkçe testinin yaklaşık 40 sorusunun 5-7'si, ALES Sözel testindeki 50 sorunun ise 3-5'i doğrudan cümle yorumu üzerinden çözülür; bunun ötesinde paragrafta anlam sorularının ön çözüm basamağı da yine cümleyi doğru yorumlayabilmektir. ALES'te paragraf çıkarım soruları (parçadan çıkarılabilir/çıkarılamaz, yazarın tutumu) cümle yorumu refleksinin doğrudan uzantısıdır; iyi cümle yorumlayan aday paragrafta da kesin yargı tuzağına düşmez.

DGS'de cümle yorumu sorularının dört temel kalıbı vardır:

  • Kesin yargı (cümleden kesin olarak çıkarılabilen yargı): Verilen bir cümlede yer almayan ifadeler eleyerek sadece cümleden hareketle söylenebilecek hükmü bulma.
  • Anlamca özdeş, yakın ve çelişen cümleler: İki ya da daha çok cümle arasında anlam denkliği veya karşıtlık ilişkisini saptama.
  • Cümlelerin anlatım özellikleri: Numaralı cümlelerin saptama, çıkarım, neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, öneri, karşılaştırma gibi özelliklerini ayırt etme.
  • Cümle oluşturma: Karışık biçimde verilen sözleri anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralama; baştan/sondan kaçıncı geleceğini belirleme.

DGS / ALES İpucu: Cümle yorumu sorularında kişisel bilgi, sezgi ya da "olabilir" yargılarına yer yoktur. Yalnızca cümlede yazılı olandan hareket edilir. Bu disiplin kazanıldığında bu başlığın net çıkarma oranı çok yüksektir.

Konu Akışı

Aşağıdaki bölümlerde önce cümlenin biçim ve anlam yapısı (olumlu-olumsuz, soru, doğrudan-dolaylı anlatım) ele alınacak, ardından cümlelerin barındırdığı anlam ilişkileri (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma) işlenecektir. Sonrasında cümlenin içerdiği duygu, düşünce ve kavramlar (tanım, varsayım, tasarı, saptama, çıkarım, eleştiri, ön yargı, küçümseme-azımsama, içerik-üslup, yakınma-sitem, pişmanlık-hayıflanma, yatsıma-kanıksama, olasılık-tahmin, izlenim, aşamalı durum, yeğleme, abartma) sırayla ele alınacaktır. Son üç bölüm DGS ve ALES'e özgü soru tiplerine ayrılmıştır: kesin yargı, anlamca özdeş/çelişen cümleler ve cümle oluşturma. Her başlıkta tetik kelime tablosu, çözümlü örnek ve "Dikkat" kutuları yer alır.

ALES Adayı Notu: ALES Sözel'de doğrudan cümle yorumu 3-5 soru, ancak paragrafta çıkarım sorularının altyapısı bu başlıktır; toplam dolaylı etki 8-12 soruya kadar çıkar. ALES'te cümle yorumu örnekleri akademik metinden alıntılı (felsefe, sosyoloji, bilim) olduğu için aşağıdaki akronim mnemonikleri bu tonun çözümünde DGS'ye göre daha kritik biçimde işe yarar.

Akronim Mnemonikleri — Tek Bakışta Tüm Cümle Yorumu Refleksleri

Aşağıdaki dokuz satır, sınav anında cümle yorumu sorusunun hangi türden olduğunu ve hangi tetik kelimeyle çözüleceğini saniyeler içinde teşhis etmenizi sağlar. Tablo iki sınava da ortak refleks kazandırır.

Akronim / Hatırlatıcı Açılım / Kural Hatırlatma Yöntemi
SE-KO-AM-KA-EŞ-ZİAltı ana anlam ilişkisi: SEbep-sonuç, KOşul-sonuç, AMaç-sonuç, KArşılaştırma, EŞanlam, ZItlıkCümlede iki yargı varsa altı ilişkiden hangisi olduğunu üç saniyede teşhis et; ilişki tipi belirlenmeden tetik kelime aramaya geçilmez
ÇÜNKİ-DOLAYISISebep-sonuç tetikleyicileri: çünkü, dolayısıyla, -dığı için, -dan ötürü, nedeniyle, yüzünden, sebebiyleBu sözcüklerden biri varsa cümle %95 sebep-sonuç; iki olgu da gerçekleşmiştir, "amaç" testine bile gerek yoktur
ANCAK-OYSA-HÂLBUKİZıtlık tetikleyicileri: ancak, oysa, hâlbuki, ama, fakat, lakin, ne var ki, gel gör kiİki cümlecik arası beklenmedik dönüş; çelişen cümleler ve karşıt anlamlı cümle sorularında bu sözcükler aranır
EĞER-İSEKoşul tetikleyicileri: eğer, -se/-sa, -dikçe/-dıkça, yeter ki, -ince/-ınca, şartıyla, koşuluylaBir yargı diğerine bağlı; "şart yerine getirilirse asıl yargı gerçekleşir" formülü her koşul cümlesinde geçerlidir
AMACIYLA TestiAmaç-sonuç ayırıcı: cümlede tetik sözcük yerine "amacıyla" geçiyorsa amaç-sonuç"Maddi imkânsızlık amacıyla okuyamadı" mantıksızdır → sebep-sonuç. "Ailesini görmek amacıyla memleketine gitti" mantıklıdır → amaç-sonuç. Bir tek bu test iki ilişkiyi ayırır
YANİ-BİR BAŞKA DEYİŞLEEşanlam (cümle birleştirme/yakın anlamlı) tetikleyicileri: yani, bir başka deyişle, başka bir ifadeyle ("Demek ki" çıkarım kategorisindedir, eş anlam değil)Anlamca özdeş cümle sorularında doğru cevap, "yani" yerleştirildiğinde iki cümleyi köprüleyen seçenektir; eksik veya fazla bilgi olamaz
VURGU = YÜKLEM ÖNCESİCümle vurgusu: yüklemden hemen önceki öğe vurgu öğesidir (kurallı cümle); yüklem fiil olabileceği gibi ad-soylu da olabilir"Yarın okula ben gideceğim" → vurgu özne. Devrik cümlede bu kural geçmez; önce yüklemi bul, sonra hemen önceki öğeye bak
SOMUT→SOYUT (Mecaz)Mecaz tetikleyici: somut bir nesne/duyu soyut bir kavrama yansıtılır (kalbim gül bahçesi, hayat yolculuk)Cümlede gerçek anlamla mantıken uyumsuz bir niteleme varsa mecaz devrededir; ancak her abartma da mecaz içerir, ayrıca gerçeklik sınırı aşılır
"İLK-TEK-EN" TuzağıKesin yargı eleme refleksi: "ilk", "tek", "en başarılı", "kısa sürede", "yaygınlaşmıştır" cümlede yoksa seçenek elenirALES öncelikli — kesin yargı sorusunda cümlede yer almayan bu mutlak ifadelerin hepsini eleyin; "ilk kez 2011" diyen cümleden "2011'den önce de var" çıkmaz, "yeniden = en az ikinci kez" çıkar (sözlük anlamı)

DGS / ALES İpucu: Yukarıdaki dokuz akronim DGS Türkçe ve ALES Sözel'deki cümle yorumu sorularının yaklaşık %85'ini tek başına yönlendirir. SE-KO-AM-KA-EŞ-Zİ altı ana anlam ilişkisinin omurgası; ÇÜNKİ-DOLAYISI, ANCAK-OYSA-HÂLBUKİ, EĞER-İSE üç ilişki tipinin tetik kelime listesi; AMACIYLA Testi sebep-sonuç ile amaç-sonucu ayırır; YANİ-BİR BAŞKA DEYİŞLE eşanlam cümle birleştirme refleksi; VURGU = YÜKLEM ÖNCESİ vurgulu öğe sorularını anında çözer; SOMUT→SOYUT mecaz tetikleyicisi; "İLK-TEK-EN" Tuzağı kesin yargı sorularının kapısını açar. Bu tabloyu sınav öncesi 3-4 dakikada gözden geçirmek hem DGS hem ALES için ortalama 1-2 net kazandırır.

Anlamına Göre Cümleler: Olumlu, Olumsuz ve Soru

DGS'de bir cümlenin anlamca olumlu mu olumsuz mu olduğunu belirleyebilmek için biçim yorumu ile anlam yorumu ayrı ayrı yapılır. Biçim yorumu, cümlenin yüklemine ya da sözcüklerine eklenmiş olumsuzluk eki ya da olumsuzluk bildiren sözcüğün varlığına bakar; anlam yorumu ise cümlenin sezdirdiği yargının gerçekleşip gerçekleşmediğini sorgular.

Olumlu - Olumsuz Cümle Tanımı

Bir cümlede bahsi geçen yargı gerçekleşmiş, gerçekleşecek ya da gerçekleşme ihtimali var ise cümle anlamca olumludur. Yargı gerçekleşmemiş, gerçekleşmeyecek ya da gerçekleşme ihtimali yok ise anlamca olumsuzdur. Bu tespit yapılırken cümlenin okuyucu üzerinde bıraktığı duygu (olayın iyi ya da kötü olması) önemli değildir; yalnızca eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır.

  • Virajı alamayan ağaca çarpınca yaralanmıştı. — Yaralanma gerçekleşmiş, anlamca olumlu.
  • Büyük yangınlara rağmen hiçbir can kaybı yaşanmadı. — Can kaybı yaşanmamış, anlamca olumsuz. (Olayın iyi ya da kötü olması cümlenin olumlu/olumsuzluğunu belirlemez.)
  • Son dönemde yazdığı hiçbir öyküsü beğenilmemişti. — Beğenme gerçekleşmemiş, anlamca olumsuz.

Biçimce Olumlu/Olumsuz

Biçim yorumunda cümlenin yüklemine ya da sözcüklerine bakılır. Türkçedeki -ma, -me, -maz, -mez, -sız, -siz olumsuzluk ekleri; yok, değil olumsuzluk sözcükleri yüklemde ya da yargıyı taşıyan sözcükte yer alıyorsa cümle biçimce olumsuzdur. Bu işaretçilerden hiçbiri yoksa cümle biçimce olumludur.

Cümle Biçimce Anlamca
Bu yaşananlardan sonra gel de o adama güven! Olumlu Olumsuz (güvenmemek gerektiğini sezdiriyor)
Son zamanlarda bizi ne aradı ne de bir haber yolladı. Olumlu Olumsuz (aramama, yollamama)
Öğrenciler dersle ilgili taleplerini söylemedi değil. Olumsuz Olumlu (söylediler)
Evladımın yalan söylediğini anlamaz mıyım hiç! Olumsuz Olumlu (anlarım)

Soru Cümleleri: Gerçek Soru ve Sözde Soru

DGS'de soru cümleleri iki başlıkta incelenir.

  • Gerçek soru cümlesi: Karşıdan bir yanıt bekleyen cümledir. Soru ekinin (mı, mi, mu, mü) ya da soru sözcüğünün (kim, ne, hangi, nasıl, niçin, kaç) gerçek sorgu işlevinde olduğu cümlelerdir. Bu raporu sen mi hazırladın?
  • Sözde soru cümlesi: Biçimce soru görünümünde olan ama yanıt beklemeyen, bilgisi konuşana ait olan cümledir. Çoğu zaman cevabı söyleyen kişi tarafından bilinmektedir. Aramızda 35 liranın lafı mı olur? ("Olmaz" demek istiyor.) Birdenbire yolun ortasına atlayıp bağırmasın mı? (Olayı zaten kendi tanık olmuştur.)

Dikkat: Sözde soru cümlesi biçimce soru olduğu için yüklemde olumsuzluk eki yoksa biçimce olumlu görünür. Ancak cümlenin sezdirdiği anlam çoğu zaman olumsuzdur. Aramızda 35 liranın lafı mı olur? biçimce olumlu, anlamca olumsuzdur.

Anlamına Göre Diğer Cümle Türleri

Tür Tanım Örnek
Emir Yüklemde emir kipi (-, -sın, -sin); buyurma anlamı taşır. Hemen şu raporu masama getir.
İstek-dilek "Keşke", "-sa/-se" ya da istek kipiyle; dilek bildirir. Keşke o gün gitseydin.
Ünlem Sevinç, üzüntü, korku, şaşkınlık vb. duyguyu güçlü biçimde aktarır; sonu çoğunlukla "!" ile biter. Ah, o günleri bir daha yaşayabilsem!
Koşul Bir yargının gerçekleşmesini başka bir yargıya bağlar. Çok paran olursa adam yerine konursun.

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım

DGS'de doğrudan-dolaylı anlatım ayrımı, paragraf sorularında tanık gösterme tekniğinin tanınması için önemlidir. Bu nedenle başlık doğrudan soru olarak sorulmasa bile cümlenin anlatım yapısını çözümlemede kullanılır.

Doğrudan Anlatımlı Cümle

Birinci ağızdan duyulan ya da bu ağızdan duyulan sözün hiçbir değişiklik yapılmadan başka bir tarafa aktarıldığı cümleler doğrudan anlatımlıdır. Aktarımda tırnak işareti, iki nokta üst üste ve "demek/demiş/söylemiş" gibi yardımcı yüklemler bulunabilir.

  • Öğretmen: "Yarın ödevleri mutlaka getirin." demiş.
  • Ömer Hayyam: "Kargalar sürüyle, kartal yalnız uçar." demiştir.

Dolaylı Anlatımlı Cümle

Birinci ağızdan duyulan sözün biçim ve dilbilgisi bakımından değiştirilerek aktarıldığı cümlelerdir. Aktaran kişi cümleye ek ya da sözcük katarak araya girer. Söylemiş, ifade etmiş, belirtmiş, bildirmiş gibi yüklemlerle birlikte sıkça görülür.

  • Öğretmen, yarın ödevlerin mutlaka getirilmesini söylemiş.
  • Necip Fazıl, şiirin akıl ve yüreğin birleşiminden ortaya çıktığını söylemiştir. (Asıl ifadenin yapısı değiştirildi.)
  • Yönetmen, film karakterlerinin gerçek hayattan alındığını ifade etti.

DGS / ALES İpucu: Tırnak işareti ve iki nokta üst üste birlikte kullanılıyorsa cümle doğrudan anlatımlıdır. "-dığını, -ttiğini, -masının" gibi ek-fiil yapıları görünüyorsa dolaylı anlatım söz konusudur.

Anlam İlişkilerine Göre Cümleler: Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç

DGS'de en çok karşılaşılan cümle yorumu sorularından biri, iki olgu arasında kurulan neden-sonuç ya da amaç-sonuç ilişkisini ayırt etmektir. Bu iki ilişki birbirine benzer göründüğü için karıştırılabilir; ayırma kuralı çok nettir.

Neden-Sonuç Cümlesi

Bir yargının (sonuç) hangi gerekçeyle (neden) ortaya çıktığını gösteren cümlelerdir. Neden = gerekçe = sebep ve sonuç = yargı şeklinde özdeşleştirilebilir. DGS'de bu ilişki çoğunlukla şu kalıplarla sorulur: "Hangisinde yargı gerekçesi ile birlikte verilmiştir?", "Hangisi kendisinden bir önceki/sonraki cümlenin gerekçesi durumundadır?", "Hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?"

Tetik İfade Anlam Bağı
çünkü, zira Sonuç + neden
-dığı için, -dığından, -dan dolayı Neden + sonuç
-(y)la, -ile (sebep anlamlı) Neden + sonuç
nedeniyle, sebebiyle, yüzünden Neden + sonuç
öyle ki, bu yüzden, dolayısıyla Neden + sonuç
  • Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı. — Neden: malzeme yetersizliği; sonuç: inşaatın yarım kalması.
  • Çocukların susuzluktan dudakları çatlamıştı. — Neden: susuzluk; sonuç: çatlama.
  • Maddi imkânsızlık yüzünden okuyamamıştı. — Neden: maddi imkânsızlık; sonuç: okuyamama.
  • İçeri kaçıştık çünkü yağmur başladı. — Sonuç: içeri kaçışmak; neden: yağmurun başlaması. (Burada neden-sonuç sırası tersinedir.)

Amaç-Sonuç Cümlesi

Yargının hangi amaçla, hangi gayeyle gerçekleştirildiğini bildiren cümlelerdir. Bu cümlelerde bahsi geçen iki olgudan biri her zaman belirsiz kalır: amacın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmez. Neden-sonuç cümlelerinde ise iki olgudan da haberdarız.

Tetik İfade Anlam Bağı
-mek için, -mek amacıyla, -mek gayesiyle Amaç + sonuç
-mek üzere Amaç + sonuç
-sın diye, -sin diye Amaç + sonuç
maksadıyla, gayesiyle Amaç + sonuç
  • Öfkesini yenmek için dışarı çıktı. — Dışarı çıkması bilinir; öfkesini yenip yenmediği bilinmez.
  • Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu. — Karakola başvurma kesin; anlatıp anlatmadığı belirsiz.
  • Dil öğrensin diye yurt dışına gönderildi. — Yurt dışına gitti; dil öğrenip öğrenmediği bilinmez.
  • Sınavı kazanma gayesiyle elinden geleni yapıyor. — Çalıştığı bilinir; kazanıp kazanmayacağı muallaktadır.

DGS / ALES İpucu: Anlam bağlantısını sağlayan sözcüğün yerine "amacıyla" sözcüğünü yerleştirebiliyorsanız cümle amaç-sonuç cümlesidir. "Maddi imkânsızlık amacıyla okuyamadı" demek anlam bakımından mümkün değildir; bu cümle neden-sonuçtur. "Ailesini görmek amacıyla memleketine gitti" ise mümkündür; bu da amaç-sonuç cümlesidir.

Dikkat: "Sahanın çamur olduğu için maç ertelendi" cümlesinde sahanın çamur olması da maçın ertelenmesi de gerçekleşmiş olgulardır; bu, neden-sonuç cümlesidir. "Kazanamama korkusuyla gece gündüz çalışıyor" cümlesinde "korku" zaten var olan bir duygudur; bu da neden-sonuç cümlesidir. Amaç-sonuç cümlelerinde mutlaka bir gerçekleşmemiş niyet bulunur.

ÖSYM Örnek Kalıbı: Sebep-Sonuç Tanıma

"Yağmur yağdığı için maç iptal edildi." Bu cümlede yer alan anlam ilişkisi aşağıdakilerden hangisinde vardır?

  • A) Sınava hazırlanmak için sabaha kadar çalıştı. — "-mek için" amaç tetikleyicisi; amaç-sonuç. Eleyin.
  • B) Çok yorgun olduğundan erkenden uyudu. — "-dığından" sebep tetikleyicisi; iki olgu da gerçekleşmiş. Doğru.
  • C) Eğer yağmur yağarsa pikniği iptal ederiz. — "Eğer + -se" koşul tetikleyicisi; koşul-sonuç. Eleyin.
  • D) Hem soğuk hem de sıkıcı bir gündü. — "Hem... hem" eşitleme/sıralama; ne sebep ne sonuç. Eleyin.
  • E) Daha önce hiç bu kadar mutlu olmamıştım. — Karşılaştırma + üstünlük; sebep-sonuç yok. Eleyin.

Çözüm refleksi: Soru cümlesindeki "yağdığı için" sebep tetikleyicisini gör → seçeneklerde aynı tetik tipini ara. Sebep tetikleyicileri (-dığı için, -dan dolayı, çünkü, nedeniyle) hangi seçenekte varsa o doğrudur. ALES'te bu kalıp akademik metinden alıntılı cümlelerle çıkar; "Newton'un yer çekimi yasası gözlemlenebildiği için bilim insanları..." gibi.

TestBuraya kadar öğrendiklerini şimdi test et

Koşul, Karşılaştırma ve Diğer Anlam İlişkileri

Koşul (Şart) Cümlesi

Bir yargının gerçekleşmesini başka bir yargının gerçekleşmesine bağlayan cümlelerdir. Şart yerine getirilirse asıl yargı gerçekleşir; getirilmezse gerçekleşmez. "Eğer", "-se/-sa", "-dikçe", "-dıkça", "yeter ki", "-ince/-ınca", "şartıyla", "koşuluyla" gibi tetik ifadeler bu ilişkiyi kurar.

Cümle Koşul / Yargı
Maça gelirim ama sen de oynayacaksın. Yargı: maça gelmek; koşul: oynamak.
Çok paran olursa adam yerine konursun. Koşul: çok paran olması; yargı: adam yerine konmak.
Seni sevdiğimi ispatlayacağım, yeter ki bana güven. Koşul: güven; yargı: sevgiyi ispat.
Vakti gelince her şey olur. Koşul: vaktin gelmesi; yargı: her şeyin olması.

Karşılaştırma Cümlesi

İki ya da daha çok unsurun aynı yönden ele alınarak benzerlik, denklik ya da farklılık üzerinden değerlendirildiği cümlelerdir. Yaygın yanılgı, karşılaştırmanın yalnızca farklılık olarak düşünülmesidir. Karşılaştırmada üç olasılık vardır: üstünlük, denklik ve karşıtlık.

  • Annesini herkesten çok seviyor. (Üstünlük; annenin sevgisi diğerlerinden öne çıkar.)
  • Arkadaşlarını da ailesi kadar önemsiyor. (Denklik; iki sevgi eşitlenmiştir.)
  • Öykülerini de şiirleri kadar başarılı buluyorum. (Denklik; başarı bakımından eşit.)
  • Meydana gelen en şaşırtıcı olay buydu. (Üstünlük; tek bir unsur diğerlerinden ayrılır.)

DGS / ALES İpucu: "En" sözcüğü kullanıldığında cümlede kesinlikle karşılaştırma vardır; çünkü bir özelliğin üstün noktada olduğu söylenmek için diğerleriyle kıyaslanmak gerekir. Buna karşılık "daha" sözcüğü her zaman karşılaştırma anlamı vermez: "havalar daha tam soğumadı" cümlesinde "daha" zaman/henüz anlamı taşır.

Karşıtlık ve Karşılaştırma Bildiren Diğer Bağlaçlar

Bağlaç / İfade Anlam
ama, fakat, ancak, lakin Karşıtlık; iki yargı arasında bir engel ya da çelişki
oysa, hâlbuki Karşıtlık; beklenenle gerçekleşen farklı
-e karşın, -e rağmen Karşıtlık + ödün; bir engele rağmen yargı gerçekleşir
-e göre, -e oranla, -e nazaran Karşılaştırma + üstünlük
kadar Karşılaştırma + denklik

ÖSYM Örnek Kalıbı: Koşul Cümlesi Tanıma

"Düzenli okursan başarılı olursun." Bu cümleyle anlamca aynı yargıyı taşıyan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Başarılı olmak için düzenli okumalısın. — Öneri + amaç; "-malı" yapısı koşul yargısını tam karşılamaz, yargı zorunluluk olarak sunulmuş. Eleyin.
  • B) Düzenli okumadan başarılı olunmaz. — Olumsuz koşul anlatımı; "düzenli okuma" şartı yerine getirilmezse "başarı" gerçekleşmez. Doğru.
  • C) Çoğu öğrenci düzenli okuduğu için başarılı oldu. — Sebep-sonuç + sayısal genelleme; "çoğu" ifadesi cümlede yok. Eleyin.
  • D) Düzenli okuyanlar daima başarılı olur. — "Daima" mutlak kesin yargı; orijinal cümlede koşula bağlı görelilik var, kesinlik yok. Eleyin.
  • E) Başarı için düzenli okumak yeterlidir. — "Yeterlidir" yeterlilik yargısı; koşul cümlesinde "yeterli olduğu" iddiası yoktur, sadece bağ kurulmuştur. Eleyin.

Çözüm refleksi: Koşul cümlesi olumsuza çevrilirken "şart yerine gelmezse asıl yargı gerçekleşmez" formülü uygulanır. "X-sa Y olur" = "X olmadan Y olmaz". ALES'te bu kalıp özellikle felsefe ve mantık temalı paragrafların cümle yorumu sorularında kullanılır; "Eğer önerme doğruysa sonuç da zorunludur" gibi.

Öneri (Tavsiye) ve Gereklilik (Zorunluluk)

Bir durumu daha iyi noktaya taşımak için karşıdakine sunulan yumuşak görüşlere öneri; yapılması mutlak gerekli bir eylemi bildiren güçlü ifadelere ise gereklilik (zorunluluk) denir. İki kavram aynı eki (-meli/-malı) paylaştığı için cümlenin pekiştirici sözcüğüne bakılır.

  • "-meli/-malı" tek başına → çoğunlukla öneri: "Erken yatmalısın." (yumuşak tavsiye)
  • "-meli/-malı" + "mutlaka, kesinlikle, illa"gereklilik: "Bu işi mutlaka bitirmelisin." (yapılmaması seçenek değildir)
  • "gerek, gerekir, lazım, zorundadır, mecburdur" → doğrudan gereklilik: "Sınava çalışmak zorundasın."
  • "iyi olur, faydalı olur, doğru olur" → yumuşak öneri.
Cümle Tür
Terliyken soğuk su içmekten uzak durmalısın. Öneri
Bu işi mutlaka bitirmelisin! Gereklilik (mutlaka + -meli pekiştirilmiş)
Sınavı kazanmak için çok çalışmak gerekir. Gereklilik ("gerekir")
Sabır bir erdemdir, sakın ondan vazgeçmeyin. Öneri + gerekçe bir arada

Dikkat: "Hangisinde öneri gerekçesi ile birlikte verilmiştir?" kalıbında öneriye eşlik eden bir çünkü bağlacı ya da gerekçe ifadesi aranır. Soru kökü "gereklilik bildirmektedir" diyorsa "mutlaka, gerekir, zorundadır, lazım" pekiştiricileri aranır; salt "-meli" eki tek başına gereklilik için yetmez.

Tanım, Varsayım, Tasarı, Saptama ve Çıkarım

Tanım Cümlesi

"Nedir?" sorusuna cevap veren cümlelerdir. Tanımın bilimsel ya da nesnel olması gerekmez; öznel anlatımlı tanımlar da DGS'de tanım sayılır. Önemli olan, "nedir" sorusuna kısa bir karşılık üretebilmesidir.

  • İnsan, düşünen bir sazdır. (İnsan nedir? Düşünen bir saz.)
  • Aşk, yaşamın kaynağıdır.
  • Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan vasıtadır.

Varsayım Cümlesi

Yaşanmamış bir durumu yaşanmış gibi kabul etme cümleleridir. "Diyelim ki, varsayalım ki, tut ki, düşün ki, farz et ki" gibi sözcüklerle başlar.

  • Diyelim ki iyi bir puan aldın, hangi üniversiteyi yazarsın?
  • Onunla aynı evde yaşadığını düşün, kafayı yersin.

Tasarı Cümlesi

Gelecekle ilgili planların aktarıldığı cümlelerdir. Niyet ve plan bildirir; gerçekleşip gerçekleşmediği henüz belli değildir.

  • Önümüzdeki hafta tüm binanın yalıtımını bitirmeyi hedefliyoruz.
  • Bu tür etkinlikleri ileride çeşitlendirmeyi düşünüyoruz.

Saptama (Tespit) Cümlesi

Var olanı gözlemleyip yorum katmadan aktaran cümlelerdir. Saptama sözcüğünün içindeki "spt" sesleri, "tespit" sözcüğünün "spt"siyle özdeşleştirilebilir; iki sözcük anlam bakımından aynı kapıya çıkar. Bilimsel veriler kadar gündelik gözlemler de saptamadır.

  • Son yıllarda sosyal medya kullanıcılarının sayısı arttı.
  • Yaşanan ekonomik kriz birçok toplumu etkiledi.
  • Çaydanlık hâlâ sıcak.

Çıkarım Cümlesi

Saptanan bir durumdan yola çıkarak yeni bir kanıya, yeni bir yoruma ulaşan cümlelerdir. Tespit edilenden hareketle akıl yürütülür.

  • Çaydanlık hâlâ sıcak; demek ki fazla uzaklaşmış olamazlar. ("Sıcaklık" saptaması, "uzakta olmama" çıkarımına dönüştü.)
  • Yapıtları üzerine yazılmış inceleme yazılarının sayısı, yazarın nitelikli bir okur kitlesine sahip olduğunu gösterir.

DGS / ALES İpucu: Saptama yorum katmaz, çıkarım yorum kurar. "Eserin dili üzerine iki araştırma yapılmıştır" saptamadır. "Bu sayı, yazarın dil farkındalığının bilimsel ilgi gördüğünü göstermektedir" çıkarımdır.

Cümle Tür
Yayınevlerinin sayısında son yıllarda bir artış gözlendi. Saptama
Bu artış, çeviri kitap sayısındaki yükselişi de beraberinde getirdi. Saptanan duruma bağlanan sonuç
Demek ki okurun çeviri eserlere ilgisi artmıştır. Çıkarım

Öznel - Nesnel Anlatım: Kanıtlanabilirliğe Göre Cümleler

DGS'de "Numaralı cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?" kalıbıyla sorulan sorularda cümleler öznel ve nesnel diye gruplandırılır. Özne kişi demektir; özne kelime kökü "öz"den gelir. Kişisel görüş içeren cümleler öznel, kişiden bağımsız doğrulanabilen cümleler ise nesneldir.

Öznel Anlatımlı Cümle

Konuşanın kendi yorumunu, beğenisini, duygusunu yansıtır. Kişiden kişiye değişir, kanıtlanamaz.

  • Geçen hafta düzenlenen gezi çok eğlenceliydi.
  • 1972'de Türkiye'nin en güzel baharını yaşadık.
  • Bu romanın anlatımı oldukça akıcı ve içtendir.

Nesnel Anlatımlı Cümle

Kişisel görüşü içermez, herkes için aynı şekilde doğrulanır. Sayısal veri, somut bilgi, yapısal özellik gibi içeriklerle kurulur.

  • Şair, dizelerinde "sokaklar için gülümseyen" ifadesini kullanmıştır.
  • 2020'de 24 bin 16 kişi işletmesini kapatmıştır.
  • Roman, üç bölüm ve on iki ana kahraman üzerinden ilerlemektedir.

Dikkat: Tek bir sözcük cümlenin kanıtlanabilirliğini değiştirebilir. "1972'de Türkiye'nin en güzel baharını yaşadık" öznel; "1972'de Türkiye'nin en sıcak baharını yaşadık" nesneldir (sıcaklık ölçümlerle doğrulanır). Soru kökünde "kanıtlanabilirlik" geçiyorsa cümleyi nitel/nicel veri açısından tarayın.

Cümlede Anlatılan Duygu ve Tutumlar

DGS'de cümlenin barındırdığı duyguyu ya da konuşanın tutumunu belirleme soruları sıkça çıkar. Bu başlıkta, kelime anlamı bakımından birbirine karıştırılan kavramlar net biçimde ayrılır.

Yakınma ve Sitem

Yakınma Sitem
Şikâyet konusu başka bir mecrada dile getirilir. Şikâyet doğrudan rahatsızlığa yol açan kişiye yöneltilir.
Konudan konuya atlayan yazıları okumak bizi yoruyor. Bana karşı kibar olmayı hiç beceremiyorsun.
Bu yaşına gelmesine rağmen kendisine uygun işi seçemedi. Sen beni değil, o sevdiğin arkadaşını ara.

Pişmanlık ve Hayıflanma

Pişmanlık Hayıflanma
Kişinin kendi kontrolündeki bir eylem (yapılan ya da yapılmayan) için duyduğu üzüntüdür. Kişinin kontrolünde olmayan bir durum için duyduğu üzüntü, hayıflanmadır.
Onunla ağır konuştuğum için çok üzgünüm. Keşke yaz tatili biraz daha uzun olsaydı da yurt dışına çıkabilseydim.
Onun kıymetini ölümünden önce bilmeliydim. Keşke hafta sonu yağmur yağmasaydı da güzel bir yürüyüş yapardık.

Dikkat: Pişmanlık-hayıflanma ayrımı "yapma/yapmama" üzerine değil, "kontrolün kimde olduğu" üzerine kuruludur. Yapmadığı bir şeyden de pişmanlık duyulabilir; ancak bu eylem kişinin elindeyse pişmanlıktır.

Yatsıma ve Kanıksama

Yatsıma Kanıksama
İçinde bulunduğu durumu inkâr etmektir. İçinde bulunduğu durumdan artık etkilenmez hâle gelmektir.
Buna uyumak denmez, sadece gözlerimi dinlendiriyorum. Yapılan zamlardan artık etkilenmiyor, umursamıyor.
Tabii ki ağlamadım, gözüme toz kaçtı. Her fırsatta bizi kötüledi, hepimiz alıştık.

Küçümseme ve Azımsama

Her iki kavram da yetersiz bulma anlamı taşır; ancak yetersizlik farklı eksende yorumlanır. Küçümseme nitelik bakımından, azımsama nicelik (miktar) bakımından yetersiz bulmadır.

  • Küçücük aklıyla bize oyun oynadığını sanıyor. — Akıl bir nitelik, küçümseme.
  • Bu yetenekle işi alması mümkün görünmüyor. — Yetenek niteliktir, küçümseme.
  • Bu kadar adam iki dilim ekmekle asla doyamaz. — İki dilim miktar bildirir, azımsama.
  • Sadece bir sayfadan oluşan ödev mi olur? — Nicelik (sayfa sayısı), azımsama.

İçerik ve Üslup

İçerik bir eserin ne anlattığı, üslup ise nasıl anlattığıdır. İçerik konu ya da muhteva, üslup tarz ya da biçemdir.

  • Eser, bir toplumun bunalımlarını ele alıyor. — Konu açıklanmış, içerik cümlesi.
  • Yazar, kahramanlarını sıradan insanlardan seçmiş. — Konu, içerik.
  • Şiirinde yabancı sözcükleri kullanmamayı yeğlemiş. — Sözcük tercihi, üslup.
  • Denemelerindeki anlatımsal yoğunluk okuyucuyu düşünmeye itiyor. — Anlatım biçimi, üslup.

Eleştiri ve Ön Yargı

Eleştiri bir durumun iyi ya da kötü yönlerini belirleyip ortaya koymaktır; olumlu ya da olumsuz yönde olabilir. Ön yargı ise hiçbir deneyim yaşanmadan peşin hükümde bulunmaktır; yine olumlu ya da olumsuz yönde olabilir.

  • Kahramanları betimlerken tekrara düşmesi okuyucuyu yoruyor. — Olumsuz yönde eleştiri.
  • Eseri için seçtiği konu oldukça ilgi çekiciydi. — Olumlu yönde eleştiri.
  • Henüz kitabı görmedim ama ilgi çekmeyeceğine eminim. — Olumsuz ön yargı.

Olasılık ve Tahmin

Olasılık bir durumun olabilirlik durumunu ikilem üzerinden ifade eder ("olabilir de olmayabilir de"). Tahmin ise konuşmacının bir dayanağa yaslanarak yaptığı kestirimdir.

Tetik İfade Tür
-abilir, -ebilir, belki, mümkündür, olasıdır Olasılık
sanırım, galiba, herhâlde, tahminen, gibi görünüyor, gibi duruyor, gözüküyor Tahmin
  • Boyun fıtığı ilerlerse hastanın kolunda bir incelme görülebilir. (Olasılık.)
  • Geç kaldık, sanırım o gitmiştir. (Tahmin; "geç kaldık" dayanağı vardır.)
  • Belki de bize bilincine varamadığımız bir saygı duyuyorlardı. (Olasılık.)
  • Bu proje başarılı olacak gibi görünüyor. (Tahmin; "gibi görünmek" dayanaklı kestirim.)

DGS / ALES İpucu: Olasılık ve tahmini birbirinden ayırma zorunluluğu DGS'de bir tuzak değildir; soru kökü yalnızca "kesin olmayan ifadeyi" sorar. Beş seçenek arasından "olabilir, olamaz, mümkündür, sanırım, galiba, belki, herhâlde, tahminen" gibi kesinliği bulanıklaştıran sözcükleri arayın.

TestBuraya kadar öğrendiklerini şimdi test et

Aşamalı Durum, İzlenim, Yeğleme ve Abartma

Aşamalı Durum Bildiren Cümle

Bir nicelik, nitelik ya da olgunun zaman içinde sürekli artması veya sürekli azalması durumudur. "Gittikçe, günden güne, gün geçtikçe, günbegün, gitgide, yavaş yavaş" gibi söz öbekleri tetik kelimelerdir.

  • İşten çıkarılanların sayısı günden güne artıyor.
  • Hava gittikçe soğuyor.
  • Çocuğun ilgisi gün geçtikçe azalıyor.

İzlenim Cümlesi

Beş duyuya hitap eden, görme-işitme-koklama-tatma-dokunma yoluyla bir görüntü, ses ya da koku oluşturan cümlelerdir. Okurda zihinsel bir tablo bırakır.

  • Çukurova bir düş içinde gibi dumanlıdır. (Görme.)
  • Eski ahşap kafesli pencereleri olan büyük bir evdi. (Görme.)
  • Mutfaktan taze ekmek kokusu yayılıyordu. (Koklama.)

Yeğleme Cümlesi

Bir şeyi başka bir şeye, belirli bir özellik bakımından üstün bularak tercih etme cümleleridir. "Yerine, yeğlemek, tercih etmek" gibi sözcükler işaretçidir.

  • Kof bir metin yerine, özlü sözün gücünü arkasına alarak yazıyordu.
  • Yapay aydınlatma yerine doğal ışığı yeğliyor.

Abartma (Mübalağa)

Bir durumun ya da varlığın olduğundan çok büyük ya da çok küçük gösterilmesidir. Cümlede gerçeklik sınırını aşan bir nitelik göze çarpar.

  • Acıdan bayılacaktım.
  • Sevinçten havalara uçtum.
  • O kadar üşüdük ki dudaklarımız mosmor oldu.

Dikkat: Her abartma mecaz içerir; ancak her mecaz abartma değildir. Cümle yorumu sorularında soru kökü "abartma" diyorsa olağan ölçünün aşıldığı bir nitelendirmeyi arayın; "mecaz" diyorsa sözcüğün gerçek anlamından koptuğu bir kullanımı arayın.

Kesin Yargı: Cümleden Kesin Olarak Çıkarılabilen Yargı

Kesin yargı soruları DGS'nin en sık çıkan cümle yorumu kalıbıdır. Soru kökü tipik olarak şöyledir: "Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?" Verilen cümle çoğu zaman uzun bir bilgi cümlesidir; seçenekler ise birbirine çok benzeyen, kısmi olarak uyumlu görünen yargılardır. Soru çözümünün anahtarı, cümlede yer almayan ifadeleri eleyerek geriye sadece cümleyle örtüşen seçeneği bırakmaktır.

Çözüm Yöntemi

  1. Cümleyi dikkatli okuyun. İçinde geçen olgular, tarihler, sayılar, isimler, sıfatlar ve karşılaştırmalar nelerdir? Her bir bilgi parçasını zihninizde işaretleyin.
  2. Seçenekleri tek tek tarayın. Her seçenekteki bilgilerin cümlede karşılığı var mı? Olmayanı hemen eleyin.
  3. Cümlede olmayan bir özellik ekleyenleri eleyin. "İlk", "tek", "en eski", "en başarılı", "kısa sürede", "yaygınlaşmıştır" gibi ifadeler cümlede yoksa bu seçenek yanlıştır.
  4. Genelleme yapanları eleyin. Cümle bir olaydan bahsediyorsa, "tüm benzer olaylar" hakkında çıkarım yapan seçenek yanlıştır.
  5. Kendi bilginizi karıştırmayın. Cümlede yazmıyorsa, gerçek hayatta doğru bile olsa, doğru cevap olamaz.

Çözümlü Örnek 1

"Belize Sahili'nin 100 km açığında bulunan ve Buzul Çağı'nın sonunda su seviyesinin altında kalmış olan Büyük Mavi Delik, 300 metre genişliği ve 125 metre derinliğiyle dünyanın en büyük çökme çukurudur." Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı hangisidir?

  • A) Buzul Çağı, birbirinden farklı çok sayıda çökme çukurunun oluştuğu bir dönemdir. — Cümlede yalnızca tek bir çukurdan söz ediliyor; "birbirinden farklı çok sayıda" bilgisi yok. Eleyin.
  • B) Derinliği 100 metreyi aşan çökme çukurları dünyada az rastlanan yüzey şekilleridir. — "Az rastlanır" bilgisi cümlede yok. Eleyin.
  • C) Belize Sahili açıklarındaki çukur, kapladığı alan bakımından diğer çökme çukurlarından ayrılır. — "Dünyanın en büyük" ifadesi başka çukurlardan ayrıldığını söyler. Doğru.
  • D) Çökme çukurları tarihî dönemlerde deniz seviyesinin altında kalmış bölgelerde oluşur. — Cümle bu çukur için söylüyor; tüm çukurlara genelleme yapan bilgi yok. Eleyin.
  • E) Büyük Mavi Delik, yeryüzünün yakın dönemde keşfedilmiş en eski çökme çukurudur. — "En eski" ve "yakın dönemde keşfedilmiş" bilgileri cümlede yok. Eleyin.

Çözümlü Örnek 2

"Tıp doktorları, diş hekimleri ve eczacıların katıldığı 'Hayatın Kadrajı' adlı fotoğraf yarışması ilk kez 5 Ekim 2011'de İstanbul'da düzenlenmiştir."

  • A) Yarışma sonradan başka mesleklere de açılmıştır. — Bilgi yok, eleyin.
  • B) Yarışma 2011'den önce de düzenlenmiştir. — "İlk kez 2011" bilgisi açıkça çelişiyor, eleyin.
  • C) Yarışmaya İstanbul dışından sağlık çalışanları da katılmıştır. — Bilgi yok, eleyin.
  • D) Yarışma sağlık personeli tarafından finanse edilmiştir. — Finansman bilgisi yok, eleyin.
  • E) Yarışmaya sadece sağlık alanındaki belli meslek sahipleri katılmıştır. — Cümle "tıp doktorları, diş hekimleri ve eczacılar" diye sınırlamış; doğru.

DGS / ALES İpucu: "İlk kez 2011'de düzenlendi" diyen bir cümleden "2011'den önce de düzenlendi" çıkarılamaz. Cümlede zaman, sayı ve "ilk/tek/en" sözcüklerini her zaman ayrıca işaretleyin; bunlar çeldiricinin en sevdiği oyun alanıdır.

Dikkat: Geçmiş sınav sorularında "Türk birliklerinin Avrupa'ya gönderilmesi konusu yeniden ele alınmıştır" diyen cümleden "Daha önce de gündeme gelmiştir" çıkarımı doğrudur (yeniden = en az ikinci kez); ancak "Türk birlikleri en az bir kez gönderilmiştir" çıkarımı doğru değildir (gündeme gelme ile gönderilme aynı şey değildir). Sözcüğün ne anlattığını sözlük anlamı düzeyinde yakından okuyun.

Anlamca Yakın, Özdeş ve Çelişen Cümleler

Yakın Anlamlı Cümleler

Yapısı farklı olsa da aynı yargıyı, aynı düşünceyi ya da aynı iletiyi taşıyan cümleler birbirine yakın anlamlıdır. DGS'de soru kökü genellikle "Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle yakın anlamlıdır?" ya da "Hangisinin anlamı, verilen cümleninkiyle özdeştir?" şeklindedir.

DGS / ALES İpucu — Atasözü Refleksi: DGS'de yakın anlamlı cümle ve "ana iletisi" sorularının önemli bir kısmı atasözü üzerinden gelir ("Ne ekersen onu biçersin", "Ağaç yaşken eğilir", "Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır", "Bir elin nesi var iki elin sesi var"). Çözüm refleksi üç adımda işler: (1) atasözündeki somut sözcükleri (ekmek, biçmek, ağaç, meyve, el) görmezden gel; (2) altındaki soyut temayı yakala (sebep-sonuç, erken eğitim, sabır, dayanışma); (3) seçeneklerde aynı somut sözcüğü tekrar eden seçeneği tuzak olarak ele — atasözünün gerçek anlamına bağlanan seçenek değil, mecaz anlamına bağlanan seçenek doğrudur. "Ne ekersen onu biçersin" → tarımla ilgili seçenek tuzak; "yaptığının sonucuna katlanırsın" doğru.

Verilen Cümle Yakın Anlamlı
Başarı, çalışmadan gelmez. Çalışmadan başarıya ulaşılmaz.
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. Tahammül zor olsa da sonuçları güzeldir.
Yalnızlık insanı yıpratır. Tek başına kalmak insanı bitirir.
Ne ekersen onu biçersin. Yaptıklarımızın karşılığını eninde sonunda alırız.

Karşıt Anlamlı Cümleler

İki cümlenin yargısı birbirinin tam tersini söylüyorsa karşıt anlamlıdır. Olumlu cümlenin olumsuzu (ya da tersi) yapılarak elde edilir.

  • "Kitap okumak zihni geliştirir." — Karşıtı: "Kitap okumak zihni geliştirmez."
  • "Azim başarının anahtarıdır." — Karşıtı: "Azimle yapılan iş başarısızlığa götürür."
  • "Hareket bereket getirir." — Karşıtı: "Hareketsizlik bolluk getirir."

Anlamca Özdeş Cümleler ve Cümle Birleştirme

DGS'de görülen ileri düzey bir kalıp şudur: İki cümle verilir ve "Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?" diye sorulur. Doğru cevap, iki cümleyi eksiksiz ve fazlasız kapsar; sözcükler eş ya da yakın anlamlılarla değiştirilebilir, ancak iki cümlede geçmeyen bir bilgi seçenekte yer alamaz, geçen bir bilgi de atlanamaz.

Çözümlü örnek:

  • Cümle 1: "Davis, eğitimi bireyleri kapasitelerine göre farklı statülere yerleştiren bir sistem olarak değerlendirir."
  • Cümle 2: "Toplumsal tabakalaşmayı temel alarak en yeteneklilerin en önemli mesleklerle ödüllendirilmesi gerektiğine inananlar bu görüşe destek vermiştir."

Doğru birleştirme: "Toplumsal tabakalaşma temelinde en yetenekli insanların en önemli meslekleri elde etmesi gerektiğini düşünen kişiler; Davis'in eğitimin bireyleri kapasitelerine göre farklı statülere yerleştiren bir sistem olduğu düşüncesini desteklemiştir."

Dikkat: "Davis eğitim gereklidir, meslek seçiminde de belirleyicidir der" gibi seçenekler tuzaktır. Cümlelerde geçmeyen "meslek seçiminde belirleyici olma" ifadesi eklenmiş, var olan "destekleyenler kim" bilgisi atlanmıştır. Eksik ya da fazla bilginin yer aldığı her seçenek elenir.

Anlamca Çelişen Cümleler

Verilen iki cümle aynı konuda zıt yargılar bildiriyorsa anlamca çelişir. Çelişki, bir cümlenin söylediğini diğerinin reddetmesiyle ortaya çıkar.

  • "Para mutluluğun anahtarıdır." — "Mutluluk paraya bağlı bir duygu değildir." (Çelişki.)
  • "Sanat eseri yalnızca uzmana yöneliktir." — "Sanat eseri herkesin anlayabileceği bir dile sahip olmalıdır." (Çelişki.)

Cümlelerin Anlam ve Anlatım Özellikleri Soruları

DGS'de numaralı cümleler verilip her birinin hangi anlam özelliği taşıdığı sorulur. Bu soruda tek tek cümle - tek tek seçenek taraması yapılır. Bir seçenek bir cümleye yanlış nitelik atfediyorsa cevap budur.

Tipik Soru Kalıpları

  • "Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?"
  • "1. cümlede öne sürülen düşüncenin gerekçesi numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?"
  • "Numaralanmış cümlelerin hangisinde hem koşula bağlılık hem öneri söz konusudur?"
  • "Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir çıkarım yapılmıştır?"

Çözümlü Örnek: Saptama-Çıkarım-Karşı Çıkış

Aşağıdaki numaralı cümleleri inceleyin:

  1. Son yıllarda yayınevlerinin sayısında belirgin bir artış gözlendi.
  2. Bu, çeviri kitap sayısındaki artışı da beraberinde getirdi.
  3. Yurt dışında çıkan hemen her kitap, hiç gecikmeden bizde de yayımlanmaya başladı.
  4. Hatta bir kitabı çabuk satışa sunabilmek için iki çevirmene bölüştüren yayınevleri de var.
  5. Bu, benimsemediğim bir yöntem; çünkü her çevirmenin dili ve biçimi farklıdır.
Cümle Anlam Özelliği
1 Saptama (gözlem aktarımı)
2 1. cümlede belirtilen durumun sonucu
3 Saptama (yine gözlem)
4 Farklı bir tutumdan söz etme
5 Karşı çıkış + gerekçe (neden-sonuç)

Soru kökü "3. cümlede başkalarından üstün olma durumu belirtilmiştir" dese, bu yanlıştır. Üçüncü cümlede sadece kitabın hızlı yayımlandığı söyleniyor, üstünlük iddiası yok. Doğru cevap, cümlenin söylemediği bir özelliği ona yükleyen seçenektir.

Anlam Yorumu Soruları (Anlatılmak İstenen)

DGS'de bazen kısa bir özlü söz verilir ve "Bu cümleyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?" diye sorulur. Burada cümlenin yüzey anlamına değil, cümle aracılığıyla iletilmek istenen örtük yargıya bakılır.

  • "Yazmak, fânîliğin saldırısına karşı bazı yetenekli insanların gösterdiği bir reflekstir."
    Anlatılmak istenen: Kalıcı eserler, yazarın unutulmamasını sağlar. ("Refleks ne kadar güçlüyse refleks sahibi o kadar uzun yaşar" mantığı, kalıcılık fikrini taşır.)
  • "Suyu kimin keşfettiğini bilmiyorum ama keşfedenin bir balık olmadığından eminim."
    Anlatılmak istenen: İçinde yaşanılan ortamın özellikleri, içeride bulunanlar tarafından fark edilmez.
  • "Hatıralar, ihtiyar beyinlerin bastonudur."
    Anlatılmak istenen: Yaşlı insanlar geçmişteki güzel günleri hatırlayarak yaşama tutunurlar.

DGS / ALES İpucu: Anlam yorumu sorularında soru tek bir cümleyi sorsa bile parçanın tamamını okumak gerekir. Çoğu zaman parça içinde bir bağlam ipucu vardır ve bu ipucu seçenek tercihini değiştirir.

ÖSYM Örnek Kalıbı: Cümle Yorumlama (Paragrafa Uyum)

"Bilim, doğanın gizemlerini çözmenin tek yolu değildir; sanat ve felsefe de bu serüvene katkı sunar. ----" Boşluğa aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilirse paragrafın anlam akışına uygun düşer?

  • A) Bilim insanları her zaman tek doğrunun peşinde koşmuştur. — Cümle, paragrafın "bilim tek yol değildir" yargısıyla çelişir; "her zaman tek doğru" mutlak ifade. Eleyin.
  • B) Üç alan da farklı yöntemlerle aynı sorgulamayı sürdürür. — Önceki yargıyı (bilim+sanat+felsefe) genişletir; üç alanın ortak amacını bağlar. Doğru.
  • C) Sanat zaman içinde felsefeden ayrılarak özgürleşmiştir. — Konu sapması; paragrafta sanat-felsefe ayrışması yoktur. Eleyin.
  • D) Bilim, doğru yöntem uygulandığında kesin sonuç verir. — Bilime ayrıcalık atfeder; orijinal yargıyla zıt yönde. Eleyin.
  • E) Bu üç alan birbirinden tamamen bağımsızdır. — Paragrafta "katkı sunar" diyerek ortaklık vurgulanmış; "tamamen bağımsız" çelişir. Eleyin.

Çözüm refleksi: Cümle yorumlama sorularında doğru cevap, paragrafın yargısını genişleten, pekiştiren ya da mantıksal olarak süren seçenektir. Konu sapması (yeni bir kavram getirme) ve çelişen yargı (ana fikre zıt) seçenekleri elenir. ALES'te bu kalıp paragraf tamamlama sorularıyla iç içe geçer; cümle yorumu refleksi olan aday paragraf tamamlamada da hız kazanır.

ÖSYM Örnek Kalıbı: Mecaz Anlam Tanıma

"Kalbim onun için bir gül bahçesi." Bu cümledeki anlatım özelliği aşağıdakilerden hangisinde vardır?

  • A) Bu evin bahçesinde rengârenk güller var. — Gerçek anlam; bahçede gül var; mecaz yok. Eleyin.
  • B) Çocukluğum, hatırladıkça avuçlarımda eriyen bir kar tanesi. — Soyut "çocukluk" somut "kar tanesi"ne yansıtılmış; mecaz var. Doğru.
  • C) Geçen yıl bahçemizdeki güller kurumuştu. — Gerçek anlam; mecaz yok. Eleyin.
  • D) Bahçeler birbirine dar gelmeye başladı. — Hafif mecaz var ama somut→soyut yansıtma yok; daha çok abartma. Mecaz açısından zayıf. Eleyin.
  • E) Onun gülüşü tıpkı sabah güneşi gibiydi. — Bu benzetmedir (teşbih); mecaz değil. "Gibi" sözcüğüyle açık karşılaştırma var. Eleyin.

Çözüm refleksi: Mecaz, soyut bir kavramın somut bir nesneye doğrudan yansıtılmasıdır ("kalbim gül bahçesi" = "kalbim güzelliklerle dolu, mutlu, dingin"). Benzetmede "gibi, kadar, andırıyor" sözcükleri vardır; mecazda bu sözcükler yoktur, doğrudan eşleştirme yapılır. "Hayat bir yolculuktur" mecaz; "Hayat yolculuk gibidir" benzetmedir. ALES'te edebiyat tarihi ve sanat temalı paragraflarda bu ayrım sık çıkar.

TestBuraya kadar öğrendiklerini şimdi test et

Cümlede Vurgu

Cümlede vurgu, bir öğenin diğerlerinden önemli olduğunu belirtmek için ses ya da konum yoluyla öne çıkarılmasıdır. Türkçede vurgu kuralı çok nettir: Yüklemden hemen önceki öğe vurgulu öğedir. Bu kural, kurallı (devrik olmayan) cümleler için geçerlidir.

Vurgulu Öğeyi Belirleme

  1. Cümlenin yüklemini bulun.
  2. Yüklemden hemen önceki öğeyi tespit edin.
  3. Bu öğenin türü (özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci) hangisiyse, vurgulanan o öğedir.
Cümle Vurgulu Öğe
Yarın okula ben gideceğim. Özne (ben)
Dün akşam kardeşim bu filmi izledi. Belirtili nesne (bu filmi)
Bu soruyu sen çözdün. Özne (sen)
Sen bu soruyu çözdün. Yüklem (çözdün) — pekiştirme/ısrar vurgusu
Ahmet dün akşam okula gitti. Dolaylı tümleç (okula)

Vurguyu Değiştirme

Vurgulanmak istenen öğe yüklemin hemen önüne taşınır. "Ahmet dün akşam okula gitti" cümlesinde özneyi (Ahmet) vurgulamak istiyorsanız: "Dün akşam okula Ahmet gitti"; nesneyi vurgulamak istiyorsanız bir nesne yoksa cümlenin yapısı korunur, ancak başka bir öğe (örneğin zarf) vurgulanabilir.

DGS / ALES İpucu: Vurgulu öğe sorularında önce yüklemi bulun, ardından yüklemden hemen önceki öğenin türüne karar verin. Devrik cümlelerde (yüklem başta veya ortada) vurgu kuralı uygulanmaz; bu durumda cümle "kurallı" değil "devrik"tir.

Yapısına Göre Cümleler ve Eksiltili Cümleler

Yapısına göre cümleler tek yüklem barındırma, birden çok yüklem barındırma ya da yüklem dışında öğesi düşürülmüş olma durumuna göre dört başlığa ayrılır.

Basit Cümle

Tek bir yargı, tek bir yüklem (ana cümle) ve içinde başka bir yüklem (yan cümle) bulunmayan cümledir.

  • Çocuk parkta oynadı.
  • Yaz aylarında deniz çok güzeldir.

Birleşik Cümle

İçinde bir ana yüklem ve en az bir yan yüklem (yardımcı yargı) bulunan cümlelerdir. Yan cümle, ana cümlenin bir öğesi olur. Birleşik cümlelerin en sık görülen alt türü girişik bileşik cümledir: yan yargı, fiilimsi (zarf-fiil -ip, -erek, -ince, -dikçe; sıfat-fiil -an, -dik, -mış; isim-fiil -mek, -ma, -iş) ile ana yargıya bağlanır.

  • Sınava çalıştığını biliyorum. (Sıfat-fiil "-tığı" yan cümleyi kurar; "biliyorum" ana yüklem.)
  • Eve gidip dinleneceğim. (Zarf-fiil "-ip" yan cümleyi kurar; girişik bileşik cümledir.)
  • Erken kalkarak yola çıktık. (Zarf-fiil "-arak"; girişik bileşik.)

Dikkat: "Girişik bileşik cümle" ile "bağlı cümle" karıştırılır. Girişik bileşikte yan yargı bir fiilimsiyle (-ip, -erek, -dikçe, -an, -mek) bağlanır. Bağlı cümlede ise iki bağımsız yargı bir bağlaç (ve, ama, çünkü) ile birleşir. "Eve gidip dinleneceğim" girişik bileşik (zarf-fiil); "Eve gittim ve dinlendim" bağlı cümledir (bağlaç).

Sıralı Cümle

Aynı yargı bütünlüğü içinde virgülle ya da bağlaçla bağlanmış birden çok yüklemden oluşur.

  • Hava güzeldi ama dışarı çıkmadık.
  • Okul bitti, eve geldim.
  • Gelen gitti, kalan umudu oyaladı.

Bağlı Cümle

Sıralı cümlelerin "ve, ama, fakat, ancak, lakin, yoksa, çünkü" gibi bağlaçlarla birleştirildiği yapılardır.

  • Hava güzeldi ama dışarı çıkmadık.
  • Çok çalışıyor çünkü sınava hazırlanıyor.

Eksiltili Cümle

Yüklemi düşürülmüş, anlamı bağlamdan tamamlanan cümlelerdir. Çoğunlukla diyaloglarda ve özlü anlatımlarda görülür. Yüklemin yerinde üç nokta ya da virgül bulunur.

  • Sen nereye? Okula. (Yüklem: "gidiyorsun" düşürülmüş.)
  • Gel. (Eksiltili sayılmaz; sadece tek öğeden oluşan bir emir cümlesidir. Eksiltili olabilmesi için yüklemin tamamen düşmesi gerekir.)
  • Hatıralar... Eski günler... (Yüklem yok, anlam bağlamdan tamamlanır.)

Dikkat: "Eksiltili cümle" ile "kısaltılmış cümle" karıştırılmamalıdır. Eksiltili cümlede yüklem mutlaka düşürülmüştür. "Gel." cümlesi yüklemli olduğundan eksiltili değildir; yalnızca öğe sayısı bakımından kısa bir emir cümlesidir.

Cümle Tamamlama

DGS'de "----" işaretiyle bir bölümü boş bırakılmış cümle verilir ve "Cümleyi en uygun tamamlayan ifade hangisidir?" diye sorulur. Doğru cevap, cümledeki anlam ilişkisini, bağlacı ya da tetik kelimeyi mantıklı biçimde sürdüren seçenektir.

Çözüm Yöntemi

  1. Tetik kelimeyi bulun. Cümlede "çünkü", "ama", "için", "ise", "-dığı için", "ne kadar... o kadar", "her ne kadar... -se de", "yağmur yağdığından dolayı" gibi bağlaç ya da yapı varsa, bu yapı hangi anlam ilişkisini kurar? Boşluğa o ilişkiyi tamamlayan bir ifade gelmelidir.
  2. Cümlenin başı ve sonu arasındaki ilişki ne? Neden-sonuç mu, koşul mu, karşıtlık mı, amaç-sonuç mu?
  3. Seçeneklerin çoğu cümlenin yapısıyla uyumsuzdur. Üç-dört seçeneği yapıya bakarak elemek mümkündür.

Örnekler

Cümle Yapısı Beklenen Tamamlama
"Çok çalıştığı için ----." Sonuç bildiren bir ifade (sınavı kazandı, başarılı oldu).
"Hava çok soğuk olduğu için ----." Sonuç bildiren bir ifade (eve erken döndük).
"Her ne kadar çok çalışsa da ----." Karşıtlık bildiren ifade (istediği sonuca ulaşamadı).
"Yağmur yağdığından dolayı ----." Sonuç bildiren ifade (maç ertelendi).
"Sadece çalışırsan ----." Koşula bağlı sonuç (başarabilirsin).
"---- için her gün çalışıyorum." Amaç bildiren ifade (sınavı kazanmak, hayalimi gerçekleştirmek).

DGS / ALES İpucu: Cümle tamamlama sorularında boşluğun konumu (cümle başında, ortasında, sonunda) önemlidir. Boşluk cümlenin başındaysa "neden/koşul/amaç" yapısı, sonundaysa "sonuç" yapısı aranır. Boşluğun çevresindeki bağlacı önce işaretleyin, sonra seçeneklere bakın.

Cümle Oluşturma: Karışık Sözleri Kurallı Bir Cümleye Dönüştürme

DGS'de cümle yorumu başlığı altında her oturumda 1-3 soru cümle oluşturma sorusudur. Soru kökü tipik olarak şöyledir: "Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan/sondan kaçıncı olur?" Soru kökünün anahtar kelimesi "kurallı"dır; çünkü kurallı cümlede yüklem mutlaka sondadır.

Çözüm Yöntemi (Beş Adım)

  1. Yüklemi bulun ve sona koyun. Söz gruplarından hangisi kelimenin sonunda yüklem olabilecek bir yapıdaysa (çekimli fiil, ek-fiil, isim cümlesinin sonu) onu seçin.
  2. Yüklemden hemen önce gelecek sözü belirleyin. Yüklemle anlam bakımından en sıkı bağ kuran söz grubunu yan yana getirin.
  3. Geriye kalan sözleri anlam bağına göre yan yana dizin. Hangi söz hangisinden önce geliyor olmalı? Söz öbekleri arasında neden-sonuç, sıfat-isim, özne-tümleç ilişkilerine dikkat edin.
  4. Cümleyi başından sonuna okuyup mantıklı olduğundan emin olun. Cümle akışında bir kopukluk hissediyorsanız iki söz öbeğinin yerini değiştirin.
  5. Soruda istenen sıraya göre cevabı işaretleyin. "Baştan üçüncü", "sondan ikinci" gibi numaralandırmaya dikkat edin.

Çözümlü Örnek 1

Söz öbekleri:

  1. yüzünden terk edildi
  2. yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen
  3. bir salgın hastalık
  4. talihsiz Kent Machu Picchu

Çözüm:

  • Yüklem: "yüzünden terk edildi" (1)
  • Yüklemden hemen önce: "bir salgın hastalık" (3) — "Bir salgın hastalık yüzünden terk edildi" anlamlı.
  • Geriye kalan: "yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen" (2) ve "talihsiz Kent Machu Picchu" (4). Sıfat tamlaması olarak "yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen talihsiz Kent Machu Picchu" sıralaması mantıklıdır.
  • Sıralama: 2 - 4 - 3 - 1

Cümle: "Yaklaşık 100 yıl ayakta kalabilen talihsiz Kent Machu Picchu, bir salgın hastalık yüzünden terk edildi."

Çözümlü Örnek 2

Söz öbekleri:

  1. varlık gösterip genişleme politikası gereği
  2. Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları
  3. Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir
  4. arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere
  5. günümüz Doğu Anadolu bölgesinde

Çözüm:

  • Yüklem: "Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir" (3).
  • Yüklemden hemen önce: "varlık gösterip genişleme politikası gereği" (1). Sefer düzenlemesinin sebebi genişleme politikasıdır.
  • "Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları" (2) ile "arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere" (4) art arda gelmelidir; tarih ifadesi ortada bölünmez.
  • Sonra "günümüz Doğu Anadolu bölgesinde" (5) gelir.
  • Sıralama: 2 - 4 - 5 - 1 - 3

Cümle: "Urartu Devleti, milattan önce 7-9. yüzyılları arasında Van Gölü havzası merkez olmak üzere günümüz Doğu Anadolu bölgesinde varlık gösterip genişleme politikası gereği Anadolu'nun birçok bölgesine sefer düzenlemiştir."

Çözümlü Örnek 3 (Tuzaklı)

Söz öbekleri:

  1. yeni Çağın başlarında düşüncenin metafizik olandan
  2. tüm zamanlar ve toplumlar için
  3. bilimsel olana doğru gerçekleştirdiği değişiklikler
  4. geçerli olan mutlak kavramını
  5. askıya aldı
  6. ve onun yerine göreli kavramını koydu

Burada iki tane yüklem adayı vardır: "askıya aldı" (5) ve "ve onun yerine göreli kavramını koydu" (6). Ne yapacağız? Bağlaçla başlayan söz grubu cümlede ortada olamaz; en sona ya da iki cümlenin arasına gelir. "Ve onun yerine göreli kavramını koydu" ifadesi "ve" ile başladığı için en sona alınmalıdır. "Askıya aldı" ondan hemen önceki yüklemdir.

  • Sona: "ve onun yerine göreli kavramını koydu" (6)
  • Bir önce: "askıya aldı" (5)
  • "Askıya aldı"nın hemen öncesi: "geçerli olan mutlak kavramını" (4)
  • "Geçerli olan mutlak kavramını"nın öncesi: "tüm zamanlar ve toplumlar için" (2)
  • Başta: "yeni Çağın başlarında düşüncenin metafizik olandan" (1) ve "bilimsel olana doğru gerçekleştirdiği değişiklikler" (3) sırasıyla.
  • Sıralama: 1 - 3 - 2 - 4 - 5 - 6

DGS / ALES İpucu: İki yüklem adayı varsa biri bağlaçla (ve, ama, ancak, fakat, çünkü) başlamalıdır; bu, sona alınır. Tarih, sıfat tamlaması ve özne grubu çoğunlukla başta yer alır. Yan yana gelmesi gereken ipuçları (sıfat ile isim, tarih ile zarf öbeği) ardışık sıralanır.

Dikkat: Söz öbeklerinin yanına numara not etmek bazı adayların kafasını karıştırabilir. Onun yerine söz öbeklerini doğrudan yan yana yazıp cümlenin akışını test edin. Sıralama tamamlandıktan sonra hangi öbeğin baştan ya da sondan kaçıncı olduğunu sayın.

TestBuraya kadar öğrendiklerini şimdi test et

DGS / ALES Cümle Yorumu Çözüm Stratejisi: Çekirdek Kurallar

DGS'de cümle yorumu başlığını sağlam çıkarmak için aşağıdaki çekirdek kurallar her soruda uygulanır. Bu kurallar, transcript boyunca işlenen tüm yöntemlerin özetidir.

Kural 1: Yalnızca Yazılı Olandan Hareket Edin

Genel kültür, sezgi ya da yaşam deneyimi cevap vermez. Cümlede ne yazıyorsa yalnız o esastır. "İlk kez 2011'de düzenlendi" diyen cümleden "daha önce de düzenlenmiştir" çıkarımı yapılamaz; sözlük anlamı kuralı ihlal eder.

Kural 2: Eleme ile İlerleyin

Kesin yargı, yakın anlam, çelişki, anlatım özellikleri sorularının hepsinde doğru cevaba ulaşmanın en etkili yolu yanlış seçenekleri sırayla elemektir. Her seçenekteki bilgilerin cümleyle uyumunu tek tek test edin; uymayanı eleyin.

Kural 3: Tetik Kelimeleri Kullanın

"Çünkü, için, ile, -dığı için" → neden-sonuç. "Mek için, mek üzere, mek amacıyla" → amaç-sonuç. "-se/-sa, eğer, yeter ki" → koşul. "Daha çok... daha az, en, kadar, göre" → karşılaştırma. "Ama, fakat, oysa, hâlbuki" → karşıtlık. "Demek ki, demek oluyor ki, anlaşılan" → çıkarım. "Belki, sanırım, galiba, herhâlde, tahminen" → olasılık-tahmin.

Kural 4: Sözcüklerin Sözlük Anlamını İyi Bilin

Yatsıma (inkâr), kanıksama (alışma, etkilenmez olma), saptama (tespit), çıkarım (yeni kanı), hayıflanma (kontrol dışı üzüntü), pişmanlık (kontrol içi üzüntü), küçümseme (nitelikçe yetersiz bulma), azımsama (nicelikçe yetersiz bulma), sitem (doğrudan muhataba şikâyet), yakınma (üçüncü kişiye dert anlatma) — bu sözcüklerin sözlük anlamını ayırt edemeyen aday, anlatım özellikleri sorularında zorlanır.

Kural 5: Numaralı Cümle Sorularını Sırayla Çözün

"Numaralı cümlelerle ilgili hangisi yanlıştır?" tipi sorularda her cümle ile her seçeneği eşleştirip tek tek doğrulayın. Doğru cevap, cümlede yer almayan bir özelliği o cümleye atfeden seçenektir.

Kural 6: Cümle Oluşturma Sorusunda Yüklemden Geriye Doğru Çalışın

Yüklemi sona alın, yüklemden bir önceki sözü bulun, geriye kalanları anlam bağıyla dizin. Bağlaçla başlayan söz mutlaka en sona ya da bağlaç yerine alınır. Tarih, sıfat tamlaması, özne grubu çoğunlukla başta yer alır.

Kural 7: Soru Kökünü En Az İki Kez Okuyun

"Hangisi söylenebilir?", "Hangisi söylenemez?", "Hangisi yanlıştır?", "Hangisi anlamca farklıdır?", "Hangisi en yakındır?" — soru kökü ne istiyorsa onu cevaplayın. Doğru bilgiyi seçip sorunun olumsuzunu ya da farklısını ararken yanlış işaretlemek en sık yapılan hatadır.

DGS / ALES İpucu: Cümle yorumu başlığında zaman tasarrufu için ilk okuyuşta cümlenin omurgasını çıkarın: özne, eylem, zaman/yer/nesne ana bilgileri. Ayrıntılar (sıfatlar, ara cümleler) seçeneklerle eşleştirilirken zaten yeniden okunacaktır.

DGS'de Cümle Yorumunda Sıkça Yapılan Hatalar

Hata Neden Yanlıştır?
Genel kültürle cevap vermek Cümlede yazmıyorsa, doğru bile olsa, "kesin yargı" çıkmaz.
"Olabilir" / "muhtemelen" sözcüklerine güvenmek Cümle yorumunda olasılık değil kesinlik aranır.
Saptama ile çıkarımı karıştırmak Saptama yorum katmaz; çıkarım katar. "Çaydanlık sıcak" saptamadır, "uzakta olamazlar" çıkarımdır.
Pişmanlığı yapma/yapmamayla ayırt etmek Ayırt etici, kontrolün kimde olduğudur. Yapılmayan bir şey için de pişmanlık duyulabilir.
İçerik ile üslubu karıştırmak Konu mu (içerik) anlatılış biçimi mi (üslup) sorulduğuna dikkat edin.
Cümle oluşturmada yüklemi yanlış belirlemek Bağlaçla başlayan söz öbeği yüklem değildir; çekimli fiil ya da ek-fiilli ad cümlesi sonu yüklemdir.

Hızlı Dizin — Tek Bakışta Tüm Cümle Yorumu Kuralları

Sınav öncesi başvuru kaynağı. Cümle yorumu konusunun tüm kritik kurallarını tek bakışta hatırlamak için hazırlandı. Bölüm 1 Akronim tablosu (9 satır) + bu Hızlı Dizin (28 satır) birlikte konunun %85'ini kapsar; iki tablo hem DGS Türkçe hem ALES Sözel için ortaktır. ALES öncelikli satırlar "ALES öncelikli" etiketiyle işaretlendi: "İLK-TEK-EN" tuzağı, saptama-çıkarım, cümle birleştirme, sözlük anlamı.

60 Saniyede Sınav Hapı (Sprint Modu — 6 madde):

  • Anlam ilişkisini önce teşhis et (SE-KO-AM-KA-EŞ-Zİ); cümlede iki yargı varsa altı ilişkiden hangisinin tetik kelimesi var?
  • Tetik kelimeyi bul ve test et: çünkü/-dığı için (sebep), -mek için (amaç), -se/-sa (koşul), kadar/en/göre (karşılaştırma), oysa/hâlbuki (zıtlık).
  • AMACIYLA Testi: sebep mi amaç mı karışıyorsa "amacıyla" yerleştir; mantıklıysa amaç-sonuç, mantıksızsa sebep-sonuç.
  • "İLK-TEK-EN" Tuzağı: kesin yargı sorusunda cümlede yer almayan mutlak ifadeleri (ilk, tek, en, daima, asla) seçenekten sil; doğru cevap cümleden fazlasını söylemez.
  • VURGU = FİİLE YAKIN: kurallı cümlede yüklemden hemen önceki öğe vurguludur; devrik cümlede bu kural geçmez.
  • Cümle oluşturmada yüklem sona; bağlaçla başlayan söz mutlaka en sona alınır (Z-B-E ipucu cümle oluşturmada da geçerli).
Konu Anahtar Kural / Refleks Sınav Tuzağı / Uç Değer
Altı anlam ilişkisi (SE-KO-AM-KA-EŞ-Zİ)Sebep-sonuç, koşul, amaç-sonuç, karşılaştırma, eşanlam, zıtlıkCümlede iki yargı varsa hangi ilişki tipi olduğunu önce belirle; tetik kelime daha sonra aranır
Anlamca olumlu/olumsuz ayrımıEylemin gerçekleşip gerçekleşmediği; olayın iyi/kötü olması ölçü değildir"Hiçbir can kaybı yok" cümlesi olumlu olay anlatır ama anlamca olumsuzdur (kayıp gerçekleşmedi)
Biçimce olumsuzluk işaretçileri-ma/-me, -maz/-mez, -sız/-siz, yok, değilBiçim ile anlam zıt yönde olabilir; "söylemedi değil" biçimce olumsuz, anlamca olumlu
Sözde soru cümlesiYanıt beklemez; bilgi konuşana aittir; biçimce soru, anlamca olumsuz olur"35 liranın lafı mı olur?" anlamca olumsuz (olmaz). "Anlamaz mıyım hiç!" biçimce olumsuz, anlamca olumlu
Doğrudan vs dolaylı anlatımDoğrudan: tırnak + iki nokta; dolaylı: -dığını/-tiğini ek-fiilTanık gösterme paragraflarında doğrudan anlatım, görüş aktarımında dolaylı; karıştırılırsa anlatım biçimi yanlış teşhis edilir
Sebep-sonuç tetikleyicileriçünkü, zira, -dığı için, -dan dolayı, nedeniyle, yüzünden, -(y)laİki olgu da gerçekleşmiştir; bu kural sebep-sonucu amaç-sonuçtan ayırır
Amaç-sonuç tetikleyicileri-mek için, -mek üzere, -mek amacıyla, -sın diye, gayesiyleAmacın gerçekleşip gerçekleşmediği belirsizdir; iki olgudan biri muallaktır
AMACIYLA TestiTetik sözcük yerine "amacıyla" yerleştir; mantıklıysa amaç-sonuç"Maddi imkânsızlık amacıyla" mantıksız → sebep-sonuç. Bu test iki ilişkiyi %95 doğrulukla ayırır
Koşul tetikleyicilerieğer, -se/-sa, -dikçe/-dıkça, yeter ki, şartıyla, koşuluylaŞart yerine getirilmezse asıl yargı gerçekleşmez; "X-sa Y olur" = "X olmadan Y olmaz"
Karşılaştırma üç olasılığıÜstünlük (en, daha), denklik (kadar), karşıtlık (oysa, hâlbuki)"Daha" her zaman karşılaştırma değil; "havalar daha tam soğumadı" → "henüz" anlamı
"En" sözcüğü kuralı"En" varsa cümlede kesinlikle karşılaştırma vardırÜstün noktayı belirtmek için diğerleriyle kıyaslama zorunludur; istisna yoktur
Tanım cümlesi"Nedir?" sorusuna cevap; nesnel olmak zorunda değildir"Aşk yaşamın kaynağıdır" öznel ama tanımdır; tanım = nedir cevabı
Saptama vs çıkarımSaptama: gözlem aktarımı; çıkarım: yeni kanıya ulaşmaALES öncelikli — "çaydanlık sıcak" saptama; "uzakta olamazlar" çıkarım. ALES paragraflarında çıkarım sıkça sorulur
Yatsıma vs kanıksamaYatsıma: durumu inkâr; kanıksama: durumdan etkilenmez olma"Tabii ki ağlamadım, gözüme toz kaçtı" yatsıma; "her fırsatta kötüledi, alıştık" kanıksama
Pişmanlık vs hayıflanmaPişmanlık: kontrol içi; hayıflanma: kontrol dışıYapma/yapmama değil, kontrolün kimde olduğu ayırıcıdır; yapılmayan bir şeyden de pişmanlık duyulur
Küçümseme vs azımsamaKüçümseme: nitelik; azımsama: nicelik (miktar)"Küçücük aklıyla" küçümseme (akıl nitelik); "iki dilim ekmekle" azımsama (sayı nicelik)
İçerik vs üslupİçerik: ne anlatıyor; üslup: nasıl anlatıyor"Toplum bunalımları" içerik; "yabancı sözcük kullanmaması" üslup. Soru "konu mu biçim mi" diye sorabilir
Yakınma vs sitemYakınma: üçüncü kişiye dert; sitem: doğrudan muhataba şikâyet"Yazılarını okumak yoruyor" yakınma; "kibar olmayı beceremiyorsun" sitem
Olasılık vs tahminOlasılık: ikilemli (olabilir/olmayabilir); tahmin: dayanaklı kestirimDGS+ALES'te ikisi de "kesin olmayan" çatısında; soru kökü detay ayrımı sormaz, kesinlik bulanıklığı arar
Aşamalı durum tetikleyicileriGittikçe, günden güne, gün geçtikçe, gitgide, yavaş yavaşZamanla artma/azalma; tek noktasal değişim aşamalı sayılmaz
Mecaz tetikleyiciSomut→soyut yansıtma; "gibi/kadar" yoksa mecaz, varsa benzetme"Kalbim gül bahçesi" mecaz; "kalbim gül bahçesi gibi" benzetme. Her abartma mecaz içerir
"İLK-TEK-EN" TuzağıKesin yargı sorularında mutlak ifadeleri eleALES öncelikli — "ilk", "tek", "en", "daima", "asla", "kısa sürede" cümlede yoksa seçenek elenir
"Yeniden" sözlük anlamıYeniden = en az ikinci kez; daha önce de gerçekleşmiş anlamı taşır"Birlikler yeniden gönderildi" → "daha önce de gönderilmiş" çıkarımı doğrudur, ancak "gündeme geldi" ayrı bir kavramdır
Anlamca özdeş cümle birleştirmeİki cümleyi eksiksiz ve fazlasız kapsayan seçenekEksik bilgi (atlama) ve fazla bilgi (ekleme) yapan seçenekler elenir; sadece eş anlamlı sözcük değişimi serbest
Çelişen cümlelerAynı konuda zıt yargılar; biri diğerini reddederKarşıt anlamla karıştırılmaz; çelişki = aynı önermenin doğrudan reddi, karşıt = mantıksal zıtlık
Vurgu kuralıYüklemden hemen önceki öğe vurgu öğesidir (kurallı cümle)Devrik cümlede bu kural geçmez; "yarın okula ben gideceğim" → vurgu özne
Cümle tamamlama bağlacıBoşluğun çevresindeki bağlaç (çünkü, ama, için, ise) yön belirlerBoşluk başta neden/koşul/amaç, sonda sonuç bekler; bağlaç önce işaretlenir
Cümle oluşturma yüklemiYüklem sona; bağlaçla başlayan söz en sona alınırİki yüklem adayı varsa biri "ve/ama/ancak" ile başlamalıdır; bu cümle sona alınır

Genel Strateji: Sorulardaki %85'i yukarıdaki 28 satırla doğrudan çözülür. Kalan %15 zincirleme kavram (kesin yargı + "ilk-tek-en"; saptama-çıkarım + sözlük anlamı; cümle birleştirme + eksik/fazla bilgi; amaç-sonuç + AMACIYLA testi) gerektirir; ALES'te bu zincirleme kalıplar DGS'ye göre daha sık çıkar.

Dikkat: Ezber tek başına yetmez. Her satırın altındaki mantığı bil: sebep-amaç ayrımı = "iki olgu da gerçekleşti mi"; saptama-çıkarım = "gözlem mi yorum mu"; pişmanlık-hayıflanma = "kontrol kimde"; küçümseme-azımsama = "nitelik mi miktar mı"; kesin yargı = "cümlede yazıyor mu". Mantığı bilen aday formülü unutmaz.

Bu Makaleden

Anahtar Bilgiler

  1. DGS Türkçe testindeki 40 sorunun yaklaşık 5-7 tanesi (Türkçe netinin %15-18'i), ALES Sözel testindeki 50 sorunun ortalama 3-5 tanesi (Sözel netinin %6-10'u) doğrudan cümle yorumu kapsamındadır; ALES'te paragraf çıkarım sorularına dolaylı altyapı oluşturduğu için toplam etki 8-12 soruya çıkar.
  2. ALES'te cümle yorumu örnekleri akademik metinden alıntılıdır (felsefe, sosyoloji, bilim, ekonomi); kesin yargı ve çıkarım sorularının yoğunluğu DGS'ye göre belirgin biçimde yüksektir, bu yüzden "İLK-TEK-EN" tuzağı satırı ALES öncelikli olarak ek tekrar gerektirir.
  3. Altı ana anlam ilişkisi SE-KO-AM-KA-EŞ-Zİ akronimiyle ezberlenir: Sebep-sonuç, Koşul, Amaç-sonuç, Karşılaştırma, Eşanlam, Zıtlık. Her ilişkinin kendi tetik kelime listesi vardır.
  4. AMACIYLA Testi: tetik sözcük yerine "amacıyla" yerleştirilebiliyorsa amaç-sonuç, yerleştirilemiyorsa sebep-sonuç. Bu test iki ilişkiyi %95 doğrulukla ayırır.
  5. Anlamca olumlu/olumsuz ayrımı, eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar; olayın iyi ya da kötü olması ölçü değildir.
  6. Biçimce olumsuzluk için "-ma/-me, -maz/-mez, -sız/-siz, yok, değil" işaretçileri yüklemde aranır; biçim ile anlam zıt yönde olabilir.
  7. Sözde soru cümleleri yanıt beklemez; biçimce soru olsa da anlamca olumsuz yargıyı sezdirir.
  8. Doğrudan anlatımda söz değiştirilmeden aktarılır; dolaylı anlatımda ek ya da yapı değişikliğiyle sözün biçimi bozulur.
  9. Neden-sonuç cümlelerinde iki olgu da gerçekleşmiştir; amaç-sonuç cümlelerinde amacın gerçekleşip gerçekleşmediği belirsizdir.
  10. "Amacıyla" sözcüğü amaç-sonuç testidir; bu sözcük cümleye yerleştirilebiliyorsa amaç-sonuç ilişkisi vardır.
  11. Koşul cümlelerinde bir yargının gerçekleşmesi başka bir yargıya bağlanır; "eğer", "-se/-sa", "yeter ki", "-dikçe" tetik ifadelerdir.
  12. Karşılaştırma yalnız farklılık değil; üstünlük, denklik, benzerlik ve karşıtlık bildiren cümleleri de kapsar.
  13. "En" sözcüğü kesinlikle karşılaştırma içerir; "daha" sözcüğü her zaman karşılaştırma değil, "henüz" anlamı da taşıyabilir.
  14. Tanım cümleleri "nedir" sorusuna cevap verir; nesnel olmaları gerekmez, öznel anlatımlı tanımlar da DGS'de tanım sayılır.
  15. Saptama tespit edilen durumun aktarılmasıdır; çıkarım bu tespitten yola çıkarak yeni bir kanıya ulaşmaktır.
  16. Yatsıma içinde bulunduğu durumu inkâr etmek, kanıksama o durumdan etkilenmez hâle gelmektir.
  17. Pişmanlık kişinin kontrolündeki bir eylem için, hayıflanma kontrol dışı bir durum için duyulan üzüntüdür.
  18. Küçümseme nitelik bakımından, azımsama nicelik (miktar) bakımından yetersiz bulmadır.
  19. İçerik bir eserin "ne anlattığı"; üslup ise "nasıl anlattığı"dır.
  20. Yakınma şikâyetin başka mecrada dile getirilmesi; sitem doğrudan muhataba söylenmesidir.
  21. Olasılık ikilemli ifade ("olabilir/olmayabilir"); tahmin bir dayanağa yaslanan kestirimdir; DGS'de ikisi de "kesin olmayan" çatısında değerlendirilir.
  22. Aşamalı durum bildiren cümleler "günden güne, gittikçe, gün geçtikçe" gibi yapılarla zamanla artma/azalma anlatır.
  23. Kesin yargı sorularında, cümlede geçmeyen bilgi içeren her seçenek elenir; doğru cevap cümlenin söylediğinden fazlasını söylemez.
  24. Anlamca özdeş cümle birleştirme sorusunda doğru seçenek iki cümleyi eksiksiz ve fazlasız kapsar; yeni bilgi eklemez, var olanı atlamaz.
  25. Cümlede vurgu, yüklemden hemen önceki öğededir; vurgulanmak istenen öğe yüklemin yanına taşınır.
  26. Eksiltili cümlede yüklem mutlaka düşürülmüştür; tek öğeli emir cümleleri ("Gel.") eksiltili sayılmaz.
  27. Girişik bileşik cümle, yan yargının fiilimsi (-ip, -erek, -ince, -an, -dik, -mek) ile ana yargıya bağlandığı bileşik cümle türüdür; bağlı cümle (bağlaçla birleşen iki bağımsız yargı) ile karıştırılmaz.
  28. Gereklilik (zorunluluk) cümleleri "mutlaka, kesinlikle, gerek, gerekir, lazım, zorundadır" pekiştiricileriyle bildirilir; salt "-meli/-malı" eki tek başına çoğunlukla öneri kalıbıdır.
  29. Tahmin cümlesi tetikleyicileri "sanırım, galiba, herhâlde, tahminen, gibi görünüyor, gibi duruyor"; olasılık tetikleyicileri "-abilir/-ebilir, belki, mümkündür, olasıdır".
  30. Cümle tamamlama sorularında bağlaç ya da yapı önce çözülür; boşluk neden, sonuç, koşul ya da amaç bildiren ifadeyle doldurulur.
  31. Cümle oluşturma sorularında yüklem sona alınır, yüklemden bir önceki söz belirlenir, geriye kalanlar anlam bağıyla dizilir.
  32. Cümle oluşturma sorusunda iki yüklem adayı varsa bağlaçla ("ve", "ama") başlayan söz mutlaka en sona alınır.
  33. Bölüm 1 sonundaki Akronim Mnemonikleri tablosu (9 satır) ve son bölümdeki Hızlı Dizin (28 satır), birlikte tüm konunun %85'ini kapatan sınav öncesi başvuru kaynağıdır; iki tablo hem DGS hem ALES için ortaktır.

Öğrendiklerini Pekiştir

Bu konuda kendini sına

Benzer Konular

Aynı dersten devam et.

Sıkça Sorulanlar

Bu konuda merak edilenler

DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum konusu DGS sınavında çıkar mı?

Evet, DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum konusu DGS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruÇözme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.

DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum konusunda test çözebilir miyim?

Evet, DGS / ALES Cümlede Anlam ve Yorum konusunda SoruÇözme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.

SoruÇözme'de kaç soru ve kaç konu var?

SoruÇözme platformunda 18.900+ soru ve 704 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.

Paylas:WhatsAppPaylas
Teste Geç