İçindekiler (11 bölüm)
1Doğal Afetlere Genel Bakış
Türkiye, genç oluşumlu arazi yapısı, aktif tektonik kuşaklarda yer alması, iklim çeşitliliği ve engebeli topoğrafyası nedeniyle pek çok doğal afet türüne açık bir ülkedir. Anadolu coğrafyasında yaşayan herkesin deprem, erozyon, heyelan, çığ, sel ve orman yangını gibi afetlerin nedenlerini ve korunma yollarını bilmesi hayati önem taşır.
Türkiye'de en yaygın görülen doğal afetler şunlardır:
- Deprem — Can ve mal kaybına en fazla neden olan afet
- Erozyon — Uzun vadede toprak kaybına ve tarımsal verim düşüşüne yol açan süreç
- Heyelan — Eğimli ve yağışlı alanlarda toprak tabakasının kayması
- Çığ — Eğimli ve karlı bölgelerde kar kütlesinin aşağı doğru hareketi
- Sel ve taşkın — Aşırı yağışlarla akarsuların taşması
- Orman yangını — Yaz kuraklığının şiddetli olduğu bölgelerde yaygın
KPSS İpucu: "Türkiye'de can ve mal kaybına en fazla neden olan doğal afet hangisidir?" sorusunun cevabı depremdir. Sel ve taşkın ise en sık tekrarlanan (görülme sıklığı en yüksek) doğal afetler arasındadır; bu iki kavramı karıştırmayın.
2Deprem Türleri ve Türkiye'deki Dağılışı
Deprem, yer kabuğunda meydana gelen sarsıntılardır. Oluşum nedenine göre üç ana türe ayrılır:
1. Çöküntü Depremleri
Mağara tavanlarının veya maden ocaklarının çökmesiyle meydana gelir. Etkisi sınırlı ve yerel ölçektedir. Türkiye'de başlıca görüldüğü yerler:
- Antalya ve çevresi — Karstik arazide mağara tavanlarının çökmesi sonucu oluşur. Bu çökmeler bazen yüzeyde dev obruklara neden olur.
- Zonguldak — Taş kömürü madeni ocaklarının tavan çökmesi
- Çankırı, Yozgat, Sivas hattı — Kaya tuzu yataklarının bulunduğu alanlarda mağara çökmesi
- Manisa — Linyit yatağı çevresinde yaşanan çökmeler
2. Volkanik Depremler
Aktif volkanların faaliyetleriyle oluşur. Türkiye'de şu anda aktif volkan dağı bulunmadığı için volkanik deprem görülmemektedir. Ancak Hasan Dağı gibi "uykuda" olarak kabul edilen dağlarda gelecekte hareketlenme ihtimali bilim insanlarınca tamamen dışlanmamaktadır.
3. Tektonik Depremler
Yer kabuğundaki levha hareketleri ve fay kırıklarının oluşturduğu sarsıntılardır. Türkiye'de yaşanan depremlerin büyük çoğunluğu tektonik kökenlidir. Anadolu'nun 3. ve 4. zaman (Senozoik) oluşumlu genç arazilerle kaplı olması, bol sayıda fay hattı barındırmasına neden olur.
Türkiye'nin Ana Fay Hatları
| Fay Hattı | Güzergah | Etkilediği Bölgeler |
|---|---|---|
| Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) | Saros Körfezi - Marmara - Bolu - Erzincan - Karlıova | Marmara, Batı-Orta Karadeniz, Doğu Anadolu |
| Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) | Hatay - Kahramanmaraş - Malatya - Elazığ - Karlıova (Bingöl) | Doğu Akdeniz, Güneydoğu, Doğu Anadolu |
| Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) | Ege'deki graben sistemleri (Gediz, Büyük Menderes vb.) | Ege Bölgesi |
KAF ve DAF birbirleriyle Karlıova (Bingöl) civarında kesişir. Bu noktaya jeolojide Karlıova Üçlü Eklem Noktası denir. Bu kesişim noktası Türkiye'nin en riskli deprem bölgelerinden birini oluşturur.
Türkiye'nin Önemli Tarihi Depremleri
- 1939 Erzincan Depremi — KAF üzerinde, Türkiye tarihinin en yıkıcı depremlerinden biri (7.8 büyüklüğünde)
- 1999 Gölcük (İzmit) Depremi — KAF üzerinde, 17.000'den fazla can kaybı (7.4 büyüklüğünde)
- 2023 Kahramanmaraş Depremi — DAF üzerinde, 50.000'den fazla can kaybı (7.8 ve 7.6 büyüklüğünde)
KPSS İpucu: Batı Anadolu fay hattı, Ege'deki horst-graben (kırık dağ) yapısını oluşturan fayları kapsar. Bakacak, Madra, Yunt, Boz Dağlar, Aydın ve Menteşe Dağları bu kırılma hatlarının ürünüdür. Bu nedenle Ege kıyılarında da deprem riski yüksektir.
Depremin Az Olduğu Yerler
Fay hatlarından uzak, yaşlı ve sağlam kütleler (masifler) deprem riskinin düşük olduğu alanlardır:
- Konya-Karaman çevresi (Taşeli Platosu) — 5. derece deprem bölgesi, en düşük risk
- Mardin Eşiği (Mardin Masifi) — Güneydoğu Anadolu'da
- Yıldız Dağları (Istranca Masifi) — Trakya'nın kuzeydoğusunda
- Alanya-Anamur Masifi — Akdeniz kıyısında (Antalya-Mersin arası)
- Doğu Karadeniz sahilleri — Fay hatlarından nispeten uzak
Dikkat: "Deprem hiç olmaz" demek doğru değildir. Yakın fay hatlarındaki sarsıntılar bu bölgeleri de düşük şiddette etkileyebilir. Soru "depremin daha az yaşandığı" biçiminde gelir, "hiç yaşanmadığı" biçiminde değil.
Türkiye'de Tsunami Riski
Akdeniz'in tabanından geçen faylar ve özellikle Marmara Denizi içindeki fay hatları, deniz tabanında deprem ürettiğinde kıyılara tsunami dalgaları ulaşabilir. Tarihsel olarak Marmara çevresinde en çok tsunami kaydı yapılmıştır. Akdeniz kıyılarında da benzer risk mevcuttur. Büyük okyanus tsunamileri kadar şiddetli olmasa da, 1-2 metrelik dalgalar bile kıyı yerleşimlerinde ciddi hasara yol açabilir.
3Deprem Anında Yapılması Gerekenler
Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan bir ülkede, her bireyin deprem anında nasıl davranması gerektiğini bilmesi hayati önem taşır.
Deprem Anında
- Zemin kattaysanız hızla binadan çıkmaya çalışın.
- Üst katlardaysanız merdiven veya asansör kullanmayın; kapanma pozisyonu alın.
- Sağlam bir mobilyanın (masa, kanepe) yanına çök-kapan-tutun pozisyonunda geçin ve iç organlarınızı koruyun.
- Pencere, balkon veya cam yüzeylerden uzak durun; atlamaya kesinlikle kalkışmayın.
- Sabit bir noktaya tutunarak sarsıntının geçmesini bekleyin.
Deprem Öncesi Hazırlık
- Deprem çantası hazırlayın (su, enerji barı, ilk yardım malzemesi, el feneri, düdük, kimlik fotokopisi).
- Bina sağlamlığını kontrol ettirin; depreme dayanıklı yapı standartlarına uygunluğunu sorgulayın.
- Aile toplanma noktası belirleyin.
KPSS İpucu: "Deprem doğal bir olaydır, tıpkı yağmur veya kar yağması gibi. Asıl can kaybının nedeni deprem değil, dayanıksız binalardır." Bu bakış açısı KPSS paragraf sorularında karşınıza çıkabilir.
4Erozyon
Erozyon, su ve rüzgar gibi dış kuvvetlerin toprağın en üst verimli tabakasını aşındırarak taşımasıdır. Ani bir afet olmaktan çok, uzun yıllar içinde gerçekleşen ve tarımsal verimliliği yok eden bir süreçtir. Doğrudan can kaybına yol açmasa da dolaylı olarak göçe, ekonomik kayba ve baraj ömrünün kısalmasına neden olur.
Erozyonu Tetikleyen Etkenler
| Etken | Açıklama |
|---|---|
| Kurak/yarı kurak iklim | Karasal bölgelerde toprak nemsiz olduğu için su ve rüzgar tarafından daha kolay taşınır |
| Sağanak yağışlar | Konveksiyonel yağışlar toprağı aniden sürükler; özellikle ilkbahar döneminde iç bölgelerde etkili |
| Eğimli arazi | Temel koşul değildir ancak eğim erozyonu hızlandırır |
| Bitki örtüsünün fakirliği | Orman ve çayır örtüsü toprağı tutar; bu örtü yoksa toprak savunmasızdır |
| Arazinin yanlış kullanılması | Anız yakma, nadas uygulaması, eğim yönüne paralel sürme |
Arazinin Yanlış Kullanımı: Kritik Kavramlar
a) Eğim yönüne paralel ve dik sürme:
- Eğimli arazide tarlayı eğim yönüne paralel (yukarıdan aşağı) sürmek, suyun toprağı aşağı taşımasını kolaylaştırır ve erozyonu artırır.
- Doğru uygulama eğim yönüne dik sürmektir. Böylece her sürüm izi bir basamak (taraça) görevi görür ve toprak yerinde kalır.
b) Anız yakılması:
Buğday hasadından sonra kalan kuru sap kalıntılarına anız denir. Doğru yöntem anızın traktörle tekrar sürülerek toprağa karıştırılmasıdır; böylece toprak mineral kazanır. Ancak çiftçiler ekonomik nedenlerle anızı yakarak temizler. Bu durum:
- Toprağın üst tabakasındaki mineralleri ve mikro canlıları yok eder
- Bitki çeşitliliğini (biyoçeşitliliği) ortadan kaldırır
- Orman yangınlarını tetikleyebilir
- Tarla boş kalınca erozyon hızlanır
c) Nadas uygulaması:
Karasal bölgelerde sulama imkanı olmayan çiftçiler, toprağın mineral dengesini sağlaması için bir yıl ekim yapıp bir yıl tarlayı boş bırakır. Bu uygulamaya nadas denir. Nadas, tarla boş kaldığı yıl erozyonu tetikler. Nadası azaltmak için sulama imkanlarının artırılması ve nöbetleşe ekim (buğday-nohut gibi farklı mineraller alan ürünlerin dönüşümlü ekilmesi) uygulanmalıdır; böylece tarla sürekli dolu kalır ve erozyon azalır.
d) Meraların aşırı otlatılması:
Meralarda hayvanların erken ve aşırı otlatılması, ot örtüsünü yok eder. Koruyucu bitki örtüsü kalkan toprak rüzgar ve su erozyonuna açık hale gelir. Ayrıca ağaç filizlerinin yenilmesi orman gelişimini de engeller. Mera ıslahı (dinlendirme, kontrollü otlatma) erozyon mücadelesinin önemli bir parçasıdır.
KPSS İpucu: Erozyon paragraf sorusu olarak gelir. "Arazinin yanlış kullanılması" ifadesi geçtiğinde akla gelmesi gereken 3 kavram: eğim yönüne paralel sürme, anız yakma ve nadas. Bunların üçü de erozyonu artırır.
Erozyonun Türkiye'deki Dağılışı
- En fazla: İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu — karasal iklim, bitki örtüsü fakir
- En az: Karadeniz kıyıları, Akdeniz (Toros ormanları), Menteşe Yöresi, Kaz Dağları — orman örtüsü zengin
Erozyonun Sonuçları
- Tarımsal verimde azalma
- Kırsal kesimden şehirlere dolaylı göç
- Baraj göllerinin toprakla dolması ve baraj ömrünün kısalması
5Heyelan
Heyelan, eğimli yamaçlarda toprağın ve altındaki tabakaların suya doyarak yer çekimi etkisiyle toplu halde aşağı kaymasıdır. Erozyondan farklı olarak heyelanda sadece üst toprak değil, altındaki tabakalarla birlikte kütle halinde hareket söz konusudur.
Heyelanın Temel Koşulları
- Eğim — Heyelan için eğim zorunlu koşuldur (erozyonda eğim şart değildir)
- Bol yağış — Toprağın ve alt tabakaların suya doyması gerekir
- Mevsim — En çok ilkbaharda görülür (kar erimeleri + bahar yağışları toprağı suya doyurur)
Beşeri Etkenler
Eğimli arazide yol açma, ev inşa etme veya maden çalışmaları gibi insan faaliyetleri yamaç dengesini bozarak heyelanı tetikleyebilir. Karadeniz Bölgesi'nde dik yamaçlarda yapılan yollar ve yapılar bu sorunu sıkça gündeme getirir.
Heyelanın Türkiye'deki Dağılışı
En fazla heyelan görülen bölge Karadeniz Bölgesidir (eğimli arazi + bol yağış). Seçeneklerde Karadeniz yoksa yorumlama yapılmalıdır:
- Batı Karadeniz (Yıldız Dağları) > Ergene Ovası (düz arazi)
- Toroslar > İç Anadolu ovaları
- Hakkari-Şırnak (dağlık) > Urfa-Mardin (düz)
- Erzurum yüksek düz plato olduğu için Hakkari'ye göre heyelan daha azdır
Dikkat: Erozyon ve heyelanı karıştırmayın! Erozyon: toprağın üst kısmının su ve rüzgarla taşınması. Heyelan: toprağın alt tabakalarıyla birlikte kütle halinde kayması. Heyelanda eğim zorunludur, erozyonda değildir.
KPSS İpucu: "Heyelanın en fazla olduğu yer" sorulduğunda: Karadeniz > Doğu Karadeniz > Batı Karadeniz (Yıldız Dağları) sıralamasıyla gidilir. Düz arazi (Ergene, Urfa, plato) olan seçenekler elenir.
6Çığ
Çığ, dağ yamaçlarındaki kar kütlesinin yer çekimi etkisiyle aşağı doğru hızla hareket etmesidir. Oluşması için iki temel koşul gereklidir:
- Eğimli arazi — Karın kayabilmesi için yeterli eğim
- Kalın kar örtüsü — Yeterli miktarda kar birikimi
Çığın Türkiye'deki Dağılışı
Çığ olayının en yoğun yaşandığı bölge Hakkari, Van, Bingöl, Bitlis hattıdır. Bu alanda hem yüksek dağlar hem de kışın yoğun kar yağışı bir arada bulunur.
Diğer çığ riski taşıyan alanlar:
- Doğu Karadeniz dağları — Kaçkar Dağları çevresi
- Toroslar — Yüksek kesimler
- Uludağ — Kış sporu yapılan yamaçlar
KPSS İpucu: Çığ sorusunda seçenekleri elemek kolaydır: eğim ve kar olması gereken yerleri arayın. Ergene, Bafra-Çarşamba deltaları, Çukurova gibi düz alanlar kesinlikle elenir. Yüksek dağlık alanlar (Hakkari, Doğu Karadeniz, Toroslar, Uludağ) tercih edilir.
7Orman Yangınları
Türkiye, yaz kuraklığının şiddetli yaşandığı Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle orman yangınlarına karşı son derece savunmasızdır. Orman yangınları hem doğal nedenlerle (yıldırım düşmesi) hem de beşeri nedenlerle (ihmal, kasıt) başlayabilir.
Orman Yangınını Tetikleyen Beşeri Nedenler
- Yere atılan sigara izmariti
- Doğaya bırakılan cam veya pet şişe (mercek etkisiyle güneş ışığını odaklayarak ateş başlatabilir)
- Anız yakma faaliyetleri
- Piknik ateşinin söndürülmeden terk edilmesi
- Kasıtlı kundaklama
Orman Yangınlarının Türkiye'deki Dağılışı
En fazla orman yangını Ege ve Akdeniz kıyılarında görülür. Yaz sıcaklığının 40 dereceyi aşması, kızılçam ormanlarının reçineli yapısı ve kuru ot örtüsü yangın riskini artırır.
Karadeniz'de ve Doğu Anadolu'nun ormanlık kesimlerinde de yangın çıkabilir ancak yaz kuraklığının belirgin olmadığı bu bölgelerde risk daha düşüktür.
Küresel Isınma ve Gelecek Riski
İklim değişikliği ile birlikte sıcaklıklar artmakta, kurak dönemler uzamakta ve orman yangını riski her geçen yıl büyümektedir. Yanan ormanlar kendini yenileyemediğinde uzun vadede çölleşme tehlikesi ortaya çıkar.
KPSS İpucu: Orman yangını riski sorusunda Akdeniz ve Ege kıyıları ilk seçenek olmalıdır. "Yaz kuraklığı + kızılçam ormanı + yüksek sıcaklık" formülünü hatırlayın.
8Sel ve Taşkın
Sel, aşırı ve ani yağışlar sonucu suların kontrol dışı akmasıdır. Taşkın ise akarsuların yatağından taşarak çevresindeki alanları su altında bırakmasıdır. İkisi sıklıkla birlikte yaşanır.
Sel ve Taşkının Nedenleri
- Ani ve şiddetli yağışlar (konveksiyonel veya cephesel)
- Dere yataklarının yapılaşmayla daraltılması
- Yetersiz altyapı ve drenaj sistemleri
- Bitki örtüsünün tahrip edilmesi
Sel ve Taşkının Türkiye'deki Dağılışı
- Karadeniz Bölgesi — Bol yağış ve dik yamaçlar nedeniyle sel en sık bu bölgede görülür (Trabzon, Rize, Kastamonu ve çevresi)
- İç bölgeler — İlkbahar döneminde sağanak yağışlara bağlı sel rejimli akarsular taşar (Ankara, Konya, Kayseri çevresi)
- Marmara Bölgesi (İstanbul, Bursa) — Çarpık kentleşme, dere yataklarının doldurulması ve altyapı yetersizliği nedeniyle sel baskınları en büyük maddi hasara bu bölgede yol açar
- Trakya — Meriç Nehri her yıl taşarak Edirne ve çevresinde taşkına neden olur
- Delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba) — Yükseltileri deniz seviyesine yakın ve eğimleri çok az olduğu için taşkın riski yüksektir
Dikkat: Dere yatağından hiç su gelmediği için o alanın güvenli olduğunu düşünmek hatalıdır. Doğa o vadiyi bir nedenle oluşturmuştur; şiddetli yağışlarda o yataktan tekrar su gelebilir. Dere yataklarına yerleşim yapmak sel riskini ciddi biçimde artırır.
9Kaya Düşmesi, Hortum ve Toz Taşınımı
Kaya Düşmesi
Dik yamaçlardaki kayaların fiziksel çözülme (don-erime, sıcaklık farkı) sonucu yerinden koparak aşağı düşmesidir. En çok volkanik ve sarp arazilerde görülür:
- İç Anadolu — Kayseri, Nevşehir, Niğde (peri bacaları ve volkanik kayalıklar)
- Doğu Anadolu — Van, Ağrı çevresi (sarp ve volkanik arazi)
- Toroslar — Dik kireçtaşı yamaçlar
Hortum
Ani basınç farklarının olduğu kararsız hava koşullarında oluşan dönerek yükselen şiddetli rüzgarlardır. Alçak basınç (siklon) merkezleriyle ilişkilidir. Türkiye'de nadir görülmekle birlikte son yıllarda Antalya ve kıyı Ege'de sıklaşmıştır. Bu artışın temel nedeni küresel iklim değişikliğidir.
Çöl Tozu Taşınımı
Bahar aylarında güneyden gelen rüzgarlar Afrika (Sahra) ve Suriye çöllerindeki tozları Türkiye'ye taşır. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz kıyılarında gökyüzünün kızıla bürünmesine ve çamur yağmasına neden olur. Bu doğal bir olaydır ancak solunum sağlığını olumsuz etkiler.
KPSS İpucu: "Küresel iklim değişikliği" son yıllarda KPSS'de sık sorulan bir konudur. Sel, kuraklık, orman yangını ve hortum gibi afetlerin sıklığının artmasındaki temel küresel faktör olarak karşınıza çıkar. Tektonik olaylar (deprem, volkanizma) iklim değişikliğinden etkilenmez.
10Doğal Afetlerin Karşılaştırılması
| Afet | Zorunlu Koşul | En Fazla Görüldüğü Yer | En Az Görüldüğü Yer |
|---|---|---|---|
| Deprem | Fay hattı | KAF, DAF, BAF üzeri | Masif alanları (Mardin, Yıldız, Alanya) |
| Erozyon | Kurak iklim, zayıf bitki örtüsü | İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu | Karadeniz kıyıları, Toros ormanları |
| Heyelan | Eğim + bol yağış | Karadeniz Bölgesi | İç Anadolu ovaları, Ergene |
| Çığ | Eğim + kar | Hakkari-Van-Bingöl-Bitlis | Kıyı ovaları, alçak düzlükler |
| Orman yangını | Yaz kuraklığı + orman varlığı | Ege ve Akdeniz kıyıları | İç Anadolu (orman az), Doğu Anadolu |
| Sel/Taşkın | Aşırı yağış | Karadeniz, Meriç havzası | Kurak iç bölgeler |
KPSS İpucu: Bu tablo KPSS'de sıkça karşılaşılan "eşleştirme" ve "yorum" sorularının temelini oluşturur. Her afetin zorunlu koşulunu ve en fazla/az görüldüğü yeri ezberlemeniz yeterlidir; seçenek eleme stratejisiyle doğru cevaba ulaşabilirsiniz.
11KPSS'de Sık Sorulan Bilgiler ve Soru Kalıpları
Doğal afetler konusu KPSS'de genellikle harita yorumlama, paragraf analizi veya eşleştirme sorusu olarak karşımıza çıkar. Aşağıda sık tekrarlanan soru kalıpları ve doğru yaklaşımlar özetlenmiştir:
Sık Sorulan Soru Kalıpları
- "Hangisi fay hattı üzerinde değildir?" — Ergene Ovası, Mardin Eşiği gibi masif alanları fay üzerinde değildir.
- "Heyelanın en fazla olduğu bölge hangisidir?" — Karadeniz. Seçeneklerde yoksa eğim + yağış koşulunu sağlayan yer seçilir.
- "Erozyonu artıran etkenler nelerdir?" — Paragraf sorusu: anız yakma, nadas, eğim yönüne paralel sürme, bitki örtüsü tahribi.
- "Çığın en az görüldüğü yer neresidir?" — Düz ve alçak alanlar (Ergene, deltalar, ovalar).
- "Orman yangını riski en yüksek bölge hangisidir?" — Ege ve Akdeniz kıyıları.
Seçenek Eleme Stratejisi
Doğal afet sorularında koşulları bilmek yeterlidir:
- Afet için zorunlu koşulları belirleyin (eğim, yağış, kar, kuraklık, fay vb.)
- Bu koşulları sağlamayan seçenekleri hemen eleyin
- Kalan seçenekler arasında koşulları en iyi sağlayanı tercih edin
KPSS İpucu: "Erozyon-heyelan" farkı sıkça sorulur: Erozyon toprağın sadece üst kısmını yavaşça taşır, eğim şart değildir. Heyelan alt tabakalarla birlikte kütle halinde kayar, eğim şarttır. Bu farkı bilmek tek başına pek çok soruyu çözmenizi sağlar.
Anahtar Bilgiler
- Türkiye'de can ve mal kaybına en fazla neden olan doğal afet depremdir.
- Türkiye'nin üç ana fay hattı: Kuzey Anadolu (KAF), Doğu Anadolu (DAF) ve Batı Anadolu (BAF) fay hatlarıdır.
- Deprem riski en düşük alanlar: Mardin Eşiği, Yıldız Dağları (Istranca), Alanya-Anamur Masifi ve Doğu Karadeniz sahilleridir.
- Erozyon, su ve rüzgarın toprağın üst tabakasını taşımasıdır; en fazla İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da, en az Karadeniz kıyılarında görülür.
- Erozyonu artıran beşeri etkenler: anız yakma, nadas uygulaması ve eğim yönüne paralel sürme.
- Erozyonu önlemek için: eğim yönüne dik sürme (taraça), nöbetleşe ekim ve anız yakılmaması gerekir.
- Heyelan: eğim + bol yağış gerektirir; en fazla Karadeniz'de görülür. Erozyondan farkı alt tabakalarla birlikte kütle halinde kaymasıdır.
- Çığ: eğim + kar örtüsü gerektirir; en fazla Hakkari-Van-Bingöl-Bitlis hattında görülür.
- Orman yangınları en fazla yaz kuraklığının şiddetli olduğu Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşanır.
- Sel ve taşkın en fazla Karadeniz Bölgesi'nde ve Meriç Nehri havzasında (Edirne) görülür.
- Deprem doğal bir olaydır; asıl can kaybının nedeni dayanıksız binalardır.
- Çöküntü depremleri karstik arazide (Antalya), maden ocaklarında (Zonguldak) ve kaya tuzu yataklarında (Çankırı-Yozgat-Sivas) görülür.
- 1939 Erzincan ve 1999 Gölcük depremleri KAF üzerinde gerçekleşmiştir.
- Kaya düşmesi en çok volkanik ve sarp arazilerde (Kayseri, Nevşehir, Van) görülür.
- Hortum alçak basınç (siklon) merkezleriyle ilişkilidir; Antalya ve kıyı Ege'de sıklaşmaktadır.
- Çöl tozları Afrika (Sahra) ve Suriye çöllerinden güneyden gelen rüzgarlarla Türkiye'ye taşınır.
- Meraların aşırı otlatılması erozyon riskini artırır.
- Delta ovaları (Çukurova, Bafra) yükseltileri deniz seviyesine yakın olduğu için taşkın riski yüksektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de Doğal Afetler konusu KPSS sınavında çıkar mı?
Evet, Türkiye'de Doğal Afetler konusu KPSS sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Türkiye'de Doğal Afetler konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Türkiye'de Doğal Afetler konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 13.700+ soru ve 299 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.