İçindekiler · 12 Bölüm
1. Quantifier Nedir? YDT'de Neden Kritik?
Quantifier (miktar belirteci), bir ismin önüne gelerek onun ne kadar, kaç tane ya da hangi oranda olduğunu bildiren belirleyicidir. Türkçedeki "çok, az, birkaç, birçok, tüm, hiçbir, her" gibi sözcüklerin İngilizcedeki karşılığı quantifier kategorisi altında toplanır.
İki örnek üzerinden işlevi görelim:
- I need water for the recipe. — belirsiz, miktarı bilmiyoruz.
- I need a little water for the recipe. — az ama yeterli bir miktar.
- I need a large quantity of water for the recipe. — belirli bir ölçüde çok miktar.
Quantifier ismin niceliğini net bir çerçeveye oturtur. Fakat her quantifier her isim tipiyle uyumlu değildir. Bu yüzden konunun ilk adımı, hangi quantifier'ın hangi isim tipiyle çalıştığını bilmektir.
YDT'de Quantifier'ın Rolü
Quantifier konusu YDT'de üç farklı düzeyde karşımıza çıkar:
- Doğrudan boşluk doldurma — cümle tamamlama ve cloze test sorularında boşluğa much / many / a lot of / few / a few gibi bir quantifier yerleştirmeniz istenir. Doğru şık, ismin sayılabilir olup olmaması ile cümlenin anlam yönüne bakılarak seçilir.
- Fiil uyumu ile birlikte ölçüm — each / every / neither / either / none / the whole gibi quantifier'lar tekil fiil alır; all / many / a few / several gibi quantifier'lar çoğul fiil alır. Boşluktan sonra gelen fiilin tekil mi çoğul mu olduğu doğru şıkkı belirler.
- Pronoun konusuyla kombine sorular — YDT soruları sıklıkla bir boşlukta quantifier seçimini, diğerinde pronoun (her own, themselves, them vs) seçimini aynı cümlede ölçer. Bu iki konunun refleks düzeyinde birlikte çalıştırılması gerekir.
YDT İpucu: Bir quantifier sorusunda üç soruyu sırayla sorun: (1) İsim sayılabilir mi sayılamaz mı? (2) Cümle olumlu mu olumsuz mu soru mu? (3) Takip eden fiil tekil mi çoğul mu? Bu üç sorunun cevabı dört veya beş şıkkın en az üçünü anında eleyebilir. Quantifier soruları 'ezber' değil 'eleme' konusudur.
Üç Büyük Başlık
Quantifier'lar kendi içinde üç ana grupta incelenir:
- Sayılabilen isimlerle kullanılanlar: many, a few, few, fewer, several, a number of, a great many, a good many, both, each, every, either, neither
- Sayılamayan isimlerle kullanılanlar: much, a little, little, less, a great deal of, a good deal of, a large quantity of, a small quantity of, the whole
- Hem sayılabilen hem sayılamayanla kullanılanlar: some, any, no, none, all, most, half, plenty of, a lot of, lots of, enough
Bu üçlü ayrım sırasında dördüncü bir yardımcı grup olarak most, half, none, all gibi "of" ile devam edebilen ve karşılaştırmalı formlarda (fewer, less) tekrar karşımıza çıkan yapıları da bu konuda ele alacağız.
2. Countable vs Uncountable İsimler — Zeminin Zemini
Quantifier seçimi ismin sayılabilir olup olmamasına göre değiştiği için, konuyu anlatmadan önce iki kategori arasındaki sınırı netleştirmemiz gerekir. Türkçe mantıkla "ben bunu sayabilirim" dediğimiz her isim İngilizcede sayılabilir olmayabilir. ÖSYM bu uyumsuzluğu özellikle sever.
Countable İsimler (Sayılabilen)
Tekil (a book) ve çoğul (books) formları vardır. Başına sayı konabilir (three apples, seventeen students). Çoğul formu "-s / -es / düzensiz çoğul" ile yapılır.
- book / books, apple / apples, child / children, person / people
- student, teacher, friend, idea, problem, solution, question, answer
- car, phone, house, tree, animal, bird, flower, letter
Uncountable İsimler (Sayılamayan)
Tekil formu vardır, çoğul yapılmaz. Başına doğrudan sayı konamaz — sayma için "a piece of / a bottle of / an amount of" gibi ölçü birimleri kullanılır. Fiilleri her zaman tekildir.
| Kategori | Örnek Sözcükler |
|---|---|
| Sıvı / madde | water, oil, milk, sugar, salt, flour, gold, silver, sand |
| Soyut kavram | information, advice, knowledge, experience, progress, research, evidence, proof, hope, patience, courage |
| Toplu grup ismi | furniture, luggage, baggage, equipment, machinery, traffic, jewellery, clothing |
| Haber / bilgi | news, data, homework, work (iş / emek), mail, feedback |
| Aktivite / hizmet | music, art, help, support, effort, damage, pollution, weather |
Ölçü Birimi ile Sayma
Uncountable isimleri sayma ihtiyacı doğduğunda araya bir ölçü birimi yerleştirilir:
- a piece of advice, a bit of information, a cup of coffee, a bottle of water, a slice of bread
- two pieces of furniture, three bits of news, several pieces of luggage
- a large quantity of oil, a small amount of sugar, a great deal of patience
Dikkat — Türkçe Tuzakları: Information, advice, furniture, news, luggage, equipment, research, progress, data, jewellery Türkçede sayılabilir gibi düşünülür ama İngilizcede daima uncountable'dır. "İki bilgi / üç mobilya / beş tavsiye" diye çevirmek yanlıştır: two pieces of information, three pieces of furniture, five pieces of advice. YDT'nin klasik çeldiricisi: many informations ✗ — doğrusu much information ya da a lot of information.
Özel Durum — Data: Teknik yazı ve resmi İngilizcede data bazen çoğul (data are collected), bazen tekil (data is useful) kabul edilir. ÖSYM sınavlarında son yıllarda uncountable olarak kullanılmaktadır: a great amount of data, much data, this data is. YDT'de data'yı uncountable sayın.
3. Much / Many — En Temel İkili
Much ve many'nin her ikisi de "çok" anlamı verir ama kullanıldıkları isim tipi farklıdır. Bu ikili YDT'de ve genel İngilizce sınavlarında quantifier konusunun en temel ayrımıdır.
Much + Uncountable İsim
- We don't have much time to finish the project. — time uncountable.
- How much money do you need to borrow? — money uncountable.
- She didn't show much interest in the subject. — interest soyut uncountable.
- There isn't much information available on this rare condition. — information uncountable.
Many + Sayılabilen Çoğul İsim
- She owns many books from different genres. — books çoğul sayılabilir.
- How many students are enrolled in the course? — students çoğul.
- There aren't many reasons to be optimistic about the results. — reasons çoğul.
- The committee received many applications from qualified candidates. — applications çoğul.
Olumsuz ve Soru Cümlelerinde Daha Doğal
Much ve many özellikle olumsuz ve soru cümlelerinde tercih edilir. Olumlu cümlelerde ise genelde a lot of / plenty of daha doğal durur. Bu bir kural değil stil tercihi; ama YDT cümle tamamlamada olumlu bir cümlede much geçiyorsa çoğu zaman so much, too much, as much as gibi bir yapının parçasıdır.
- There aren't many options left for us to choose from. — doğal.
- Have you saved much money this year? — doğal.
- She has a lot of friends at her new school. — many yerine a lot of tercih edildi.
- He faced so many challenges during the process. — so ile pekiştirildiği için olumlu cümlede many doğal.
As Much As / As Many As ile Karşılaştırma
As much + uncountable + as ve as many + countable + as kalıpları iki miktarı eşit karşılaştırmak için kullanılır.
- She doesn't earn as much money as her colleague does.
- I have read as many books as you have this year.
- This new policy will affect as many people as the previous one did.
YDT İpucu: YDT'de much ile many'nin ana tuzağı Türkçe mantığıdır. "Many information" diyerek cümle kuran aday, information'ın İngilizcede uncountable olduğunu unutmuştur. Aynı hata many advice, many furniture, many research gibi ifadelerde tekrarlanır. Doğrusu daima much ya da a lot of'tur.
4. A Lot Of / Lots Of / Plenty Of — Çift Taraflı Quantifier'lar
A lot of, lots of ve plenty of hem sayılabilen hem sayılamayan isimlerle kullanılabilen pratik quantifier'lardır. "Çok / bol miktarda" anlamı verir ve özellikle olumlu cümlelerde doğal durur.
A Lot Of ve Lots Of
İki ifade aynı anlama gelir; a lot of yazılı dilde biraz daha yaygın, lots of konuşma dilinde daha sık. Fiil uyumu takip eden ismin tipiyle belirlenir: sayılabilen çoğulla çoğul fiil, sayılamayanla tekil fiil.
- A lot of books were sold at the book fair last weekend. — books çoğul, fiil çoğul (were).
- A lot of food was prepared for the celebration. — food uncountable, fiil tekil (was).
- Lots of students are interested in this scholarship. — students çoğul, fiil çoğul.
- Lots of effort has gone into this project. — effort uncountable, fiil tekil.
Plenty Of — Bol Miktarda
Plenty of "fazlasıyla, bol miktarda, yeterinden fazla" anlamı verir. Kullanımı a lot of ile paralel ama "yeterinden fazla" çağrışımı taşır.
- There is plenty of time to finish the exam; don't rush.
- We still have plenty of opportunities ahead of us.
- She gave me plenty of advice before the interview.
Resmi Yazıda — A Great Deal Of / A Large Number Of
Resmi, akademik veya edebi yazıda a lot of yerine daha formal alternatifler tercih edilir. Bu alternatifler isim tipine göre ikiye ayrılır:
| Formal Yapı | İsim Tipi | Örnek |
|---|---|---|
| a great deal of | uncountable | She has a great deal of experience in this field. |
| a good deal of | uncountable | A good deal of effort was required to finish. |
| a large quantity of | uncountable | A large quantity of oil was spilled into the sea. |
| a small quantity of | uncountable | A small quantity of sugar is enough for the recipe. |
| a large number of | countable plural | A large number of students attended the seminar. |
| a small number of | countable plural | A small number of applicants were selected. |
| a good many | countable plural | A good many people were interested in the event. |
| a great many | countable plural | A great many changes have been made to the policy. |
YDT İpucu: ÖSYM genelde aynı şıkta birkaç eş anlamlı quantifier vermez — eğer a lot of ve a great deal of aynı seçenek kümesinde varsa şık içeriği zaten anlam değil yapı ayırmıyordur. Fakat a great many (countable) ile a great deal of (uncountable) aynı seçenek kümesinde olabilir. Bu durumda boşluktan sonra gelen ismin tipine bakın: countable'sa a great many, uncountable'sa a great deal of.
5. A Few / Few ve A Little / Little — ÖNEMLİ ANLAM FARKI
Bu dört quantifier YDT'de en sık tuzağa düşüren ikililerdir. Hepsi "az" anlamı verir, ama ikisi olumlu (var — yeterli) ikisi negatif (yok denecek kadar — yetersiz) anlamı taşır. Artikel (a) ile kullanılıp kullanılmaması anlamı tersine çevirir.
Dörtlü Matris
| Quantifier | İsim Tipi | Anlam Tonu | Türkçe Karşılık |
|---|---|---|---|
| a few | countable plural | POZİTİF (+) | birkaç, az ama yeterli |
| few | countable plural | NEGATİF (–) | az, yetersiz, neredeyse hiç yok |
| a little | uncountable | POZİTİF (+) | biraz, az ama yeterli |
| little | uncountable | NEGATİF (–) | az, yetersiz, neredeyse hiç yok |
A Few vs Few (Sayılabilen İsimlerle)
- I have a few friends who support me through difficult times. — arkadaşım var, bana yetiyor; pozitif ton.
- I have few friends in this new city, which makes me feel lonely. — neredeyse hiç arkadaşım yok; negatif ton, yalnız hissediyor.
- A few students stayed after class to ask questions. — birkaç öğrenci kaldı, soru sordular.
- Few students attended the lecture on Friday evening. — az öğrenci katıldı, yetersiz sayıda.
A Little vs Little (Sayılamayan İsimlerle)
- I have a little money for the trip, so we can manage our expenses. — biraz param var, idare ederiz.
- I have little money left in my account; I can't afford the trip. — neredeyse hiç param yok.
- She speaks a little French — enough to ask for directions. — biraz Fransızca biliyor, işini görüyor.
- She speaks little French, so communication was difficult during the trip. — neredeyse hiç Fransızca bilmiyor.
YDT İpucu — Klasik Bir Çeldirici: Diyalog ya da cümle tamamlama sorusunda "I have few eggs in the fridge. Do I need to go to the store?" ile "I have a few eggs in the fridge. Do I need to go to the store?" arasındaki fark kritiktir. İlki markete gitmeyi gerektirir (neredeyse hiç yumurta yok); ikincisi gerektirmez (birkaç yumurta var, yetiyor). ÖSYM bu ayrımı yıllar boyu farklı versiyonlarla sormaktadır.
FEW → F ile Eşleştir, LITTLE → L ile Eşleştir (Hatırlatıcı)
Hatırlamayı kolaylaştıran pratik bir eşleme:
- FEW / A FEW → F ile başlar — "few in number" sayı çağrıştırır → sayılabilen çoğul isim.
- LITTLE / A LITTLE → L ile başlar — "little amount" miktar çağrıştırır → sayılamayan isim.
- Artikel (a) varsa: pozitif anlam, yeterli kadar var.
- Artikel yoksa: negatif anlam, yetersiz / neredeyse hiç yok.
Very Few / Very Little: Önüne very eklendiğinde olumsuz tonlar pekişir. Very few people use typewriters today — neredeyse hiç kimse kullanmıyor. Very little is known about her personal life — neredeyse hiçbir şey bilinmiyor. YDT'de "very few" ve "very little" daima negatif tonun pekiştirilmiş halidir.
6. Fewer vs Less — Karşılaştırmalı Biçimler
Miktar karşılaştırmasında "daha az" dediğimizde fewer ve less'i ayırt etmek zorundayız. Kural gramer olarak nettir ama günlük konuşmada sıklıkla karıştırılır; YDT'de doğru form tercih edilir.
Fewer + Sayılabilen Çoğul İsim
- There are fewer cars on the road during weekends. — cars çoğul sayılabilir.
- The new regulation will result in fewer accidents on highways. — accidents çoğul.
- She makes fewer mistakes than she did last semester. — mistakes çoğul.
- Nowadays fewer people are reading newspapers in print form. — people çoğul (kişi sayılabilir).
Less + Sayılamayan İsim
- This route has less traffic than the main highway. — traffic uncountable.
- We need to use less water to save resources. — water uncountable.
- The meeting took less time than expected. — time uncountable.
- Electric cars produce less pollution than conventional vehicles. — pollution uncountable.
Süpermarket Tuzağı — "Less People" Kullanımı
Süpermarket kasalarında "10 items or less" yazılı tabelalar sıktır. Benzer şekilde konuşma dilinde "less people, less cars, less things" duyulabilir. Bu kullanımlar günlük İngilizcede yaygınlaşmış olsa da resmi gramerde yanlış kabul edilir ve YDT'de kesinlikle yanlış şıktır.
Dikkat: YDT'de bir şıkta less people veya less books görürseniz bu yanlış şıktır. Sayılabilir çoğul isim için doğru form daima fewer'dır: fewer people, fewer books, fewer cars. Süpermarket İngilizcesi ile sınav İngilizcesini karıştırmayın.
Less Than Sayı + Çoğul İsim Özel Durumu
Zaman, mesafe, para gibi birim ölçülerde less than çoğul isimle de kullanılabilir. Çünkü burada sayı kelimesi aslında tek bir miktar birimi sayılır.
- The project will be completed in less than three weeks. — "3 haftadan daha az" tek bir süre birimi.
- He ran the marathon in less than four hours. — tek bir süre parçası.
- The book costs less than ten dollars. — tek bir fiyat.
Fakat nesne ya da kişi sayısı söz konusu olduğunda fewer than doğru formdur:
- Fewer than fifty students signed up for the workshop. — kişi sayısı.
- We received fewer than twenty applications this year. — başvuru sayısı.
7. All / Most / Some / Any / No / None — "Of" ile Kullanım
Bu grup quantifier hem sayılabilen hem sayılamayan isimlerle kullanılabilir. İki farklı yapıları vardır: doğrudan isimle (all students) ya da of ile belirli referansla (all of the students).
Doğrudan Kullanım vs "Of" ile Kullanım
| Yapı | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| all + isim | Genel / tüm | All students must attend. |
| all of the + isim | Belirli bir grubun tamamı | All of the students passed. |
| all of + zamir | Belirli bir grubun tamamı | All of them agreed. |
| most + isim | Çoğu (genel) | Most people enjoy music. |
| most of the + isim | Belirli bir grubun çoğu | Most of the books are expensive. |
Kural: of kullanıyorsanız arkasından belirleyici (the, my, these, those) ya da zamir gelir. All of students ✗ yanlış; doğrusu all of the students veya artikelsiz all students.
All — Tüm, Hepsi
- All students must attend the meeting tomorrow morning. — sayılabilir çoğul.
- All the water in the tank was contaminated by the leak. — sayılamayan.
- All of my friends have already graduated from university. — belirli referans.
- All of the cake was eaten by the guests. — belirli tekil sayılamayan.
Most — Çoğu
- Most people appreciate honesty and sincerity. — genel gözlem.
- Most of the participants agreed with the new proposal. — belirli grup.
- Most of the information was already known to the public. — belirli uncountable.
Some vs Any — Olumlu ve Olumsuz Zıtlığı
Some olumlu cümlelerde, any olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır. Any'nin özel bir kullanımı daha vardır: olumlu cümlede "herhangi bir" anlamı verir.
- I have some sugar in the cupboard. — olumlu.
- I don't have any money with me right now. — olumsuz.
- Do you have any questions about the project? — soru.
- If anyone calls, please take a message. — olumlu ama "herhangi" anlamı.
- You can choose any book from this shelf. — olumlu, "herhangi bir" anlamı.
No + İsim vs None (Of) — Hiçbiri
No doğrudan ismin önünde; none tek başına zamir olarak kullanılır. No + isim = not any + isim eşitliği taşır.
- There is no water in the tank. = There isn't any water in the tank.
- No students were late this morning. — sayılabilir çoğul ile no.
- None of the candidates met the requirements. — belirli grup, of ile.
- I asked for help, but none was offered. — tek başına zamir.
Dikkat — None of + Fiil Uyumu: None of the students ardından hem tekil (is) hem çoğul (are) fiil gelebilir. Resmi gramer eski dönemde tekil fiili zorunlu kılıyordu (None is ready); modern İngilizce her ikisini de kabul ediyor. YDT'de çoğu zaman çoğul fiil tercih edilir: None of my friends were at home. Ancak şık çakışmasında tekil fiil yanlış kabul edilmez. "None" zamir olarak tek başınaysa tekil çekilir: None was available.
Half — Yarısı
Half of yapısıyla kullanılır; arkasından hem sayılabilen çoğul hem sayılamayan gelebilir. Fiil uyumu takip eden ismin tipine göredir.
- Half of the participants agreed with the statement. — çoğul fiil.
- Half of the cake was already eaten. — tekil fiil (uncountable).
- I only ate half of the sandwich. — tekil referans.
8. Each / Every — YDT'nin Sık Tuzağı
Each ve every YDT'de quantifier konusunun en sık test edilen yapılarındandır. İkisi de "her" anlamı verir, fakat vurgu farkları ve tekil fiil zorunluluğu kritiktir.
Her İkisi de Tekil — Bu Sabit
Hem each hem every takibinde tekil isim + tekil fiil ister. Anlamca "hepsi, tümü" çağrıştırdığı için çoğul hissedilir ve bu klasik çeldiricidir.
- Each student must submit their assignment by Friday. — student tekil, must tekil uyumlu.
- Each employee is responsible for their own work. — employee tekil, is tekil.
- Every child deserves love and support from their family. — child tekil, deserves tekil.
- Every car in the parking lot is brand new. — car tekil, is tekil.
- Every native speaker of the language has their own accent. — speaker tekil, has tekil.
Each vs Every — Vurgu Farkı
| Yapı | Vurgu | Sayı Gereksinimi |
|---|---|---|
| each | Her birini tek tek ele alır; bireysel vurgu | 2 ya da daha fazla |
| every | Grubun tümünü birlikte ele alır; genelleyici vurgu | 3 ya da daha fazla |
- Each of the two candidates presented a different plan. — iki aday, her birini tek tek. (Every burada kullanılmaz çünkü sadece iki taraf var.)
- Every employee in the company must attend the training. — şirketteki tüm çalışanlar, genel bir gereklilik.
Each Of + Çoğul İsim/Zamir + Tekil Fiil
Each of yapısında arkasından çoğul isim ya da çoğul zamir gelir, fakat fiil tekil olmaya devam eder. Bu YDT'nin en sık tuzak kurduğu noktadır.
- Each of the students is responsible for submitting their project. — students çoğul ama is tekil.
- Each of them has their own opinion on the matter. — them çoğul ama has tekil.
- Each of the applicants was interviewed individually. — applicants çoğul ama was tekil.
Every — "Every" + Sayı + Tekil İsim (Sıklık)
Every sıklık ifade ederken özel bir kalıp alır: every + sayı + tekil isim ya da every other + tekil isim.
- The committee meets every two weeks. — iki haftada bir.
- She visits her grandparents every Sunday. — her pazar.
- The team gathers every other month. — ayda bir atlayarak, iki ayda bir.
Every'nin Pronoun Olamaması
Each tek başına zamir olabilir (Each has a different story). Every tek başına zamir olamaz — zamir olarak everyone ya da everybody / everything kullanılır. Her'in "sülalesi" tekildir:
- Everyone has their own reasons for choosing this path. — has tekil.
- Everything was ready for the presentation. — was tekil.
- Everybody needs a break from time to time. — needs tekil.
YDT İpucu — Each ve Every Sülalesi: Each, every, everyone, everybody, everything, either, neither ve no one, nobody, nothing, none grup halinde tekil fiille çekilir. Anlam hepsi-tümü olsa da yapı tekildir. YDT'de bir boşluktan sonra çoğul fiil gördüğünüzde bu şıkları otomatik eleyin.
9. Both / Either / Neither — İki Seçenek İçin
Bu üçlü grup tam olarak iki seçenek arasında çalışır. Both "ikisi de / her ikisi", either "ikisinden biri / her ikisi", neither "ikisinden hiçbiri" anlamı verir.
Anlam ve Fiil Uyumu
| Quantifier | Anlam | İsim | Fiil |
|---|---|---|---|
| both | her ikisi de | çoğul | çoğul (are, were) |
| either | ikisinden biri / her ikisi | tekil | tekil (is, was) |
| neither | ikisinden hiçbiri | tekil | tekil (is, was) |
Doğrudan İsimle Kullanım
- Both students are present in the classroom. — iki öğrenci, çoğul fiil.
- Either book is fine with me — choose whichever you prefer. — tekil isim, tekil fiil.
- Neither answer is correct, so the question must be revised. — tekil isim, tekil fiil.
- Neither option is suitable for our project. — tekil isim, tekil fiil.
Both Of / Either Of / Neither Of — Belirli Grupta
Of yapısında arkasından belirli çoğul isim ya da zamir gelir. Dikkat: of ile kullanıldığında isim çoğul olur, fiil uyumu ise her quantifier'ın kendi kuralını izler.
- Both of the students are excellent candidates. — çoğul isim + çoğul fiil.
- Both of them have already agreed to the terms. — çoğul zamir + çoğul fiil.
- Either of the movies is fine with me. — çoğul isim, tekil fiil.
- Neither of the candidates has the required experience. — çoğul isim, tekil fiil.
- Neither of my friends was interested in the event. — çoğul isim, tekil fiil.
Both... And / Either... Or / Neither... Nor — Bağlaç Yapıları
Bu üç quantifier bağlaç olarak da çalışır. Both A and B "hem A hem B", either A or B "ya A ya B", neither A nor B "ne A ne B" anlamı verir. Fiil uyumu kritiktir.
- Both the manager and the assistant are attending the conference. — iki özne, çoğul fiil.
- Either John or his friends are going to help us. — en yakın özne (friends) çoğul, fiil çoğul.
- Either John or his friend is going to help us. — en yakın özne (friend) tekil, fiil tekil.
- Neither the students nor the teacher was aware of the change. — en yakın özne (teacher) tekil, fiil tekil.
- Neither the teacher nor the students were aware of the change. — en yakın özne (students) çoğul, fiil çoğul.
YDT İpucu — En Yakın Özneye Uyum (Proximity Rule): Either... or ve neither... nor ile bağlanan iki öznenin fiil uyumu, fiile daha yakın olan özneye göre yapılır. Either the teacher or the students are going — yakın özne çoğul, fiil çoğul. Either the students or the teacher is going — yakın özne tekil, fiil tekil. YDT'de bu kural doğrudan soruluk yapar, özellikle cümle tamamlamada.
Not Either = Neither (Anlamca Eşit, Yapıca Farklı)
Not either ile neither aynı olumsuzluk gücünü taşır ama yapıları farklıdır:
- I don't like either of them. = I like neither of them.
- She didn't invite either of her neighbors. = She invited neither of her neighbors.
Dikkat: Not both ≠ neither. Not both "ikisi birden değil" anlamı verir — bir tanesi olabilir. Neither "ikisi de değil" anlamı verir — hiçbiri. I don't want both ≠ I want neither. Bu fark küçük görünür ama YDT'de anlam sorularında eleme yapar.
10. The Whole / Enough / No Longer — Kısa Başlıklar
Bu başlıkta üç önemli quantifier ve zarf yapısını ele alıyoruz: the whole (bir parçanın tamamı), enough (yeterli) ve no longer / any longer / no more / anymore (artık).
The Whole — Bir Parçanın Tamamı
The whole "tamamı, bütünü" anlamı verir. Takibinde tekil sayılabilen isim gelir ve fiil tekildir. Anlamca all'a yakın ama kullanımı farklıdır: all sayılabilen-sayılamayan her ikisine açıkken, the whole yalnızca tekil bir nesnenin / zamanın bütününden bahseder.
- I read the whole book in one night. — tek bir kitabın tamamı.
- The whole city was covered in snow. — tek bir şehrin tamamı.
- He spent the whole day studying for the exam. — tek bir günün tamamı.
- She ate the whole cake by herself. — tek bir pastanın tamamı.
The Whole Of — Belirli Referansla
- The whole of the country was affected by the storm.
- The whole of my life has been dedicated to teaching.
- The whole of Istanbul was celebrating the victory.
All vs The Whole — Farklar Tablosu
| Yapı | İsim | Örnek |
|---|---|---|
| all | sayılabilen çoğul veya sayılamayan | All students must attend. / All water was contaminated. |
| the whole | tekil sayılabilen | The whole class was silent. / The whole book was fascinating. |
Dikkat: YDT'de all ile the whole aynı şıkta verilerek birbiriyle karıştırılmaya çalışılır. Cümlede "tek bir şeyin bütünü" vurgusu varsa the whole, genel bir grubun tamamı vurgusu varsa all tercih edilir. Örneğin "She ate --- cake by herself" cümlesinde cevap the whole'dur çünkü tek bir pastanın bütünü yenmiştir; all kullanılsaydı "tüm pastaları" anlamı verirdi.
Enough — Yeterli
Enough "yeterli miktarda" anlamı verir ve hem sayılabilen hem sayılamayan isimlerle kullanılır. Kullanım yapıları çeşitlidir:
- We have enough chairs for everyone. — sayılabilen çoğul.
- There isn't enough time to finish the report. — sayılamayan.
- He is strong enough to lift that box. — sıfattan sonra.
- She didn't run fast enough to win the race. — zarftan sonra.
Enough + To (Infinitive) Yapısı
Enough sık sık to + V1 (infinitive) yapısıyla kullanılır: "yeterince ... -meye". Bu yapı ayrıca gerunds-infinitives konusunda daha detaylı işlenir.
- We have enough food to feed everyone at the party.
- He didn't study enough to pass the exam.
- The box is strong enough to hold fifty kilos.
- There isn't enough evidence to convict him.
No Longer / Any Longer / No More / Anymore — "Artık"
Bu dört ifade "artık" anlamı verir ve zaman zarfıdır, miktar değil. Fakat some / any / no ailesiyle kombin oldukları için burada ele alıyoruz.
| İfade | Cümle Tipi | Konum |
|---|---|---|
| no longer | olumlu cümle (anlamca olumsuz) | fiilden önce / yardımcı fiilden sonra |
| no more | olumlu cümle (anlamca olumsuz) | genellikle cümle sonu |
| any longer | olumsuz / soru cümlesi | genellikle cümle sonu |
| anymore | olumsuz / soru cümlesi | genellikle cümle sonu |
- She no longer works at that company. — olumlu yapı, olumsuz anlam.
- He doesn't work there any longer. — olumsuz yapı.
- I don't want to discuss this anymore. — olumsuz yapı.
- Very few native speakers remain in Scotland any longer. — "very few" anlamca olumsuz olduğu için any longer uyumlu.
YDT İpucu: "Long" kelimesini gören bazı adaylar no longer / any longer'ın uzunlukla ilgili olduğunu düşünür. Yanılgıdır — hepsi "artık" anlamı verir. Ayrıca hardly, rarely, seldom, barely, scarcely, very few, very little gibi "neredeyse hiç" ifadeleri anlamca olumsuz sayılır; bu nedenle any longer / anymore ile kullanılabilir.
11. Special Cases — Many A / Several / Data ve Fish Gibi İstisnalar
Quantifier konusunun son başlığında YDT'de nadir ama güçlü çeldirici olan özel durumları ele alıyoruz: many a edebi kullanımı, several'ın konumu ve bazı isimlerin çift sayılabilirlik davranışı.
Many A + Tekil İsim (Edebi Kullanım)
Many a edebi ve eski kullanımda many'nin yerine geçer. Anlamı aynıdır ama yapısı farklı: many çoğul isim isterken, many a tekil isim ister ve fiil tekil çekilir. YDT'de paragraf ve okuma metinlerinde karşılaşılır.
- Many a day has passed since we last met. — pek çok gün geçti; edebi ton.
- Many a student has failed this exam over the years. — nice öğrenci kaldı.
- Many a time I have thought about quitting. — nice defa düşündüm.
Several — Birkaç (Makul Sayıda)
Several "birkaç, hatırı sayılır miktarda" anlamı verir ve sayılabilen çoğul isimlerle kullanılır. A few'dan biraz fazla, many'den az — "makul bir sayı" çağrışımı.
| Azdan Çoğa | Anlam |
|---|---|
| a few | birkaç (az ama yeterli) |
| several | birkaç (makul sayıda) |
| many | çok |
| a great many | pek çok |
- Several books were left on the table by the students. — makul sayıda.
- She invited several friends to her birthday party. — birkaç arkadaş (çok değil, az değil).
- Several countries participated in the conference. — birkaç ülke katıldı.
- Several of my friends live abroad. — of ile belirli referans.
Fish, Fruit, Hair Gibi Çift Davranışlı İsimler
Bazı isimler bağlama göre hem sayılabilen hem sayılamayan olabilir. Anlam ayrıntısı değişir:
| İsim | Sayılabilen Anlam | Sayılamayan Anlam |
|---|---|---|
| fish | balık (birim / tür) | balık eti (yiyecek) |
| chicken | tavuk (hayvan) | tavuk eti (yemek) |
| hair | tek bir kıl | saç (toplam) |
| time | kez (three times) | zaman (much time) |
| coffee / tea | bir fincan (two coffees) | içecek türü (much coffee) |
- I caught three fish yesterday. — fish çoğul şekli fish olarak kalır; hayvan / birim.
- I caught three fishes yesterday. — üç farklı tür balık tuttum; tür ifadesi.
- How much fish do you eat per week? — balık eti olarak sayılamayan.
- How many fish were in the tank? — hayvan / birim olarak sayılabilen.
- She has long hair. — saç bir bütün olarak sayılamayan.
- I found a hair in my soup. — tek bir kıl, sayılabilen.
Jewellery, Information, Advice — Türkçede Tuzak
Türkçede "bir bilgi", "üç öneri", "beş mobilya", "iki takı" diye sayılabilse de İngilizcede bu isimler uncountable'dır:
- The police asked how much jewellery had been stolen during the robbery. — jewellery uncountable.
- She gave me a great deal of advice before the interview. — advice uncountable.
- There isn't much information available on this topic yet. — information uncountable.
- We bought several pieces of furniture for the new apartment. — furniture uncountable, parça ile sayılır.
YDT İpucu — Data Özel Durumu: Son yıl YDT sınavlarında data sayılamayan kabul edilmektedir. "A great amount of data was collected", "much data is available", "this data suggests" kalıpları doğrudur. Eski "data are" kullanımı akademik yazıda hâlâ geçerli ama sınavda karşınıza çıkarsa çoğul fiil yanlış kabul edilmez — sadece yaygın tercih uncountable yönündedir.
12. YDT Stilinde 5 Örnek Soru ve Çözümleri
Quantifier konusunun YDT'de nasıl sorgulandığını beş tipik soru üzerinden görelim. Her soru bu başlıkta anlatılan kurallardan birini doğrudan test eder.
Soru 1 — A Few vs Few Anlam Farkı
The typewriter is quickly becoming obsolete because ---- people still use one in their daily lives any longer.
A) a few B) a little C) several D) much E) very few
Çözüm: People sayılabilir çoğul; a little ve much uncountable için — elenir. A few pozitif ton verir ("birkaç insan hâlâ kullanıyor") ama cümle daktilonun modasının geçtiğini söylüyor, yani "neredeyse hiç insan kullanmıyor" anlamı şart. Several makul sayıda demek, cümlenin olumsuz mantığıyla çelişir. Very few "neredeyse hiç" anlamı vererek any longer ile de uyumlu. Cevap very few.
Soru 2 — Each / Every Tekil Fiil Uyumu
Since ---- in this office is highly experienced, there is no need to explain our tasks again.
A) all employees B) many workers C) several of us D) both of them E) everyone
Çözüm: Cümlede fiil is (tekil). Tekil fiil ile uyum arayan quantifier / pronoun gerekli. All employees, many workers, several of us, both of them hepsi çoğul özne yaratır ve are gerektirir — elenir. Everyone tekil fiil ister ("everyone is"). Cevap everyone.
Soru 3 — Neither + Tekil Fiil + Tekil İsim
---- answer was correct, so the teacher decided to give extra time to the class.
A) Few B) None C) Neither D) Both E) All
Çözüm: Answer tekil isim, was tekil fiil. Few çoğul isim ister — elenir. None "of" gerektirir ve arkasından tek başına isim gelmesi alışılmadık — elenir. Both çoğul isim ve çoğul fiil ister — elenir. All çoğul ya da sayılamayan ister, tekil sayılabilenle doğrudan kullanılmaz — elenir. Neither tekil isim + tekil fiil gerektirir ve "ikisinden hiçbiri" anlamı verir. Cevap Neither.
Soru 4 — Fewer vs Less Ayrımı
In cities with efficient public transportation, there are ---- private cars on the road and ---- air pollution overall.
A) less / fewer B) less / less C) fewer / fewer D) fewer / less E) little / few
Çözüm: İlk boşlukta cars (sayılabilen çoğul) için fewer gerekli; less yanlış (süpermarket hatası). İkinci boşlukta pollution (uncountable) için less gerekli; fewer yanlış. Little / few anlam olarak da "daha az" karşılaştırma tonu vermez — elenir. Cevap fewer / less.
Soru 5 — Either... Or Proximity Rule
Either the manager or his assistants ---- responsible for handling customer complaints on weekends.
A) is B) has C) was D) are E) was being
Çözüm: Either... or bağlacıyla bağlanan iki özneden fiile daha yakın olanına göre fiil uyumu yapılır. Fiile yakın özne his assistants (çoğul). Çoğul özne ile uyumlu tek şık are. Is, has, was, was being hepsi tekil — elenir. Cevap are. Not: Eğer cümle tersine "Either his assistants or the manager ---- responsible" olsaydı, yakın özne manager tekil olurdu ve is doğru cevap olurdu.
✓ Çözüm Stratejisi Özeti: (1) İsim sayılabilir mi sayılamaz mı? — many / much, fewer / less, a few / a little seçimi buna göre. (2) Fiil tekil mi çoğul mu? — each, every, either, neither, none, the whole tekil fiil ister. (3) Olumlu / olumsuz / soru mu? — some / any seçimi buna göre. (4) Artikel (a) var mı? — few / a few, little / a little anlam tersine döner. (5) Of kullanılmış mı? — of kullanılıyorsa arkasından belirli referans (the, my, these, zamir) gelir. (6) İki seçenek mi üç+ mu? — both / either / neither ikili; all / most çoğul grup. (7) Cümle anlamca olumsuz mu? — very few, hardly, rarely gibi kelimeler any longer / anymore ile uyumlu.
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- Quantifier konusunun temel zemini countable (sayılabilen) ve uncountable (sayılamayan) isim ayrımıdır. Many / a few / few / fewer / several sayılabilen çoğul ile; much / a little / little / less / a great deal of sayılamayan ile; some / any / no / none / all / most / half / plenty of / a lot of / enough ikisiyle de kullanılır. Türkçede sayılabilen gibi görünen information, advice, furniture, news, luggage, equipment, research, data, jewellery daima uncountable'dır.
- Few ve a few arasındaki anlam farkı YDT'nin en klasik tuzağıdır. A few = "birkaç, az ama yeterli" (pozitif ton); few = "az, yetersiz, neredeyse hiç yok" (negatif ton). Aynı kural little ve a little için uncountable isimlerle geçerlidir: a little = biraz var, yeterli; little = neredeyse hiç yok. Artikel (a) varsa pozitif, yoksa negatif tonludur. Very eklenirse (very few, very little) olumsuz ton pekişir ve cümle mantıkça olumsuz sayılır.
- Fewer sayılabilen çoğul isimler için (fewer cars, fewer people, fewer mistakes); less sayılamayan isimler için (less traffic, less water, less time) "daha az" karşılaştırma formudur. Günlük İngilizcede "less people" yaygın olsa da YDT'de bu kullanım yanlış kabul edilir. Sadece zaman/mesafe/para gibi birim ölçülerde less than + çoğul sayı kullanımı kabul görür (less than three weeks, less than ten dollars).
- Each ve every'nin her ikisi de "her" anlamı verir ve takibinde daima tekil isim + tekil fiil gelir. Anlam "hepsi, tümü" çağrıştırdığı için çoğul hissedilmesi klasik çeldiricidir. Each en az iki taraf için, every en az üç taraf için kullanılır. Each of + çoğul isim/zamir + tekil fiil yapısı kritiktir: Each of the students is ready. Her'in "sülalesi" (everyone, everybody, everything, either, neither, no one, nobody, nothing, none) tümü tekil fiil çekilir.
- Both / either / neither tam iki seçenek içindir. Both + çoğul isim + çoğul fiil (both students are); either + tekil isim + tekil fiil (either book is); neither + tekil isim + tekil fiil (neither answer is). Of ile belirli referans alır: both of the students are, either of the movies is, neither of my friends was. Not either = neither anlamca eşittir; not both ≠ neither (ikisi birden değil ile ikisi de değil farkı).
- Either... or ve neither... nor bağlaç yapılarında fiil uyumu EN YAKIN özneye göre yapılır (proximity rule). Either the teacher or the students ARE going (yakın özne çoğul, fiil çoğul). Either the students or the teacher IS going (yakın özne tekil, fiil tekil). YDT cümle tamamlamada bu kural sık sorulur; fiile yakın özneyi doğru belirlemek elemenin çekirdeğidir.
- Some olumlu cümlede, any olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır. Any'nin özel kullanımı olumlu cümlede "herhangi" anlamı verir (any book, any student). No + isim = not any + isim eşitliğindedir (no water = not any water). None of + belirli çoğul isim yapısında modern İngilizce hem tekil hem çoğul fiil kabul eder; none tek başına zamir olduğunda tekil çekilir. No + isim zaten olumsuz anlam taşıdığı için aynı cümlede ayrıca "not" kullanılmaz (double negative yasağı).
- All ve the whole farkı YDT'de çıkan önemli bir eleme noktasıdır. All sayılabilen çoğul veya sayılamayan ismi ister (all students, all water); the whole yalnızca tekil sayılabilen ismi ister ve "bir parçanın bütünü" anlamı verir (the whole cake, the whole book, the whole day). She ate the whole cake (tek bir pastanın tamamı) ≠ She ate all the cakes (tüm pastalar).
- Most / half / a lot of / plenty of / lots of hem sayılabilen hem sayılamayanla kullanılır; fiil uyumu takip eden ismin tipine göredir (a lot of books are / a lot of food is, half of the participants agreed / half of the cake was eaten). Resmi yazıda a lot of yerine a great deal of (uncountable) ve a large number of / a great many (countable plural) kullanılır. A good many ve a great many aynı anlamı verir ve çoğul sayılabilir isim + çoğul fiil ister.
- Enough "yeterli" anlamı verir ve hem sayılabilen hem sayılamayan isimlerle kullanılır (enough chairs for everyone, enough time to finish). Sıfat/zarf + enough yapısında enough sıfat/zarftan SONRA gelir (strong enough, fast enough). Enough + to + V1 (infinitive) yapısı "yeterince ... -meye" anlamı verir: enough food to feed everyone, strong enough to lift the box. Bu yapı gerunds-infinitives konusunda daha detaylı işlenir.
- No longer / any longer / no more / anymore zaman zarfıdır ve hepsi "artık" anlamı verir, uzunlukla ilgisi yoktur. No longer ve no more olumlu yapıda anlamca olumsuz cümlelerde kullanılır (She no longer works here). Any longer ve anymore olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır (He doesn't work there anymore). Hardly, rarely, seldom, very few, very little gibi anlamca olumsuz ifadeler any longer / anymore ile uyumludur.
- A number of / a large number of / a small number of / a good many / a great many çoğul sayılabilir ismi ister ve çoğul fiil alır. A amount of / a great deal of / a good deal of / a large quantity of / a small quantity of sayılamayan ismi ister ve tekil fiil alır. Many a + tekil isim + tekil fiil edebi kullanımıdır (Many a day has passed) ve many'ye eş anlamlıdır. Ayrıca fish, chicken, hair, time, coffee, tea gibi isimler bağlama göre sayılabilen veya sayılamayan olabilir — three fish (hayvan) vs three fishes (tür) gibi ayrımlar dikkat gerektirir.
- Quantifier konusu YDT'de neredeyse hiç tek başına gelmez; pronoun konusuyla sürekli kombindir. Each of the students has their own opinion (each tekil fiil, their çoğul referans) veya Everyone has their own reasons (everyone tekil fiil, their çoğul referans) gibi yapılar indefinite pronoun paradoksunu da içerir. Soru çözerken önce quantifier'ı sayı / tip uyumuyla doğrula, sonra pronoun referansını çoğul/tekil paradoksu içinde kontrol et.
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
Quantifiers — Miktar Belirteçleri konusu YDT sınavında çıkar mı?
Evet, Quantifiers — Miktar Belirteçleri konusu YDT sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Quantifiers — Miktar Belirteçleri konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Quantifiers — Miktar Belirteçleri konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 13.700+ soru ve 323 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.