İçindekiler · 12 Bölüm
Pronoun Nedir? Neden Bu Kadar Önemli?
Pronoun (zamir), bir ismi tekrar tekrar yazmamak için onun yerine geçen sözcüktür. Türkçedeki zamir kategorisinin karşılığıdır ve İngilizcede son derece yoğun kullanılır. Aynı ismin her cümlede tekrar edilmesi hem okumayı ağırlaştırır hem de yazıya stilistik yoksulluk getirir. Bu yüzden pronoun kullanımı bir dilin akıcılık ve referans takibi yeteneğinin en temel göstergesidir.
İki örnek üzerinden farkı görelim:
- Although everyone insisted that Jack should reconsider, Jack refused to change Jack's decision. — ismin üç kez tekrar etmesi cümleyi hantallaştırır.
- Although everyone insisted that Jack should reconsider, he refused to change his decision. — ilk "Jack" referans noktasıdır; sonraki "he" ve "his" aynı kişiye atıfta bulunur ve cümle çok daha akıcı hale gelir.
YDT'de Pronounların Rolü
Pronoun konusunun YDT'deki önemi soru sayısıyla sınırlı değildir. Doğrudan pronoun ölçen sorular yılda 1-3 taneyken, sınavın tümüne yayılmış olan referans takibi yetisi büyük oranda pronoun okumaya dayanır. Şu üç alanda pronoun kritiktir:
- Cloze test — ilk 16 soruda bulunan cloze test pasajlarında boşluklardan biri neredeyse her zaman bir pronoun veya quantifier seçer. Cümlenin öznesinin tekil mi çoğul mu, insan mı nesne mi, belirli mi belirsiz mi olduğunu okumadan cevap verilemez.
- Cümle tamamlama — cümlenin bir tarafında özneyi verip diğer tarafta referansı (he / his / himself ya da they / their / themselves) eşleştirmenizi bekler. Öznenin çoğul olup olmadığına dikkat edilmeden doğru şıkka varılamaz.
- Paragraf tamamlama — boş bırakılan cümledeki pronoun atıfı, pasajın hangi özneden bahsettiğini size söyler. Referans takibini çözemeyen aday yanlış cümleyi boşluğa yerleştirir.
YDT İpucu: Pronoun konusunda biriktirilmiş tek bir altın kural vardır: her zamir mutlaka bir ismin ya da önceki cümlenin yerine geçer. Bir zamir gördüğünüzde otomatik olarak "bu hangi ismin yerine geçiyor?" sorusunu sorun. Paragraf içinde bu refleks yerleşince cloze test hatalarının büyük kısmı ortadan kalkar. Özellikle cümle tamamlamada çoğul özne + tekil zamir (veya tersi) kombinasyonları en klasik çeldiricidir.
Pronoun Kategorileri — Genel Harita
| Kategori | Örnek Sözcükler | İşlev |
|---|---|---|
| Subject pronoun | I, you, he, she, it, we, they | Cümlede özne yerine geçer |
| Object pronoun | me, you, him, her, it, us, them | Cümlede nesne veya edat sonrası kullanılır |
| Possessive adjective | my, your, his, her, its, our, their | İsimden önce gelir (my book) |
| Possessive pronoun | mine, yours, his, hers, ours, theirs | İsim gerektirmez (This book is mine) |
| Reflexive pronoun | myself, yourself, himself, herself, itself, ourselves, yourselves, themselves | Özne ile nesne aynı kişi olduğunda |
| Reciprocal pronoun | each other, one another | İki ya da daha fazla tarafın karşılıklı eylemi |
| Demonstrative pronoun | this, that, these, those | İşaret — yakın / uzak, tekil / çoğul |
| Indefinite pronoun | someone, anyone, everyone, no one, something, anything, everything, nothing, somewhere, anywhere, everywhere, nowhere | Belirli olmayan kişi / nesne / yer |
| Relative pronoun | who, whom, whose, which, that | Relative clause bağlar (ayrı konu) |
| Impersonal pronoun | one, ones, the one, the ones | Genel veya belirli bir isim yerine |
1. Subject ve Object Pronouns — Özne ve Nesne Zamirleri
En temel iki kategori olan subject pronoun ve object pronoun, cümledeki konuma göre biçim değiştirir. Subject pronoun özne konumunda (fiilden önce), object pronoun ise fiil ya da edattan sonra kullanılır.
Tablo: Subject ve Object Karşılıkları
| Subject | Object | Anlam |
|---|---|---|
| I | me | ben / beni, bana |
| you | you | sen / seni, sana |
| he | him | o (erkek) / onu, ona |
| she | her | o (kadın) / onu, ona |
| it | it | o (cansız / hayvan) / onu, ona |
| we | us | biz / bizi, bize |
| you | you | siz / sizi, size |
| they | them | onlar / onları, onlara |
Subject Pronoun — Özne Konumu
Subject pronoun bir önceki cümlede ya da aynı cümlenin erken kısmında bahsedilen özneyi tekrar etmeden göndermenin yoludur. Tekil ya da çoğul olması, cinsiyet taşıması veya cansız varlığı göstermesi ona kimlik verir.
- Lisa and Mark are planning a trip to Europe. They intend to stay for a couple of weeks. — çoğul özneyi they takip eder.
- Although everyone insisted that Jack should reconsider, he refused to change his decision. — tekil erkek özne he ile döner.
- The laptop stopped working yesterday. It is still under warranty, fortunately. — cansız varlık it ile anılır.
Özel Kullanımlar: It / She / He Tercihleri
Genel kural cansız varlıklar ve cinsiyeti belli olmayan hayvanlar için it kullanılmasıdır. Ancak bazı edebi ve gündelik istisnalar vardır. YDT'de bu istisnaların soruda çıkması beklenmez; amaç okuduğunuz metinde görünce şaşırmamaktır.
- Cinsiyeti bilinmeyen bebekler için it: The newborn is adorable. It has your father's eyes.
- Cinsiyeti bilinen hayvanlar için he / she: I noticed that my cat wasn't feeling well, so I took her to the vet.
- Gemiler, arabalar, ülkeler ve bayraklar için she (edebi / sanatsal dil): The French flag represents liberty, equality and fraternity. She symbolizes the nation's values. / Scotland and her traditions, history and culture.
Object Pronoun — Nesne Konumu
Object pronoun iki durumda kullanılır: (1) fiilin doğrudan nesnesi olduğunda, (2) bir edattan (preposition) sonra geldiğinde.
- The secret agent followed him for weeks, but he managed to disappear. — him fiilin nesnesi (follow + him).
- Even though law enforcement officers were after him, Pablo Escobar remained at large until 1993. — him bir edattan (after) sonra kullanılmış.
- A close friend of mine emailed me to see if I could assist her with some paperwork. — iki object pronoun iki farklı kişiye atıfla aynı cümlede.
Dikkat: Edatlardan sonra (between, for, with, of, to, after, before) daima object pronoun gelir. "Between you and me" doğru yapıdır; "Between you and I" ✗ klasik bir gramer hatasıdır. Karşılaştırma sonrası "than I" (resmi) ve "than me" (günlük) ikisi de kabul görür; resmî YDT dilinde than I do / than I am şeklinde tam fiil eklenmesi daha net çözüm verir.
2. Possessive Adjectives vs Possessive Pronouns — Kritik Ayrım
İngilizcenin en çok karıştırılan iki kategorisi olan possessive adjective ve possessive pronoun, her ikisi de sahiplik bildirir; fark şudur: adjective ismin önünde kullanılır ve ismi tamamlar, pronoun ismin yerine geçer ve tek başına cümleyi kurar.
Karşılaştırmalı Tablo
| Subject | Possessive Adjective | Possessive Pronoun |
|---|---|---|
| I | my (my book) | mine (benimki) |
| you | your (your book) | yours (seninki) |
| he | his (his book) | his (onunki) |
| she | her (her book) | hers (onunki) |
| it | its (its tail) | — (possessive pronoun formu yoktur) |
| we | our (our book) | ours (bizimki) |
| they | their (their book) | theirs (onlarınki) |
Possessive Adjective — Sıfat Gibi Davranır, Arkasında İsim İster
Possessive adjective'in tek başına anlamı yoktur; cümlede mutlaka kendisinden sonra bir isim vardır. Sahipliği bildirir ve ismi niteler.
- An eagle uses its sharp claws to catch its prey. — its cümlede "eagle"'in sahipliğini bildirir ve claws ismini tamamlar.
- The biography focuses on a scientist and his contribution to physics. — his, scientist'a atıfta bulunur ve contribution ismini tamamlar.
- In the past, people in small towns didn't worry about locking their windows at night. — their, people çoğul öznesini takip eder ve windows ismini niteler.
Possessive Pronoun — İsmin Yerine Geçer, Arkasında İsim İstemez
Possessive pronoun tek başına kullanılır; sahipliği bildirirken ismin tekrarını engeller. my book yerine mine, your plan yerine yours demek mümkündür.
- Since everyone explained their plans, I suppose I should also talk about mine. — mine = my plan. Cümle "my plan" tekrarından kurtulur.
- People have their own perspectives on life; you should embrace yours. — yours = your perspective.
- Most people drive their own cars to work. However, she cannot use hers because it is in the repair shop. — hers = her car.
Özel Yapı: a + isim + of + possessive pronoun
Sahipliği bildirirken a friend of mine (benim bir arkadaşım) kalıbı klasik YDT yapılarından biridir. "A" ya da "one of" ile başlayıp "of + mine / yours / his / hers / ours / theirs" ile bitirilir. An old colleague of his, a relative of mine, a cousin of yours gibi kalıplar cümle tamamlamalarda sıkça çıkar.
- An old colleague of his runs a successful startup in the tech industry.
- A relative of mine has recently moved to Canada for her studies.
- This morning, a close friend of mine emailed me to see if I could assist her with some paperwork.
YDT İpucu — its vs it's ve whose vs who's: Bu iki çift YDT'de cloze test ve cümle tamamlamada en sık yanıltıcı olarak kullanılır. its possessive adjective'dir ("onun" — it sahiplik) ve apostrof almaz; it's ise it is ya da it has kısaltmasıdır. Aynı mantık whose (kimin — possessive) ve who's (who is / who has) için de geçerli. Ayırmak için apostrof görüyorsan cümlede "is / has" yerleştirip anlam bozuluyor mu diye bak.
Own ile Vurgu — "Kendi"
Sahiplik vurgusunu güçlendirmek istiyorsanız possessive adjective'den sonra own kelimesi eklenir. My own opinion, his own contribution, their own dreams gibi kullanımlar "benim kendi fikrim / onun kendi katkısı / onların kendi hayalleri" nüansını verir.
- It is my own opinion, and I don't want anyone to change it. — vurgu: sadece benim kişisel fikrim.
- Everyone has their own dreams, and they should follow their own paths. — own olmasaydı "herkesin rüyaları var" derdik; own ile "herkesin kendine has hayalleri" vurgusu eklenir.
- Since Marve cares about a balanced diet, she always cooks her own meals. — başkası yaptırmadan, bizzat pişirir.
3. Reflexive Pronouns — Dönüşlülük Zamirleri
Reflexive pronoun, Türkçede dönüşlülük zamiri olarak adlandırılır. Bir eylemin öznesi ile nesnesi aynı kişi olduğunda kullanılır. "O kendini gördü", "biz kendimize ders verdik", "ben kendime inanıyorum" gibi cümlelerdeki "kendi" vurgusu Türkçede de aynı işlevi görür.
Reflexive Pronoun Tablosu
| Subject | Reflexive | Anlam |
|---|---|---|
| I | myself | kendim / kendime |
| you (tekil) | yourself | kendin / kendine |
| he | himself | kendisi (erkek) |
| she | herself | kendisi (kadın) |
| it | itself | kendisi (cansız / hayvan) |
| we | ourselves | kendimiz |
| you (çoğul) | yourselves | kendileriniz |
| they | themselves | kendileri |
Zorunlu Kullanım: Özne ile Nesne Aynı Kişi
Bir eylemin hem yapanı hem de etkileneni aynı kişi ise reflexive pronoun zorunludur. Aksi halde cümle mantıksal olarak "başka birine yaptı" anlamına gelir.
- Rather than eating out, we chose to cook the meal ourselves with fresh ingredients. — yemek pişiren biziz, yiyen de biziz.
- Nations prefer to manage their own affairs without external involvement. — uluslar kendi işlerini kendileri yönetir; dışarıdan karışma yok. (Aynı cümlede "manage themselves" de kullanılabilirdi.)
- Those boys should be ashamed of themselves for making fun of their classmate in front of others. — utanan da suç işleyen de aynı kişiler.
Vurgu Amaçlı Kullanım: "Bizzat, Kendi"
Reflexive pronoun aynı zamanda "bizzat, kendi eliyle" anlamında vurgu için de kullanılır. Bu durumda cümleden çıkarılsa bile gramer bozulmaz, sadece vurgu kaybolur.
- Since the teachers themselves were absent, the students had to handle the situation themselves. — "öğretmenlerin bile kendisi yoktu, öğrenciler de bizzat kendileri halletmek zorunda kaldı". Vurgu çok güçlü.
- Your father himself admitted that he made a mistake. — baban bizzat, kendi ağzıyla hatasını kabul etti.
- The only one to blame for this misunderstanding is yourself. — tek suçlanacak kişi bizzat sensin.
By + Reflexive = Yalnız / Tek Başına
by myself, by yourself, by himself gibi kalıplar "yalnız başına, kimsenin yardımı olmadan" anlamı verir. Bu yapı alone ile eş anlamlıdır.
- Even if I enjoy spending time by myself, I don't want to celebrate my birthday alone. — "yalnız başıma vakit geçirmekten hoşlansam bile".
- She solved the entire puzzle by herself in under an hour. — kimsenin yardımı olmadan.
YDT İpucu — Reflexive Pronoun Tuzakları: Bir cümlede him / her / them mi yoksa himself / herself / themselves mi gerektiğine karar vermek için tek soru sorulur: eylemi yapan ile etkilenen aynı kişi mi? Cevap "evet"se reflexive, "hayır"sa object pronoun doğrudur. He saw himself in the mirror (aynı kişi) vs He saw him in the mirror (başka bir erkeği gördü). Bu tek soru neredeyse tüm reflexive sorularını çözer.
4. Demonstrative Pronouns — İşaret Zamirleri
Demonstrative pronoun, bir ismi işaret etmek veya belirtmek için kullanılır. İki parametre üzerinde ayrışır: uzaklık (yakın / uzak) ve sayı (tekil / çoğul).
| Yakın | Uzak | |
|---|---|---|
| Tekil | this (bu) | that (şu / o) |
| Çoğul | these (bunlar) | those (şunlar / onlar) |
Temel Kullanım
- These apples are very fresh. Would you like to try one? — elmalar yakında ve çoğul.
- Those buildings on the hill were constructed centuries ago. — binalar uzakta ve çoğul.
- That movie we watched last night was truly impressive. — film konuşmadan önce bitmiş, zamansal olarak "uzak".
- This is exactly what I was looking for. Thanks for the recommendation. — elindeki / yakındaki şey, tekil.
Özel Kullanım 1: That Önceki Cümleye Atıfta Bulunur
Konuşma dilinde ve paragraf içinde that zamiri bazen önceki bir cümlenin tamamına atıfta bulunur. Bu kullanım cloze test ve paragraf tamamlama sorularında sıkça karşımıza çıkar.
- — I finally got my dream job. — That's fantastic! Congratulations! — "that" = "hayalindeki işi bulmuş olman".
- — I lost my phone on the subway. — Oh, that's really unfortunate. — "that" = "telefonunu metroda kaybetmen".
Özel Kullanım 2: Those Who + Cümle ile Genelleme
Those who yapısı "o kişiler ki ..." anlamı verir ve insanlar üzerinde genelleme yapar. Arkasından mutlaka açıklayıcı bir cümle (relative clause) gelir.
- Those who work hard and stay determined always achieve their goals. — çok çalışan ve kararlı kalan kişiler her zaman hedeflerine ulaşır.
- Those who underestimate their opponents often regret it later. — rakiplerini küçümseyen kişiler sonradan pişman olurlar.
- Those living in coastal areas experience milder winters than those in inland regions. — kıyı bölgelerinde yaşayanlar, iç kesimlerde yaşayanlara göre daha ılıman kışlar geçirirler.
Özel Kullanım 3: That of / Those of — Karşılaştırmada İsim Tekrarını Önleme
İki grup / nesne / kurum karşılaştırılırken ismin tekrarından kaçınmak için that of (tekil) ya da those of (çoğul) kullanılır. Bu YDT'de sıkça sorulan ve cümle tamamlama ile paragraf tamamlamada referans takibi gerektiren önemli bir yapıdır.
- The traditions of Japanese culture are quite different from those of Western societies. — "those" = "the traditions". Tekrardan kaçınılmış.
- The success of a good leader is often greater than that of an ordinary manager. — "that" = "the success".
- The living costs in big cities are much higher than those of rural areas. — "those" = "the living costs".
- Terrorism doesn't only endanger the national security of the United States but also that of the global community. — "that" = "the national security".
Dikkat: That of ile those of arasında karar vermek için soru basittir: karşılaştırılan ilk grup tekil bir isim mi yoksa çoğul bir isim mi? The traditions çoğul → those of. The success tekil → that of. YDT'nin cümle tamamlama sorularında bu tekil / çoğul uyumu temel eleme kriteridir.
5. Indefinite Pronouns — Belgisiz Zamirler
Indefinite pronoun, kişi, nesne veya yerden belirli olmayan biçimde bahsettiğimizde kullanılır. Kimden veya neyden bahsettiğimizi kesin olarak söylemek istemediğimizde ya da önemli olmadığı zaman devreye girer.
Yapısal Matris: Some / Any / Every / No + one / body / thing / where
Indefinite pronoun dört belirteç (some, any, every, no) ile dört kategori ekinden (-one, -body, -thing, -where) üretilir. -one ve -body kişileri, -thing nesneleri, -where yerleri belirtir. -one biraz daha resmi, -body biraz daha gündelik kabul edilir; YDT'de fark gözetilmez.
| Kişi (-one/-body) | Nesne (-thing) | Yer (-where) | |
|---|---|---|---|
| some- | someone / somebody (biri) | something (bir şey) | somewhere (bir yer) |
| any- | anyone / anybody (herhangi biri) | anything (herhangi bir şey) | anywhere (herhangi bir yer) |
| every- | everyone / everybody (herkes) | everything (her şey) | everywhere (her yer) |
| no- | no one / nobody (hiç kimse) | nothing (hiçbir şey) | nowhere (hiçbir yer) |
Some- ve Any- Arasındaki Anlam Farkı
Some- ile başlayan zamirler olumlu cümlelerde kullanılır ve "bir / bazı" anlamı taşır. Any- ise iki farklı bağlamda farklı anlam verir:
- Olumsuz veya soru cümlesinde any- = "hiç": We couldn't find anything to eat. — yiyecek hiçbir şey bulamadık.
- Olumlu cümlede any- = "herhangi": If anyone knows the answer, please raise your hand. — herhangi biri cevabı biliyorsa el kaldırsın.
- Soru cümlesinde any-: Does anyone want to volunteer for this charity event? — bu etkinlik için gönüllü olmak isteyen biri var mı?
No- İle Başlayanlar — Şekilce Olumlu, Anlamca Olumsuz
No- ile başlayan indefinite pronoun'lar özel bir durumdur. Cümle biçim olarak olumlu görünür ancak anlam olumsuzdur. Bu yüzden aynı cümlede iki olumsuzluk (double negative) kullanılamaz.
- Nobody wanted to take responsibility for the mistake, so the problem remained unsolved. — cümlede "not" yok ama anlam "hiç kimse sorumluluk almak istemedi".
- There is nothing more important than spending time with loved ones. — "daha önemli hiçbir şey yok".
- No one knew where the missing documents were, which caused a huge delay in the project. — "hiç kimse bilmiyordu".
Dikkat — Double Negative Yasağı: No- ile başlayan indefinite pronoun zaten olumsuz anlam taşır; cümlede ayrıca "not" kullanılmaz. I don't have no money ✗ — çift olumsuzluk İngilizce resmi gramerinde yanlıştır. Doğrusu ya I have no money ya da I don't have any money. YDT'de iki olumsuzluk içeren şıkkı baştan eleyin.
Paradoks: Tekil Fiil ama Çoğul Referans Zamiri
Indefinite pronoun'lardan sonra gelen fiil tekil çekilir. Ancak aynı cümle içinde geri dönüp zamirle atıf yaparken çoğul (they / their / them) kullanılır. Bu ÖSYM'nin son yıllarda yerleştirdiği kritik bir ayrıntıdır ve doğrudan soru olarak çıkmıştır.
- Everybody has the right to express their own opinion. — fiil tekil (has), zamir çoğul (their).
- Since everybody agreed with the new policy, they all followed the rules without complaint. — agreed tekil, they çoğul.
- Someone encouraged me to try, so I took lessons to prove them wrong. — someone tekil, them çoğul.
- Nobody likes to be ignored because everybody wants to feel valued. — ikisinde de tekil fiil (likes, wants).
YDT İpucu — Yeni Nesil Soru: ÖSYM 2020 sonrası YDT'lerinde indefinite pronoun sonrası çoğul zamir atfını doğrudan soru yapmaya başladı. Everyone has — their / his / its — own dreams kalıplı bir cümlede cevap daima their'dır çünkü eklenen zamir çoğul atıfla geri döner. Bu kuralı ezberleyin: "indefinite pronoun tekil fiil alır ama çoğul zamirle geri döner".
Else Kullanımı — "Başka"
Indefinite pronoun'ların arkasına else eklendiğinde "başka" anlamı oluşur. Someone else (başka biri), something else (başka bir şey), somewhere else (başka bir yer), anyone else (başka birisi), nothing else (başka hiçbir şey).
- I was looking for my teacher, but he was busy, so I had to ask someone else.
- There is nothing else I can do to change the situation.
- I had to go somewhere else because the cafe was too crowded.
- Some scholars have speculated that Shakespeare's plays may have been authored by someone else. — YDT'de çıkmış kullanım: "başka biri tarafından yazılmış olabilir".
6. Reciprocal Pronouns — Karşılıklılık Zamirleri
Reciprocal pronoun iki ya da daha fazla kişinin / nesnenin karşılıklı eylem yapmasını bildirir. İngilizcede iki reciprocal pronoun vardır: each other ve one another. İkisi de "birbirini / birbirlerini" anlamı verir.
Each Other vs One Another
İki yapı pratikte birbirinin yerine kullanılabilir; ancak bazı üslup kaynakları aşağıdaki ayrımı önerir:
| Yapı | Tercih Edilen Bağlam | Örnek |
|---|---|---|
| each other | İki tarafın karşılıklı eylemi | Tom and Jerry always argue with each other. |
| one another | Üç veya daha fazla tarafın karşılıklı eylemi; daha resmi dil | All members of the team should support one another. |
Örnek Cümleler
- They love each other. — iki kişi birbirini seviyor.
- The two best friends haven't seen each other in years. — iki arkadaş birbirini yıllardır görmüyor.
- In a true friendship, people trust one another. — genel bir topluluk, ikiden fazla; resmi / genelleyici dil.
- Many colleagues collaborate with one another so that they can divide the workload and improve efficiency. — ekip genelinde karşılıklı işbirliği.
Dikkat: Each other ve one another ayrımı YDT sorularında doğrudan sorulmamakla birlikte, cümle tamamlama ve diyalog sorularında çeldirici olarak ayırt edilir. Karıştırmamak için modern kullanımda ikisi de kabul görür; soru özellikle sayıyla sınırlı bir karşılıklılık (sadece iki kişi gibi) vurgulamadıkça each other güvenli seçimdir.
Özel Yapı: Every Other + Tekil İsim
Every other kalıbı reciprocal yapıyla karıştırılmamalıdır. "Birer atlayarak", "iki ... bir" anlamı verir ve her zaman tekil isimle kullanılır.
- We have meetings every other week. — iki haftada bir toplantı yapıyoruz.
- I go jogging every other morning. — iki sabahta bir koşuya çıkarım.
- She visits her grandmother every other day. — iki günde bir büyükannesini ziyaret eder.
7. Other / Another / The Other / Others / The Others — Beşli Ayrım
YDT'nin en sık sorduğu pronoun konularından biri other ailesidir. Beş farklı form vardır ve her biri farklı bir kombinasyonda kullanılır: tekil / çoğul, belirli / belirsiz. Bu ayrımı iyi bilen aday için konu kolay; ayrım yapamayan için soru garanti kayıp.
Ana Tablo
| Form | Tür | Belirlilik | Kullanım |
|---|---|---|---|
| another | tekil sayılabilir | belirsiz | başka bir (tekil isim önünde) |
| the other | tekil | belirli | diğer (ikili karşılaştırmada ikinci) |
| other | çoğul / sayılamayan + isim | belirsiz | diğer, başka (other books) |
| others | çoğul, zamir | belirsiz | diğerleri, başkaları (isimsiz kullanım) |
| the others | çoğul, zamir | belirli | diğerleri (kalan belirli grup) |
1. Another — Tekil ve Belirsiz (Başka Bir)
Another bir tekil sayılabilir isimle kullanılır ve "başka bir" anlamı verir. Arkasına daima tekil isim gelir.
- I don't like this color. Do you have another option?
- The restaurant was full, so we had to look for another place to eat.
- Would you like another cup of tea?
2. The Other — Tekil ve Belirli (Diğer)
The other ikili bir karşılaştırmada belirli olan ikinci tarafı gösterir. Tekil kullanımdır. İsim belirtildiyse hem sıfat hem zamir olabilir.
- There were two kids in the box. One is white, and the other is black. — iki kedi; biri verilmiş, diğeri belli.
- I have two pens. One is broken, but the other still works well. — iki kalem; biri kırık, diğeri sağlam.
- One hand is clean; the other is dirty. — ikili karşılaştırmada ikinci taraf.
3. Other — Çoğul / Sayılamayan + İsim (Diğer / Başka)
Other tek başına zamir değildir; arkasına çoğul isim ya da sayılamayan isim alır. "Başka" ya da "diğer" anlamı verir.
- I have read many books, but I still want to discover other novels. — çoğul isim önünde.
- We should consider other possibilities before making a decision.
- Parsley is a rich source of vitamins and other essential nutrients. — YDT'de çıkmış kullanım.
4. Others — Çoğul Zamir (Diğerleri)
Others ismin yerine geçer; tek başına kullanılır, arkasına isim gelmez. Çoğul ve belirsiz bir grubu bildirir.
- Some students complete the assignment on time, while others submit it later. — others = diğer öğrenciler.
- Some athletes excel in speed, while others focus on endurance.
- Some people prefer coffee, while others like tea.
- One of the key characteristics that differentiate hotels from others is the level of efficiency their employees exhibit. — YDT'de çıkmış kullanım.
5. The Others — Belirli Çoğul Zamir (Kalan Diğerleri)
The others, belirli bir gruptan bir kısmı söylendikten sonra kalan herkesi / her şeyi gösterir.
- Two students passed the exam; the others failed. — belirli grup: toplam sınıf. İki öğrenci geçti, kalan grubun tamamı kaldı.
- Of all the candidates, only two were selected; the others were eliminated. — toplam aday grubu belli; seçilmeyenlerin hepsi bildirilir.
YDT İpucu — Seçim Haritası: Cümleye baktığında şu üç soruyu art arda sor: (1) Arkasında isim var mı, yok mu? İsim yoksa others / the others, varsa another / the other / other. (2) Tekil mi çoğul mu? Tekil → another / the other; çoğul → other + isim / others / the others. (3) Belirli mi belirsiz mi? Önceden bahsedilen sınırlı bir grup varsa the al, değilse the'siz yaz. Bu üç soruyla beşli ayrımın tamamı çözülür.
8. It ve There Yapıları — Dummy Subject ve Existence
İngilizcede bazı cümleler gerçek bir öznesi olmadan kurulamaz. Türkçede "yağmur yağıyor" demek özneyi gerektirmezken İngilizce grammar her cümleye bir özne ister. Bu boşluğu dolduran iki yapı vardır: dummy it ve there is / there are.
Dummy It — Boş Özne
Bir cümlenin gerçek bir öznesi olmadığında veya çok uzun bir özne cümleye ağırlık kattığında it boş özne (dummy subject) olarak kullanılır.
1. Hava, Zaman, Uzaklık
- It is raining heavily outside. — hava.
- It is Monday morning. — zaman.
- It is 5 kilometers to the nearest gas station. — uzaklık.
- It is getting dark. — durum değişimi.
2. Extraposition — Gerçek Özneyi Cümle Sonuna Atma
Uzun fiil öbekleri veya that-cümleleri gerçek özne olduğunda cümleye it geçici özne olarak yerleştirilir; gerçek özne sonra gelir.
- It is important to study regularly. — gerçek özne: to study regularly.
- It is obvious that he is tired. — gerçek özne: that he is tired.
- It is useful to practice speaking English daily.
3. It Takes + Zaman + To + V1
- It takes two hours to drive from Istanbul to Ankara.
- It took her three months to learn the basics of Spanish.
- It will take years for the economy to recover fully.
There Is / There Are — Varoluş Bildirimi
There is (tekil) ve there are (çoğul) yapıları bir şeyin var olduğunu, mevcut olduğunu bildirmek için kullanılır. Türkçedeki "var / vardır" karşılığıdır.
- There is a book on the table. — masada bir kitap var.
- There are many solutions to this problem. — bu problemin birçok çözümü var.
- There is nothing more important than spending time with loved ones. — sevdiklerinle vakit geçirmekten daha önemli hiçbir şey yok.
- There isn't any food in the fridge. — buzdolabında yiyecek yok.
It vs There — Kritik Ayrım
Bu iki yapı birbirinin yerine geçmez. YDT'nin cloze test sorularında ve cümle tamamlamada aradaki farkı test eden sorular vardır.
| Yapı | İşlev | Tipik Örnek |
|---|---|---|
| It is | Özellik, tanım, açıklama veya durum bildirimi | It is raining. / It is important to study. |
| There is / are | Mevcudiyet bildirimi (var / yok) | There is a book on the table. / There are no answers. |
- It is cold in here. ✓ (hava / durum bildirimi)
- There is cold in here. ✗ — yanlış; "cold" sıfat, varoluş değil.
- There is a cold wind in here. ✓ — varoluş bildirimi.
- It is a book on the table. ✗ — yanlış kullanım.
- There is a book on the table. ✓ — doğru varoluş bildirimi.
Yapısal Mantık: Aradaki farkı anlamanın en hızlı yolu şu soru: cümle bir şeyin var olduğunu mu söylüyor, yoksa bir şeyin özelliğini / durumunu mu anlatıyor? "Buzdolabında süt var" → varoluş → there is. "Hava soğuk" → durum → it is. "Bu önemli" → tanım → it is. "Salonda üç kişi var" → varoluş → there are.
9. Impersonal Pronouns — One / Ones / The One / The Ones
Impersonal pronoun, daha önce bahsedilmiş bir ismi tekrar etmemek için kullanılan özel bir kategoridir. Dört form vardır: one (tekil belirsiz), ones (çoğul belirsiz), the one (tekil belirli), the ones (çoğul belirli).
Tekil ve Çoğul — One vs Ones
- There were several cups on the table, so I took the smallest one. — cup (tekil) yerine one.
- I need to buy a new pair of jeans because the ones I have are too tight. — jeans (çoğul) yerine ones.
- Which scarf do you like — the blue one or the green one? — iki tekil atıf.
- Ali has three different backpacks: a black one, a grey one, and a blue one. — üç tekil kategori.
Belirli ve Belirsiz — The One vs One
Eğer bahsettiğimiz şey belirli bir örnek ise başa the eklenir; genel bir örnek ise the'siz kullanılır.
- I lost my gloves, so I need to buy new ones before winter. — new ones: belirsiz, herhangi yeni eldivenler.
- If you are not sure which dress to buy, pick the one that suits you. — the one: belirli, sana yakışan.
- Which pens are yours — the ones in my pencil case? — belirli kalem kutusundakiler.
- Among all the paintings in the gallery, the one near the entrance impressed me the most. — belirli, girişin yakınındaki.
YDT İpucu: The one that / who / which ... yapısı relative clause ile birleşince çok güçlü bir referans zinciri oluşturur. The bacteria survive by utilizing the nutrients these minerals provide benzeri cümlede ones, these ve diğer zamir atıfları yan yana kullanılırken cloze test sorusunda seçenekler arasında yakın duran bu yapıları kontrol et. Which sorusuyla sunulan cümlelerde genelde the one / the ones gelir çünkü seçim belirli bir gruptan yapılır.
10. Relative Pronouns — Kısa Hatırlatma
Relative pronoun, iki cümleyi birleştirmek için kullanılır ve bir ismin ardından gelerek onu niteleyen bir yan cümleyi (relative clause) bağlar. Beş ana relative pronoun vardır: who, whom, whose, which, that.
Genel Bakış
| Pronoun | Nitelediği | Rol |
|---|---|---|
| who | kişi | özne |
| whom | kişi | nesne (resmi) |
| whose | kişi veya nesne | sahiplik |
| which | nesne / kavram | özne veya nesne |
| that | kişi veya nesne | özne veya nesne |
- The scientist who discovered the vaccine received the Nobel Prize.
- A skilled conversationalist is someone who possesses the ability to recognize the amusing aspects of daily life.
- The book that I borrowed from the library was fascinating.
- The company whose product we tested is launching a new model next year.
Bu konunun tüm detayları (restrictive / non-restrictive clause ayrımı, that'in kullanılamadığı durumlar, preposition + whom / which yapıları, where / when / why adverbial relative pronoun'ları) ayrı bir başlıkta işlenir: Relative Clauses konu anlatımı.
YDT İpucu: Pronoun soruları ile relative clause soruları bazen iç içe gelir. Örneğin "A skilled conversationalist is ---- who possesses the ability to..." boşluğunda ilk karar kişiye atıf yapılacağıdır (someone / anyone / no one seçimi), sonra relative clause devreye girer. Bu iki katmanlı soruları çözerken önce pronoun atamasını doğrula, sonra relative clause uyumunu kontrol et.
11. YDT Stilinde 5 Örnek Soru ve Çözümleri
Pronoun konusunun YDT'de nasıl sorgulandığını beş tipik soru üzerinden görelim. Her soru bu başlıkta anlatılan kurallardan birini doğrudan test eder.
Soru 1 — Indefinite Pronoun ve Çoğul Referans
I had never been interested in music before, but ---- encouraged me to try, so I took lessons to prove ---- wrong.
A) anyone / themselves B) nothing / everything C) something / it D) anything / them E) someone / them
Çözüm: İlk boşluk olumlu cümlede kişiye atıf gerektirir (something ve anything nesne, anyone olumsuz mantık gerektirir). Dolayısıyla someone doğru. İkinci boşluk indefinite pronoun sonrası referanstır; indefinite pronoun tekil fiil alır ama çoğul zamirle (them / their) geri döner. Cevap someone / them.
Soru 2 — Other Ailesi Tekil / Çoğul Ayrımı
Parsley is a herb with a long history, not only flavoring various dishes but also providing a rich source of vitamins and ---- essential nutrients.
A) another B) the other C) one another D) others E) other
Çözüm: Boşluktan sonra essential nutrients çoğul isim var. Another ve the other tekil isim alır — elenir. Others zamir olduğu için isim almaz — elenir. One another reciprocal ve "diğer" anlamı vermez — elenir. Çoğul isim önünde "diğer" anlamı için other gerekir. Cevap other.
Soru 3 — Reflexive vs Reciprocal Pronoun
Many colleagues collaborate with ---- so that they can divide the workload and improve efficiency.
A) themselves B) one another C) ourselves D) them E) each of them
Çözüm: "Meslektaşlar birbiriyle işbirliği yapar" — karşılıklı eylem. Reflexive (themselves) "kendi kendileriyle" anlamı verir ki iş bölümü mantığıyla çelişir. Çoğul ve genel bir topluluk olduğu için one another tercih edilir; each other da doğru olurdu. Cevap one another.
Soru 4 — That Of / Those Of Karşılaştırması
Terrorism does not only endanger the national security of the United States, but also ---- the global community.
A) this of B) these of C) that of D) those of E) the other of
Çözüm: Cümle the national security'yi (tekil) karşılaştırıyor. Tekil atıf için that of gerekir; those of çoğul için. This of ve these of gramatik olarak kullanılmaz. Cevap that of.
Soru 5 — Somewhere / Everywhere (Indefinite Pronoun Yer Formu)
We are planning to go ---- for the New Year celebration; however, it seems that ---- is already fully booked.
A) anywhere / something B) nowhere / everywhere C) somewhere / everywhere D) somewhere / nothing E) something / nowhere
Çözüm: İlk boşlukta yer hedefi var (go somewhere). Anywhere olumlu cümlede "herhangi bir yer" olur ama bağlam belirli olmayan bir gidiş hedefini ifade eder — somewhere daha doğal. Nowhere olumsuz anlam getirir, however ile zıtlık kurmaz. İkinci boşluk yine yer (everywhere is booked = her yer rezerve). Something ve nothing nesne formlarıdır, yer bildirmez. Cevap somewhere / everywhere.
✓ Çözüm Stratejisi Özeti: (1) Cümlede özne tekil mi çoğul mu? — referans zamiri buna göre. (2) Olumlu / olumsuz / soru cümlesi mi? — any- ile some- seçimi buna bağlı. (3) Arkasında isim var mı? — other / others ayrımı için kritik. (4) Karşılaştırma var mı? — that of / those of için tekil-çoğul uyumu. (5) Eylemi yapan ile etkilenen aynı kişi mi? — evet ise reflexive, hayır ise object pronoun. (6) Sahiplik bir isimden önce mi yoksa tek başına mı? — possessive adjective vs possessive pronoun ayrımı. (7) It / there arasında: durum mu varoluş mu?
Bu Makaleden
Anahtar Bilgiler
- Subject pronoun (I, you, he, she, it, we, they) cümlede özne konumunda; object pronoun (me, you, him, her, it, us, them) fiilden veya edattan sonra kullanılır. "Between you and me" doğru, "between you and I" yanlış klasik bir gramer hatasıdır. Than I / than me karşılaştırmada ikisi de kabul görür; resmi yazıda than I do / than I am tam fiil eklenmesi tercih edilir.
- Possessive adjective (my, your, his, her, its, our, their) isimden önce gelir ve ismi tamamlar: my book, his contribution. Possessive pronoun (mine, yours, his, hers, ours, theirs) ismin yerine geçer ve tek başına cümleyi kurar: This book is mine. "A friend of mine / an old colleague of his" kalıbı YDT'de cümle tamamlamada sıkça çıkan "a + isim + of + possessive pronoun" yapısıdır.
- Its possessive adjective'dir ("onun" anlamında, apostrof almaz), it's ise it is veya it has kısaltmasıdır. Aynı mantık whose (sahiplik) ile who's (who is / has) arasında geçerli. YDT'nin en sık yanılttığı kalem-aşinalığı testidir; apostrof gördüğünde cümleye "is / has" yerleştirip anlam bozuluyor mu diye bak.
- Reflexive pronoun (myself, yourself, himself, herself, itself, ourselves, yourselves, themselves) özne ile nesne aynı kişi olduğunda zorunludur: She saw herself in the mirror. Vurgu amaçlı kullanım (bizzat, kendi eliyle): Your father himself admitted that he made a mistake. "By + reflexive" kalıbı alone ile eş anlamlıdır: I enjoy spending time by myself.
- Indefinite pronoun (someone / somebody, anyone / anybody, everyone / everybody, no one / nobody ve -thing / -where formları) belirli olmayan kişi, nesne veya yeri gösterir. Some- olumlu cümlede, any- olumsuz / sorularda "hiç", olumlu cümlede "herhangi" anlamı verir. No- ile başlayanlar şekil olarak olumlu ama anlamca olumsuzdur; aynı cümlede ayrıca "not" kullanılmaz (double negative yasak).
- Indefinite pronoun'dan sonra fiil TEKİL çekilir (Everybody HAS ...), ancak aynı cümle içinde geri dönen zamir ÇOĞUL'dur (their, they, them): Everybody has their own dreams. Someone encouraged me to try, so I took lessons to prove them wrong. Bu ÖSYM'nin 2020 sonrası doğrudan soru yaptığı kritik noktadır.
- Demonstrative pronoun (this / that / these / those) iki parametrede ayrışır: uzaklık (yakın / uzak) ve sayı (tekil / çoğul). That zamiri önceki bir cümlenin tamamına atıfta bulunabilir: "I lost my phone." "Oh, that's unfortunate." (that = telefonunu kaybetmen). Those who + cümle yapısı insan genellemesinde kullanılır: Those who work hard succeed.
- That of / those of karşılaştırmada ismin tekrarını önler. The traditions of Japan are different from those of Western societies (those = the traditions). The success of a leader is greater than that of a manager (that = the success). Tekil / çoğul karşılaştırma öznesinin formuyla eşleşme YDT cümle tamamlamada temel eleme kriteridir.
- Other ailesi beş formda dağılır: another (tekil belirsiz, başka bir), the other (tekil belirli, ikili karşılaştırmada ikinci), other + çoğul/sayılamayan isim (belirsiz, başka/diğer), others (çoğul zamir, isimsiz), the others (belirli çoğul zamir, kalan grup). Karar üç soruyla verilir: (1) isim var mı (2) tekil mi çoğul mu (3) belirli mi belirsiz mi.
- Each other ve one another karşılıklılık zamirleridir; ikisi de "birbirini" anlamı verir ve pratikte birbirinin yerine kullanılabilir. Klasik ayrıma göre each other iki taraf için, one another ikiden fazla taraf veya resmi dil için tercih edilir ama YDT doğrudan bu sayı farkını test etmez. Every other + tekil isim kalıbı "birer atlayarak" anlamı verir: every other week = iki haftada bir.
- Dummy it boş özne olarak hava (It is raining), zaman (It is Monday), uzaklık (It is 5 km), extraposition (It is important to study) ve "it takes + time + to + V1" yapılarında kullanılır. There is / there are ise varoluş bildirir ve "var / yok" anlamı verir. İkisi birbirinin yerine geçmez: durum / tanım için it is, mevcudiyet için there is / are.
- Impersonal pronoun (one / ones / the one / the ones) daha önce bahsedilmiş ismi tekrar etmeden ona atıfta bulunur. One tekil belirsiz (a new one), ones çoğul belirsiz (new ones), the one tekil belirli (the one I bought), the ones çoğul belirli (the ones in my pencil case). Which sorusuyla gelen seçim cümleleri genelde the one / the ones alır.
- Relative pronoun (who, whom, whose, which, that) iki cümleyi birleştirir ve bir ismi niteleyen yan cümleyi bağlar. Who ve whom kişiler için (özne / nesne), whose sahiplik, which nesne / kavram, that hem kişi hem nesne. Someone who + cümle, the one that + cümle yapılarında pronoun seçimi ile relative clause iç içe geçer. Detaylı kurallar "Relative Clauses" başlığında işlenir.
Öğrendiklerini Pekiştir
Bu konuda kendini sına
Sıkça Sorulanlar
Bu konuda merak edilenler
Pronouns — Zamirler konusu YDT sınavında çıkar mı?
Evet, Pronouns — Zamirler konusu YDT sınav müfredatında yer almaktadır. SoruCozme'de bu konuya özel test soruları ve konu anlatımı bulunmaktadır.
Pronouns — Zamirler konusunda test çözebilir miyim?
Evet, Pronouns — Zamirler konusunda SoruCozme platformunda ücretsiz test soruları mevcuttur. Konu anlatımını okuduktan sonra hemen test çözerek öğrendiğinizi pekiştirebilirsiniz.
SoruCozme'de kaç soru ve kaç konu var?
SoruCozme platformunda 13.700+ soru ve 323 konu bulunmaktadır. KPSS, DGS, YDS, TYT, Ehliyet, İngilizce ve Açık Öğretim sınavlarına yönelik tüm içerikler ücretsizdir.